Yavrular 2-3 yıl kadar annelerinin yanında kalır.Die Jungtiere bleiben rund zwei bis vier Jahre bei der Mutter.
Yavrular gözleri kapalı ve tüysüz doğarlar.Die Jungtiere werden haarlos und mit geschlossenen Augen geboren.
Yavrular yumurtadan çıktıkları zaman gözleri kapalıdır ve gagaları renklidir.Die elfgliedrigen Fühler sind fadenförmig und vor den Augen eingelenkt.
Gözü kapalı doğan yavrular iki hafta sonra gözlerini açar.Die bei Geburt blinden Jungtiere öffnen ihre Augen nach etwa zwei Wochen.
Yeni doğan yavrular kördür.Die Jungtiere werden blind geboren.
Yavrular dişilerden ilk balıklarını alır.Das Küken bekommt vom Weibchen seinen ersten Fisch.
Doğan yavrular kör, çıplak ve tamamen yardıma muhtaçtır.Die Jungtiere sind Nesthocker und bei der Geburt nackt, blind und hilflos.
58 - 710 günde yavrular yumurtadan çıkarlar.Nach 70–75 Tagen werden die Jungvögel flügge.
Yavrulara bakımdan yalnızca dişiler sorumludur.Für die Brutpflege sind allein die Männchen zuständig.
Yavruların yumurtadan çıkmaları suyun sıcaklığına bağlı olarak 32 ila 64 gün sürer.Sie halten die Eier 32 Tage lang warm.
Yavrular 5-6 ay sonra anne ve babalarına bağımlıklarını kaybederler.Erst nach fünf bis sechs Monaten sind die Jungtiere nicht mehr auf ihre Eltern angewiesen.
Aynı mantık erkek flamingo çiftlerinin yavrularında da yürümektedir.Dieselbe Schlussfolgerung ergibt sich ebenso für männliche Flamingo-Paare bei der Aufzucht von Jungvögeln.
Yavruların bakımıyla daha çok erkek ağaçkakan ilgilenir.An der Aufzucht der Jungvögel ist das Männchen stärker beteiligt.
İri martılar kuş yumurtaları ve yavrularını da yer.Die meisten fressen auch Vögel und deren Eier.
Yavrular çizgilidir.Die Jungvogel sind bedunt.
Yavruları kıllı ve gözleri açık doğar.Die Jungtiere werden mit offenen Augen geboren.
Yumurtadan çıkan yavruların göz ve kulakları kapalıdır.Bei der Geburt sind Augen und Ohren der Jungen geschlossen.
Yavrular 30 günde tüylenirler.Mit 30 Tagen werden die Jungvögel flügge.
Yavruları ışığı takip ederek karaya gelir.Die Falter werden vom Licht angelockt.
Yavruların yuvada kalma süresi farklıdır.Die Verweildauer der Jungvögel im Elternverband ist sehr unterschiedlich.
Yavruların uçma süresi 40-45 gündür.Die Jungvögel sind mit etwa 40–45 Tagen flügge.
Gruplar, dişiler ve yavrular bazen de genç erkeklerden oluşur.Weibchen und Jungtiere tun sich manchmal zu kleinen Verbänden zusammen.
Öksüz yavruları bağrıma bastım.Es nahm Waisenkinder aus Ostpreußen auf.
Kimi cüce yılanbaş varyantlarında dişiler "besin yumurtaları" üretir yavruları beslemek için.Überall gibt es Karotten und „Eselfutter“ zu kaufen, damit die Touristen die Tiere füttern können.
30-32 günde yavrular çıkar.Die Jungvögel werden 32 bis 34 Tage geführt.
42 ila 46 gün sonra yavrular küçük uçuşlar için yuvadan ayrılırlar.Nach 24–26 Tagen verlassen die Jungvögel die Nisthöhle.
'Küçük yavrular bile gemi için zift taşıyorlardı.Manche Beyliks hatten jedoch kleinere Flotten zur Seeräuberei.
Amerika aligatoru palazlanmış yavruları yiyebilmektedir.Der nordamerikanische Kupferkopf frisst alles, was er überwältigen kann.
Ana kuş bu yavruları birkaç hafta daha besler sonrasında genç kuşlar kendi başlarının çaresine bakar.Danach versorgen die beiden Alt Vögel das Junge noch mehrere Wochen weiter.
Yavrularını besleyen ve koruyan kuşların aksine balıklar yumurtalarını terkeder.Contrairement aux oiseaux, qui nourrissent et protègent leurs petits, les poissons abandonnent leurs œufs.
Yeni doğan yavrular kördür.Certains nouveau-nés naissent aveugles.
Morsların yavrularını denizde büyüttükleri bilinmektedir.Les morses sont connus pour élever leurs jeunes en mer.
Anneler genç yavrularını avlanmak üzere terk ederler ve döndükten sonra onları beslenmeleri için çağırırlar.Les mères laissent leur petit pour aller chasser, et l'appellent à leur retour au gîte pour l'allaiter.
Yavrular hayvan planktonla da beslenir.Les alevins se nourrissent de plancton animal.
Bu esnada dişiler de döner ve yavruların yetiştirilmesinde yardımcı olurlar.Ceux restés seuls sont confiés à l'Œuvre de secours aux enfants (l'OSE).
Yavrular birkaç hafta emzirilir ve uzun süre annelerinin yanında kalırlar.Ceux-ci sont ensuite allaités pendant deux mois et restent très longtemps auprès de leurs parents.
Üçüncü ve dördüncü günlerde yavruların gözleri açılır.Entre le 10e et le 14e jour, le chiot ouvre les yeux.
Yavrular sürüye kabul edilir ve iki ay boyunca emzirilirler.Les mâles et les femelles ne se rencontrent qu'en période d'accouplement (environ deux semaines).
Yardımcı kuşlar bölgeyi korumaya, yavruları beslemeye ve büyütmeye yardımcı olur.Ces oiseaux auxiliaires aident dans la défense du territoire, l'alimentation et l'élevage des jeunes.
Bu özellik kalıtılır bireylerin yavrularında da aynı görülür.Ce mode de calcul vaut pour les individus d'une même génération.
Yavrular yuvayı bir ay sonra terk eder.Or, les Loups doivent venir dans un mois.
Yavruların gözleri 10 gün içinde açılır.Leurs yeux s'ouvrent au bout de 10 jours.
Yavrular annelerinin bir dahaki çiftleşme dönemine kadar ayrılmazlar.Les petits vivent avec leur mère jusqu'à la prochaine période de reproduction.
Bazı türlerde yavruların yumurtadan çıkması, dişinin içinde gerçekleşir.Dans des cas extrêmes, les dents de lait de l'enfant sont extraites.
Yavrular yumurtadan çıktıktan 58 ila 64 gün sonra palazlanırlar.Les poussins quittent le nid 58 à 64 jours après l'éclosion.
Dişiyi, yavruları doğurmadan birkaç hafta önce erkek terk eder.La femelle jeûne quelques jours avant les pontes.
Bu takıma ait balıkların çoğunun yumurtalarına sahip çıkma ve yavrularına bakma alışkanlıkları yoktur.Presque toutes les espèces de cette famille sont pondeuses d’œufs coulants et ne les surveillent pas.
Yavrularını tüyleri çıkana kadar, yaklaşık 7 hafta beslerler.Récolter environ sept semaines après le semis.
Yavrular size saldırmaz.Mais leurs chiens refusent de l’attaquer.
Yavruların üçte biri çift dışı çiftleşmelerden olur.Plus d'un tiers des oisillons sont le résultat d'un « accouplement hors couple ».
Yavrular da buradan koşarak geçerler.Les passants partent également en courant.
Yavrular sizi memnun edecektir.Les curieux adoreront.
Kuzgun ise ren geyiği yavrularının gözlerini yiyerek dolaylı yoldan öldürür.L'oiseau recherche d'abord la nourriture avec ses yeux.
Sütten kesildikten sonra yavrular uzun süre daha, temassız olarak ebeveynleri ile kalırlar.Si la nourriture est abondante, les autruchons seront abandonnés beaucoup plus tôt par leurs parents.
Yavruların soluk borusu basittir.Les griffes des femelles sont simples.
Yavruların çoğu kürklerinin üzerinde beyaz benekler ile doğar ancak yaşlandıkça bu lekeler kaybolur.Les bébés ont parfois des taches blanches sur leur corps et en grandissant, elles disparaissent.
6 hafta sonra yavrular yuvayı terk eder.Après dix mois, les assiégés se rendent.
Ama bu dünyaya gelen yavruların sadece %5'i hayatta kalmayı başarır.Seuls environ 5 % des bébés survivront.
Dikenli karıncayiyenler yavrularını 7-8 hafta kesesinde muhafaza eder.L'oisillon est nourri par ses deux parents pendant 7 à 8 semaines.
Cadpig bir batım da doğan yavruların en çelimsizidir.Ripple est un bébé nageur et le plus rapide de tous les baby seaponies.