Ana içeriğe geç
Sözlük

yaya ile cümle

yaya kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Tek başıma ve yayaydım.Šla som peši a sama.
Tek başıma ve yayaydım.Szłam samotnie, pieszo.
Tek başıma ve yayaydım.Περπατούσα μόνη μου.
Tek başıma ve yayaydım.Бях сама и го прекосих пешком.
Tek başıma ve yayaydım.Я была одна и шла пешком.
Tek başıma ve yayaydım.Я йшла пішки і була сама.
Tek başıma ve yayaydım.על נהר האוקסוס.
Tek başıma ve yayaydım.كنت وحيدة على اسير على قدمي
Tek başıma ve yayaydım.アフガンの戦士は私を見てすごく驚いていました
Tek başıma ve yayaydım.我獨自一人行走,
Ülke hakkında kötü haber yayan bu adamlar RABbin önünde ölümcül hastalıktan öldüler.aqueles mesmos homens que infamaram a terra morreram de praga perante o Senhor.
Ülke hakkında kötü haber yayan bu adamlar RABbin önünde ölümcül hastalıktan öldüler.Azok a férfiak azért, a kik rossz hírt terjesztének a földrõl, meghalának az Úr elõtt csapás által.
Ülke hakkında kötü haber yayan bu adamlar RABbin önünde ölümcül hastalıktan öldüler.ces hommes, qui avaient décrié le pays, moururent frappés d`une plaie devant l`Éternel.
Ülke hakkında kötü haber yayan bu adamlar RABbin önünde ölümcül hastalıktan öldüler.damit daß sie dem Lande ein Geschrei machten, daß es böse wäre.
Ülke hakkında kötü haber yayan bu adamlar RABbin önünde ölümcül hastalıktan öldüler.de Mænd, der havde talt nedsættende om Landet, fik en brat Død for HERRENs Åsyn:
Ülke hakkında kötü haber yayan bu adamlar RABbin önünde ölümcül hastalıktan öldüler.dessa män som hade talat illa om landet träffades nu av döden genom en hemsökelse, inför HERRENS ansikte.
Ülke hakkında kötü haber yayan bu adamlar RABbin önünde ölümcül hastalıktan öldüler.disse menn, som hadde talt ille om landet, blev slått ned for Herrens åsyn og døde.
Ülke hakkında kötü haber yayan bu adamlar RABbin önünde ölümcül hastalıktan öldüler.esos hombres que habían desacreditado la tierra murieron delante de Jehovah, a causa de la plaga
Ülke hakkında kötü haber yayan bu adamlar RABbin önünde ölümcül hastalıktan öldüler.곧 그 땅에 대하여 악평한 자들은 여호와 앞에서 재앙으로 죽었고
Ülke hakkında kötü haber yayan bu adamlar RABbin önünde ölümcül hastalıktan öldüler.mužovia, ktorí vypustili zlú povesť o zemi, zomreli ťažkou ranou pred Hospodinom.
Ülke hakkında kötü haber yayan bu adamlar RABbin önünde ölümcül hastalıktan öldüler.ne miehet, jotka olivat saattaneet sen maan pahaan huutoon, kuolivat äkkikuolemalla Herran edessä.
Ülke hakkında kötü haber yayan bu adamlar RABbin önünde ölümcül hastalıktan öldüler.oamenii aceştia, cari înegriseră ţara, au murit acolo înaintea Domnului, loviţi de o moarte năpraznică.
Ülke hakkında kötü haber yayan bu adamlar RABbin önünde ölümcül hastalıktan öldüler.Pomarli mężowie oni, którzy puszczali sławę złą o ziemi, srogą plaga przed Panem.
Ülke hakkında kötü haber yayan bu adamlar RABbin önünde ölümcül hastalıktan öldüler.ti možje, pravim, ki so v slab glas pripravili deželo, so umrli od šibe pred GOSPODOM.
Ülke hakkında kötü haber yayan bu adamlar RABbin önünde ölümcül hastalıktan öldüler.Ti, řku, muži, kteříž haněli zemi, ranou těžkou zemřeli před Hospodinem.
Ülke hakkında kötü haber yayan bu adamlar RABbin önünde ölümcül hastalıktan öldüler.và có phao phản xứ , những người nầy đều bị một tai_vạ hành chết trước mặt Ðức_Giê - hô-va .
Ülke hakkında kötü haber yayan bu adamlar RABbin önünde ölümcül hastalıktan öldüler.và có phao phản xứ, những người nầy đều bị một tai vạ hành chết trước mặt Ðức Giê-hô-va.
Ülke hakkında kötü haber yayan bu adamlar RABbin önünde ölümcül hastalıktan öldüler.και οι ανθρωποι εκεινοι, οιτινες εδυσφημησαν την γην, απεθανον εν τη πληγη ενωπιον του Κυριου.
Ülke hakkında kötü haber yayan bu adamlar RABbin önünde ölümcül hastalıktan öldüler.сии, распустившие худую молву о земле, умерли, быв поражены пред Господом;
Ülke hakkında kötü haber yayan bu adamlar RABbin önünde ölümcül hastalıktan öldüler.тия мъже, които зле представиха земята, измряха от язвата пред Господа.
Ülke hakkında kötü haber yayan bu adamlar RABbin önünde ölümcül hastalıktan öldüler.וימתו האנשים מוצאי דבת הארץ רעה במגפה לפני יהוה׃
Ülke hakkında kötü haber yayan bu adamlar RABbin önünde ölümcül hastalıktan öldüler.فمات الرجال الذين اشاعوا المذمة الرديئة على الارض بالوبإ امام الرب.
Ülke hakkında kötü haber yayan bu adamlar RABbin önünde ölümcül hastalıktan öldüler.這 些 報 惡 信 的 人 、 都 遭 瘟 疫 、 死 在 耶 和 華 面 前
Ülke hakkında kötü haber yayan bu adamlar RABbin önünde ölümcül hastalıktan öldüler.這些 報惡 信 的 人 、 都 遭 瘟疫 、 死 在 耶和華 面前
Ultrasonik güç çevirici esasen modelin içerisine odaklanmış bir ultrasonik dalga demeti yayar.Acest generator de ultrasunete emite o undă ultrasonică care e focalizată în interiorul modelului.
Ultrasonik güç çevirici esasen modelin içerisine odaklanmış bir ultrasonik dalga demeti yayar.Bộ dò sóng siêu âm này cơ bản là phát ra một chùm tia siêu âm hội tụ vào bên trong mô hình.
Ultrasonik güç çevirici esasen modelin içerisine odaklanmış bir ultrasonik dalga demeti yayar.De ultrasone transducer geeft in principe een ultrasone straal die binnenin het model gefocust wordt.
Ultrasonik güç çevirici esasen modelin içerisine odaklanmış bir ultrasonik dalga demeti yayar.Generátor ultrazvuku v podstate vysiela ultrazvukový lúč, ktorý sa zaostruje vo vnútri vzorky.
Ultrasonik güç çevirici esasen modelin içerisine odaklanmış bir ultrasonik dalga demeti yayar.이 초음파 변환기는 기본적으로 모방체 내부에 초점을 두는 초음파 빔을 방출합니다
Ultrasonik güç çevirici esasen modelin içerisine odaklanmış bir ultrasonik dalga demeti yayar.Le transducteur à ultrasons émet en gros un faisceau ultrasonore qui se focalise à l'intérieur du fantôme.
Ultrasonik güç çevirici esasen modelin içerisine odaklanmış bir ultrasonik dalga demeti yayar.O transdutor de ultrassons emite, basicamente, um feixe ultrassónico que se concentra dentro do objeto.
Ultrasonik güç çevirici esasen modelin içerisine odaklanmış bir ultrasonik dalga demeti yayar.Questo, fondamentalmente, emette un fascio di ultrasuoni che converge al centro del modellino.
Ultrasonik güç çevirici esasen modelin içerisine odaklanmış bir ultrasonik dalga demeti yayar.Ta ultrazvočni prevodnik oddaja ultrazvočni signal, ki se fokusira znotraj silikonskega modela.
Ultrasonik güç çevirici esasen modelin içerisine odaklanmış bir ultrasonik dalga demeti yayar.Tehát az untrahangos transzducer tulajdonképpen egy ultrahangnyalábot bocsát ki, ami a fantomban fókuszálódik.
Ultrasonik güç çevirici esasen modelin içerisine odaklanmış bir ultrasonik dalga demeti yayar.Ten vysílá v podstatě ultrazvukový paprsek, který je zaostřen ve vnitřku fantoma.
Ultrasonik güç çevirici esasen modelin içerisine odaklanmış bir ultrasonik dalga demeti yayar.Ο υπερηχητικός μετατροπέας λοιπόν εκπέμπει ουσιαστικά μία υπερηχητική δέσμη η οποία εστιάζει μέσα στο υλικό.
Ultrasonik güç çevirici esasen modelin içerisine odaklanmış bir ultrasonik dalga demeti yayar.Отож ультразвуковий випромінювач випускає ультразвуковий промінь, який фокусується всередині цього муляжу.
Ultrasonik güç çevirici esasen modelin içerisine odaklanmış bir ultrasonik dalga demeti yayar.Ултразвуковият предавател излъчва по принцип ултразвуков лъч, който се фокусира вътре в имитацията.
Ultrasonik güç çevirici esasen modelin içerisine odaklanmış bir ultrasonik dalga demeti yayar.בעיקרון, המתמר האולטרסוני פולט קרן על-קולית אשר ממוקדת אל תוך החיקוי.
Ultrasonik güç çevirici esasen modelin içerisine odaklanmış bir ultrasonik dalga demeti yayar.يقوم محوّل الموجات فوق الصوتية بإرسال شعاع من الموجات فوق الصوتية التي تتركّز داخل الجسم.
Ultrasonik güç çevirici esasen modelin içerisine odaklanmış bir ultrasonik dalga demeti yayar.模型の内部に焦点を当てた 超音波を照射するわけです ではカチッという音がした時から
Uzun menzilli lazer tarayıcı lazer ışını sinyali yayarak çalışmaktadır.Weitreichendes Laserscanning durch das Senden eines Impulses in Form eines Laserlichtstrahls.
Uzun menzilli lazer tarayıcı lazer ışını sinyali yayarak çalışmaktadır.Σάρωση με λέιζερ μεγάλης εμβέλειας εκπέμποντας έναν παλμό, που είναι μια δέσμη φωτός λέιζερ.
Uzun menzilli lazer tarayıcı lazer ışını sinyali yayarak çalışmaktadır.Широкообхватен лазер сканира чрез изпращане на пулс, който е лазерен лъч светлина.
Ve bu da elektron yayarak olur. -A způsob, jak se neutron může změnit na proton je uvolnění elektronu.
Ve bu da elektron yayarak olur. -Neutron przekształca się w proton i emituje przy tym elektron.
Ve kendisini çok hızlı yayabilmek için simetrinin verimliliğinden yararlanıyor.Dan ia menggunakan efisiensi dari simetri untuk dapat menyebarkan dirinya dengan baik.
Ve kendisini çok hızlı yayabilmek için simetrinin verimliliğinden yararlanıyor.Er nutzt die Wirksamkeit der Symmetrie, um sich so schnell zu verbreiten, wie er es tut.
Ve kendisini çok hızlı yayabilmek için simetrinin verimliliğinden yararlanıyor.És ki is használja a szimmetriában rejlő lehetőségeket, hogy olyan hatékonyan legyen képes terjedni.
Ve kendisini çok hızlı yayabilmek için simetrinin verimliliğinden yararlanıyor.Het maakt gebruik van de efficiëntie van symmetrie om zichzelf zo goed te verspreiden.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod