Ana içeriğe geç
Sözlük

yaya ile cümle

yaya kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Bilgelerin dudakları bilgi yayar, Ama akılsızların yüreği öyle değildir.Rtové moudrých rozsívají umění, srdce pak bláznů ne tak.
Bilgelerin dudakları bilgi yayar, Ama akılsızların yüreği öyle değildir.Rty múdrych rozsievajú známosť, ale srdce bláznov nie tak.
Bilgelerin dudakları bilgi yayar, Ama akılsızların yüreği öyle değildir.Ustne modrih trosijo znanje, srce bedakov pa nikakor ne.
Bilgelerin dudakları bilgi yayar, Ama akılsızların yüreği öyle değildir.Verstandige mensen strooien kennis om zich heen, terwijl het hart van de dwaas een dwaalspoor kiest.
Bilgelerin dudakları bilgi yayar, Ama akılsızların yüreği öyle değildir.Viisasten huulet kylvävät tietoa, mutta tyhmäin sydän ei ole vakaa.
Bilgelerin dudakları bilgi yayar, Ama akılsızların yüreği öyle değildir.Vises Læber udstrør Kundskab, Tåbers Hjerte er ikke ret.
Bilgelerin dudakları bilgi yayar, Ama akılsızların yüreği öyle değildir.Wargi mądrych sieją umiejętność; ale serce głupich nie tak.
Bilgelerin dudakları bilgi yayar, Ama akılsızların yüreği öyle değildir.Τα χειλη των σοφων διαδιδουσι γνωσιν αλλ' η καρδια των αφρονων δεν ειναι ουτως.
Bilgelerin dudakları bilgi yayar, Ama akılsızların yüreği öyle değildir.Уста мудрых распространяют знание, а сердце глупых не так.
Bilgelerin dudakları bilgi yayar, Ama akılsızların yüreği öyle değildir.Устните на мъдрите разсяват знание, А сърцето на безумните не прави така.
Bilgelerin dudakları bilgi yayar, Ama akılsızların yüreği öyle değildir.שפתי חכמים יזרו דעת ולב כסילים לא כן׃
Bilgelerin dudakları bilgi yayar, Ama akılsızların yüreği öyle değildir.شفاه الحكماء تذر معرفة. اما قلب الجهال فليس كذلك
Bilgelerin dudakları bilgi yayar, Ama akılsızların yüreği öyle değildir.智 慧 人 的 嘴 、 播 揚 知 識 . 愚 昧 人 的 心 、 並 不 如 此
Bilgelerin dudakları bilgi yayar, Ama akılsızların yüreği öyle değildir.智慧 人 的 嘴 、 播揚知識 . 愚昧 人 的 心 、 並 不 如此
Böylece, bir radyan, r uzunluğundaki yaya karşılık gelen açıdır. burada yayın uzunluğu r'dir.1 radiante, quindi, è l'angolo che sottende un arco di lunghezza r. Quindi questo misura r.
Böylece, bir radyan, r uzunluğundaki yaya karşılık gelen açıdır. burada yayın uzunluğu r'dir.Dabei ist 1 Radiant die Größe desjenigen Winkels, der einen Bogen mit der Länge des Radius r umschließt.
Böylece, bir radyan, r uzunluğundaki yaya karşılık gelen açıdır. burada yayın uzunluğu r'dir.אז רדיאן - רדיאן אחד - זה הזוית שמול קשת שאורכו הוא כאורך הרדיוס. אז האורך של זה הוא גם אר.
Böylece kendini kopyalarak bu şablonu tüm okyanuslara yayar. yani bu bilgi yayılır.Copiandosi, dissemina i modelli in tutto l'oceano. Le informazioni si diffondono.
Böylece kendini kopyalarak bu şablonu tüm okyanuslara yayar. yani bu bilgi yayılır.Copia-se a si próprio e espalha os modelos através do oceano. É assim que as informações se espalham.
Böylece kendini kopyalarak bu şablonu tüm okyanuslara yayar. yani bu bilgi yayılır.DNA menyalin dirinya sendiri dan menyebarkan pola itu ke seluruh lautan. Sehingga informasi itu menyebar.
Böylece kendini kopyalarak bu şablonu tüm okyanuslara yayar. yani bu bilgi yayılır.Het kopieert zichzelf en verspreidt de sjablonen via de oceaan. Zodat de informatie zich verspreidt.
Böylece kendini kopyalarak bu şablonu tüm okyanuslara yayar. yani bu bilgi yayılır.Így ahogy magát másolja szétszórja a sablonokat az egész óceánban. Az információ tehát terjed.
Böylece kendini kopyalarak bu şablonu tüm okyanuslara yayar. yani bu bilgi yayılır.자신을 복제하여 바다에 그 템플릿을 흩뿌립니다. 이렇게하여 정보가 흩어져 갑니다.
Böylece kendini kopyalarak bu şablonu tüm okyanuslara yayar. yani bu bilgi yayılır.Kopíruje sa a predlohy rozptyľuje po celom oceáne. Informácie sa tak rozširujú.
Böylece kendini kopyalarak bu şablonu tüm okyanuslara yayar. yani bu bilgi yayılır.Så den kopierar sig själv och sprider sig genom haven. Informationen sprids.
Böylece kendini kopyalarak bu şablonu tüm okyanuslara yayar. yani bu bilgi yayılır.Så, det kopierer sig selv og spreder skabelonerne i havet. Så informationen spredes.
Böylece kendini kopyalarak bu şablonu tüm okyanuslara yayar. yani bu bilgi yayılır.Samodzielnie się namnaża i rozprzestrzenia szablony w całym oceanie. Informacja się rozpowszechnia.
Böylece kendini kopyalarak bu şablonu tüm okyanuslara yayar. yani bu bilgi yayılır.Se copiază și împrăștie șabloanele prin ocean. Deci informația se răspândește.
Böylece kendini kopyalarak bu şablonu tüm okyanuslara yayar. yani bu bilgi yayılır.Se kopioituu ja levittää mallit kaikkialle mereen. Näin informaatio leviää.
Böylece kendini kopyalarak bu şablonu tüm okyanuslara yayar. yani bu bilgi yayılır.Sie kopiert sich nun und verteilt die Vorlage im Ozean. Die Information verbreitet sich also.
Böylece kendini kopyalarak bu şablonu tüm okyanuslara yayar. yani bu bilgi yayılır.Takže se kopíruje a rozsévá své vzory v oceánu. Informace se šíří.
Böylece kendini kopyalarak bu şablonu tüm okyanuslara yayar. yani bu bilgi yayılır.Y el ADN se auto-copia. Se copia a sí mismo y esparce los moldes por el océano.
Böylece kendini kopyalarak bu şablonu tüm okyanuslara yayar. yani bu bilgi yayılır.Αντιγράφει τον εαυτό του και σκορπίζει τα πρότυπα στον ωκεανό. Έτσι, η πληροφορία διαδίδεται.
Böylece kendini kopyalarak bu şablonu tüm okyanuslara yayar. yani bu bilgi yayılır.Така че се копира и разпръсква шаблоните през океана. Така че информацията се разпространява.
Böylece kendini kopyalarak bu şablonu tüm okyanuslara yayar. yani bu bilgi yayılır.Так она копирует себя и рассеивает шаблоны по океану. Так что информация распространяется.
Böylece kendini kopyalarak bu şablonu tüm okyanuslara yayar. yani bu bilgi yayılır.הוא מעתיק את עצמו ומפזר את התבניות ברחבי האוקינוס. כך נפוץ המידע.
Böylece kendini kopyalarak bu şablonu tüm okyanuslara yayar. yani bu bilgi yayılır.فهو يستنسخ نفسه و تتفرّق القوالب عبر المحيطات. و هكذا تنتشر المعلومات.
Böylece kendini kopyalarak bu şablonu tüm okyanuslara yayar. yani bu bilgi yayılır.海を越えてテンプレートをまき散らすのです そうやって情報が広がります 情報が我々の物語の一部となりましたね
Bu fırlama sırasında ise atom, bir elektron ve... ...bir anti-elektron nötrinosu yayacak.Během přetočení kvarku dojde navíc k vyzáření elektronu a elektronové antineutrino.
Bu fırlama sırasında ise atom, bir elektron ve... ...bir anti-elektron nötrinosu yayacak.В процесі перетворення кварка виділяється електрон і електронний анти-нейтрино.
Bu kadınlar zehirli gazlar yayan devasa bacaların önünde duruyorlardı.Diese Frauen standen vor diesen riesigen Schloten, aus denen Giftgas kam.
Bu kadınlar zehirli gazlar yayan devasa bacaların önünde duruyorlardı.עומדות מול אותן ארובות עצומות שפלטו גז רעיל.
Bu konuda yorum yayapbilir misiniz?당신은 그 코멘트 수 있습니까?
Bulutlara nem yükler, Şimşeğini her yana yayar.Áno, vlahou obťažuje hustý oblak; naďaleko rozháňa oblak svojho svetla,
Bulutlara nem yükler, Şimşeğini her yana yayar.A tentýž sem i tam obrací se moudrostí jeho, aby činil, což by mu koli přikázal na tváři okršlku zemského.
Bulutlara nem yükler, Şimşeğini her yana yayar.Carica di umidità le nuvole e le nubi ne diffondono le folgori
Bulutlara nem yükler, Şimşeğini her yana yayar.Die Wolken beschwert er mit Wasser, und durch das Gewölk bricht sein Licht.
Bulutlara nem yükler, Şimşeğini her yana yayar.Él también recarga las nubes de humedad, y la nube dispersa sus relámpagos
Bulutlara nem yükler, Şimşeğini her yana yayar.Hän myös kuormittaa pilvet kosteudella ja hajottaa välähtelevät ukkosvaarunsa.
Bulutlara nem yükler, Şimşeğini her yana yayar.Hij laadt de wolken met waterdamp en uit diezelfde wolken komt Zijn bliksem.
Bulutlara nem yükler, Şimşeğini her yana yayar.Il charge de vapeurs les nuages, Il les disperse étincelants;
Bulutlara nem yükler, Şimşeğini her yana yayar.Încarcă norii cu aburi, şi -i risipeşte schinteietori;
Bulutlara nem yükler, Şimşeğini her yana yayar.그가 습기로 빽빽한 구름 위에 실으시고 번개 빛의 구름을 널리 펴신즉
Bulutlara nem yükler, Şimşeğini her yana yayar.Med væte fyller han skyen, og han spreder sine lynskyer,
Bulutlara nem yükler, Şimşeğini her yana yayar.Mega dimuati-Nya dengan air, dan awan bercahaya diterangi petir
Bulutlara nem yükler, Şimşeğini her yana yayar.Ngài chứa nước trong mây , Và giăng ra các mây chớp_nhoáng của Ngài ;
Bulutlara nem yükler, Şimşeğini her yana yayar.Ngài chứa nước trong mây, Và giăng ra các mây chớp nhoáng của Ngài;
Bulutlara nem yükler, Şimşeğini her yana yayar.Så fylder han Skyen med Væde, Skylaget spreder hans Lys;
Bulutlara nem yükler, Şimşeğini her yana yayar.Skyarna lastar han ock med väta och sprider omkring sina ljungeldsmoln.
Bulutlara nem yükler, Şimşeğini her yana yayar.Także dla pokropienia ziemi obciąża obłok, i rozpędza chmurę światłem swojem.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod