Ana içeriğe geç
Sözlük

yaygı ile cümle

yaygı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Milli Eğitim Bakanı Tevfik İleri bu eğitimin yaygınlaştırılmasından yanaydı.Initially, the Department of Public Instruction opposed this extension of secondary education.
Bu sürşarjlar olağanüstü ve yaygın şekilde sahtesini içeriyordu.The media reported on her enthusiastically and regularly.
Fikirleri şu an yenilikçi sayılırken o dönemde yaygın kabul görmemiştir..His ideas are now revered as innovative, though at the time they were not widely accepted.
Meyvecilik yaygın olarak yapılır, en çok elma yetiştirilir.The valley is filled with orchards, mainly growing apples.
Ancak günümüzde dünya çapında yaygınlaşmasıyla birçok değişik seçenek sunulmaktadır.Although the choice is wide, the same range of choices is increasingly available all over the world.
Bombardımanlar yıkıntıların zaman içinde daha da yaygınlaşmasına yol açtı.A recent wave of bombings has caused further destruction.
Olimpiyat Oyunları'ndaki tüm sporlar Dünyada yaygın olan sporlardır.The World Games sports comprise all the sports contested in The World Games.
Dönemin Amerikan edebiyatında gerçek olayları, özellikle de cinayetleri, kurgulamak yaygındı.Fictionalizing actual events, especially murder, was common in this period in American literature.
Ancak azgelişmiş ülkelerde yaygın değildir.There is hardly anyone in the city who does not have strong feelings about him."
AAA'lar yaygın olarak SSL ve TLS şeklinde Dünya Çapında Ağ trafiğinde kullanılır.PKIs are used in World Wide Web traffic, commonly in the form of SSL and TLS.
Hâlâ yaygın olarak, boru ve kanal kaynağında ve tamir işlerinde kullanılmaktadır.It is still widely used for welding pipes and tubes, as well as repair work.
Türkiye'de İslam en yaygın dindir.Islam in Turkey is the largest religion in the country.
Bu tür cezalandırma tarihte Romalılar tarafından yaygın olarak uygulanmıştır.This method of punishment was anciently applied even to clerics.
Duyusal aura, auralı kişilerin %30-40'ında meydana gelen en yaygın ikinci aşamadır.Sensory aurae are the second most common type; they occur in 30–40% of people with auras.
Dünyanın özellikle ılıman iklim kuşağında ve Türkiye’de yaygın olarak görülür.The year is one of unusual quiet in this turbulent land.
Holarktik bölgede çok yaygındır.Herons are still very common in the area.
Yaygın olarak dönemin resmi tarihsel metni olarak kabul edilmektedir.It is generally accepted as the country's newspaper of record.
Mantı çeşitleri burada da yaygındır.Cane goods are also popular here.
Bunların en yaygın kullanılanlarından biri: Bu gösterim Gell-Mann dizeyine denktir.One commonly used list is: These are equivalent to the Gell-Mann matrices.
Burada verilen numaralama, modern tarihçiler arasında en yaygın olarak kullanılanıdır.The number of countries here reflects the number used by most modern sources.
Bu bakteriler arasında en yaygın olanıdır.Bacteria are the most common.
Karl Popper konjektür teriminin bilim felsefesinde yaygın kullanımına öncülük etmiştir.Karl Popper pioneered the use of the term "conjecture" in scientific philosophy.
Kolesterol önemli bir steroid alkolü olup hücre zarlarında yaygınca bulunur.Cholesterol is a tetracyclic alcohol and a type of sterol.
Toprakları nadasa bırakma Gine'de yaygın olarak kullanılmaktadır.They are widespread and even locally common in Tasmania.
Balık kekleri, haşlanmış yumurtalar ve yeşil soğan en yaygın olarak eklenen maddelerden bazılarıdır.Fish cakes, boiled eggs, and scallions are some of the most commonly added ingredients.
Bu fikir o sıralarda Münih′te çok yaygındı.Such city development was common in Central Asia at that time.
İlk ikisi en yaygın kullanım olmakla beraber, üçüncüsü de görsel bir alternatiftir.The first two are commonly used; the third is a stylistic alternative.
Geleneksel Kürt yemekleri yaygın bir şekilde pişirilir.Breakfast sandwiches are commonly made at home.
Flütün en yaygın türüdür, orkestralarda ve bandolarda sıkça kullanılır.It is usually the highest-pitched instrument within orchestras and bands.
Bu yaygınlık aynı doğrultuda farklılıkları da beraberinde getirmiştir.In fact, it is the diversity in their nature which brings them together.
Meksika mutfağının en yaygın temel yiyecekleri mısır ve fasulyedir.The food staples of Mexican cuisine are typically corn and beans.
Yaygın salmastralar birçok malzemeden yapılır.Tailpieces are made of many materials.
En yaygın kullanılan çizim programıdır.It is the most common design used.
Çin'de örme zırh yaygın olarak üretilmese bile ithal edilmiştir.These are still in production in China by Eittek but not massively distributed.
Sirke, beşli baharat ve şeker de yaygın olarak eklenir.Vinegar, Chinese five spice and sugar are also commonly added.
Klavikord daha 14. yüzyılda bilinmekte birlikte, 18. yüzyılda özellikle Almanya'da yaygınlaştı.The book maintained its popularity as late as the 17th century, especially in Germany.
Aşağıda en yaygın fonksiyonel grupların bir listesi bulunmaktadır.Below is a list of major groups active.
İnsanlar: Kıtadaki en yaygın ırktır.They believe that humankind is subject to the one Supreme power of God.
Yaygın kullanımı NASA Ames şeklindedir.An official NASA ID is required to enter Ames.
Önerici sistemler son yıllarda fazlaca yaygınlaşmış ve birçok farklı uygulamada kullanılmıştır.In recent years, actor–critic methods have been proposed and performed well on various problems.
Günümüzde lityum-bromid kullanımı yaygındır.Today, the combination of lithium bromide and water is also in common use.
Yine de tüm bu sonuçlar genel olarak yaygın biçimde kabul edilmemişti.Nevertheless, these results have not been widely accepted.
Elektronik stetoskoplar fazla yaygınlaşmamıştır, gelişmekte olan bir teknolojidir ve pahalıdır.No distillation is required, making the process very cost and energy efficient.
Yaygın Eemiyan iklimi Holosen'nin ikliminden daha ılık olduğuna inanılırdı.Climate has been fairly stable over the Holocene.
Son yıllarda solucan gübresi üretimi de yaygınlaşmaya başlamıştır.Soyabeen production in recent years is also growing.
Büyük Britanya'da yaygın fakat dağınık olarak görülür.In Great Britain it has a very scattered distribution and is widespread but localised.
Son dönemde yaygın olarak granit döşemeciliği de yapılmaya başlanmıştır.For many years now, it has also been customary to release white doves at commencement.
En yaygın olan birincisidir.The first is by far the most common.
Bu hamle ile halterde kulüpleşmeye gidilerek yaygınlaştırılması için çabalar harcandı.They are believed to drift into the aforementioned estuaries to breed.
Bu kavram yaygın olarak II. Dünya Savaşından sonra kullanılmaya başlamıştır.This style became more widely used after World War II.
Sepet üretimi de yaygındı.Stock breeding was also widespread.
Yaygın olarak yetiştirilen tarım ürünü fındıktır.The agricultural output has been growing at a respectable rate.
Doğumun en yaygın yolu vajinal doğumdur.The most common way of childbirth is a vaginal delivery.
Yaygın olarak kullanılan formül Welch tarafından önerilmiştir.Water was generally supplied by wells.
Özellikle Türk mutfağında yaygın olarak kullanılır.It is also widely used in Japanese cuisine.
İyonlaştırma tipi duman dedektörleri yaygın olarak kullanılan gaz halinde iyonlaşma dedektörleridir.Ionization-type smoke detectors are gaseous ionization detectors in widespread use.
Bu tür şekil, yaygın olarak Çinliler ve Romalılar tarafından kullanılmıştır.This example is often used as an argument against the romanization of Chinese.
Bununla beraber mobil ve taşınabilir İnternet kullanışı yaygın olmuştur.Since then both mobile phones and internet usage have grown fast.
En yaygın düzen saf düzeniydi.The greatest good was order.
70'li yıllarda Türkiye'de yaygınlaştı.Many of these have converted to Islam during the last seventy years.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod