yaygı ile cümle

yaygı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Domuz tenyası özellikle Asya'da, Sahra Altı Afrika'da ve Güney Amerika'da yaygın olarak görülür.تعتبر دودة لحم الخنزير الشريطية شائعة بشكل خاص في آسيا وأفريقيا جنوب الصحراء الكبرى، وأمريكا اللاتينية.
Yerel olarak yaygın olsa da sayılarının azaldığına dair kanıtlar bulunmaktadır.على الرغم من وجود دلائل على انخفاض اعداده.
Otomobil tasarımında elektroniğin kullanımı hemen hemen tüm teknolojik alanlarda yaygınlaşır.كان لاستخدام الإلكترونيات في تصميم السيارات على نطاق واسع فضلاً في انتشار التكنولوجية في مجالات أوسع.
Bu yüzden çok yaygın biçimde bakır kullanılır.ونتيجة لذلك، أصبحت الشموع مستخدمة بشكل واسع.
Normatif İktisadı (ne olmalı) pozitif iktisattan (ne) ayırmak yaygındır.وكل ما يعذب به هؤلاء هو رغبتهم الأبدية في مصير خير من مصيرهم، وعلمهم بأنهم من ينالوا هذا المصير.
Son yüzyılda bu yaygınlığı yenen iki önemli faktör geliştirildi: korunma ve bağışıklama.وعلى مدار القرن الماضي، تم تطوير عاملين مهمين لمقاومة انتشار هذه الأمراض: الإصحاح البيئي والتحصين.
Ses varsanıları, özellikle de seslerin duyulması deneyimi psikozun önde gelen ve yaygın özelliklerindendir.الهلوسة السمعية، خاصة تجارب سماع أصوات بشرية، هي أكثر السمات شيوعًا ووضوحاً في كثير من الأحيان لمرضى الذهان.
Ancak iç göç ve taşımalı eğitimin yaygınlaşması nedeniyle kullanılmamaktadır.إلا أن السباحة هنا لا ينصح بها بسبب التيار.
Bu son on yılı önceki kariyerinden ayıran şey televizyonun yaygın kullanımıydı.الأمر الذي اختلف فيه هذا العقد عن بداية حياتها المهنية هو انتشار التلفزيون.
Bu fikir günümüzde de yaygındır ancak doğru değildir.هذا هو العرف اليوم أيضا ، ولكن لم يكن ذلك دائما.
En yaygın şekliyle Mayıs ayının ikinci haftasında kutlanır.يقام المهرجان عادةً في الأسبوع الأول من شهر مايو.
Dünyada enfeksiyonun yaygın olduğu yerlerde sıklıkla herkes aynı anda ve düzenli olarak tedavi edilir.في مناطق العالم التي تكون العدوى فيها شائعه , تتم معالجة المصابين ضمن مجموعات مرة واحدة وبجداول منتظمة.
1848-49'daki yaygın Alman devrimleri birleşmeyi ve tek bir Alman anayasasını amaçlıyordu.هدفت ثورات 1848-1849 المتفرقة في ألمانيا تحقيق التوحيد ودستورا ألمانيا موحدا.
Millî zevke uygun olarak 11’li heceyi yaygın olarak kullanmışlardır.يبلغ عددها حوالي (11) مبنى موزعه حسب الإحتياج.
Lur yerleşim bölgelerinde yaygın olarak birçok dans stili vardır.هناك العديد من أنماط الرقص الشائعة في المناطق التي يسكنها الألوار.
Âyinlerinde cemaatin "Âmîn!" ya da "Halleluya!" diye bağırmaları da yaygındır.ونطق القاضى بحكمه: أن جاءت سكينة بينة على دعواها، وإلا فاليمين على زيد.
Enzim inhibitörlerinin en yaygın kullanımı, hastalık tedavisi için ilaç olaraktır.الاستخدامات الأكثر شيوعا لمثبطات الإنزيم هي أدوية لعلاج الامراض.
En yaygın olan cep telefonu standardı olarak 212 ülkede 2 milyardan fazla insan tarafından kullanılmaktadır.ال GSM مستخدم من قبل أكثر من 2 مليار شخص في أكثر من 212 بلد.
Sonra Hristiyanlık ve ardından İslam yaygınlaştı.ثم جاءت الديانة اليهودية ثم المسيحية واخيرا الإسلام.
Toros çok yaygındır.مجرات لاينر شائعة جدا.
Genetik faktörler, tip 2 diyabetin yaygın olarak ortaya çıkmasında nispeten küçük bir rol oynarlar.ولكن الجينات تلعب دوراً صغيراً في انتشار السكري النمط الثاني.
En yaygın hızlı küp çözüm yöntemi olan Fridrich Yöntemi, Jessica Fridrich tarafından geliştirilmiştir.والأسلوب الذي يتتبعه طلاب السرعة هو أسلوب طورته جيسيكا فريدريتش.
Suların büyük kısmı içilebilirdir ama paketlenmiş su satışı da yaygındır.عيى الرغم من أن جزء كبير من المياة الموجودة في البلقان صالحة للشرب، إلا إن بيع المياة المعبئة يعدّ منتشرة.
Bu bölgede yaygın olarak "Eski Şehir" veya "Québec'in Eski Kenti" olarak anılmaktadır.ويشار إليها باسم "البلدة القديمة ألبوكركي" أو ببساطة "المدينة القديمة".
Görsel romanlar Japonya'da oldukça yaygındır.الروايات الخفيفة مشهورة للغاية في اليابان.
ABD'de yaygın olan pişirme stilleri, diğer Batı ülkelerindekilerine benzer.تتشابه فنون الطهي الأمريكية مع البلدان الغربية.
Kaplumbağaların en yaygını ise tosbağadır.أكبر أنواع الصقور هو سنقر.
Yaşlılıkta, ilgili semptomlar daha az yaygındır.حدوث الأعراض المصاحبة أقل شيوعا لدى كبار السن.
Şimdi en yaygın olanları açıklayalım.وتبقى هذه هي الروايات الأكثر شيوعاً.
Özellikle Uzak Doğu ülkelerinde yaygın olarak tüketilir.هذا صحيح لا سيما في المناطق المنخفضة الشرقية.
Baş biti enfestasyonları, özellikle çocuklarda yaygındır.هي أكثر شيوعا في مرحلة الطفولة المتأخرة، وبخاصة لدى الفتيات.
İsrail'de inanç turizmi yaygındır.اللادينية في إسرائيل شائعة.
Arıcılk, gün geçtikçe köyde yaygınlaşmaktadır.كل يوم يستيقظ غاضباً على العالم.
Yaygın olarak Borrelia bakterisi de görülür.وينتشر فيها ايضاً بكتيريا البوريليا.
GELENEK beldede eski gelenekler yaygındır.المنكرات المألوفة في العادات.
Bu gelişme, halk arasında ilgi uyanmasına ve fotoğrafın yaygınlaşmasına yarar.أليس من وظيفة الإعلام تعميق الشعور بالوطن، وبث مشاعر ضرورة الوحدة؟..
Yaygın olarak gitar ve elektrogitar için kullanılır.وغالبا يستخدم مع الجيتار الكهربائي أو الجيتار الجهير .
Yaygın bilgisayar donanımlarına bağlı onbinlerce servisi izleyebilir.يمكن رصد عشرات من الآلاف من الخدمات المشتركة على أجهزة الكمبيوتر الشخصي.
Zaman içinde tüm İslam devletlerinde yaygınlaşmıştır.وفي الوقت الحاضر تم تطبيع العلاقات الروسية المصرية في كافة المجالات.
HF petrokimya endüstrisinde yaygın olarak kullanılır ve birçok süperasitin bir bileşenidir.يستخدم فلوريد الهيدروجين استخدامًا واسعًا في صناعات البتروكيمياويات ومكون للعديد من الحموض الفائقة.
Tokotrienoller bitkiler aleminde yaygın biçimde bulunur.بالإضافة إلى أنَّ التهجين شائع في النباتات.
Çaprazlamanın sonucunu öngörmede kullanılan yaygın şemalardan biri "Punnett karesi" olarak bilinir.تاريخياً، كان جيب الميثان المعرّض للضغط الشديد يعرف باسم "كيس من القذارة".
Katolikler, Roma Katolik Kilisesi Mensubu olup, Hristiyan dünyasının en yaygın mezhebini meydana getirirler.ينتشر الروم الملكيين الكاثوليك حاليًا في جميع أنحاء العالم بسبب الهجرة المسيحية.
Günümüzde online eğitimlerin yaygınlaşması ile birlikte, bu eğitimler online olarak da alınabilmektedir.في حين أن الدراسات على الإنترنت تنتشر الآن عبر التخصصات الأكاديمية ، هناك تعاون متزايد خلال هذا الاستثمار.
Uzun yıllar boyunca en yaygın 10 Mbit/s standardı olarak kalmıştır.أكثر من 10 سنوات تسمى سندات طويلة الأجل.
Güreş en yaygın spordur.المصارعة هي الرياضة الأكثر نجاحا.
Yaygın biçimde kullanılan kitaplar, sonraları dört ve beş ciltlik olarak yeniden basıldı.تُنزع الأنابيب الوريدية غالبًا في اليوم الرابع أو الخامس.
Demir, dünya yüzeyinde en yaygın dördüncü mineral ve yerkabuğunda en çok bulunan metaldir.لذا، فالحديد هو العنصر الأكثر وفرة على سطح الأرض، لكنه العنصر الرابع الأكثر وفرة في القشرة الأرضية.
Fayton kullanımı yaygındır.وهو الشائع الاستخدام.
Pil yapımı için kurbağanın kalçalarını kullanmak yaygındı.كان من المعتاد استخدام الفخذين من الضفادع كسلسله لبناء البطارية .
Yine de tüm bu sonuçlar genel olarak yaygın biçimde kabul edilmemişti.ليس كل الممارسات تزال شائعة حتى الان بالرغم من ذلك.
Pencapça yerel dildir ancak İngilizce ve Urduca da özellikle okullarda ve ofislerde yaygın olarak konuşulur.البنجابية هي اللغة المحلية، ولكن اللغتان الإنجليزية والأردية منتشرتان أيضًا، خاصة في المدارس والمكاتب.
En yaygın olanlar şöyledir.يعد هذا النوع الأكثر شيوعاً.
En yaygın olarak bağışıklık hücrelerinden B-lenfositlerinde görülür.يعيش الفيروس عادة في سبات في الخلايا الليمفاوية باء.
Plak tipi psöriazis en yaygın formudur, her beş sedef hastasından dördünde bu tip görülür.داء غريفز: يعد السبب الأكثر شيوعاً لدى المرضى في العقد الثاني إلى الرابع.
Atwood düzeneği, klasik mekanik prensiplerini göstermek adına kullanılan yaygın bir düzenektir.وتُعد آلة أتوود وسيلةً تعليميةً شائعة في الفصول الدراسية وتُستخدم لشرح مبادئ الميكانيكا الكلاسيكية.
Obezite dışında, çocuklarda böbrek hastalıkları hipertansiyonun en yaygın (%60-70) nedenidir.فيما عدا السمنة، تعد أمراض الكلى السبب الأكثر شيوعاً (بنسبة 60-70%) لإصابة الأطفال بفرط ضغط الدم الثانوي.
Bu deyimi Zanzibar, Tanzanya ve Kenya'da yaşayan halk yaygın kullanmaktadır.وتستخدم هذه العبارة بشكل شائع في زنجبار وكينيا.
Köpekgiller dünyanın her kıtasında yaygındır.توجد عصافير الدوري في مناطق كثيرة من العالم.
1980'li ve 1990'lı yıllarda Amerika Birleşik Devletleri'nde köprü yapımı çok yaygınlaştı.في 1980 و 1990 لاحظ خبراء القهوة تقدماً كبيراً.

İlgili Sayfalar