Ana içeriğe geç
Sözlük

yaya ile cümle

yaya kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Devrimci fikirlerini yayabilmek amacıyla gazete yayınladı.Dan koran tersebut mempromosikan sebuah revolusi dengan ide-idenya."
Etrafına bulaşıcı hastalık yayar.Tahu beberapa macam penyakit menular.
Elektron bir yörüngeden diğerine atlamak yerine bir foton şeklinde ışık yayar.Namun, elektron akan langsung lompat dari satu orbit ke orbit lainnya, melepaskan cahaya dalam bentuk foton.
Bu düşünceleri yayarak tanınanların başında Ebu'l-Huzeyl el-Allâf bilinmektedir.Segala sesuatu yang ada merupakan ciptaan kesadaran seseorang pada saat ia sadar akan hal-hal itu.
Hem araba, hem de yaya ulaşımı vardır.Selain itu, terdapat pula Dipo Kereta dan Gerbong.
Yayalar karşıdan karşıya geçerken ilk önce sağlarına bakarlar.Pejalan kaki yang menyeberangi jalan dua arah harus melihat ke kanan terlebih dahulu.
Cisim beyaz olduğunda, önemli bir bölümü ultraviyole ışınları yayar.Ketika benda terlihat putih, ia melepas sebagian energinya sebagai radiasi ultraviolet.
Çok yüksek ısısına rağmen taç çok az ışık yayar.Và mặc dù nó có nhiệt độ rất cao, quầng phát ra rất ít ánh sáng.
Bunun sonucu olarak düşük oranda ışık yayarlar, bazen güneşin 1/10.000'i kadar az.Vì thế những ngôi sao đó phát ra lượng ánh sáng thấp, thỉnh thoảng chỉ bằng 1/10.000 lượng ánh sáng Mặt Trời.
"Yayayaya :) artık Turkcell ..."Ancelotti cút đi ").
Örneğin hidrojen atomları 21.12 cm'lik dalgaboyunda spesifik bir radyo dalgası yayar.Ví dụ, rất nhiều nguyên tử hydro phát ra một photon sóng vô tuyến có bước sóng 21,12 cm.
"Toplam kaç tane yaya var?" gibi soruları cevaplarlar.Hỏi cần bao nhiêu cọc để hoàn thành?"
Meydandaki trafiği kısmen yer altına indiren Taksim Yayalaştırma Projesi, 2013 yılında kısmen tamamlanmıştır.Tuy nhiên, công ty ô tô điện tiên phong của Israel là Better Place đóng cửa vào năm 2013.
Alan genişletilip, yayalar için yeni yollar oluşturuldu.Các tuyến lộ đal được xây mới và mở rộng ra.
Bu topaklar, zehirli Hidrojen Siyanür yayardı.Hậu quả là việc tích tụ lâu dài của chất độc Cyanide.
Çocuklar hastalığı yetişkinlere göre daha sık yayarlar.Người lớn thường bị nhiễm bệnh nhiều hơn trẻ em.
Bir atomun yayabileceği ışığın frekansları elektronların bulunabileceği seviyelere bağlıdır.ある原子が放出し得る光の周波数は、電子が取り得る状態に 依存する。
Kıyısındaki 18 kilometrelik bölüm ise yaya yürüyüş veya bisiklet yolu yapılmıştır.島内の移動手段は徒歩または三輪自転車である。
Arabayla veya yaya geçişi yapılamaz.救急車など緊急車両も通れない。
Önünde bulunan yaya kaldırımı üzeri kemerli olarak kapalıdır.玄門の前に石を積み上げて閉塞したらしい。
Nötron yayan iki izotop örneği helium-5 ve berilyum-13'tür.中性子を放出する同位体の例にはヘリウム5やベリリウム13が上げられる。
Bu topaklar, zehirli Hidrojen Siyanür yayardı.これらの生物は、シアンの毒性をより強く受けるからである。
Keskin bir anason kokusu yayar.強いアンモニア臭を放つ。
Çorlu deresi, çevreye kötü kokular yayar.ごみの悪臭で周りの地価を下げてしまう。
Kenarlarda yaya yolu da bulunmaktadır.また、城壁の跡もある。
Taksim'i yayalaştırdık, sana gerek kalmadı.石垣は撤去され遺構は残されていない。
Yayalar uydu görüntüsü拡散強調画像
"Yayaya" 14 Ekim 2011'de duyuruldu ve 30 Kasım 2011'de yayımlandı.〈Yayaya〉在2011年10月14日公佈,同年11月30日發行。
Çok yüksek ısısına rağmen taç çok az ışık yayar.儘管它的溫度很高,日冕只發出微弱的光。
Işık kaynağı deneye bağlı olarak monokrom ışık ya da beyaz ışık yayar.光源根据试验要求发出单色光或者白光。
Atlıların ve yayalarınla onların üzerine yürü.重慶下,妻程氏,弟碩;礪;□。
Met'un veya Mes'ût: İnsanlar arasında yalan haberleri yayar, sonra onların aslı çıkmaz.海瑞撫江南,移檄京府,等於屬吏,鏘卻不受。
Görünür ışığın yanı sıra yıldızlar insan gözünün göremediği elektromıknatıssal ışınım türleri de yayar.除了可見光,恆星還輻射出其他肉眼看不見的電磁波輻射。
Yolun kalanına yaya olarak devam ederler.其余为站线。
Bir kara deliğin yığılma diski sadece olay ufkunun dışındaki X ışınlarını yayacak kadar sıcaktır.黑洞的吸积盘足够热得辐射出X射线,不过注意是在事件视界之外。
Kan emici sinekler de hastalığı yayabilirler.當然也可透過吸血蒼蠅感染。
Yaz aylarında köyde yayacılık kültürü vardır.夏季市内举办多个多文化的艺术节。
Alaska Atabaskları kışın çok yaygın biçimde kar ayakkabılarını kullanarak yaya yürür ve seyahat ederler.遠足及跑步的人们会穿上雪鞋以在冬季继续活动。
Üst Laleli bölgesinin yayalaştırılması.分布於極地高緯度地區。
Bahariye Caddesi 1992 yılında yaya yolu haline getirilmiştir.1992年在BAAD乐队出道。
Çekirdeği diğer gaz devlerine göre daha soğuktur ve uzaya çok az ısı yayar.相較於其他的巨行星,它的核心是最冷的,輻射到太空的熱量很少。
Bisiklet ve yayalar için ayrı yolların tasarlandığı köprüyü günde 5.000 kişinin kullanması bekleniyor.船厂桥主要用于步行和骑单车,每天有超过5000人使用。
Yayınlarını birkaç saat, hatta günler boyunca yayabilirler.그들은 몇 시간 또는 며칠 동안 자신의 게시물을 전파할 수 있다.
İki besteci 2 saat 20 dakika süren filmin müziklerini her yere yayabilmek için işbirliği yaptı.두 작곡가는 영화를 위해 2시간 20분짜리의 음악을 공동작업했다.
Yaya olarak otuz yedi hac yaptı.타이난 시는 37개의 구로 이루어져 있다.
Şarkı, grubun dördüncü albümü Ultra Beatdown 'dan çıkan ilk tekli olarak yayanlandı.밴드는 가을에 네 번째 정규 음반인 Ultra Beatdown으로 되돌아 왔다.
İstanbul'da çıkışı olmayan yaya yolu".'가지 않은 길'을 가야 할 때.
Çukurbağ köyü-Yedigöller yaya 10-12 saattir.산타크루스 섬에서 이곳 관광을 하는데, 약 10~ 12시간이 소요된다.
Yaya olarak 1.600 km yol alarak Danimarka'ya geldiler buradan da Batı Almanya'ya transfer edildiler.이후 1,600 km를 행군하여 노르웨이로 탈출, 12월 덴마크에 도착했다가 서부 독일에 배치되었다.
IQ Kültür Sanat Yayayıncılık. s. 116.연방민사소송규칙 FRCP Rule 16.
Ancak Taksim yayalaştırma projesi tamamlanmıştır.그러나 EXIT 프로젝트는 지체되고있다.
Görünür ışığın yanı sıra yıldızlar insan gözünün göremediği elektromıknatıssal ışınım türleri de yayar.가시광선 외에도 항성은 인간의 눈에 보이지 않는 전자기 복사 에너지를 발산한다.
Çorlu deresi, çevreye kötü kokular yayar.לנפט ריח חזק, מה שמטשטש את ריחות הסביבה.
İki besteci 2 saat 20 dakika süren filmin müziklerini her yere yayabilmek için işbirliği yaptı.שני היוצרים הלחינו שעתיים ועשרים דקות של מוזיקה לסרט.
Kral Krishnadevaraya’nın kendi ordusu yaklaşık 100.000 yaya, 20.000 süvari ve 900’den fazla filden oluşuyordu.בצבא הפרטי של המלך קרישנה דווה ראייה נכללו 100,000 חיילי רגלים, 20,000 פרשים ומעל ל-900 פילים.
Bir nano parçacık bir kanser hücresiyle karşılaştığında ona yapışır ve ilacı kanser hücresine yayar.ברגע שהננוחלקיק נפגש עם תא סרטני הוא נדבק אליו ומפריש בתוכו את התרופה הכימותרפית.
Saldırganlardan biri arabayla diğeri ise yaya olarak kaçmıştır.חשוד אחד נהרג בעוד האחרים בורחים במכונית שלו.
Çocuklar hastalığı yetişkinlere göre daha sık yayarlar.Децата разпространяват болестта по-често от възрастните.
Ted Sprague (Matthew John Armstrong): Yüksek miktarda radyoaktif ışın yayabilme özelliğine sahip.Тед Спраг (Матю Джон Армстронг) – герой със способността да излъчва радиация.
Bir kara deliğin yığılma diski sadece olay ufkunun dışındaki X ışınlarını yayacak kadar sıcaktır.Акреционният диск на черна дупка е достатъчно горещ, за да излъчва рентгенови лъчи.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod