'Karınca gidip yavrularını besleyecek.' derdi.He used to say: "The ant's going home to feed its young"
Çubukların önünde çiftleşince çizgili, noktalı, benekli yavrular doğuruyorlardı.The flocks conceived before the rods, and the flocks produced streaked, speckled, and spotted.
‹‹Naftali salıverilmiş geyiğe benzer, Sevimli yavrular doğurur."Naphtali is a doe set free, who bears beautiful fawns.
Neden düşük bir çocuk gibi, Gün yüzü görmemiş yavrular gibi toprağa gömülmedim?or as a hidden untimely birth I had not been, as infants who never saw light.
Aslan av bulamadığı için yok oluyor, Dişi aslanın yavruları dağılıyor.The old lion perishes for lack of prey. The cubs of the lioness are scattered abroad.
Çocuklarını sürü gibi salıverirler, Yavruları oynaşır.They send forth their little ones like a flock. Their children dance.
Kuzguna yiyeceğini kim sağlıyor, Yavruları Tanrı'ya feryat edip Açlıktan kıvrandığı zaman?Who provides for the raven his prey, when his young ones cry to God, and wander for lack of food?
Çöküp yavrularını doğurur, Kurtulurlar sancılarından.They bow themselves, they bring forth their young, they end their labor pains.
Onun yavruları kanla beslenir, Leşler neredeyse, o da oradadır.››His young ones also suck up blood. Where the slain are, there he is."
O buyurunca çekirgeler, Sayısız yavrular kaynadı.He spoke, and the locusts came, and the grasshoppers, without number,
Ne mutlu senin yavrularını tutup Kayalarda parçalayacak insana!Happy shall he be, who takes and dashes your little ones against the rock.
O yiyecek sağlar hayvanlara, Bağrışan kuzgun yavrularına.He provides food for the livestock, and for the young ravens when they call.
‹‹Moav yıkılacak, Yavrularının ağlayışı duyulacak.Moab is destroyed; her little ones have caused a cry to be heard.
Halkı genç aslanlar gibi kükreyecek, Aslan yavruları gibi homurdanacak.They shall roar together like young lions; they shall growl as lions' cubs.
Yavrularım, size yazıyorum, Çünkü Mesihin adı uğruna günahlarınız bağışlandı.I write to you, little children, because your sins are forgiven you for his name's sake.
Yavrularım, kendinizi putlardan koruyun.Little children, keep yourselves from idols.
Yavrularım, sözle ve dille değil, eylemle ve içtenlikle sevelim.My little children, let us not love in word, neither in tongue; but in deed and in truth.
De ki: Erkekleri mi haram etti, dişileri mi, yoksa o dişilerin rahimlerindeki yavruları mı?Say, “Did He forbid the two males, or the two females, or what the wombs of the two females contain?
Sesten ürktükleri zaman, küçük yavrularını bile bırakıp kaçabilirler.When frightened by sound, it will even leave its young cub behind and run away.
Eğer bu farklılıklar yararlı ise, yavrular daha olası bir şekilde hayatta kalabilmektedir.If those differences are helpful, the offspring is more likely to survive and reproduce.
Bu farklılıklar faydalıysa, yavruların hayatta kalmaları ve üremeleri daha kolay ve olasıdır.If these differences are beneficial, the offspring is more likely to survive and reproduce.
Yavruları besleyen ebebeynlerParents feeding nestlings
Yavruların soluk yanakları vardır ve kıçı kahverengidir, gagalarının ucu siyah değildir.The juvenile is brown with pale cheeks and rump and no black tip to the bill.
Yeni tüylenmiş yavrularFledglings
Domuz sütü domuzlar tarafından üretilen ve genellikle domuz yavruları tarafından tüketilen bir süt.Pig milk is milk from pigs, and is typically consumed by piglets.
Büyük, daha yoğun yamaları olan erkeklerin yavruları da daha hızlı büyümektedir ve daha ağırdır.[1]Nestlings from males with large, more intense patches also grow faster and weigh more.[5]
Yavrular daha soluktur. [1]Juveniles are duller.[4]
Yavruların sarı gözleri ve cere, turuncu-sarı alt gaga ve gri-sarı bacakları vardırJuveniles have yellow eyerings and cere, an orange-yellow lower beak, and grey-yellow legs
Sil doğurur ve Dan yavrularını (Kurtis Burow) kanalizasyonun arkasındaki bir mağarada bulur.Sil gives birth and Dan finds her offspring (Kurtis Burow) in a cavern behind the sewers.
Alt kısımları beyaz olup Atlantik'te ve Karayip'te yavrularlar.Breeds Atlantic and Caribbean.
Kızıldeniz'den Hint Okyanusu boyunca en azından Orta Pasifik'e kadar yavrularlar.Breeds from Red Sea across Indian Ocean to at least central Pacific.
Cinsin, yavruların görünümü dışında oyun içinde hiçbir ilgisi yoktur.Breed has nothing to do within gameplay except the appearance of offspring.
Bazen borzoy yavrularını eğitmek için canlı yakalanırdı. [3]Occasionally, wolves are captured alive in order to better train borzoi pups.[8]
Yavruları ilk başta kılsız ve çaresiz olarak bir yuvada doğarlar.The young are born in a nest and are at first naked and helpless.
Hem yavrular hem de yetişkinler fırlatılan eşyaları getirme gibi oyunları oynamayı sever.They often remain playful into adulthood, with many enjoying playing fetch.
Anne Oriental Shorthair ve yavrularıA bicolor Oriental mother with her litter of kittens
Çok eşlidirler ve dişiler yavrularını yapraklardan yapılmış yuvalarda büyütürler.They are polygynous, and the females raise their young in nests made from leaves.
Z. hohenackeri oviparite yoluyla yavrular. [1] Tek seferde 3 ila 7 yumurta yumurtlar.[2]Z. hohenackeri is oviparous.[1] Clutch size is 3–7 eggs.[2]
Yavrular yumurtadan çıktıkları iki hafta boyunca yumurta sarısında kalan besinleri tüketirler.During their first two weeks babies consume the residual nutrition from the yolk.
Bu sırada Ryce, Ted ve Emily yavruları beslemek ve onlara bakmakla yükümlüdür.Ryce, Ted, and Emily take it upon themselves to feed and care for them.
Sonunda, George olanları keşfeder ve isteksizce, büyüyene kadar yavruları tutmayı kabul eder.Eventually, George discovers them and reluctantly agrees to keep them until they are mature.
60 gün sonra yavrular 2,5 gram ağırlığa ulaşır ve keseyi terk eder.Nach 60 Tagen haben die Jungtiere ein Gewicht von 2,5 Gramm erreicht und verlassen den Beutel.
Bu birkaç dakika içinde ne yuvayı ne de yavruları temizler.Während der wenigen Minuten werden auch weder das Nest noch die Jungtiere gesäubert.
Canlılar ölenlerin yerine geçecek sayıdan daha fazla yavrularlar.Die Lebenden brauchen es mehr als die Toten.
Çoğunlukla 2 adet olan yavrular genelde yağmur zamanında (şubat ile haziran arası) dünyaya gelir.Die Jungen, meistens zwei, kommen in der Regenzeit (Februar bis Juli) zur Welt.
Üçüncü ve dördüncü günlerde yavruların gözleri açılır.Ab dem vierten Tag beginnen sich die Augen der Jungen zu öffnen.
Bu zamana kadar anne yavruları ile toplam sadece 1,5 saat geçirmiştir.Bis zu diesem Zeitpunkt hat das Muttertier bloß eineinhalb Stunden bei den Jungtieren verbracht.
Yavruların %50' ye yakını 1 yaşına gelmeden ölürler.Von den Jungvögeln sterben allerdings etwa 50 Prozent im ersten Lebensjahr.
Kanguru yavrularının aksine canavar yavruları keseye daha geri dönmezler.Anders als bei Kängurus kehren junge Beutelteufel nicht wieder in den Beutel zurück.
Yavrular, 45 gün civarında olgunlaşırlar.Die Jungvögel sind nach ca. 45 Tagen flügge.
Yavrular ebeveynleri tarafından üç ay boyunca bakılır.Die Jungvögel werden weitere drei Wochen von den Eltern betreut.
Yavrular size saldırmaz.Puppen lügen nicht.
Yavrular sizi memnun edecektir.Die Fans werden es lieben.
Yavrular çoğunlukla ilk seneyi atlatamaz ve ölür.Früher überlebten die Tiere vielfach die erste Entnahme nicht oder starben schnell.
Yavrular sürüye kabul edilir ve iki ay boyunca emzirilirler.Die verbliebenen Männer weilten in Sansanding für insgesamt zwei Monate.
Ancak yavruların süt içmeyi tamamen bırakmaları bundan sonra 5 hafta daha sürer.Bis die Welpen von der Muttermilch entwöhnt sind, vergehen meistens noch fünf Wochen.
Bazı fare türleri yılda 4 bazıları ise 6 defa yavrularlar.Erwachsene Tiere: etwa vier Mal im Jahr.
Yavrular ilk başta kör ve çıplaktır, ama çok çabuk büyürler.Die Neugeborenen sind zunächst blind und unbehaart, wachsen aber schnell.
Yavrular kendilerini beslerler.Die Larven ernähren sich von Pilzen.
Bu durum küçük yavruların, büyük kardeşlerini taklit etmesi sonucu gerçekleşir.Sie meint, dass sich ihre Tante um die kleinen Geschwister kümmern kann.