Bu bilgiye dayanarak SANCCOB penguen yavrularını destekleme projesi başlattı.Así que, armado de este conocimiento, SANCCOB tiene un proyecto para proteger polluelos.
Bu bilgiye dayanarak SANCCOB penguen yavrularını destekleme projesi başlattı.Assim, de posse deste conhecimento, o SANCCOB tem um projeto de apoio às crias.
Bu bilgiye dayanarak SANCCOB penguen yavrularını destekleme projesi başlattı.Ennek a tudásnak a birtokában a SANCCOB elindított egy fióka nevelő programot.
Bu bilgiye dayanarak SANCCOB penguen yavrularını destekleme projesi başlattı.Gewapend met deze kennis heeft SANCCOB een project opgezet om kuikens te redden.
Bu bilgiye dayanarak SANCCOB penguen yavrularını destekleme projesi başlattı.Jadi, berbekal pengetahuan ini, SANCCOB memiliki program pengembangan anak penguin.
Bu bilgiye dayanarak SANCCOB penguen yavrularını destekleme projesi başlattı.Mit diesem Wissen ausgestattet, hat SANCCOB ein Projekt zur Unterstützung der Küken gestartet.
Bu bilgiye dayanarak SANCCOB penguen yavrularını destekleme projesi başlattı.Perciò, forti di questa conoscenza, al SANCCOB hanno lanciato un progetto di rafforzamento dei pulcini.
Bu bilgiye dayanarak SANCCOB penguen yavrularını destekleme projesi başlattı.이러한 노하우를 바탕으로하여 SANCCOB는 펭귄 새끼 양육프로그램을 실시하고 있고요
Bu bilgiye dayanarak SANCCOB penguen yavrularını destekleme projesi başlattı.SANCCOBはひな鳥の増殖計画を展開しています 毎年 親に放棄されたひな鳥を救出し飼育しています
Bu bilgiye dayanarak SANCCOB penguen yavrularını destekleme projesi başlattı.Stanica SANCCOB je vyzbrojená týmito znalosťami a má projekt na podporu mláďat.
Bu bilgiye dayanarak SANCCOB penguen yavrularını destekleme projesi başlattı.Tako ima opremljen s tem znanjem SANCCOB program vzreje in krepitve mladičev.
Bu bilgiye dayanarak SANCCOB penguen yavrularını destekleme projesi başlattı.Tak tedy, vyzbrojen těmito vědomostmi, SANCCOB spustil projekt na pomoc mláďatům.
Bu bilgiye dayanarak SANCCOB penguen yavrularını destekleme projesi başlattı.Vì vậy, với kiến thức này SANCCOB có một dự án giúp đỡ chim non.
Bu bilgiye dayanarak SANCCOB penguen yavrularını destekleme projesi başlattı.W oparciu o tę wiedzę SANCCOB opracował program opieki nad pisklętami.
Bu bilgiye dayanarak SANCCOB penguen yavrularını destekleme projesi başlattı.Γνωρίζοντας λοιπόν αυτό, το SANCCOB έχει ένα υποστηρικτικό πρόγραμμα για νεογνά.
Bu bilgiye dayanarak SANCCOB penguen yavrularını destekleme projesi başlattı.Вооруженный этими знаниями, SANCCOB/ЮАФПСПП разработал проект по поддержке птенцов.
Bu bilgiye dayanarak SANCCOB penguen yavrularını destekleme projesi başlattı.Озброєний цими знаннями, центр SANCCOB започаткував проект підтримки пташенят.
Bu bilgiye dayanarak SANCCOB penguen yavrularını destekleme projesi başlattı.Така че, въоръжени с това знание, SANCCOB имат проект за стимулиране на пингвинчетата.
Bu bilgiye dayanarak SANCCOB penguen yavrularını destekleme projesi başlattı.אז, חמושים במידע הזה, SANCCOB יצאו בפרוייקט חיזוק גוזלים.
Bu bilgiye dayanarak SANCCOB penguen yavrularını destekleme projesi başlattı.وبعلمنا بذلك.. أقامت "سانكوب" مشروع دعم صغار البطاريق
Bu ikiside üreyebilir ve doğurgan yavrular elde ederler.Deshalb gehören alle Hunde zu einer Art.
Bu ikiside üreyebilir ve doğurgan yavrular elde ederler.행동이 달라도 그들이 상호교배 할 수 있기 때문에 그들은 생식 능력을 갖춘 새끼를 낳을 수 있습니다
Bu ikiside üreyebilir ve doğurgan yavrular elde ederler.אבל בגלל שהם יכולים להוליד צאצאים פוריים אנו מחשיבים אותם לבני אותו המין.
Bu ikiside üreyebilir ve doğurgan yavrular elde ederler.مختلفه، وبسبب قدرتهم على التهجين وانتاج نسل ولود بإمكاننا إعتبارهم من صنف واحد
Bu ıslık sesini, örneğin, anneler ve yavruları bir araya geldiğinde duyabilirsiniz.Een ander goed onderzocht geluid, zijn de echolocatie-kliks.
Bu ıslık sesini, örneğin, anneler ve yavruları bir araya geldiğinde duyabilirsiniz.Encontramos este assobio quando as mães e as crias se reencontram, por exemplo.
Bu ıslık sesini, örneğin, anneler ve yavruları bir araya geldiğinde duyabilirsiniz.예를 들면 엄마 돌고래와 아기 돌고래가 떨어졌다 다시 만날 때 이 휘파람 소리를 들을 수 있습니다.
Bu ıslık sesini, örneğin, anneler ve yavruları bir araya geldiğinde duyabilirsiniz.Lo si può sentire, per esempio, quando mamme e piccoli si riuniscono.
Bu ıslık sesini, örneğin, anneler ve yavruları bir araya geldiğinde duyabilirsiniz.Man hört es zum Beispiel, wenn Mütter und Kälber sich wieder zusammenfinden.
Bu ıslık sesini, örneğin, anneler ve yavruları bir araya geldiğinde duyabilirsiniz.Poate fi auzit când mamele și puii se reunesc, de exemplu.
Bu ıslık sesini, örneğin, anneler ve yavruları bir araya geldiğinde duyabilirsiniz.Stretnete sa s ním napr. keď sa matky a mláďatá znova stretnú.
Bu ıslık sesini, örneğin, anneler ve yavruları bir araya geldiğinde duyabilirsiniz.Usłyszycie ten dźwięk, kiedy matki i ich młode np. się spotykają.
Bu ıslık sesini, örneğin, anneler ve yavruları bir araya geldiğinde duyabilirsiniz.Зокрема, ви почуєте цей свист, коли об'єднуються матері та діти.
Bu ıslık sesini, örneğin, anneler ve yavruları bir araya geldiğinde duyabilirsiniz.Такой свист можно услышать от матери, созывающей своих дельфинят.
Bu ıslık sesini, örneğin, anneler ve yavruları bir araya geldiğinde duyabilirsiniz.ונתקלים בשריקה זו כאשר אמהות וגורים למשל מתאחדים.
Bu ıslık sesini, örneğin, anneler ve yavruları bir araya geldiğinde duyabilirsiniz.ونسمع هذه الصَّافرة مثلاً، عندما تجتمع الأمهات والعجول.
Bu ıslık sesini, örneğin, anneler ve yavruları bir araya geldiğinde duyabilirsiniz.聞くことができます もう一つ研究が進んでいるのは エコーロケーションのクリック音です
Bu küçük mavi noktalar yavrular,Estos pequeños puntos azules son los polluelos.
Bu küçük mavi noktalar yavrular,이 작은 파란지점이 어린 새이죠
Bu küçük mavi noktalar yavrular,Punctele albastre indică pinguinii tineri.
Bu küçük mavi noktalar yavrular,Эти маленькие синие точки обозначают оперившихся птенцов.
Bu küçük mavi noktalar yavrular,הנקודות הכחולות הקטנות האלה הן הגוזלים--
Bu küçük mavi noktalar yavrular,هذه النقاط الزرقاء هي فراخها
Bu küçük mavi noktalar yavrular,この調査を毎年3月に行っています
Bu kuşlar, yavrularını kış güvesi tırtılları ile besler.Chcą karmić pisklęta gąsienicami piędzika przedzimka.
Bu kuşlar, yavrularını kış güvesi tırtılları ile besler.Estas aves prefieren las orugas de la polilla como alimento para sus crías.
Bu kuşlar, yavrularını kış güvesi tırtılları ile besler.딱새류들은 새끼들에게 겨울 나방 애벌레를 먹입니다.
Bu kuşlar, yavrularını kış güvesi tırtılları ile besler.Les oiseaux préfèrent alimenter leurs poussins de (chenilles) phalènes brumeuses.
Bu kuşlar, yavrularını kış güvesi tırtılları ile besler.Păsările preferă să-și hrănească puii cu omizi de iarnă.
Bu kuşlar, yavrularını kış güvesi tırtılları ile besler.Questi uccelli amano nutrire i loro piccoli con i bruchi di falena invernale.
Bu kuşlar, yavrularını kış güvesi tırtılları ile besler.Птиците предпочитат да хранят малките си с гъсеници на зимната нощна пеперуда.
Bu kuşlar, yavrularını kış güvesi tırtılları ile besler.Птицы предпочитают кормить птенцов личинками гусениц.
Bu kuşlar, yavrularını kış güvesi tırtılları ile besler.הציפורים מעדיפות להאכיל את גוזליהן בזחלי עש החורף.
Bunlardan bir erkek ve bir dişi alındığında yavruları şahin oluyor.Als je daar een mannetje en een vrouwtje van neemt, komen daar valken uit.
Bunlardan bir erkek ve bir dişi alındığında yavruları şahin oluyor.Anda punya seekor jantan dan seekor betina yang direkayasa, dan dari mereka itu muncullah elang-elang.
Bunlardan bir erkek ve bir dişi alındığında yavruları şahin oluyor.Bạn nhận được 1 con đực và 1 con cái kiểu này, và con của chúng sẽ là chim ưng.
Bunlardan bir erkek ve bir dişi alındığında yavruları şahin oluyor.Bierzemy parkę tego typu i z nich powstają małe sokoły.
Bunlardan bir erkek ve bir dişi alındığında yavruları şahin oluyor.Fog egy hímet és egy nőstény ezekből, és sólymokat fognak eredményezni.
Bunlardan bir erkek ve bir dişi alındığında yavruları şahin oluyor.Hat man davon je eine männliche und eine weibliche, erhält man Falken.
Bunlardan bir erkek ve bir dişi alındığında yavruları şahin oluyor.Iei un mascul și o femelă câte una din fiecare, și din ele provin șoimi.