yayla ile cümle
yayla kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Yazın köy halkı, 20 Mayıs tarihinden itibaren köye ait olan yaylalara göç etmektedir.Wojska te stacjonowały wokół tej miejscowości od 20 maja.
Köyde her yıl bahar ayında yaylaya çıkılır.Przesadza cię corocznie na wiosnę.
Yaylaya yürüyerek ulaşılabilir.Można się tam dostać jedynie pieszo.
Yayla Yolları, Sarı Zeybek.Dziób stożkowaty, żółty.
Son yıllarda yayla bağcılığı çalışmaları ve salatalık üretimi yapılmaktadır.W następnych latach trwały próby w jednostkach wojskowych i przygotowania do produkcji seryjnej.
Köy, önceleri yayla olarak kullanılmıştır.W związku z tym faktem, miejscowość początkowo rozwijała się głównie jako węzeł transportowy.
Her yıl koca yayla senlikleri duzenlenir.Każdego roku mucha ma kilka generacji.
Büyük ve Küçük Yayla olarak ikiye ayrılmıştır.Dawniej dzieliła się na Małą i Wielką.
Ön ve arka süspansiyonları ise lastik yaylar ve torsiyon çubuklarıydı.Przednie i tylne zawieszenie stanowiły podwójne wahacze oraz sprężyny nad amortyzatorami.
Yusufeli ilçesi, Yaylalar Köyünün Olgunlar Mahallesinden 5-6 saat yürüme ile ulaşılmaktadır.Kiedy poziom wody wzrasta, południowe wiatry mogą wiać przez najbliższe 5-6 godzin.
Bölge yayla olduğundan kalıntılar toprağın altında kalmıştır.Po wysiewie przykryć je należy ziemią.
Bu dağlar üzerinde yerleşim yerlerine yakın tepelerde yayla yerleri kurulmuştur.Trakten runt Biçənəktəpə Dağı består i huvudsak av gräsmarker.
Erciş'in ovalık mahallelerinde hayvancılık yapanlara nazaran, yaylada kalma süresi Şehirpazar'da daha kısadır.Där lever de som vägt mindre än Sanningens fjäder i välbehag i Osiris eviga rike.
Gelenler Hakkâri'nin Benekli yaylasına yerleştirildi ve kendilerine uçakla yiyecek maddesi atıldı.Han kom så till gården Hov (Hof) där han försökte få natthärberge.
Kültürel faaliyet olarak Samanlı yaylasında her yıl yayla şenlikleri düzenlenmektedir.På grund av det höga kulturhistoriska värdet tillåts endast ett visst antal föreställningar per år på scenen.
Şimdilerde bu yaylaya kimse gitmemektedir.Idag är ingen kvar i bandet från den tiden.
Terk edilen bölge ise uzun yıllar yaylacılık için kullanılmıştır.Den övergivna staden användes länge som stenbrott.
Yaylaya yürüyerek ulaşılabilir.Toppen går att nå till fots.
BU durum ÇIRASIZ YAYLASI tapu kayıtlarında da böyledir.Detta är inte alltid fallet vid paketförmedlad kommunikation.
Bölgede yayla turizmi de önemli geçim kaynaklarındandır.Turismen i staden är också stor och intäktsdrivande.
Yaylalarda geleneksel hayvan yetiştiriciliği sürdürülür.Djurs celler förnyas regelbundet.
Madagaskar adası genel olarak yüksek yayların hakim olduğu bir ülkedir.Tyskland är i och för sig ett land där dagspressen fortfarande står ganska starkt.
Geniş tarım arazileri yazın yaylacılık yapmak içinde elverişlidir.Det finns aktiva jordbruk och stugor att hyra över sommaren.
İlk baharda mezralara, yazın ise yaylalara çıkılarak hayvancılık yapılmaya çalışılmaktadır.Detta kom sig av att hela hushållet, i begynnelsen av sommaren, följer med boskapen till skogs.
Koyun sürüleri, yazın yaylalardaki sulak çayırlara çıkarılarak otlatılır.Fåren släpps ut på bete sommartid.
Ayrıca, Orta ,Yunak,Şükür ve Yeni Yaylası olmak üzere,4 adet yayla bulunmaktadır.Dessutom finns det fyra platåer; Orta, Yunak, Şükür och Yeni Yaylası.
Yaylalarda birkaç aile birleşerek kırlarda veya ormanlarda piknik yaparlar.Många tar en promenad eller en joggingtur i Stadsskogen.
Yayladağı İlçesi’nin 47 tane mahallesi vardır.Sanatoriet hade då 47 vårdplatser.
Karap yaylası üzerinden geçilerek gidilir.Gästrikeleden passerar förbi Kratten.
Yaylada bulunan ev sayısı 13'tür.Summan av motstående fält är 13.
Yaylar dış şekillerine göre ve kullanılan malzemenin kesitine göre sınıflandırılabilirler.De klarar, beroende på däcktyp, de flesta typer av underlag.
Kümbetir Yaylası, Yeşiltepe Köyü sınırları içerindedir.En obehaglig sanning ^ Trångt på gröna mattan, Metro.
Pazar: Yaylalara göç edilir.Söndag: Gud skapar bergen.
Kurtbasarlar çoğunlukla yaylalar ve kışlalarda tutulmaktadırlar.Järnsparven håller sig ofta dold i buskage och liknande.
Yaylada yaylacılık yapılmamaktadır.Detta sägs inte förekomma på band.
Göldağı ormandan yoksun, ancak, yaylacılığa çok elverişlidir.Сад бароко було легко зіпсувати, покинувши лише вистрігання рослин.
Daha sonra Blaise Pascal, parabolik yayların uzunluğunu hesaplamak için kutupsal koordinatları kullanmıştır.Блез Паскаль згодом використав полярні координати для обчислення довжин параболічних дуг.
Yılın 3 ayını köylüler yaylalada geçirirler.Три дні страйкували селяни.
Yakınlarındaki yayla etkisi altındadır.Її поля залишаються близькими.
Bu tip yaylalara Kuzey Amerika'da rastlanır.Цей вид зустрічається в північній Панамі.
Yayladağı İlçesi’nin 47 tane mahallesi vardır.У заповіднику мешкає 47 видів ссавців.
En önemli yaylası Güvende'dir.Найважливіші маяки повністю автоматизовані.
Bu yaylaya araba yolu yoktur.Але автобусного сполучення по цій дорозі немає.
Bu yaylalara kara yolu ile ulaşım mümkündür.Усередину можна було потрапити через чорний хід.
Koyun sürüleri, yazın yaylalardaki sulak çayırlara çıkarılarak otlatılır.Останні влітку привозять сюди овець на пашу.
Yazdak (Yaylak): (Yaz) kökünden türemiştir.Походить від посади писар.
Havalar ısındığında daha üst rakımlardaki yaylaklara kışın ise daha aşağıdaki kışlıklara geçilirdi.Вночі всередині квіток температура вища, ніж навколишнього повітря.
Ot Göçü; Bahardan sonra, yaz basında toplu olarak yaylaya çıkılmasıdır.Naopak tomu je v létě, kdy je se pozdě stmívá a brzo svítá.
Yazdak (Yaylak): (Yaz) kökünden türemiştir.Písmena श (ś) a ष (ṣ) se vyslovují .
Yani yaylayı satın alan sülalelerdir.To je ten, co po hospodách hledá pravdu.
2000'li yıllara kadar yoğun bir şekilde yaylacılık faaliyetleri devam etmekteydi.Až do roku 2000 aktivně boxoval.
Solungaç yayları, içlerinde kılcal kan damarları bulunan solungaç yapraklarına sahiptir.Kamením uházejí je, krev jejich na ně."
Yaylamızda elektrik ve telefon bulunmaktadır.Exploze vyřadila elektřinu a telefony.
Köye ait kösedağda birçok yayla mevcuttur bunların bir kısmı halen günümüzde faaldir.U obce se nachází velký kamenolom, který je zčásti dosud činný.
Ayrıca köyde yaylacılık kültürüde bulunmaktadır.Navíc je na území evidována jedna kulturní památka.
Buna rağmen bu kalın topraklı yaylada kuvvetli ot olur.Tato whisky zanechává silný dojem na patře.
Karacasu´yun 17 yaylası vardır.Karelština má 17 pádů.
Ardından pazar günü yaylaya çıkılarak piknik yapılır.Jednoho dne si za městem udělají piknik.
Artık yaylaya da ulaşmış olursunuz.A ty jsi právě vstoupil do jejich řad.
Yaylaları Dumanlı yaylasıdır.Plášť je celý z kouřových skel.