yayan ile cümle
yayan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
O günlerde okula yayan giderdim.I went to school on foot in those days.
Yayan mı yoksa otobüsle mi gideceksin?Will you go on foot or by bus?
Oraya ister taksiyle gidin, ister yayan gidin, fazla bir farkı yoktur.It will make little difference whether you go there by taxi or on foot.
Yayan mı gideceksin yoksa otobüsle mi?Are you going on foot or by bus?
Yayan gittim.I went on foot.
Ben okula her zaman yayan giderim.I always go to school on foot.
O, eve yayan gitti.He went home on foot.
Bir yayanın, caddeyi yaya geçidinde geçmesi gerekir.A pedestrian needs to cross the street at a crosswalk.
Tom buraya yayan gelmiş.Tom got here on foot.
Yayan gitmeyi tercih ediyoruz.We prefer to go on foot.
Tom okula yayan gitti.Tom went to school on foot.
Bu tabakanın altında, parmağın yüzeyini aydınlatan ışık yayan bir fosfor katmanı bulunur.Beneath this layer is a light-emitting phosphor layer which illuminates the surface of the finger.
Çok Işık yayan diyotlar ve fotovoltaik hücreler, kuantum mekaniği olmadan anlaşılamaz.Light-emitting diodes and photovoltaic cells, too, cannot be understood without quantum mechanics.
Kısaca bilgiyi yayan, yaşatan insandır Kahuna bir din değildir.Or someone who tells a lie is not a Buddhist.
Yayan, doğuran demektir.Wayan means first born.
En yeni vurgu, organik ışık yayan diyotlar ve organik polimer güneş pilleri üzerinedir.Most recent emphasis is on organic light emitting diodes and organic polymer solar cells.
Şarkı, grubun dördüncü albümü Ultra Beatdown 'dan çıkan ilk tekli olarak yayanlandı.The song was released as the first single from their fourth album Ultra Beatdown.
Güneş ya da bir ampul gibi ışık yayan özel nesneler ışık kaynakları olarak bilinirler.The special, light-emitting objects, like the sun or a lightbulb, are known as sources of light.
Mesajlarını yayan biz olacağız.We are going to spread the message.
Polen yayan diğer hayvanlarda var, yarasalar gibi, yarasalar da tehlikede.There are other animals that pollinate, like bats, and bats are in trouble too.
Onu da bilmeyen yayan yürürsün.Who don't ride it either walks on foot.
Çok sayıda CO2 yayan?Which was emitting the most CO2?
Tahtlara hayır...Fanteziler yayan vaizlere hayır!No thrones No preachers spreading fantasies
Devlet okulları yoluyla cehaleti yayan ve fakirleri yurtdışına ölmeye gönderen kim?Who spreads ignorance through public schools and sends the poor to die overseas?
Kendisi zafer tanrıçası, zafer haberlerini yayan bir ulak.So she's the goddess of victory. She's a messenger goddess, who spreads the news of victory.
Ülke hakkında kötü haber yayan bu adamlar RABbin önünde ölümcül hastalıktan öldüler.even those men who brought up an evil report of the land, died by the plague before Yahweh.
Yeri sular üzerine yayana, _iSevgisi sonsuzdur;To him who spread out the earth above the waters; for his loving kindness endures forever:
Nefretini gizleyen kişinin dudakları yalancıdır. İftira yayan akılsızdır.He who hides hatred has lying lips. He who utters a slander is a fool.
Bunun gibi, Rab Müjdeyi yayanların da geçimlerini Müjdeden sağlamasını buyurdu.Even so the Lord ordained that those who proclaim the Good News should live from the Good News.
Yaydıkça yayanlara,And those that revive by quickening,
Yaydıkça yayanlara.And those that revive by quickening,
Sizi yerde yaratıp yayan O'dur ve O'nun huzurunda toplanacaksınız.It is He who multiplied you on the earth, and it will be before Him that you will be gathered.
Umutsuzluğa düşmelerinin ardından yağmuru indiren, rahmetini yayan O'dur.It is He who sends down rain when they had despaired of it, and showers His benevolence.
Yere ve onu yayana,The earth and its spreading out,
Sizi yeryüzünde yaratıp yayan da O'dur. O'nun huzurunda haşredileceksiniz.It is He who multiplied you on the earth, and it will be before Him that you will be gathered.
"O bildiğiniz nimetleri önünüze yayandan korkun."Fear Him who has bestowed on you what you know,
De ki: "Sizi, yeryüzünde yaratıp yayan O'dur. O'nun huzurunda haşredileceksiniz."Say: "It is He who dispersed you all over the earth, and to Him you will be gathered."
Dağıtıp yayanlara/diriltip harekete getirenlere,And those that revive by quickening,
O, (insanlar) umutlarını kestikten sonra, yağmuru indiren, rahmetini her tarafa yayandır.It is He who sends down rain when they had despaired of it, and showers His benevolence.
De ki: Sizi yeryüzünde çoğaltıp yayan O'dur; ancak O'nun huzuruna gelip toplanacaksınız.Say: "It is He who dispersed you all over the earth, and to Him you will be gathered."
(Hakikat ve hayırları) yaydıkça yayanlara;And those that revive by quickening,
İnsanlar ümitlerini kestikten sonra yağmuru indiren ve rahmetini her tarafa yayan O'dur.It is He who sends down rain when they had despaired of it, and showers His benevolence.
Sizi çoğaltıp dünyaya yayan da O'dur. Muhakkak yine O’nun huzuruna götürüleceksiniz.It is He who multiplied you on the earth, and it will be before Him that you will be gathered.
Tohumlarını yaydıkça yayanlar,And those that revive by quickening,
Umutlarını kesmelerinden sonra yağmuru indiren ve rahmetini yayandır.It is He who sends down rain when they had despaired of it, and showers His benevolence.
O gerçekten fesadı yayanlardandı.Verify he was of the corrupters.
Birçoğu, belli bir soğukkanlılık ve tarz yayan suçlular oldu.Many of them became delinquents who exuded a certain coolness and style.
Tüm ulusu ve Güneydoğu Asya'yı ve dünyayı yayan bu pazar gelişiyor.Market is flourishing, which radiates the whole nation and the Southeast Asia as well as the world.
Çingeneleri Hint kültürünü Dünya'ya yayanlar olarak tanımladı.[1]Soon the community would be recognized on par with rest of the Indian diaspora.
Yayan geç kalırız.Zu Fuß kommen wir recht spät an.
Zehir eken ve korku yayan.Die das Gift säten und die Angst verbreiteten.
Zehir eken ve korku yayan.Qui sèment le poison et répandent la peur.
Tom okula yayan gider.Tom va a la escuela andando.
Okula her gün yayan mı gelirsin?¿Caminas a la escuela todos los días?
Çok Işık yayan diyotlar ve fotovoltaik hücreler, kuantum mekaniği olmadan anlaşılamaz.Los Leds y las células fotoeléctricas tampoco se pueden entender sin la mecánica cuántica.
Şarkı, grubun dördüncü albümü Ultra Beatdown 'dan çıkan ilk tekli olarak yayanlandı.La canción fue lanzada como el primer sencillo de su cuarto álbum Ultra Beatdown.
Yayan geç kalırız.Если мы пойдём пешком, мы опоздаем.
Tom buraya yayan gelmiş.Том добрался до сюда пешком.
3. Hududu bilmek: Tanrısal emirleri öğreten ve yayanlara “Hudud” denir.وأما صيغة التكبير : فمن أهل العلم من يرى أنه يكبر ثلاثًا تباعا فيقول: الله أكبر الله أكبر الله أكبر.
İnsanlar yayan olarak veya kıyı boyunca ilkel sallarla yolculuklarını gerçekleştirdi.وذهب الناس سيرًا على الأقدام أو باستخدام قوارب بدائية على طول الخط الساحلي.