yayan ile cümle
yayan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Böyle bir elektronun foton yayan, dış etkisi olmadan bozunur zaman, bu "spontane emisyon" denir.Om detta sker utan inverkan av en inkommande foton kallas det för spontan emission.
Zehir eken ve korku yayan.Розради загробного світу і страх галюцинацій.
Yayan gezilebilir.Jezdec může vysedat.
Nötron yayan iki izotop örneği helium-5 ve berilyum-13'tür.Ilyen neutron kibocsátó magra példa a hélium-5 és a berillium-13.
Işık yayan bir organları vardır.Ruumiissa on valoa tuottavia elimiä.
Öfkelerini kontrol altında tutarlardı, huzur yayan insanlardı.Τους αποκαλούσαμε ελεύθερους σκοπευτές και ήμασταν πολύ θυμωμένοι.
Yayan, doğuran demektir.Partenogenese betyder jomfrufødsel.
Radyasyon yayan nesneler, radyoaktif olarak adlandırılır.Aktivitet til en radionuklide blir feilaktig beskrevet som radioaktivitet.
Ayrıca çeşitli hastalık yayan virüsleri oluşturur.I tillegg kommer en mengde seksuelt overførbare sykdommer.
Dangı en fazla yayan sivrisinek türü Aedes aegypti sivrisineğidir.Nyamuk Aedes aegypti adalah nyamuk yang paling banyak menyebarkan dengue.
Nötron yayan iki izotop örneği helium-5 ve berilyum-13'tür.中性子を放出する同位体の例にはヘリウム5やベリリウム13が上げられる。
Şarkı, grubun dördüncü albümü Ultra Beatdown 'dan çıkan ilk tekli olarak yayanlandı.밴드는 가을에 네 번째 정규 음반인 Ultra Beatdown으로 되돌아 왔다.
Ksenon, ksenon flaş lambası olarak bilinen ışık yayan aletlerde kullanılır.Ksenooni kasutatakse valgust kiirgavates seadmetes, mida nimetatakse ksenoonvälklampideks.
10 miktarda CO yayan tüm sanayi bölgeleri10 die veel CO uitstoten. Locaties die hun
10 miktarda CO yayan tüm sanayi bölgeleri10 fastsat grænser for alle industrianlæg,
10 miktarda CO yayan tüm sanayi bölgeleri10 veliko CO
Bu kadınlar zehirli gazlar yayan devasa bacaların önünde duruyorlardı.Diese Frauen standen vor diesen riesigen Schloten, aus denen Giftgas kam.
Bu kadınlar zehirli gazlar yayan devasa bacaların önünde duruyorlardı.עומדות מול אותן ארובות עצומות שפלטו גז רעיל.
Bu nedenle her bir metreküpte yaklaşık kaç tane ışık yayan canlı olduğunu hesaplayabilirdim.Așa am putut să imi dau seama câte sute de surse de lumină erau pe fiecare metru cub.
Bu nedenle her bir metreküpte yaklaşık kaç tane ışık yayan canlı olduğunu hesaplayabilirdim.Dari situ saya bisa tahu berapa ratus sumber cahaya dalam perkubik meter.
Bu nedenle her bir metreküpte yaklaşık kaç tane ışık yayan canlı olduğunu hesaplayabilirdim.Donc je pouvais estimer combien de centaines de sources il y avait par mètre cube.
Bu nedenle her bir metreküpte yaklaşık kaç tane ışık yayan canlı olduğunu hesaplayabilirdim.Dus kon ik uitrekenen hoeveel honderden bronnen er waren per kubieke meter.
Bu nedenle her bir metreküpte yaklaşık kaç tane ışık yayan canlı olduğunu hesaplayabilirdim.제곱 미터당 몇 백개의 자원이 있는지 계산할 수 있었죠.
Bu nedenle her bir metreküpte yaklaşık kaç tane ışık yayan canlı olduğunu hesaplayabilirdim.Mogłam oszacować, jak wiele setek żródeł światła znajdowało się w metrze sześciennym.
Bu nedenle her bir metreküpte yaklaşık kaç tane ışık yayan canlı olduğunu hesaplayabilirdim.Така че можех да преценя колко стотици източника има на кубически метър.
Bu nedenle her bir metreküpte yaklaşık kaç tane ışık yayan canlı olduğunu hesaplayabilirdim.Таким образом, я могла посчитать, сколько сотен источников света было на кубический метр.
Bu nedenle her bir metreküpte yaklaşık kaç tane ışık yayan canlı olduğunu hesaplayabilirdim.כך שיכולתי לחשב כמה מאות מקורות היו שם לכל מטר מעוקב.
Bu nedenle her bir metreküpte yaklaşık kaç tane ışık yayan canlı olduğunu hesaplayabilirdim.لذا أستطيع معرفة كم من مئات المصادر هناك في المتر المكعب.
Bu nedenle her bir metreküpte yaklaşık kaç tane ışık yayan canlı olduğunu hesaplayabilirdim.計算することができました やがて生物の種類を特定できることに気付きました
Bunun gibi, Rab Müjdeyi yayanların da geçimlerini Müjdeden sağlamasını buyurdu.Also hat auch der HERR befohlen, daß, die das Evangelium verkündigen, sollen sich vom Evangelium nähren.
Bunun gibi, Rab Müjdeyi yayanların da geçimlerini Müjdeden sağlamasını buyurdu.Así también ordenó el Señor a los que anuncian el evangelio, que vivan del evangelio
Bunun gibi, Rab Müjdeyi yayanların da geçimlerini Müjdeden sağlamasını buyurdu.Assim ordenou também o Senhor aos que anunciam o evangelho, que vivam do evangelho.
Bunun gibi, Rab Müjdeyi yayanların da geçimlerini Müjdeden sağlamasını buyurdu.Così anche il Signore ha disposto che quelli che annunziano il vangelo vivano del vangelo
Bunun gibi, Rab Müjdeyi yayanların da geçimlerini Müjdeden sağlamasını buyurdu.Cũng vậy , Chúa có truyền rằng ai rao_giảng Tin_Lành thì được nuôi mình bởi Tin_Lành .
Bunun gibi, Rab Müjdeyi yayanların da geçimlerini Müjdeden sağlamasını buyurdu.Cũng vậy, Chúa có truyền rằng ai rao giảng Tin Lành thì được nuôi mình bởi Tin Lành.
Bunun gibi, Rab Müjdeyi yayanların da geçimlerini Müjdeden sağlamasını buyurdu.De même aussi, le Seigneur a ordonné à ceux qui annoncent l`Évangile de vivre de l`Évangile.
Bunun gibi, Rab Müjdeyi yayanların da geçimlerini Müjdeden sağlamasını buyurdu.Ekképen rendelte az Úr is, hogy a kik az evangyéliomot hirdetik, az evangyéliomból éljenek.
Bunun gibi, Rab Müjdeyi yayanların da geçimlerini Müjdeden sağlamasını buyurdu.이와 같이 주께서도 복음 전하는 자들이 복음으로 말미암아 살리라 명하셨느니라
Bunun gibi, Rab Müjdeyi yayanların da geçimlerini Müjdeden sağlamasını buyurdu.Så har ock Herren förordnat att de som förkunna evangelium skola hava sitt uppehälle av evangelium.
Bunun gibi, Rab Müjdeyi yayanların da geçimlerini Müjdeden sağlamasını buyurdu.Så har også Herren fastsatt for dem som forkynner evangeliet, at de skal leve av evangeliet.
Bunun gibi, Rab Müjdeyi yayanların da geçimlerini Müjdeden sağlamasını buyurdu.Således har også Herren forordnet for dem, som forkynde Evangeliet, at de skulle leve af Evangeliet.
Bunun gibi, Rab Müjdeyi yayanların da geçimlerini Müjdeden sağlamasını buyurdu.Samoin myös Herra on säätänyt, että evankeliumin julistajain tulee saada evankeliumista elatuksensa.
Bunun gibi, Rab Müjdeyi yayanların da geçimlerini Müjdeden sağlamasını buyurdu.Tak i Pán nariadil tým, ktorí zvestujú evanjelium, aby žili z evanjelia.
Bunun gibi, Rab Müjdeyi yayanların da geçimlerini Müjdeden sağlamasını buyurdu.Tak jest i Pán nařídil těm, kteříž evangelium zvěstují, aby z evangelium živi byli.
Bunun gibi, Rab Müjdeyi yayanların da geçimlerini Müjdeden sağlamasını buyurdu.Tako je naredil tudi Gospod, da naj ti, kateri oznanjujejo evangelij, žive od evangelija.
Bunun gibi, Rab Müjdeyi yayanların da geçimlerini Müjdeden sağlamasını buyurdu.Tak też Pan postanowił tym, którzy Ewangieliję opowiadają, aby z Ewangielii żyli.
Bunun gibi, Rab Müjdeyi yayanların da geçimlerini Müjdeden sağlamasını buyurdu.Tot aşa, Domnul a rînduit ca cei ce propovăduiesc Evanghelia, să trăiască din Evanghelie.
Bunun gibi, Rab Müjdeyi yayanların da geçimlerini Müjdeden sağlamasını buyurdu.Ουτω και ο Κυριος διεταξεν, οι κηρυττοντες το ευαγγελιον να ζωσιν εκ του ευαγγελιου.
Bunun gibi, Rab Müjdeyi yayanların da geçimlerini Müjdeden sağlamasını buyurdu.Так и Господь повелел проповедующим Евангелие жить от благовествования.
Bunun gibi, Rab Müjdeyi yayanların da geçimlerini Müjdeden sağlamasını buyurdu.Так і Господь повелів тим, хто проповідує благовісте, з благовістя жити.
Bunun gibi, Rab Müjdeyi yayanların da geçimlerini Müjdeden sağlamasını buyurdu.כן תקן אדנינו גם הוא אשר יחיו המבשרים על הבשורה׃
Bunun gibi, Rab Müjdeyi yayanların da geçimlerini Müjdeden sağlamasını buyurdu.هكذا ايضا امر الرب ان الذين ينادون بالانجيل من الانجيل يعيشون.
Bunun gibi, Rab Müjdeyi yayanların da geçimlerini Müjdeden sağlamasını buyurdu.主 也 是 這 樣 命 定 、 叫 傳 福 音 的 靠 著 福 音 養 生
Bunun gibi, Rab Müjdeyi yayanların da geçimlerini Müjdeden sağlamasını buyurdu.主 也 是 這樣 命定 、 叫傳 福音 的 靠著 福音 養生
Çok sayıda CO2 yayan?Cái nào thải nhiều khí CO2 nhất?
Çok sayıda CO2 yayan?Chi stava emettendo più CO2?
Çok sayıda CO2 yayan?Cine a emis mai mult bioxid de carbon?
Çok sayıda CO2 yayan?Co emitowało najwięcej CO2?
Çok sayıda CO2 yayan?Co produkovalo nejvíc oxidu uhličitého?
Çok sayıda CO2 yayan?Čo vypúšťalo najviac CO2?