Ana içeriğe geç
Sözlük

yaygı ile cümle

yaygı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Granitler, yeryüzünde çok yaygın olarak bulunurlar.Лантаноиды достаточно широко распространены в природе.
Küçükbaş hayvancılık da yaygındır.Не менее популярным является скотоводство.
Meyvecilik yaygın olarak yapılır, en çok elma yetiştirilir.Плодовые — в основном яблоки.
Uygulanan bu yöntem yüzünden AİDS hastalığının o dönemde yaygınlaştığı düşünülmektedir.В ней рассматриваются те чувства, которые были вызваны эпидемией СПИДа, широко распространившейся в то время.
Tayland mutfağında baharatlar çok yaygın kullanılmaktadır.В азиатской кухне широко применяется бараний жир.
Kuş, balık yaygın olarak tüketilirdi.Остальная рыба всегда проплывала мимо.
Yoksulluk yine de yaygındı.Бедность вообще была ужасающая.
En yaygın olanlarının adları TFIIA, TFIIB, TFIID, TFIIE, TFIIF, and TFIIH olarak kısaltılır.Наиболее важные из них — TFIIA, TFIIB, TFIID, TFIIE, TFIIF, и TFIIH.
Kendisi, yaygın olarak bilinen “Tatar dili Deyişbilim sözlüğü” (1982)’nün yazarıdır.Является автором первого в СССР „Фразеологического словаря татарского языка“ (1982).
Tevatür, bir haberin ağızdan ağza yayılması, yaygın söylenti .Издавна новости распространялись, зачастую в искажённом виде, как слухи, от человека к человеку.
Dоşpulduur — eski şarkıcı kişilerin anlatımına göre eski şarkılarda yaygın kullanılan bir müzik gereci idi.От своих коллег, поэтов-песенников, отличался тем, что тексты песен часто писал уже на готовую музыку.
O zamanlar mikrobiyologlar arasında bu görüş çok yaygındı.Именно такие микроскопы получили затем широкое распространение.
Bunlar yaygın olarak küçük yapılandırılmış bilgisayar sistemlerinde kullanılır.Чаще всего они используются в миниатюрных станках.
En yaygın bulunan bitkiler eğreltiotlarıdır.Размножаются только наиболее пригодные виды.
Bu şirket gazete dağıtım ve pazarlamasını ulusal çapta yaygınlaştırırken, satıcılar da değişti.Наряду с продажей товаров на рынке распространён и обмен.
Tıva'da çok sayıda irili ufaklı 430 tane göl vardır. taygalık toprak yapısı yaygındır.На территории республики насчитывается более 430 озёр, большинство из которых ледникового происхождения.
Çukçiler'de olduğu gibi Sibirya Yupikleri'nde de yüz dövmesi yaygındır.Не меньше волнений она вызывает и в сибирской глубинке.
Yine de tüm bu sonuçlar genel olarak yaygın biçimde kabul edilmemişti.Тем не менее, все эти совершенно справедливые мнения были по большей части проигнорированы.
Fisil izotoplardan en yaygın kullanılanları U235 ve Pu239'dur.Наиболее распространенными из его изотопов в морской среде являются плутоний-239 и плутоний-240.
Bir bilgisayar terimi olarak tüm dünyada yaygın şekilde kullanılmaktadır.Паспортная терминология в широкой степени стандартизирована по всей планете.
Hokkabazlık ve top oyunları çocuklar arasında yaygındı.Среди детей и взрослых были популярны игры в мяч.
Çocuklar ve genç yetişkinlerde en yaygın tetikleyici gıdalardır.Является самой распространённой фобией среди взрослых и детей.
Çok yaygın kullanımı yoktur.Не имеют широкого использования.
Tesadüf devreleri yaygın olarak radyasyon dedektörlerinde ve diğer bilim ve teknoloji alanlarında kullanılır.Задача обнаружения часто встречается в радиолокации и других областях радиотехники.
Çizme ve çarık en yaygın ayakkabı türüydü.Самой распространенной обувью были обычные кожаные сапоги .
Büyük ihtimalle İngiltere'de o dönemde yaygın bir hastalık olan terleme hastalığından ölmüştür.Возможно, причиной его смерти стала чума, эпидемия которой разразилась в том году в Англии.
Türklerde bıyık bırakmak yaygın bir alışkanlıktır.Например, в исламе поощряется регулярное удаление лобковых волос.
Popüler kültürün etkisiyle dünyada yaygınlaşmıştır.Она в значительной мере влияет на культуру в мировом масштабе.
Bunun en yaygın örneklerinden birisi, kredi hesabı başvurularında görülür.Последний чаще всего применяется в отношении кредитных учреждений.
Sürücülerin susması, cevap vermemesi gibi problemler SATA'nın yaygınlaşması ile sona ermiştir.Организаторы, не зная причин задержки, ломают дверь.
Türkiye'de İslam en yaygın dindir.Ислам в Таджикистане является самой распространенной религией.
İşsizlik daha fazla genç nesil arasında yaygındır.Безработица относительно выше среди молодёжи и женщин.
(Başka türlü piramit sistemler de bulunmakta ancak bilinen ve en yaygın sistem budur.)(Есть и другие способы реализации множественного наследования, но данный наиболее распространенный.)
Doğada yaygın olarak bulunmalarından dolayı psödomonadlar ilk gözlemlenmiş mikroskopik canlılar arasındadır.Из-за своего широкого распространения псевдомонады были одними из первых обнаруженных микроорганизмов.
220) eşcinsellik çok yaygındı.Ксилография пользовалась широкой популярностью.
Zamanla Ekim Devrimi yaygınlık kazandı.Октябрьскую революцию встретил восторженно.
Sari, Hindistan'daki kadınların oldukça yaygın olarak giydikleri dış elbise.Прочее Сари — женская одежда в Индии.
Domuz ayaklı keseli Avustralya'nın tüm güneyinde yaygındı.Исполинские ящерицы в Австралии распространены почти повсеместно.
Grundtvig, yaygın eğitimde İskandinav geleneğinin kurucusu olarak bilinir.Именно Перигор считается центром распространения романского стиля в архитектуре.
Selülit vücudun her yerinde ortaya çıkabilir, ama en yaygın etkilenen alanlar ayaklar ve yüzdür.Воспалительный процесс может быть на любом участке тела, но чаще локализуется на коже лица и голенях.
Zamanla soyluluk unvanı hâline gelmiş ve çok geniş bir coğrafyada yaygın olarak kullanılmıştır.Эта система стала настолько популярной, что используется и по сей день в большинстве запонок.
Şehir yaygın bir transit ulaşım ağına sahiptir.Город имеет густую сеть транспортного сообщения.
Avrupa ülkelerinde en yaygın sistemdir.Это одни из наиболее распространённых деревьев в Европе.
Karl Popper konjektür teriminin bilim felsefesinde yaygın kullanımına öncülük etmiştir.Карл Поппер в философии науки дополнил позитивистский принцип верифицируемости принципом фальсифицируемости.
HPV virusu bütün dünyada yaygın olarak bulunmaktadır.Вирус зомби быстро распространяется по всему миру.
Buna bir örnek, deprem büyüklüklerinin dağılımıdır; küçük depremler büyük depremlerden daha çok yaygındır.ومن الأمثلة على ذلك توزيع مقادير الزلزال؛ فالزلازل الصغيرة أكثر انتشارًا من الزلازل الكبيرة.
Antalya şehrinde hayvancılık çok yaygın olmayan bir ekonomik faaliyettir.تعد الثروة الحيوانية في مدينة أنطاليا نشاط اقتصادي غير منتشر.
Kocasının ölümünden sonra, yaygın olarak İmparatoriçe Frederick olarak bilinir.وبعد موت زوجها عرفت بلقب "الإمبراطورة فريدريك".
Bu fikir binlerce yıl süregelmiştir lakin 17. yüzyılın sonuna doğru yaygın olarak kabul görmüştür.هذا المفهوم كان يتخمر لآلاف السنين ولكنه لم يصبح مقبولا على نطاق واسع إلا بحلول نهاية القرن السابع عشر.
Rosie the Riveter yaygın olarak feminizm ve kadınların ekonomik gücünün bir sembolü olarak kullanılır.أستخدمت روزي ريفيتر عادة باعتبارها رمزا للنسوية والقوة الاقتصادية النسائية.
Sinema salonlarındaki filmlerin sunuşunda, günümüzde kullanılan en yaygın çerçeve oranı 1.85:1 ve 2.39:1'dir.فمثلاً من النسب الباعية المستخدمة حديثًا في دور العرض السينمائي للأفلام هي 1.85:1 و 2.39:1.
İran neredeyse bütün kasaba ve şehirleri birbirine bağlayan yaygın bir yol ağına sahiptir.يوجد في إيران منذ فترة طويلة نظام طرق معبدة تربط معظم المدن والمناطق ببعضها البعض.
Bu popülasyonda en yaygın enfeksiyon sebebi ve yine en yaygın hastaneye başvurma sebebidir.وهو السبب الأكثر شيوعًا للعدوى في هذه الفئة، فضلاً عن أنه السبب الأكثر شيوعًا لدخول المستشفى للعلاج.
Avrupa dışında, örneğin Hindistan'da theta bağlantıları olarak bilinen bu uygulama daha yaygındı.أما خارج أوروبا، فقد كانت هذه الممارسة أكثر شيوعًا مثل حلقات "ثيتا" من الهند.
Beytu'l-Makdis: "el-Mescidu'l-Aksâ" adlandırmasından önce, yaygın olarak bu ifade kullanılmaktaydı.قال الشافعي: وإن صولحوا على أكثر من دينار جاز، وإن زادوا وطابت بذلك أنفسهم قبل منهم.
Hindistan ormanlarında en yaygın olan geyik türüdür.وهو أكثر أنواع الأيائل شيوعاً في الغابات الهندية.
Toplumcu gerçekçilik, 1960 sonrasında yaygın olarak görülmektedir.ظهر تيار الواقعية الاجتماعية بشكل ملحوظ من بعد عام 1960.
O yıllarda Bell laboratuvarında yaygın kullanıldı.وقد كان لسنوات عديدة باحث في مختبرات بيل.
Yüzen adalar, dünyanın birçok bölümünde bulunan yaygın doğal bir olaydır.والجزر العائمة ظاهرة طبيعية شائعة موجودة في أجزاء كثيرة من العالم.
Gelişmiş dünyada bu enfeksiyonlar en çok seyahatten dönen kişilerde veya göçmenlerde yaygındır.يشيع حدوث هذه الحالات من العدوى في العالم المتقدم بين الأفراد العائدين من السفر أو بين المهاجرين.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
yaygı ile cümle - Sayfa 43 - yaygı kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App