Kırdaki geyik bile Yeni doğmuş yavrusunu bırakıyor, Çünkü ot yok.Même la biche dans la campagne Met bas et abandonne sa portée, Parce qu`il n`y a point de verdure.
Kırdaki geyik bile Yeni doğmuş yavrusunu bırakıyor, Çünkü ot yok.Nai cái đẻ con ra trong đồng và bỏ đi , vì không có cỏ .
Kırdaki geyik bile Yeni doğmuş yavrusunu bırakıyor, Çünkü ot yok.Nai cái đẻ con ra trong đồng và bỏ đi, vì không có cỏ.
Kırdaki geyik bile Yeni doğmuş yavrusunu bırakıyor, Çünkü ot yok.Owszem i łani, co na polu porodziła, opuści; bo na polu trawy nie będzie.
Kırdaki geyik bile Yeni doğmuş yavrusunu bırakıyor, Çünkü ot yok.Peurakin kedolla poikii ja hylkää vasikkansa, kun ei ole mitään vihantaa.
Kırdaki geyik bile Yeni doğmuş yavrusunu bırakıyor, Çünkü ot yok.Pois até a cerva no campo pare, e abandona sua cria, porquanto não há erva.
Kırdaki geyik bile Yeni doğmuş yavrusunu bırakıyor, Çünkü ot yok.Rumput tidak ada lagi, sebab itu induk rusa pergi. Anaknya yang baru lahir ditinggalkannya di padang belantara
Kırdaki geyik bile Yeni doğmuş yavrusunu bırakıyor, Çünkü ot yok.Selv Hinden på Marken forlader sin nyfødte Kalv, thi Græs er der ikke.
Kırdaki geyik bile Yeni doğmuş yavrusunu bırakıyor, Çünkü ot yok.Zelfs het hert verlaat haar jong, omdat zij geen gras kan vinden.
Kırdaki geyik bile Yeni doğmuş yavrusunu bırakıyor, Çünkü ot yok.Και η ελαφος ετι, γεννησασα εν τη πεδιαδι, εγκατελιπε το τεκνον αυτης, επειδη χορτος δεν ητο.
Kırdaki geyik bile Yeni doğmuş yavrusunu bırakıyor, Çünkü ot yok.Даже и лань рождает на поле и оставляет детей , потому что нет травы.
Kırdaki geyik bile Yeni doğmuş yavrusunu bırakıyor, Çünkü ot yok.Още и кошутата ражда на полето И оставя рожбата си, понеже няма трева.
Kırdaki geyik bile Yeni doğmuş yavrusunu bırakıyor, Çünkü ot yok.כי גם אילת בשדה ילדה ועזוב כי לא היה דשא׃
Kırdaki geyik bile Yeni doğmuş yavrusunu bırakıyor, Çünkü ot yok.حتى ان الايلة ايضا في الحقل ولدت وتركت لانه لم يكن كلأ.
Kırdaki geyik bile Yeni doğmuş yavrusunu bırakıyor, Çünkü ot yok.田 野 的 母 鹿 、 生 下 小 鹿 、 就 撇 棄 、 因 為 無 草
Kırdaki geyik bile Yeni doğmuş yavrusunu bırakıyor, Çünkü ot yok.田野 的 母鹿 、 生下 小鹿 、 就 撇棄 、 因為 無草
Koko bir defasında evcil kedi yavrusunu bir lavabo'yu duvardan sökmekle suçlamıştı.Einmal bezichtigte Koko das Kätzchen, es hätte ein Waschbecken aus der Wand gerissen.
Koko bir defasında evcil kedi yavrusunu bir lavabo'yu duvardan sökmekle suçlamıştı.En gång gav Koko kattungen skulden för att ha rivit bort ett handfat från väggen.
Koko bir defasında evcil kedi yavrusunu bir lavabo'yu duvardan sökmekle suçlamıştı.코코는 그녀의 애완용 고양이가 벽에서 싱크대를 뜯어냈다고 뒤집어 씌운 적이 있습니다
Koko bir defasında evcil kedi yavrusunu bir lavabo'yu duvardan sökmekle suçlamıştı.Koko a dat odată vina pe pisoi, spunând că a smuls chiuveta din perete.
Koko bir defasında evcil kedi yavrusunu bir lavabo'yu duvardan sökmekle suçlamıştı.Koko beschuldigde ooit haar katje een wasbak uit de muur te hebben getrokken.
Koko bir defasında evcil kedi yavrusunu bir lavabo'yu duvardan sökmekle suçlamıştı.Koko egyszer azzal vádolta a kiscicáját, hogy kitépett egy mosdókagylót a falból.
Koko bir defasında evcil kedi yavrusunu bir lavabo'yu duvardan sökmekle suçlamıştı.Koko gav engang hendes killing skylden, for at rive køkkenvasken ud af væggen.
Koko bir defasında evcil kedi yavrusunu bir lavabo'yu duvardan sökmekle suçlamıştı.Koko jednou své kotě obvinila z toho, že vyrvala ze zdi umyvadlo.
Koko bir defasında evcil kedi yavrusunu bir lavabo'yu duvardan sökmekle suçlamıştı.Koko oskarżyła go raz o wyrwanie zlewu ze ściany.
Koko bir defasında evcil kedi yavrusunu bir lavabo'yu duvardan sökmekle suçlamıştı.Koko pernah menyalahkan kucing peliharaannya telah mencabut wastafel dari dinding.
Koko bir defasında evcil kedi yavrusunu bir lavabo'yu duvardan sökmekle suçlamıştı.Koko raz zvalila vinu na svoje mačiatko za vytrhnutie umývadla zo steny.
Koko bir defasında evcil kedi yavrusunu bir lavabo'yu duvardan sökmekle suçlamıştı.Koko từng đổ lỗi cho thú cưng làm tràn nước bể chứa.
Koko bir defasında evcil kedi yavrusunu bir lavabo'yu duvardan sökmekle suçlamıştı.Koko uma vez culpou o seu gatinho por arrancar um lavatório da parede.
Koko bir defasında evcil kedi yavrusunu bir lavabo'yu duvardan sökmekle suçlamıştı.Koko una volta accusò il gattino di aver staccato un lavandino dal muro.
Koko bir defasında evcil kedi yavrusunu bir lavabo'yu duvardan sökmekle suçlamıştı.Una vez Koko culpó a su gatito por haber arrancado un lavabo de la pared.
Koko bir defasında evcil kedi yavrusunu bir lavabo'yu duvardan sökmekle suçlamıştı.Une fois, Koko a accusé son chaton d'avoir arraché un évier du mur.
Koko bir defasında evcil kedi yavrusunu bir lavabo'yu duvardan sökmekle suçlamıştı.Η Κόκο κάποτε κατηγόρησε το γατάκι της ότι ξήλωσε τον νεροχύτη από τον τοίχο.
Koko bir defasında evcil kedi yavrusunu bir lavabo'yu duvardan sökmekle suçlamıştı.Коко веднъж обвинила домашния си любимец, че е изтръгнал мивка от стената.
Koko bir defasında evcil kedi yavrusunu bir lavabo'yu duvardan sökmekle suçlamıştı.Коко однажды свалила на этого милого котенка свою вину за вырванную из стены раковину.
Koko bir defasında evcil kedi yavrusunu bir lavabo'yu duvardan sökmekle suçlamıştı.Одного разу, Коко докоряла кошеняті, за те, що воно зірвало умивальник зі стіни.
Koko bir defasında evcil kedi yavrusunu bir lavabo'yu duvardan sökmekle suçlamıştı.קוקו פעם האשימה את החתלתולה שלה בכך שתלשה כיור מהקיר.
Koko bir defasında evcil kedi yavrusunu bir lavabo'yu duvardan sökmekle suçlamıştı.لقد لامت كوكو مرة صغيرتها لقيامها بخلع حوض غسيل من الجدار.
Koko bir defasında evcil kedi yavrusunu bir lavabo'yu duvardan sökmekle suçlamıştı.この猫のせいにしたことがあります (笑)
Koş, sevgilim, Mis kokulu dağların üzerinde bir ceylan gibi, Geyik yavrusu gibi ol!¡Escápate, oh amado mío! Sé semejante al venado o al cervatillo sobre los montes de las especias
Koş, sevgilim, Mis kokulu dağların üzerinde bir ceylan gibi, Geyik yavrusu gibi ol!Flieh, mein Freund, und sei gleich einem Reh oder jungen Hirsch auf den Würzbergen!
Koş, sevgilim, Mis kokulu dağların üzerinde bir ceylan gibi, Geyik yavrusu gibi ol!Fly, min elskede! Vær som et rådyr eller en ung hjort på fjell med duftende urter!
Koş, sevgilim, Mis kokulu dağların üzerinde bir ceylan gibi, Geyik yavrusu gibi ol!Fly, min Ven, og vær som en Gazel, som den unge Hjort på Balsambjerge!
Koş, sevgilim, Mis kokulu dağların üzerinde bir ceylan gibi, Geyik yavrusu gibi ol!«Fuggi, mio diletto, simile a gazzella o ad un cerbiatto, sopra i monti degli aromi!»
Koş, sevgilim, Mis kokulu dağların üzerinde bir ceylan gibi, Geyik yavrusu gibi ol!Fuis, mon bien-aimé! Sois semblable à la gazelle ou au faon des biches, Sur les montagnes des aromates!
Koş, sevgilim, Mis kokulu dağların üzerinde bir ceylan gibi, Geyik yavrusu gibi ol!Fuss én szerelmesem, és légy hasonló a vadkecskéhez, vagy a szarvasnak fiához, a drága füveknek hegyein!
Koş, sevgilim, Mis kokulu dağların üzerinde bir ceylan gibi, Geyik yavrusu gibi ol!Híti, ljubi moj, in bodi podoben gazeli ali mlademu jelenu v gorah balzamovih!
Koş, sevgilim, Mis kokulu dağların üzerinde bir ceylan gibi, Geyik yavrusu gibi ol!Kekasihku, datanglah seperti kijang, seperti anak rusa di pegunungan Beter
Koş, sevgilim, Mis kokulu dağların üzerinde bir ceylan gibi, Geyik yavrusu gibi ol!나의 사랑하는 자야 너는 빨리 달리라 향기로운 산들에서 노루와도 같고 어린 사슴과도 같아여라
Koş, sevgilim, Mis kokulu dağların üzerinde bir ceylan gibi, Geyik yavrusu gibi ol!Pospěš, milý můj, a připodobni se k srně nebo mladému jelenu, na horách vonných věcí.
Koş, sevgilim, Mis kokulu dağların üzerinde bir ceylan gibi, Geyik yavrusu gibi ol!Pospiesz się, miły mój! a bądź podobnym sarnie, albo młodemu jelonkowi na górach ziół wonnych.
Koş, sevgilim, Mis kokulu dağların üzerinde bir ceylan gibi, Geyik yavrusu gibi ol!»Skynda åstad, min vän, lik en gasell eller lik en ung hjort, upp på de välluktrika bergen.»
Koş, sevgilim, Mis kokulu dağların üzerinde bir ceylan gibi, Geyik yavrusu gibi ol!Utekaj, môj milý, a buď podobný srne alebo mladému jeleňu na vrchoch vonín.
Koş, sevgilim, Mis kokulu dağların üzerinde bir ceylan gibi, Geyik yavrusu gibi ol!Vem depressa, amado meu, e faze-te semelhante ao gamo ou ao filho da gazela sobre os montes dos aromas.
Koş, sevgilim, Mis kokulu dağların üzerinde bir ceylan gibi, Geyik yavrusu gibi ol!Vino repede, iubitule, ca o căprioară sau ca puiul de cerb pe munţii plini de mirozne
Koş, sevgilim, Mis kokulu dağların üzerinde bir ceylan gibi, Geyik yavrusu gibi ol!Φευγε, αγαπητε μου, και γινου ομοιος με δορκαδα η με σκυμνον ελαφου επι τα ορη των αρωματων.
Koş, sevgilim, Mis kokulu dağların üzerinde bir ceylan gibi, Geyik yavrusu gibi ol!Беги, возлюбленный мой; будь подобен серне или молодому оленю на горах бальзамических!
Koş, sevgilim, Mis kokulu dağların üzerinde bir ceylan gibi, Geyik yavrusu gibi ol!Бързай, възлюбени мои, И бъди като сърне или еленче Върху планините на ароматите.
Koş, sevgilim, Mis kokulu dağların üzerinde bir ceylan gibi, Geyik yavrusu gibi ol!ברח דודי ודמה לך לצבי או לעפר האילים על הרי בשמים׃
Koş, sevgilim, Mis kokulu dağların üzerinde bir ceylan gibi, Geyik yavrusu gibi ol!اهرب يا حبيبي وكن كالظبي او كغفر الايائل على جبال الاطياب