Yavrularına sert davranır, kendinin değilmiş gibi, Çektiği zahmetin boşa gideceğine üzülmez.σκληρυνεται κατα των τεκνων αυτης, ως να μη ησαν αυτης ματαιως εκοπιασε, μη φοβουμενη
Yavrularına sert davranır, kendinin değilmiş gibi, Çektiği zahmetin boşa gideceğine üzülmez.Носи се жестоко с малките си, като че не са нейни; Трудът й е напразно, защото не я е грижа за опасности:
Yavrularına sert davranır, kendinin değilmiş gibi, Çektiği zahmetin boşa gideceğine üzülmez.он жесток к детям своим, как бы не своим, и не опасается, что труд его будет напрасен;
Yavrularına sert davranır, kendinin değilmiş gibi, Çektiği zahmetin boşa gideceğine üzülmez.הקשיח בניה ללא לה לריק יגיעה בלי פחד׃
Yavrularına sert davranır, kendinin değilmiş gibi, Çektiği zahmetin boşa gideceğine üzülmez.تقسو على اولادها كانها ليست لها. باطل تعبها بلا اسف.
Yavrularına sert davranır, kendinin değilmiş gibi, Çektiği zahmetin boşa gideceğine üzülmez.他 忍 心 待 雛 、 似 乎 不 是 自 己 的 . 雖 然 徒 受 勞 苦 、 也 不 為 雛 懼 怕
Yavrularına sert davranır, kendinin değilmiş gibi, Çektiği zahmetin boşa gideceğine üzülmez.他 忍心 待雛 、 似乎 不 是 自己 的 . 雖然徒 受 勞苦 、 也不為雛 懼怕
Yavruların beyinlerinde bir ömür boyu, hiç ayrılmayacak şekilde kalıyorlar.そんな子ラットはストレス状況に弱く育つでしょう
Yavrular sindirilmiş mürekkep balığı ve balıkla beslenir ve yavru bir kerede yarım litre kadar kusmuk içebilirChim non được mớm thức ăn dễ tiêu hóa như mực ống và cá, tu luôn nửa gallon dầu mỗi lần.
Yavrular sindirilmiş mürekkep balığı ve balıkla beslenir ve yavru bir kerede yarım litre kadar kusmuk içebilirJídelníček tvoří natrávené chobotnice a ryby a mládě jich spořádá naráz až dva litry.
Yavrular sindirilmiş mürekkep balığı ve balıkla beslenir ve yavru bir kerede yarım litre kadar kusmuk içebilirPuii sunt hrăniţi cu calmari şi peşti semidigeraţi, sorbind aproape 2 litri de ulei o dată.
Yavrular sindirilmiş mürekkep balığı ve balıkla beslenir ve yavru bir kerede yarım litre kadar kusmuk içebilirΟι νεοσσοί τρέφονται με αλεσμένα καλαμάρια και ψάρια... καταβροχθίζοντας σχεδόν μισό γαλόνι λαδιού τη φορά.
Yavrular sindirilmiş mürekkep balığı ve balıkla beslenir ve yavru bir kerede yarım litre kadar kusmuk içebilirالفراخ تتغذّي على سمك الصبّار والسمك المهضوم يكرعان تقريبا نصف غالون من النفط في ضربة كبيرة واحدة
Yazın oynadığımız keçi yavrularından büryan yaptıklarını görünce ne kadar çok ağladığımızı hatırlıyorum.Emlékszem, hogy zokogtunk, amikor biriani [rizses hús] lett a kis kecskékből, akikkel a nyáron játszottunk.
Yazın oynadığımız keçi yavrularından büryan yaptıklarını görünce ne kadar çok ağladığımızı hatırlıyorum.Jag minns att vi grät ymnigt när det små getterna vi lekte med under sommaren lagades som biryani.
Yazın oynadığımız keçi yavrularından büryan yaptıklarını görünce ne kadar çok ağladığımızı hatırlıyorum.Jeg kan huske at vi græd voldsomt når de små geder vi legede med om sommeren blev til biriani.
Yazın oynadığımız keçi yavrularından büryan yaptıklarını görünce ne kadar çok ağladığımızı hatırlıyorum.엄청 울었던 기억도 있습니다. 우리가 여름 동안 함께 놀던 새끼 염소가 비리아니 요리가 되어야 했을 때 말이죠.
Yazın oynadığımız keçi yavrularından büryan yaptıklarını görünce ne kadar çok ağladığımızı hatırlıyorum.Ricordo che piangemmo tante lacrime quando le caprette con cui giocammo tutta l'estate divennero biriani.
Yazın oynadığımız keçi yavrularından büryan yaptıklarını görünce ne kadar çok ağladığımızı hatırlıyorum.Saya ingat menangis menjadi-jadi saat kambing kecil yang biasa bermain dengan kami menjadi hidangan Biriani.
Yazın oynadığımız keçi yavrularından büryan yaptıklarını görünce ne kadar çok ağladığımızı hatırlıyorum.Tôi nhớ mình đã khóc như mưa khi những con dê chúng tôi chơi cùng trong mùa hè trở thành những món biriani.
Yazın oynadığımız keçi yavrularından büryan yaptıklarını görünce ne kadar çok ağladığımızı hatırlıyorum.Θυμάμαι κλάψαμε γοερά όταν οι μικρές κατσίκες που παίζαμε το καλοκαίρι κατέληξαν Μπιργιάνι.
Yazın oynadığımız keçi yavrularından büryan yaptıklarını görünce ne kadar çok ağladığımızı hatırlıyorum.І я згадую, як ми ридали, коли козенята, з якими ми грались протягом літа, перетворювались у біріані.
Yazın oynadığımız keçi yavrularından büryan yaptıklarını görünce ne kadar çok ağladığımızı hatırlıyorum.Я помню, как сильно мы плакали, когда козлята, с которыми мы играли все лето. превращались в бириани.
Yazın oynadığımız keçi yavrularından büryan yaptıklarını görünce ne kadar çok ağladığımızı hatırlıyorum.אני זוכר שבכינו בשפע כשהעיזים הקטנות ששיחקנו איתן בקיץ נהפכו לביריאני.
Yazın oynadığımız keçi yavrularından büryan yaptıklarını görünce ne kadar çok ağladığımızı hatırlıyorum.أتذكر أننا بكينا بشدة حين تحول الماعز الذي لعبنا معه في الصيف إلى برياني.
Yazın oynadığımız keçi yavrularından büryan yaptıklarını görünce ne kadar çok ağladığımızı hatırlıyorum.ビリヤニにされたのを見たときには すごく泣きましたけど (笑)
Yazın oynadığımız keçi yavrularından büryan yaptıklarını görünce ne kadar çok ağladığımızı hatırlıyorum.當夏日同我地一齊玩嘅果地羊仔, 變成佐蓋澆飯, 我記得我地都哭地好慘。
Yemek bulabilmek için, anne, yavrularının kıyıya gitmelerine yol göstermeli.먹이를 찾기위해, 엄마곰은 새끼들을 아래쪽
Yemek bulabilmek için, anne, yavrularının kıyıya gitmelerine yol göstermeli.כדי למצוא אוכל, על האמהות להוביל את גוריהן למטה לחוף,
Yemek bulabilmek için, anne, yavrularının kıyıya gitmelerine yol göstermeli.من أجل البحث عن الغذاء، يجب أن تقود الأمهات دياسمها نزولاً إلى الساحل،
Yemek bulabilmek için, anne, yavrularının kıyıya gitmelerine yol göstermeli.川辺では雪解けが始まっています