Ana içeriğe geç
Sözlük

yaygı ile cümle

yaygı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Uzun yıllardır kavakçılık yaygındır.Eeuwenlang waren rookbieren algemeen.
Kilowatt saat elektrik enerjisini faturalamada kullanıldığından yaygın olarak bilinir.Het kilowattuur wordt vaak gebruikt in bijvoorbeeld elektriciteitsrekeningen.
Yaygın ve genellikle iyi huylu olarak bilinirler.Ze zijn vrij algemeen en goed bekend.
Monarşi, yüzyıllar boyu, dünyada en yaygın yönetim biçimiydi.Tijdens deze periode was de monarchie de meest voorkomende bestuursvorm.
Tarhana çok yaygın olup tadı çok güzeldir.Wat van ver komt, is lekker.
Avustralya'da en yaygın bulunan yılan türüdür.Het is in Australië de meest voorkomende uil.
Pil yapımı için kurbağanın kalçalarını kullanmak yaygındı.De vezels van de hennep werden gebruikt voor de productie van touw.
Fakat bu eskiden düşünülenden daha yaygındır.Men is er nu achter dat dit vaker voorkomt dan gedacht.
Ziraat alçak kesimlerde yaygındı.Wij zaten in ons walgelijke vuil.
AGN konsepti günümüzde yaygın bir şekilde kabul görmektedir.De neogrammatische stelling is tegenwoordig vrij algemeen geaccepteerd.
Bu durum yaygın olarak beş Seidel Sapması olarak bilinmektedir.Tegenwoordig zijn ze gekend als de 5 Seidel lensfouten.
Green day ve Blink 182 bu türün yaygınlaşmasındaki baş gruplardı.The Offspring, Blink 182 en Green Day waren hun grote inspiratiebronnen.
Bunlar yaygın olarak küçük yapılandırılmış bilgisayar sistemlerinde kullanılır.Dit wordt vooral bij kleinere computers gebruikt.
Çünkü ağaç ve balçık yaygın olarak kullanılan malzemelerdi.Hout en holle boomstam was vroeger ook een veel gebruikt materiaal.
Özellikle iş hayatında yaygın olarak İngilizce kullanılır.De Engelse taal wordt veel gebruikt in de zakenwereld.
Avusturya ve Güney Tirol'de de yaygın olarak kadınlarca tercih edilir.In Oostenrijk en Tirol is servus de gebruikelijke begroeting.
Bu gelişme, halk arasında ilgi uyanmasına ve fotoğrafın yaygınlaşmasına yarar.Dat kan storend werken en de aandacht van de foto afleiden.
En yaygın olarak kullanılan türler 10BASE-T, 100BASE-TX, ve 1000BASE-T 'dir.Voorbeeld: 10BASE-T, 100BASE-TX, 1000BASE-T, 10GBASE-T.
Bunun yanında asılma da yaygın bir idam biçimiydi.Toen was het nog een algemeen voorkomende soort spreeuw.
Bisikletler de yaygın ulaşım araçlarıdır.Fietsen is een veelgebruikte vorm van vervoer.
Coimbra'nın sade bir tarzı olmakla beraber Lizbon fado'su daha yaygındır.Naast Lissabon is ook Coimbra van groot belang voor de fado.
Yaygın olarak kullanılan iki anlamı vardır.Twee ervan zijn breed in gebruik.
Panama ve Belize'de yaygın kene türüdür.De soort komt voor in Belize en Panama
Önceleri tütün ekimi çok yaygın olarak yapılmaktaydı.Het rook er in het begin ook nog heel erg naar tabak.
Programlama dillerinin neredeyse tamamında var olan, yaygın kullanılan bir döngüdür.Alle veelgebruikte programmeertalen zijn turingvolledig.
Ay'ın kraterlerinin kökenlerinin çarpma özellikleri olduğu, yaygın olarak ancak 1940'larda kabul edildi.Aan de weduwen en wezen van de ridders werd pas in 1940 gedacht.
Yaygın olarak yetiştirilen tarım ürünü fındıktır.De landbouwproductie is steeds met een respectabel percentage gegroeid.
Aşağıdaki tabloda yaygın olarak kullanılan RS-232 sinyalleri ve pin yapıları listelenmiştir.De volgende tabel toont de meest gebruikte RS-232-signalen en gebruikelijke pinnetjes.
En yaygın konuşulan diller Macarca, Fince ve Estoncadır.De talen met de meeste sprekers zijn achtereenvolgens het Hongaars, het Fins en het Estisch.
Türkiye'de İslam en yaygın dindir.In Oezbekistan is de islam de grootste godsdienst.
Nezle, insanlarda görülen en yaygın bulaşıcı hastalıktır.Verkoudheid is de meest voorkomende infectieziekte bij mensen.
Yaygın biçimde satılmış ve dağıtılmıştır.Het grootse deel werd geveild en geraakte zeer verspreid.
Bunlar, biraz daha yaygındır.Het is wat vrolijker.
Daha az yaygın olarak da granit pegmatitlerde görülür.Het zeldzame mineraal wordt gevonden in granitische pegmatieten.
Bunların en yaygın örnekleri alfa sarmalı (alpha helix) ve beta yaprağıdır (beta sheet).De grootste zijrivieren van de Visjera zijn de Jazva (van links) en de Kolva (van rechts).
En yaygın olarak kullanılanlar burada listelenmiştir.De meest gebruikte soorten staan hieronder opgesomd.
Yaygın kanının aksine Pompadour markizi asla doğrudan bir politik etkiye sahip olmamıştır.In tegenstelling tot Madame de Pompadour heeft Madame du Barry geen nefaste invloed op de hoge politiek gehad.
Tıpta kullanımı yaygındır.Zelfdiagnose is gebruikelijk.
Türkçede de Amerikalı ve Rus uzay insanları için yaygın olarak kullanılır.Ze vertellen dat ze Russische en Amerikaanse ruimtevaartdeskundigen zijn.
Böylece model roketçilik güvenli ve yaygın bir hobi oldu.De lijkwade was een bekende en populaire relikwie geworden.
Lisanslama sorunları giderildiğinde bu özellik diğer ülkelere de yaygınlaştırılıyor.Voor bijzondere bijdragen aan het onderwijs wordt deze onderscheiding ook aan anderen toegekend.
Antik Roma'da yaygın bir biçimde kullanılırdı.Prostitutie was over het algemeen aanvaard in het oude Rome.
Sera ve bahçe tarımı yaygındır.Het huis en de tuin zijn voor publiek toegankelijk.
Bu amaçla kılıçlarda çok yaygın olarak uygulanan bir çözümdür.Vlaggen zijn hiervoor een veel gebruikte oplossing.
İşareti olmayan sayılar yaygın olarak pozitif kabul edilir.Updates zonder problemen worden automatisch verspreid.
Günümüzde en yaygın kabul gören görüştür.Dit is de oplossing die tegenwoordig het meest aanvaard wordt.
Bu sebeple yukarı ve aşağı kuarklar evrende en yaygın olarak bulunanlardır.De bladen zijn in het midden het breedst en afstaand behaard.
Avrupa ve Kuzey Amerika’da yaygın olarak süs bahçelerinde kullanılmaktadır.In Europa en Noord-Amerika wordt in bijna alle gerechten gebruikgemaakt van melkproducten.
Çiçeklerin çok güzel kokusu olduğundan parfümeride yaygın olarak kullanılmaktadır.De geur wordt veel gebruikt in parfums voor mannen.
Yaygın olarak bulunan bir türdür.Het is een algemeen voorkomende soort.
Günümüzde SPEC’in değerlendirmeleri bilgisayar sistemlerinin geliştirilmesinde yaygın olarak kullanılmaktadır.Tegenwoordig wordt het berekenen van π gebruikt om de snelheid van computers te onderzoeken.
Terim sosyal bilimlerde, özellikle sosyolojide ve psikolojide yaygın olarak kullanılır.Het gebruik van likertschalen is vooral in de psychologie en sociale wetenschappen nog steeds erg populair.
Ayrıca bağımsız olarak yayımlanan yaygın sistemler de vardır.Er zijn ook onregelmatig verschijnende tijdschriften.
Kızıl kuyruklu şahin Kuzey Amerika'da çok yaygın olarak bulunur.De roodkeelanolis komt algemeen voor in de meest zuidelijke staten van Noord-Amerika.
Kuzey Amerika'da en yaygın tavşan türlerinden biridir.Het is waarschijnlijk het algemeenste konijn van Noord-Amerika.
En yaygın ve en kaliteli akustik gitar markaları Takamine, Fender, Gibson, Ibanez'dir.Het is een beduidend minder bekend merk dan Fender, Gibson of Ibanez.
1900'lerden sonra Endonezya ismi Hollanda dışındaki akademik çevrelerde yaygın olarak kullanılmaya başlandı.Vanaf 1100 werd dat ook buiten Holland de gangbare benaming.
Bu adlardan en yaygını Antep'tir.Dit type ADHD komt het meest voor.
1997 yılından beri gitgide yaygınlaşmaktadır.De reeks loopt sinds 1997.
Cinerama sinemaları çok yaygın değildi.Grotere bioscopen vonden dit niet eerlijk.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod