Fakat bu eskiden düşünülenden daha yaygındır.لقد كان الأمر في حقيقته أسهل بكثير مما اعتقدته.
Yoksulluk yine de yaygındı.كان الفقر لا يزال واسع الانتشار.
Deniz ve göl turizmi dışında, yine bölgenin çeşitli ülkelerinde dağ turizmi de yaygındır.وبخلاف سياحة الشواطئ والبحيرات، تنتشر السياحة الجبلية في دول مختلفة من دول المنطقة.
Takı günümüzde olduğu gibi o dönemlerde de yaygındı.كان الحلى منشر أيضا في هذه الفترة مثل أيامنا هذه.
İnsanlar ve diğer büyük maymunlar bu yeteneğe sahip değildir, bu nedenle gut çok yaygındır.أما البشر وسواهم من القردة العليا فليس لديها هذه القدرة، وبالتالي فإن الإصابة بالنقرس شائعة بينها.
Bu yaygın bir problemdir ve kronik günlük baş ağrısına yol açabilir.هذا النوع من الصداع قد يحدث يوميا، ومن الممكن أن يكون مؤلما جدا وسببا للصداع اليومي المزمن.
Nüksetme olgusu çok yaygın olup, insanların neredeyse yarısı bir yıl içinde ikinci kez enfeksiyon yaşar.يعدّ تكرار الإصابة أمرًا شائعًا، مع إصابة ما يقرب من نصف الأشخاص بالعدوى الثانية خلال عام واحد.
Ağrı daha az yaygın olarak, esasen başın arka ya da üst kısmında meyana gelebilir.وقد يحدث الألم بدرجة أقل شيوعا في الظهر أو قمة الرأس.
Ama bu teknoloji yaygın kullanımına birkaç yıl sonra Citroën Traction Avant modeliyle başlar.ولكن بعد عدة أعوام من هذا الاستخدام الكبير للتكنولوجيا بدأت نماذج سيتروين تراكشن أفانت في الظهور.
RETScreen temiz enerji projelerinin hazırlanması ve hayata geçirilmesinde yaygın olarak kullanılmaktadır.يُستخدم RETScreen على نطاق واسع لتسهيل عمليات مشروعات الطاقة النظيفة وتنفيذها.
Günlük hayatta en yaygın çözücü sudur.يعتبر الماء أكثر المذيبات شيوعا في الحياة اليومية.
Özellikle gerçek çelik silah kullanan gruplar arasında yaygındır.يُعتبر التُرس مُنتشرًا بين تلك المجموعات التي تستخدم أسلحة فولاذية.
Soyyapı 1, aynı zamanda, Güney Amerika ve Avrupa’da en yaygın olarak görülen soyyapıdır.كما أن النمط الجيني 1 هو الأكثر انتشاراً أيضاً في كل من أمريكا الجنوبية وأوروبا.
Heterokromi en yaygın olarak kedilerde ve köpeklerde görülür .يعدّ تغاير التلوّن أكثر شيوعاً في القطط و الكلاب .
von Willebrand hastalığı (vWH) en yaygın kalıtsal kanama bozukluğudur.داء فون ويلبراند (VWD), هو اضطراب النزيف الأكثر شيوعا.
Filtrasyon da önemlidir ve yaygın olarak kimya mühendisliğinin birim işlemlerinden biri olarak kullanılır.والترشيح عملية مهمة أيضًا وتستخدم بشكل واسع كعملية أساسية في الهندسة الكيميائية.
Daha sonra bu para tüm Avrupa’da yaygınlaşmıştır.وقد تم إنفاق هذا المال في جميع أنحاء الولايات المتحدة.
Bu tipte bir diş aşınmasının başka bir yaygın sebebi diş fırçalarken aşırı kuvvet uygulamaktır.أحد المصادر الشائعة لمثل هذه القوى استخدام فرشاة الأسنان بعنف.
MLA sistemi yaygındır.الخمج الكلوي يكون شائعا.
Gelişimsel anomaliler en yaygın olarak dişin sayısını, boyutunu, şeklini veya yapısını etkiler.بينما تؤثر تشوهات التطور الأكثر شيوعاً في عدد و قياس و شكل و بنية الأسنان.
Amerika Birleşik Devletleri’nde yanıkların en yaygın sebebi yangın ve sıcak sıvılardır.في الولايات المتحدة، تعتبر النار والسوائل الساخنة هي الأسباب الأكثر شيوعا للحروق.
Negatif yıldırım çarpması genellikle sadece 10 mikrosaniye sürer, ama birden fazla çarpmalar da yaygındır.والسكتة الدماغية البرق السلبية عادة ما تستمر لعشرات فقط من ميكروثانية، ولكن ضربات متعددة شائعة.
Majör depresif bozukluk, 65 yaş ve üzeri kimselerde yaygındır ve ilerleyen yaş ile sıklık artmaktadır.إن أغلب المعرضين لمتلازمة الكفة المدورة الفاشلة هم الفئة العمرية 65 سنة فأكثر ولديهم تمزقات كبيرة ودائمة.
Pnömoni ölüme yol açan en yaygın hastaneden edinilmiş enfeksiyondur.يعد مرض ذات الرئة العدوى المكتسبة من المستشفيات الأكثر شيوعًا والتي تسبب الوفاة.
Hem gelişmiş (333 milyon) hem de gelişmekte olan (639 milyon) ülkelerde yaygındır.وهو شائع في كل من في الدول المتقدمة (333 مليون) والدول غير المتقدمة (639 مليون).
Hristiyanlık İspanya'ya ilk yüzyılda geldi ve ikinci yüzyılda şehirlerde oldukça yaygınlaştı.ظهرت المسيحية في هيسبانيا في القرن الميلادي الأول وأصبحت ذات شعبية في المدن في القرن الثاني الميلادي.
Avrupa'da yaygın olan bu terim ilk olarak Fransa'da kullanılmıştır.وهو مصطلح يستخدم على نطاق واسع في أوروبا واستخدم للمرة الأولى في فرنسا.
Bunun yanında asılma da yaygın bir idam biçimiydi.وكانت التضحية بالأطفال أيضًا ممارسة شائعة.
İsim hastalık olarak ilk kez İskoçya'da kullanılmış ve 18. yüzyılda kullanımı yaygınlaşmıştır.لقد تمت تسمية المرض به أولاً في اسكتلندا وشاع بين الناس في القرن الثامن عشر.
Kuzey Amerika'da en yaygın tavşan türlerinden biridir.وهو أحد الأرانب الشائعة في أمريكا الشمالية.
En yaygın olan birincisidir.النظرية الأولى وهي الأكثر شيوعاً.
İşi basitleştirmek için fizikte idealleştirilmiş modeller kullanmak yaygın bir uygulamadır.ومن الشائع استخدام النماذج المثالية في الفيزياء لتبسيط الأمور.
Güveç yemekleri Balkan ülkeleri mutfaklarında da yaygındır.ويعدّ الطعام رخيصا في عموم أراض البلقان.
Ayrıca kent içinde yaygın olarak başıboş sokak kedileri ve köpekleriyle karşılaşılabilir.كذلك توجد في المدينة جمهرة كبيرة من القطط والكلاب الشاردة.
Üstelik,2004 yılında Wi-Fi kullanımının da yaygınlaşması üzerine Wi-Fi kablosuz internet özelliği de eklendi.في أغسطس 2013 ، تمت إزالة القيود المفروضة على اتصال Wi-Fi إلى حد كبير.
Özellikle İtalya ve Fransa'da yaygındır.وتتفوق على إيطاليا وفرنسا.
Bu yüzden Amerika Birleşik Devletleri federal hükûmeti için "Washington" tabiri yaygın olarak kullanılır.مما جعل كلمة "واشنطن" تُستخدم ككناية عن الحكومة الفيدرالية للولايات المُتحدة.
Ama gezegenin herkesin konuşabildiği bir ortak yaygın dile sahiptir.اللغة العالمية هي اللغة التي يمكن أن يتكلم ويتفاهم بها جميع الناس في العالم وتستخدم على نطاق واسع.
Günümüzde, çürükler dünya üzerindeki en yaygın hastalıklardan biridir.اليوم، ما تزال النخور السنيّة أحد أشيع الأمراض حول العالم.
Bu yaygın biçimde halk dilinde "Stockholm Çözümü" olarak bilinir.كان هذا يعرف بالعامية باسم "حل ستوكهولم".
1960'larda bu karoseri tipinin yaygın uygulanmasından çok önce Lancia 1920'lerde kullanmaya başlamıştır.وبدأوا باستخدام لانشيا عام 1920 منذ فترة طويلة من تنفيذ هذا النوع من الهياكل على نطاق واسع.
Birleşik Devletler'de, diş çürükleri astımdan beş kat daha yaygın olup en yaygın kronik çocukluk hastalığıdır.في الولايات المتحدة، تُعتبر النخور السنيّة أشيع أمراض الطفولة المزمنة، و هي أكثر بخمس مرات تقريباً من الربو.
Timor Denizi'nin altında yaygın bir şekilde petrol ve doğalgaz rezervleri bulunmaktadır.تحت بحر تيمور تكمن احتياطيات كبيرة من النفط والغاز.
Kuşlara yaklaşmanın en yaygın yoludur.هي أكثر شيوعاً في الطيور.
Bununla birlikte, bunlar diğer şarj edilebilir boyutlardan daha az yaygındır.وهو أقل فعالية من بعض العوامل الأخرى المتاحة.
Yaygın nedenleri böcek ısırmaları, gıdalar ve ilaçlardır.تشمل الأسباب الشائعة: لدغات ولسعات الحشرات، والأطعمة، والأدوية.
Yanıklara ilişkin en yaygın komplikasyonlar enfeksiyon ile ilgilidir.وترتبط المضاعفات الأكثر شيوعا للحروق بحالات العدوى. <-!
Moğollar arasında en yaygın spor güreştir.المصارعة المنغولية هو الأكثر شعبية من جميع الألعاب الرياضية المغول .
Üretimin gelecek yıllarda daha da yaygınlaşacağı ümit ediliyor.لكن، يتوقع أن ينخفض الإنتاج في المستقبل.
Kölelik Avar toplumunda çok yaygın değildir.ومع ذلك، فإن العبودية نادرة في أوساط جماعات الصيادين.
Fakat en yaygın kullanım alanı müziktir.وأكثر شيوعاً لاستخدام الموسيقى هو الطب النفسي.
En yaygın din Katolik Hıristiyanlık, resmi dili ise İspanyolca'dır.اللغة الرسمية هي الإيطالية بينما الديانة الرسمية هي المسيحية الكاثوليكية.
Hıdrellezde baht açma törenleri oldukça yaygın olarak uygulanır.في بعض البلدان إطلاق الصراح بكفالة هو أمر شائع.
Özellikle iş hayatında yaygın olarak İngilizce kullanılır.وتستخدم اللغة الإنجليزية في بعض الأحيان في الأنشطة التجارية.
Domuz tenyası özellikle Asya'da, Sahra Altı Afrika'da ve Güney Amerika'da yaygın olarak görülür.تعتبر دودة لحم الخنزير الشريطية شائعة بشكل خاص في آسيا وأفريقيا جنوب الصحراء الكبرى، وأمريكا اللاتينية.
Yerel olarak yaygın olsa da sayılarının azaldığına dair kanıtlar bulunmaktadır.على الرغم من وجود دلائل على انخفاض اعداده.
Otomobil tasarımında elektroniğin kullanımı hemen hemen tüm teknolojik alanlarda yaygınlaşır.كان لاستخدام الإلكترونيات في تصميم السيارات على نطاق واسع فضلاً في انتشار التكنولوجية في مجالات أوسع.
Bu yüzden çok yaygın biçimde bakır kullanılır.ونتيجة لذلك، أصبحت الشموع مستخدمة بشكل واسع.
Normatif İktisadı (ne olmalı) pozitif iktisattan (ne) ayırmak yaygındır.وكل ما يعذب به هؤلاء هو رغبتهم الأبدية في مصير خير من مصيرهم، وعلمهم بأنهم من ينالوا هذا المصير.
Son yüzyılda bu yaygınlığı yenen iki önemli faktör geliştirildi: korunma ve bağışıklama.وعلى مدار القرن الماضي، تم تطوير عاملين مهمين لمقاومة انتشار هذه الأمراض: الإصحاح البيئي والتحصين.