Halkı Yakupu, kendi halkı İsraili gütmek için, Onu yavru kuzuların ardından getirdi.من خلف المرضعات أتى به ليرعى يعقوب شعبه واسرائيل ميراثه.
Halkı Yakupu, kendi halkı İsraili gütmek için, Onu yavru kuzuların ardından getirdi.叫 他 不 再 跟 從 那 些 帶 奶 的 母 羊 、 為 要 牧 養 自 己 的 百 姓 雅 各 、 和 自 己 的 產 業 以 色 列
Halkı Yakupu, kendi halkı İsraili gütmek için, Onu yavru kuzuların ardından getirdi.叫 他 不再 跟 從 那些 帶奶 的 母羊 、 為要 牧養 自己 的 百姓 雅各 、 和 自己 的 產業 以色列
Hayatlarını delikler açarak ve yavrulayarak geçirdikleri hindistan cevizi ağaçlarında yaşarlar.Estão presentes em coqueiros onde passam a vida construindo galerias e procriando.
Hayatlarını delikler açarak ve yavrulayarak geçirdikleri hindistan cevizi ağaçlarında yaşarlar.Viven en cocoteros donde se pasan la vida perforando galerías y reproduciéndose.
Hayır, artık değil. Ben yavru kedileri kendi başıma kurtarabilirim.Ikke længere, jeg kan redde kattene selv.
Hayır, artık değil. Ben yavru kedileri kendi başıma kurtarabilirim.이젠 아니야, 나혼자 고양이들을 구할 수 있어
Hayır, artık değil. Ben yavru kedileri kendi başıma kurtarabilirim.Non più, io stesso posso salvare i gattini.
Hayır, artık değil. Ben yavru kedileri kendi başıma kurtarabilirim.ليس بعد الان , استطيع ان انقذ القطط وحدى .
Hayır, artık değil. Ben yavru kedileri kendi başıma kurtarabilirim.老騎士の助けは要らないし、お前もいらない
Hayvanlar dünyasında, yavru oldukları dönemde oyun oynamaya programlanmış sıçanları ele alalım.Az állatvilágban, vegyük például a patkányokat.
Hayvanlar dünyasında, yavru oldukları dönemde oyun oynamaya programlanmış sıçanları ele alalım.동물의 세계에서, 쥐를 갖고 실험을 합니다. 어린 쥐들은 자라면서 본능적으로 놀이에 빠지는 시기가 있습니다.
Hayvanlar dünyasında, yavru oldukları dönemde oyun oynamaya programlanmış sıçanları ele alalım.בעולם החי, אם תקחו חולדות שתוכנתו לשחק בתקופה מסוימת בילדותם,
Hayvanlar dünyasında, yavru oldukları dönemde oyun oynamaya programlanmış sıçanları ele alalım.في عالم الحيوان, إذا أخذت جرذان -- و التي هي مصصمة للعب في فترة معينة من مرحلة صباها
Hayvanlar dünyasında, yavru oldukları dönemde oyun oynamaya programlanmış sıçanları ele alalım.若いネズミは チューチュー鳴いたり レスリングしたり 寝技をかけたり 本能的に決まった遊び方をします
Her türlü ürünle dolup taşacak ambarlarımız; Binlerce, on binlerce yavrulayacak Çayırlarda davarlarımız.우리의 곳간에는 백곡이 가득하며 우리의 양은 들에서 천천과 만만으로 번성하며
Her türlü ürünle dolup taşacak ambarlarımız; Binlerce, on binlerce yavrulayacak Çayırlarda davarlarımız.vore Forrådskamre er fulde, de yder Forråd på, Forråd, vore Hjorde føder Tusinder, Titusinder på vore Marker,
Her türlü ürünle dolup taşacak ambarlarımız; Binlerce, on binlerce yavrulayacak Çayırlarda davarlarımız.מזוינו מלאים מפיקים מזן אל זן צאוננו מאליפות מרבבות בחוצותינו׃
Her türlü ürünle dolup taşacak ambarlarımız; Binlerce, on binlerce yavrulayacak Çayırlarda davarlarımız.اهراؤنا ملآنة تفيض من صنف فصنف. اغنامنا تنتج الوفا وربوات في شوارعنا.
Her türlü ürünle dolup taşacak ambarlarımız; Binlerce, on binlerce yavrulayacak Çayırlarda davarlarımız.我 們 的 倉 盈 滿 、 能 出 各 樣 的 糧 食 、 我 們 的 羊 、 在 田 間 孳 生 千 萬
Her türlü ürünle dolup taşacak ambarlarımız; Binlerce, on binlerce yavrulayacak Çayırlarda davarlarımız.我 們 的 倉盈滿 、 能 出 各 樣 的 糧食 、 我們 的 羊 、 在 田 間 孳生 千萬
Her yıl terkedilmiş yavruları kurtarıp yetiştiriyorlar ve %80 gibi oldukça etkileyici bir başarı oranları var.매년 그들은 부모가 버린 새끼 펭귄을 구조해서 이 프로젝트는 80%라는 놀랄만한 성공률을 가지고 있어요
Her yıl terkedilmiş yavruları kurtarıp yetiştiriyorlar ve %80 gibi oldukça etkileyici bir başarı oranları var.Cada año rescata y cría polluelos abandonados. Y tienen una tasa impresionante de éxito del 80 %.
Her yıl terkedilmiş yavruları kurtarıp yetiştiriyorlar ve %80 gibi oldukça etkileyici bir başarı oranları var.In vsako leto rešujejo in vzgajajo zapuščene mladiče. In dosegajo zelo impresivno 80 odstotno uspešnost.
Her yıl terkedilmiş yavruları kurtarıp yetiştiriyorlar ve %80 gibi oldukça etkileyici bir başarı oranları var.Każdego roku ratują opuszczone pisklęta i otaczają je opieką, osiągając sukces aż w 80 procentach przypadków.
Her yıl terkedilmiş yavruları kurtarıp yetiştiriyorlar ve %80 gibi oldukça etkileyici bir başarı oranları var.Každý rok zachraňujú a vychovávajú opustené mláďatá a majú veľmi impozantnú 80-percentnú mieru úspešnosti.
Her yıl terkedilmiş yavruları kurtarıp yetiştiriyorlar ve %80 gibi oldukça etkileyici bir başarı oranları var.Rok co rok zachraňují a vychovávají odložená mláďata a pyšní se velmi působivou osmdesátiprocentní úspěšností.
Her yıl terkedilmiş yavruları kurtarıp yetiştiriyorlar ve %80 gibi oldukça etkileyici bir başarı oranları var.Şi în fiecare an salvează şi cresc pui abandonaţi. Şi au o rată de succes impresionantă de 80 de procente.
Her yıl terkedilmiş yavruları kurtarıp yetiştiriyorlar ve %80 gibi oldukça etkileyici bir başarı oranları var.Todos os anos recolhem e criam crias abandonadas. Têm uma impressionante taxa de sucesso de 80%.
Her yıl terkedilmiş yavruları kurtarıp yetiştiriyorlar ve %80 gibi oldukça etkileyici bir başarı oranları var.И всяка година те спасяват и отглеждат изоставени пингвинчета. И те имат много впечатляващ 80 процентов успех.
Her yıl terkedilmiş yavruları kurtarıp yetiştiriyorlar ve %80 gibi oldukça etkileyici bir başarı oranları var.Щороку вони рятують і вигодовують покинутих пташенят. Частка успішних спроб вражає - 80 відсотків.
Her yıl terkedilmiş yavruları kurtarıp yetiştiriyorlar ve %80 gibi oldukça etkileyici bir başarı oranları var.וכל שנה הם מצילים ומגדלים גוזלים נטושים. ויש להם שיעור הצלחה מרשים של 80 אחוז.
Her yıl terkedilmiş yavruları kurtarıp yetiştiriyorlar ve %80 gibi oldukça etkileyici bir başarı oranları var.لإنقاذ ورعاية الصغار المهجورين سنويًا وكانت النتائج مذهلة.. بمعدل نجاح 80%
Her yıl terkedilmiş yavruları kurtarıp yetiştiriyorlar ve %80 gibi oldukça etkileyici bir başarı oranları var.その成功率はすばらしく 実に8割です 非常に重要なことですが
Hiç bir yavru boğa kovalayan bir arı mı?Apakah Anda pernah melihat banteng-pup mengejar lebah?
Hiç bir yavru boğa kovalayan bir arı mı?Aţi văzut vreodată un taur urmarind-pup o albina?
Hiç bir yavru boğa kovalayan bir arı mı?Avete mai visto un toro cucciolo a caccia di un ape?
Hiç bir yavru boğa kovalayan bir arı mı?Avez-vous jamais vu une chasse bull-pup une abeille?
Hiç bir yavru boğa kovalayan bir arı mı?Các bạn đã bao giờ nhìn thấy một đuổi theo một con ong bò-pup?
Hiç bir yavru boğa kovalayan bir arı mı?Czy kiedykolwiek widziałeś bull-pup goni pszczoła?
Hiç bir yavru boğa kovalayan bir arı mı?Haben Sie jemals ein Stier-Welpen jagen eine Biene?
Hiç bir yavru boğa kovalayan bir arı mı?Har du någonsin sett en tjur-valp jagar ett bi?
Hiç bir yavru boğa kovalayan bir arı mı?Har du nogensinde set en bull-hvalp jagter en bi?
Hiç bir yavru boğa kovalayan bir arı mı?Heb je ooit een bull-pup jaagt een honingbij?
Hiç bir yavru boğa kovalayan bir arı mı?당신은 황소 - 강아지 쫓는에게 벌을 본 적이 있나요?
Hiç bir yavru boğa kovalayan bir arı mı?Láttál egy bika-kölyök kergeti a méhek?
Hiç bir yavru boğa kovalayan bir arı mı?Oletko koskaan nähnyt härkä-pentu jahtaa mehiläinen?
Hiç bir yavru boğa kovalayan bir arı mı?Ste že kdaj videli bull-mladičev lovi čebele?
Hiç bir yavru boğa kovalayan bir arı mı?Už jste někdy viděli Bull-pup honit včely?
Hiç bir yavru boğa kovalayan bir arı mı?Už ste niekedy videli Bull-pup naháňať včely?
Hiç bir yavru boğa kovalayan bir arı mı?Έχετε δει ποτέ έναν ταύρο-κουτάβι που κυνηγούν μια μέλισσα;
Hiç bir yavru boğa kovalayan bir arı mı?Били ли сте някога е виждал бик кученце гони пчела?
Hiç bir yavru boğa kovalayan bir arı mı?Видели ли вы когда бык-пап чеканка пчелы?
Hiç bir yavru boğa kovalayan bir arı mı?Чи бачили ви коли бик-тат карбування бджоли?
Hiç bir yavru boğa kovalayan bir arı mı?لقد سبق لك أن رأيت مطاردة الثور الجرو نحلة؟
Hiç bir yavru boğa kovalayan bir arı mı?子犬は蜂を見ている。それは彼によさそうだ。
"Hmm, bu riskli, yavrum."Ah... isso é arriscado, miúdo,
"Hmm, bu riskli, yavrum."Ähmm ... das ist riskant, mein Kind.
"Hmm, bu riskli, yavrum."Ehm... to je riskantné, zlatko.
"Hmm, bu riskli, yavrum."Euh... c'est risqué, chéri.