‹Firavun yaygaracının biri, Fırsatı kaçırdı› diyecekler.Clamaram ali: Faraó, rei do Egito, é apenas um som; deixou passar o tempo assinalado.
‹Firavun yaygaracının biri, Fırsatı kaçırdı› diyecekler.Da roper de: Farao, Egyptens konge, er ødelagt! Han lot den rette tid gå forbi.
‹Firavun yaygaracının biri, Fırsatı kaçırdı› diyecekler.Daselbst schrie man ihnen nach: Pharao, der König Ägyptens, liegt: er hat sein Gezelt gelassen!
‹Firavun yaygaracının biri, Fırsatı kaçırdı› diyecekler.Ja, man ropar där: »Farao är förlorad, Egyptens konung! Han har förfelat sin tid.»
‹Firavun yaygaracının biri, Fırsatı kaçırdı› diyecekler.Kald Farao, Ægyptens konge: Bulderet, som lader den belejlige Tid gå forbi.
‹Firavun yaygaracının biri, Fırsatı kaçırdı› diyecekler.거기서 부르짖기를 애굽 왕 바로가 망하였도다 그가 시기를 잃었도다
‹Firavun yaygaracının biri, Fırsatı kaçırdı› diyecekler.Là, on s`écrie: Pharaon, roi d`Égypte, Ce n`est qu`un bruit; il a laissé passer le moment.
‹Firavun yaygaracının biri, Fırsatı kaçırdı› diyecekler.Siellä huudetaan: `Farao, Egyptin kuningas, on hukassa! Hän on lyönyt laimin aikansa.`
‹Firavun yaygaracının biri, Fırsatı kaçırdı› diyecekler.Tại đó , họ kêu lên rằng : Pha-ra-ôn , vua Ê - díp-tô , bị diệt rồi ; đã để dịp tiện qua đi .
‹Firavun yaygaracının biri, Fırsatı kaçırdı› diyecekler.Tại đó, họ kêu lên rằng: Pha-ra-ôn, vua Ê-díp-tô, bị diệt rồi; đã để dịp tiện qua đi.
‹Firavun yaygaracının biri, Fırsatı kaçırdı› diyecekler.Tam będą wołać: Farao, król Egipski, jest tylko próżny trzask, już mu pominął czas postanowiony,
‹Firavun yaygaracının biri, Fırsatı kaçırdı› diyecekler.Tam budú volať: Faraon, egyptský kráľ, je porazený! Dal pominúť určenému času!
‹Firavun yaygaracının biri, Fırsatı kaçırdı› diyecekler.Thuisgekomen roepen ze: "Farao is een opschepper, hij heeft zijn kans niet gegrepen."
‹Firavun yaygaracının biri, Fırsatı kaçırdı› diyecekler.t kiáltják akkor: A Faraó, Égyiptom királya, a háborúság[nak] [királya,] elhaladta a rendelt idõt.
‹Firavun yaygaracının biri, Fırsatı kaçırdı› diyecekler.Vpijejo tam: Faraon, kralj egiptovski, je izgubljen; zamudil je ustanovljeni čas.
‹Firavun yaygaracının biri, Fırsatı kaçırdı› diyecekler.Εβοησαν εκει, Φαραω, ο βασιλευς της Αιγυπτου, απωλεσθη, επερασε τον διωρισμενον καιρον.
‹Firavun yaygaracının biri, Fırsatı kaçırdı› diyecekler.А там кричат: „фараон, царь Египта, смутился; он пропустилусловленное время".
‹Firavun yaygaracının biri, Fırsatı kaçırdı› diyecekler.Те викаха там: Египетският цар Фараон е празен шум; Той пропусна определеното време.
‹Firavun yaygaracının biri, Fırsatı kaçırdı› diyecekler.קראו שם פרעה מלך מצרים שאון העביר המועד׃
‹Firavun yaygaracının biri, Fırsatı kaçırdı› diyecekler.قد نادوا هناك فرعون ملك مصر هالك. قد فات الميعاد.
‹Firavun yaygaracının biri, Fırsatı kaçırdı› diyecekler.他 們 在 那 裡 喊 叫 說 、 埃 及 王 法 老 不 過 是 個 聲 音 . 〔 不 過 是 個 聲 音 或 作 已 經 敗 亡 〕 他 已 錯 過 所 定 的 時 候 了
‹Firavun yaygaracının biri, Fırsatı kaçırdı› diyecekler.他 們在 那 裡 喊叫說 、 埃及 王法老 不 過 是 個聲音 . 〔 不 過 是 個聲 音 或 作 已 經敗亡 〕 他 已 錯過 所 定 的 時候了
Hey! Ne yaygara yapıyorlar. Kaybetmeye mahkum yaratıklar...Bine!
Hey! Ne yaygara yapıyorlar. Kaybetmeye mahkum yaratıklar...Bom!
Hey! Ne yaygara yapıyorlar. Kaybetmeye mahkum yaratıklar...Dobrá!
Hey! Ne yaygara yapıyorlar. Kaybetmeye mahkum yaratıklar...Dobrá!
Hey! Ne yaygara yapıyorlar. Kaybetmeye mahkum yaratıklar...Dobro!
Hey! Ne yaygara yapıyorlar. Kaybetmeye mahkum yaratıklar...Godt!
Hey! Ne yaygara yapıyorlar. Kaybetmeye mahkum yaratıklar...Good!
Hey! Ne yaygara yapıyorlar. Kaybetmeye mahkum yaratıklar...Good!
Hey! Ne yaygara yapıyorlar. Kaybetmeye mahkum yaratıklar...Good!
Hey! Ne yaygara yapıyorlar. Kaybetmeye mahkum yaratıklar...Hyvä!
Hey! Ne yaygara yapıyorlar. Kaybetmeye mahkum yaratıklar...Jó!
Hey! Ne yaygara yapıyorlar. Kaybetmeye mahkum yaratıklar...Ngon không?
Hey! Ne yaygara yapıyorlar. Kaybetmeye mahkum yaratıklar...Добре!
Hey! Ne yaygara yapıyorlar. Kaybetmeye mahkum yaratıklar...Добре!
Hey! Ne yaygara yapıyorlar. Kaybetmeye mahkum yaratıklar...טוב!
Hey! Ne yaygara yapıyorlar. Kaybetmeye mahkum yaratıklar...جيّد
Hubble Teleskobu'nun iptal edileceği ilan edildiğinde en çok yaygara çıkaranlar astrofizikçiler değildi,la mayor oposición no vino de los astrofísicos,
Hubble Teleskobu'nun iptal edileceği ilan edildiğinde en çok yaygara çıkaranlar astrofizikçiler değildi,Quando è stato annunciato che il telescopio Hubble sarebbe stato cancellato,
Kryptonite kilidi hakkındaki yaygarayı duymuşsunuzdur belki, blogcunun biri tükenmez kalem kullanarak아마 '크립토나이트 자물쇠' 얘기를 들어 보셨을텐데요 한때 난리였죠. 어떤 블로거가 이 크립토나이트 자물쇠를
Kryptonite kilidi hakkındaki yaygarayı duymuşsunuzdur belki, blogcunun biri tükenmez kalem kullanarakPewnie słyszeliście o zabezpieczeniu Kryptonite, było z tym zamieszanie.
Kryptonite kilidi hakkındaki yaygarayı duymuşsunuzdur belki, blogcunun biri tükenmez kalem kullanarakאולי שמעתם על מנעול הקריפטונייט סוג של בלה-בלה, שבלוגר דיבר על איך אתם פורצים,
Kryptonite kilidi hakkındaki yaygarayı duymuşsunuzdur belki, blogcunun biri tükenmez kalem kullanarakربما سمعتم عن قفل الكريبتونايت أو الضجة التي حدثت حينما تحدث مدوّن عن إمكانية فتح قفل الكريبتونايت عنوة،
Kryptonite kilidi hakkındaki yaygarayı duymuşsunuzdur belki, blogcunun biri tükenmez kalem kullanarakブロガーがボールペンを使ってクリプトナイト社の鍵を 壊せると言って大騒ぎになりました
-Küresel çapta yaygara koparmamýz lazým.Hvis der ikke kommer en massiv global offentlig protest. så vil det ikke ændre sig.
-Küresel çapta yaygara koparmamýz lazým.Mais il n'y a pas de tollé mondial massif.
-Küresel çapta yaygara koparmamýz lazým.No hay ninguna protesta pública global, no creará ningún cambio.
-Küresel çapta yaygara koparmamýz lazým.Pokud nenastane takový výkřik, nenastane žádná změna.
-Küresel çapta yaygara koparmamýz lazým.Se non c'è una protesta pubblica globale di massa, non cambierà nulla.
-Küresel çapta yaygara koparmamýz lazým.Αν δεν υπάρξει μαζική παγκόσμια δημόσια κατακραυγή, δεν θα δημιουργηθεί καμία αλλαγή.
-Küresel çapta yaygara koparmamýz lazým.Если нет огромной глобальной общественный резонанс, это не создаст никаких изменений.
-Küresel çapta yaygara koparmamýz lazým..لا يوجد صدع جماعي عالمي، لن يغير شيئا
-Küresel çapta yaygara koparmamýz lazým.この街の人間で世界的な 大規模民衆抗議を引き起こさなきゃ。
NASA da değildi. En büyük yaygarayı halk çıkardı.la grande protesta di non farlo non venne dagli astrofisici, o dalla NASA,ma fu il pubblico.
NASA da değildi. En büyük yaygarayı halk çıkardı.Tampoco de la Nasa, sino de la gente
Ne yaygara yapıyorlar.De gör sådana väsen.
Ne yaygara yapıyorlar.Elles font tant de chichis.
Ne yaygara yapıyorlar.Están haciendo tanto alboroto.
Ne yaygara yapıyorlar.Están haciendo tanto lío.