yayılmış ile cümle
yayılmış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Şimdi, bana baktığınızda vücudumda bazı dövmeler görürsünüz, biri gayet yayılmış, öteki oldukça geniş.Ora guardatemi. Ho qualche tatuaggio sul corpo, a dire il vero uno solo, davvero grande.
Şimdi, bana baktığınızda vücudumda bazı dövmeler görürsünüz, biri gayet yayılmış, öteki oldukça geniş.Si vous me regardez moi, j'ai quelques tatouages sur le corps. Disons un très grand tatouage.
Şimdi, bana baktığınızda vücudumda bazı dövmeler görürsünüz, biri gayet yayılmış, öteki oldukça geniş.Spójrz na mnie Mam trochę tatuaży, jeden przedłużony, jeden bardzo duży.
Şimdi, bana baktığınızda vücudumda bazı dövmeler görürsünüz, biri gayet yayılmış, öteki oldukça geniş.אם תסתכלו עלי יש לי כמה קעקועים על גופי, בעצם אחד, גדול מאד.
Şimdi, bana baktığınızda vücudumda bazı dövmeler görürsünüz, biri gayet yayılmış, öteki oldukça geniş.الآن، إذا نظرت إلي ستجد أن لدي القليل من الوشم على جسدي فقط أحدهم طويل والآخر كثيف جدا
Söylentiler her yere yayılmış.Có vẻ như tin đồn đã lan đi khắp nơi rồi
Söylentiler her yere yayılmış.De geruchten hoor je nu overal.
Söylentiler her yere yayılmış.Die Gerüchte haben sich überall umgesprochen.
Söylentiler her yere yayılmış.Gosip berkembang sangat cepat.
Söylentiler her yere yayılmış.I pettegolezzi sono ovunque.
Söylentiler her yere yayılmış.Klebety už kolujú všade.
Söylentiler her yere yayılmış.Les rumeurs se sont répandues partout.
Söylentiler her yere yayılmış.Plotki rozeszły sie wszędzie.
Söylentiler her yere yayılmış.Rycktet har spridits överallt.
Söylentiler her yere yayılmış.Zvonuri s-au imprastiat peste tot.
Söylentiler her yere yayılmış.Οι φήμες έχουν εξαπλωθέι παντού.
Söylentiler her yere yayılmış.Слухи распространились повсюду.
Söylentiler her yere yayılmış.Слухове са тръгнали навсякъде.
Söylentiler her yere yayılmış.השמעות מתפזרות בכל מקום
Söylentiler her yere yayılmış.انتشرت الأشاعات في كل مكان
Söylentiler her yere yayılmış.ええ?
Tüm kanıtlar gösterdi ki bu ölümcül kanser bir virüs tarafından yayılmıştı.Alla bevis tydde på att denna djävulscancer spreds av ett virus.
Tüm kanıtlar gösterdi ki bu ölümcül kanser bir virüs tarafından yayılmıştı.Alle Hinweise deuteten darauf hin, dass dieser Krebs von einem Virus übertragen wird.
Tüm kanıtlar gösterdi ki bu ölümcül kanser bir virüs tarafından yayılmıştı.Alles wees erop dat deze duivelkanker verspreid werd door een virus.
Tüm kanıtlar gösterdi ki bu ölümcül kanser bir virüs tarafından yayılmıştı.Bukti yang ada menunjukkan bahwa kanker ganas ini disebarkan oleh virus
Tüm kanıtlar gösterdi ki bu ölümcül kanser bir virüs tarafından yayılmıştı.모든 증거들이 이 태즈매니아 데블의 암이 바이러스로 인해 전염된다는 것을 말해주고 있었습니다
Tüm kanıtlar gösterdi ki bu ölümcül kanser bir virüs tarafından yayılmıştı.La evidencia sugería que este cáncer se expandía por un virus.
Tüm kanıtlar gösterdi ki bu ölümcül kanser bir virüs tarafından yayılmıştı.Minden bizonyíték arra mutatott, hogy a tasmaniai ördög rákbetegségét egy vírus terjeszti.
Tüm kanıtlar gösterdi ki bu ölümcül kanser bir virüs tarafından yayılmıştı.Tất cả bằng chứng làm cho chúng tôi nghĩ bệnh ung thư của loài devil này do một con vi rút lây lan.
Tüm kanıtlar gösterdi ki bu ölümcül kanser bir virüs tarafından yayılmıştı.Toate dovezile sugerau că acest cancer al diavolului era răspândit de către un virus.
Tüm kanıtlar gösterdi ki bu ölümcül kanser bir virüs tarafından yayılmıştı.Todas as evidências sugeriam que este cancro do diabo era espalhado por um vírus.
Tüm kanıtlar gösterdi ki bu ölümcül kanser bir virüs tarafından yayılmıştı.Toutes les preuves suggèrent que le cancer du diable a été transmis par un virus
Tüm kanıtlar gösterdi ki bu ölümcül kanser bir virüs tarafından yayılmıştı.Tutte le prove suggerivano che questo cancro dei diavoli veniva diffuso da un virus.
Tüm kanıtlar gösterdi ki bu ölümcül kanser bir virüs tarafından yayılmıştı.Všechna fakta naznačovala, že se tato čertí rakovina rozšiřuje virem.
Tüm kanıtlar gösterdi ki bu ölümcül kanser bir virüs tarafından yayılmıştı.Όλες η ενδείξεις υποδηλώνουν ότι αυτός ο καρκίνος των διαβόλων εξαπλώθηκε μέσω ενός ιού.
Tüm kanıtlar gösterdi ki bu ölümcül kanser bir virüs tarafından yayılmıştı.Все доказательства вели к тому что этот рак у дьяволов был распространен вирусом.
Tüm kanıtlar gösterdi ki bu ölümcül kanser bir virüs tarafından yayılmıştı.Всички доказателства предполагат, че този дяволски рак се разпространява от вирус.
Tüm kanıtlar gösterdi ki bu ölümcül kanser bir virüs tarafından yayılmıştı.כל העדויות רמזו לכך שהסרטן השטני הזה מופץ בעזרת וירוס.
Tüm kanıtlar gösterdi ki bu ölümcül kanser bir virüs tarafından yayılmıştı.كل الدلائل ﺍﻓﺘﺮﺿﺖ ﺍﻧﺘﺸﺎﺭ ﺳﺮﻃﺎﻥ ﺍﻟﻌﻔﺎﺭﻳﺖ ﺑﻔﻌﻞ ﻓﻴﺮﻭﺱ
Tüm kanıtlar gösterdi ki bu ölümcül kanser bir virüs tarafından yayılmıştı.感染しているように思われたからです しかしウイルス感染症でないことが
Var olan en güçlü ses müziktir, ve bazen oransızca yayılmış haldedirler.Âm nhạc là âm thanh có tác động mạnh nhất, nhưng thường được sử dụng thiếu hợp lý.
Var olan en güçlü ses müziktir, ve bazen oransızca yayılmış haldedirler.A zene a legerősebb hang, gyakran helytelenül felhasználva.
Var olan en güçlü ses müziktir, ve bazen oransızca yayılmış haldedirler.Glasba je najmočnejši zvok nasploh in pogosto neprimerno uporabljena.
Var olan en güçlü ses müziktir, ve bazen oransızca yayılmış haldedirler.Hudba je najsilnejší zvuk aký poznáme a je často nesprávne použitá.
Var olan en güçlü ses müziktir, ve bazen oransızca yayılmış haldedirler.그래서 종종 부적절하게 이용되기도 하죠.
Var olan en güçlü ses müziktir, ve bazen oransızca yayılmış haldedirler.La musica è il suono più potente che ci sia. Spesso sfruttato in modo inappropriato.
Var olan en güçlü ses müziktir, ve bazen oransızca yayılmış haldedirler.La música es el sonido mas poderoso que existe. A menudo usado inadecuadamente.
Var olan en güçlü ses müziktir, ve bazen oransızca yayılmış haldedirler.La musique est le son le plus puissant qui existe. Souvent utilisé de façon inadéquate.
Var olan en güçlü ses müziktir, ve bazen oransızca yayılmış haldedirler.Musik adalah suara yang paling kuat yang sering disajikan dengan tidak pantas.
Var olan en güçlü ses müziktir, ve bazen oransızca yayılmış haldedirler.Musik er den mest kraftfulde lyd der er, ofte brugt uhensigtsmæssigt.
Var olan en güçlü ses müziktir, ve bazen oransızca yayılmış haldedirler.Musik ist das effektivste Geräusch, wird allerdings oft falsch eingesetzt.
Var olan en güçlü ses müziktir, ve bazen oransızca yayılmış haldedirler.Muzica este cel mai puternic sunet care există. de multe ori folosit necorespunzător.
Var olan en güçlü ses müziktir, ve bazen oransızca yayılmış haldedirler.Muziek is het krachtigste geluid dat er is en wordt vaak verkeerd gebruikt.
Var olan en güçlü ses müziktir, ve bazen oransızca yayılmış haldedirler.Muzyka jest najpotężniejszym z dźwięków, często niewłaściwie wykorzystywanym.
Var olan en güçlü ses müziktir, ve bazen oransızca yayılmış haldedirler.Η μουσική είναι ο πιο ισχυρός ήχος που υπάρχει, συχνά ακατάλληλα χρησιμοποιούμενος.
Var olan en güçlü ses müziktir, ve bazen oransızca yayılmış haldedirler.Музиката е най-мощният звук, който съществува. Често разгръщан по неподходящ начин.
Var olan en güçlü ses müziktir, ve bazen oransızca yayılmış haldedirler.Музику - цей найвпливовіший з усіх звук, - часто використовують неправильно.
Var olan en güçlü ses müziktir, ve bazen oransızca yayılmış haldedirler.Музыка — самый сильный тип звука, но он часто используется неправильно.
Var olan en güçlü ses müziktir, ve bazen oransızca yayılmış haldedirler.ולרוב משתמשים בה בצורה שגויה.
Var olan en güçlü ses müziktir, ve bazen oransızca yayılmış haldedirler.التي تُشغّل أحيانا بصورة غير ملائمة