Ana içeriğe geç
Sözlük

yavrular ile cümle

yavrular kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Yavrularım, size yazıyorum, Çünkü Mesihin adı uğruna günahlarınız bağışlandı.Saya menulis kepadamu, Anak-anak, sebab dosamu sudah diampuni karena Kristus
Yavrularım, size yazıyorum, Çünkü Mesihin adı uğruna günahlarınız bağışlandı.Scrivo a voi, figlioli, perché vi sono stati rimessi i peccati in virtù del suo nome
Yavrularım, size yazıyorum, Çünkü Mesihin adı uğruna günahlarınız bağışlandı.Vă scriu, copilaşilor, fiindcă păcatele vă sînt iertate pentru Numele Lui.
Yavrularım, size yazıyorum, Çünkü Mesihin adı uğruna günahlarınız bağışlandı.Γραφω προς εσας, τεκνια, διοτι συνεχωρηθησαν αι αμαρτιαι σας δια το ονομα αυτου.
Yavrularım, size yazıyorum, Çünkü Mesihin adı uğruna günahlarınız bağışlandı.А вие сте помазани от Светия и знаете всичко.
Yavrularım, size yazıyorum, Çünkü Mesihin adı uğruna günahlarınız bağışlandı.Пишу вам, дети, потому что прощены вам грехи ради имени Его.
Yavrularım, size yazıyorum, Çünkü Mesihin adı uğruna günahlarınız bağışlandı.Пишу вам, дїточки, що оставляють ся вам гріхи задля імени Його.
Yavrularım, size yazıyorum, Çünkü Mesihin adı uğruna günahlarınız bağışlandı.הנני כתב אליכם הבנים יען כי נסלחו לכם חטאתיכם למען שמו׃
Yavrularım, size yazıyorum, Çünkü Mesihin adı uğruna günahlarınız bağışlandı.اكتب اليكم ايها الاولاد لانه قد غفرت لكم الخطايا من اجل اسمه
Yavrularım, size yazıyorum, Çünkü Mesihin adı uğruna günahlarınız bağışlandı.小 子 們 哪 、 我 寫 信 給 你 們 、 因 為 你 們 的 罪 藉 著 主 名 得 了 赦 免
Yavrularım, size yazıyorum, Çünkü Mesihin adı uğruna günahlarınız bağışlandı.小子 們 哪 、 我寫信給 你 們 、 因為 你 們 的 罪 藉著 主名 得了 赦免
Yavrularım, siz Tanrıdansınız ve sahte peygamberleri yendiniz. Çünkü sizde olan, dünyadakinden üstündür.I er av Gud, mine barn, og har seiret over dem; for han som er i eder, er større enn han som er i verden.
Yavrularım, siz Tanrıdansınız ve sahte peygamberleri yendiniz. Çünkü sizde olan, dünyadakinden üstündür.자녀들아 너희는 하나님께 속하였고 또 저희를 이기었나니 이는 너희 안에 계신 이가 세상에 있는 이보다 크심이라
Yavrularım, siz Tanrıdansınız ve sahte peygamberleri yendiniz. Çünkü sizde olan, dünyadakinden üstündür.Mine Børn! I ere af Gud og have overvundet dem, fordi den, som er i eder, er større end den, som er i Verden.
Yavrularım, siz Tanrıdansınız ve sahte peygamberleri yendiniz. Çünkü sizde olan, dünyadakinden üstündür.Vi ste iz Boga, otročiči, in premagali ste jih; ker večji je on, ki je v vas, nego on, ki je v svetu.
Yavrularım, siz Tanrıdansınız ve sahte peygamberleri yendiniz. Çünkü sizde olan, dünyadakinden üstündür.Ви од Бога, дїточки, і подужали їх; більший бо Той, хто в вас, ніж той, хто в сьвітї.
Yavrularım, siz Tanrıdansınız ve sahte peygamberleri yendiniz. Çünkü sizde olan, dünyadakinden üstündür.Дети! вы от Бога, и победили их; ибо Тот, Кто в вас, больше того, кто в мире.
Yavrularım, siz Tanrıdansınız ve sahte peygamberleri yendiniz. Çünkü sizde olan, dünyadakinden üstündür.И видяхме и свидетелствуваме, че Отец прати Сина Си да бъде Спасител на Света.
Yavrularım, siz Tanrıdansınız ve sahte peygamberleri yendiniz. Çünkü sizde olan, dünyadakinden üstündür.אתם הבנים הנכם מאלהים ונצחתם אתם כי אשר בכם גדול הוא מאשר בעולם׃
Yavrularım, siz Tanrıdansınız ve sahte peygamberleri yendiniz. Çünkü sizde olan, dünyadakinden üstündür.انتم من الله ايها الاولاد وقد غلبتموهم لان الذي فيكم اعظم من الذي في العالم.
Yavrularım, siz Tanrıdansınız ve sahte peygamberleri yendiniz. Çünkü sizde olan, dünyadakinden üstündür.小 子 們 哪 、 你 們 是 屬 神 的 、 並 且 勝 了 他 們 . 因 為 那 在 你 們 裡 面 的 、 比 那 在 世 界 上 的 更 大
Yavrularım, siz Tanrıdansınız ve sahte peygamberleri yendiniz. Çünkü sizde olan, dünyadakinden üstündür.小子 們 哪 、 你 們是屬 神 的 、 並且勝 了 他們.因為 那 在 你 們裡 面的 、 比 那 在 世界 上 的 更大
Yavrularım, sözle ve dille değil, eylemle ve içtenlikle sevelim.Copilaşilor, să nu iubim cu vorba, nici cu limba, ci cu fapta şi cu adevărul.
Yavrularım, sözle ve dille değil, eylemle ve içtenlikle sevelim.Dziateczki moje! nie miłujmy słowem ani językiem, ale uczynkiem i prawdą.
Yavrularım, sözle ve dille değil, eylemle ve içtenlikle sevelim.Fiacskáim, ne szóval szeressünk, se nyelvvel; hanem cselekedettel és valósággal.
Yavrularım, sözle ve dille değil, eylemle ve içtenlikle sevelim.Figlioli, non amiamo a parole né con la lingua, ma coi fatti e nella verità
Yavrularım, sözle ve dille değil, eylemle ve içtenlikle sevelim.Hỡi các con cái bé mọn, chớ yêu mến bằng lời nói và lưỡi, nhưng bằng việc làm và lẽ thật.
Yavrularım, sözle ve dille değil, eylemle ve içtenlikle sevelim.Hỡi các con_cái bé_mọn , chớ yêu_mến bằng lời_nói và lưỡi , nhưng bằng việc_làm và lẽ thật .
Yavrularım, sözle ve dille değil, eylemle ve içtenlikle sevelim.Kära barn, låtom oss älska icke med ord eller med tungan, utan i gärning och i sanning.
Yavrularım, sözle ve dille değil, eylemle ve içtenlikle sevelim.자녀들아 우리가 말과 혀로만 사랑하지 말고 오직 행함과 진실함으로 하자
Yavrularım, sözle ve dille değil, eylemle ve içtenlikle sevelim.Lapsukaiset, älkäämme rakastako sanalla tai kielellä, vaan teossa ja totuudessa.
Yavrularım, sözle ve dille değil, eylemle ve içtenlikle sevelim.Meine Kindlein, laßt uns nicht lieben mit Worten noch mit der Zunge, sondern mit der Tat und mit der Wahrheit.
Yavrularım, sözle ve dille değil, eylemle ve içtenlikle sevelim.Mine barn! la oss ikke elske med ord eller med tunge, men i gjerning og sannhet!
Yavrularım, sözle ve dille değil, eylemle ve içtenlikle sevelim.Mine Børn! lader os ikke elske med Ord, ej heller med Tungen, men i Gerning og Sandhed!
Yavrularım, sözle ve dille değil, eylemle ve içtenlikle sevelim.Moje dieťatká, nemilujme slovom ani jazykom, ale skutkom a pravdou.
Yavrularım, sözle ve dille değil, eylemle ve içtenlikle sevelim.Otročiči moji, ne ljubimo z besedo, tudi ne z jezikom, marveč v dejanju in resnici.
Yavrularım, sözle ve dille değil, eylemle ve içtenlikle sevelim.Petits enfants, n`aimons pas en paroles et avec la langue, mais en actions et avec vérité.
Yavrularım, sözle ve dille değil, eylemle ve içtenlikle sevelim.Synáčkové moji, nemilujmež slovem, ani jazykem toliko, ale skutkem a pravdou.
Yavrularım, sözle ve dille değil, eylemle ve içtenlikle sevelim.Τεκνια μου, μη αγαπωμεν με λογον μηδε με γλωσσαν, αλλα με εργον και αληθειαν.
Yavrularım, sözle ve dille değil, eylemle ve içtenlikle sevelim.Вие сте от Бога, дечица, и победили сте ги; защото по-велик е Оня, Който е с вас от онзи, който е в света.
Yavrularım, sözle ve dille değil, eylemle ve içtenlikle sevelim.Дети мои! станем любить не словом или языком, но делом и истиною.
Yavrularım, sözle ve dille değil, eylemle ve içtenlikle sevelim.Дїточки мої, не любім словом, анї язиком, а ділом і правдою.
Yavrularım, sözle ve dille değil, eylemle ve içtenlikle sevelim.בני אל נא נאהב במלין ובלשון כי אם בפעל ובאמת׃
Yavrularım, sözle ve dille değil, eylemle ve içtenlikle sevelim.يا اولادي لا نحب بالكلام ولا باللسان بل بالعمل والحق.
Yavrularım, sözle ve dille değil, eylemle ve içtenlikle sevelim.小 子 們 哪 、 我 們 相 愛 、 不 要 只 在 言 語 和 舌 頭 上 . 總 要 在 行 為 和 誠 實 上
Yavrularım, sözle ve dille değil, eylemle ve içtenlikle sevelim.小子 們 哪 、 我們相愛 、 不 要 只 在 言語 和 舌頭上 . 總要 在行 為和誠 實上
Yavrularına sert davranır, kendinin değilmiş gibi, Çektiği zahmetin boşa gideceğine üzülmez.Endurece-se para com seus filhos, como se não fossem seus; embora se perca o seu trabalho, ela está sem temor;
Yavrularına sert davranır, kendinin değilmiş gibi, Çektiği zahmetin boşa gideceğine üzülmez.Er wird so hart gegen seine Jungen, als wären sie nicht sein, achtet's nicht, daß er umsonst arbeitet.
Yavrularına sert davranır, kendinin değilmiş gibi, Çektiği zahmetin boşa gideceğine üzülmez.Este aspră cu puii săi de parcă nici n'ar fi ai ei. Că s'a trudit de geaba, nu -i pasă nici de cum!
Yavrularına sert davranır, kendinin değilmiş gibi, Çektiği zahmetin boşa gideceğine üzülmez.gan [leng] a struczmadár szárnya: vajjon az eszterág szárnya és tollazata-é az?
Yavrularına sert davranır, kendinin değilmiş gibi, Çektiği zahmetin boşa gideceğine üzülmez.Ia bersikap seolah-olah anaknya bukan miliknya; ia tidak peduli jika usahanya sia-sia saja
Yavrularına sert davranır, kendinin değilmiş gibi, Çektiği zahmetin boşa gideceğine üzülmez.Kamelikurjen siipi lepattaa iloisesti, mutta asuuko sen sulissa ja höyhenissä haikaran hellyys?
Yavrularına sert davranır, kendinin değilmiş gibi, Çektiği zahmetin boşa gideceğine üzülmez.그 새끼에게 무정함이 제 새끼가 아닌 것처럼 하며 그 구로한 것이 헛되게 될지라도 괘념치 아니 하나니
Yavrularına sert davranır, kendinin değilmiş gibi, Çektiği zahmetin boşa gideceğine üzülmez.Mon Strudsens Vinge er lam, eller mangler den Dækfjer og Dun,
Yavrularına sert davranır, kendinin değilmiş gibi, Çektiği zahmetin boşa gideceğine üzülmez.Strutsen flakser lystig med vingene; men viser dens vinger og fjær moderkjærlighet?
Yavrularına sert davranır, kendinin değilmiş gibi, Çektiği zahmetin boşa gideceğine üzülmez.Strutshonans vingar flaxa med fröjd, men vad modersömhet visa väl hennes pennor, hennes fjädrar?
Yavrularına sert davranır, kendinin değilmiş gibi, Çektiği zahmetin boşa gideceğine üzülmez.Tak se zatvrzuje k mladým svým, jako by jich neměl; jako by neužitečná byla práce jeho, tak jest bez starosti.
Yavrularına sert davranır, kendinin değilmiş gibi, Çektiği zahmetin boşa gideceğine üzülmez.Trata con dureza a sus hijos, como si no fueran suyos, sin temor de que su trabajo haya sido en vano
Yavrularına sert davranır, kendinin değilmiş gibi, Çektiği zahmetin boşa gideceğine üzülmez.Tratta duramente i figli, come se non fossero suoi, della sua inutile fatica non si affanna
Yavrularına sert davranır, kendinin değilmiş gibi, Çektiği zahmetin boşa gideceğine üzülmez.Trdo ravna s svojimi mladiči, kakor da niso njeni, nič je ne skrbi, da se je trudila zaman.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod