Gazab-ı Küre Boyutsal Kapı'dan geçtikte sonra, dünya hiçbir zaman pek kıymetli yavru kedilerini göremeyecek!Og når Wrath-o-Sphere passerer gennem Dimensional Gate, vil jorden aldrig se sin dyrebare katte igen!
Gazab-ı Küre Boyutsal Kapı'dan geçtikte sonra, dünya hiçbir zaman pek kıymetli yavru kedilerini göremeyecek!و عندما تمر السفينة الفضائية من بوابة الابعاد , الارض لن ترى قططها الغالية مرة اخرى !
Gazab-ı Küre Boyutsal Kapı'dan geçtikte sonra, dünya hiçbir zaman pek kıymetli yavru kedilerini göremeyecek!大事な猫たちに2度と会えなくなる (ガラスが割れる音)そうはさせるか!
Geri kalan bir tanesi ise koşu bandındaki kedi yavrularıydı.De 10e ging over jonge katjes.
Geri kalan bir tanesi ise koşu bandındaki kedi yavrularıydı.Le dixième lien c'était des chatons sur un tapis roulant, mais c'est çà l'Internet pour vous.
Geri kalan bir tanesi ise koşu bandındaki kedi yavrularıydı. Maalesef İnternet böyle.10 link prowadził do zabawnych kotków, ale taki właśnie jest internet.
Geri kalan bir tanesi ise koşu bandındaki kedi yavrularıydı. Maalesef İnternet böyle.10-я самая популярная история была о котятах на беговой дорожке, и в этом весь Интернет.
Geri kalan bir tanesi ise koşu bandındaki kedi yavrularıydı. Maalesef İnternet böyle.A tizedik link futógépen rohangáló kiscicákra mutatott, de hát ilyen az internet.
Geri kalan bir tanesi ise koşu bandındaki kedi yavrularıydı. Maalesef İnternet böyle.Deseti link je vodil do strani z mucki na tekočem traku, a to se pač dogaja na internetu.
Geri kalan bir tanesi ise koşu bandındaki kedi yavrularıydı. Maalesef İnternet böyle.El décimo link eran gatitos en una cinta de caminar, pero eso es Internet para ustedes.
Geri kalan bir tanesi ise koşu bandındaki kedi yavrularıydı. Maalesef İnternet böyle. (Kahkaha)A zecea stire a fost despre pisoi pe roata, dar asta inseamna internetul.. (rasete)
Geri kalan bir tanesi ise koşu bandındaki kedi yavrularıydı. Maalesef İnternet böyle. (Kahkaha)Der 10. Link war über Kätzchen auf einem Laufband, aber so ist das Internet (Lachen)
Geri kalan bir tanesi ise koşu bandındaki kedi yavrularıydı. Maalesef İnternet böyle. (Kahkaha)O 10.º era sobre gatinhos num tapete rolante — já sabem como é a Internet.
Geri kalan bir tanesi ise koşu bandındaki kedi yavrularıydı. Maalesef İnternet böyle.(웃음)
Geri kalan bir tanesi ise koşu bandındaki kedi yavrularıydı. Maalesef İnternet böyle.(Risate)
Geri kalan bir tanesi ise koşu bandındaki kedi yavrularıydı. Maalesef İnternet böyle.Urutan ke-10 adalah kucing di atas treadmill, tapi itulah Internet bagi anda.
Geri kalan bir tanesi ise koşu bandındaki kedi yavrularıydı. Maalesef İnternet böyle.Ο 10ος σύνδεσμος έδειχνε γατάκια που κάναν διάδρομο, αλλά έτσι είναι το Ίντερνετ.
Geri kalan bir tanesi ise koşu bandındaki kedi yavrularıydı. Maalesef İnternet böyle.Десетата беше за котенца на бягаща пътека, но това е Интернет за вас.
Geri kalan bir tanesi ise koşu bandındaki kedi yavrularıydı. Maalesef İnternet böyle.הקישור העשירי הפנה לחתלתולים על הליכון, זהו האינטנרט לפי בקשתך.
Geri kalan bir tanesi ise koşu bandındaki kedi yavrularıydı. Maalesef İnternet böyle.(ضحك) :)
Geri kalan bir tanesi ise koşu bandındaki kedi yavrularıydı. Maalesef İnternet böyle.(笑)
Geri kalan bir tanesi ise koşu bandındaki kedi yavrularıydı.Posledním 10. odkazem byla koťata na běhacím pásu.
Görünüşe göre, ebeveynler yavrularına öğretiyorlar.A szülők látszólag tanítják a fiókáikat.
Görünüşe göre, ebeveynler yavrularına öğretiyorlar.Die Eltern scheinen es ihren Jungen beizubringen.
Görünüşe göre, ebeveynler yavrularına öğretiyorlar.Forældre ser ud til at undervise deres unger.
Görünüşe göre, ebeveynler yavrularına öğretiyorlar.Föräldrar verkar lära sina barn.
Görünüşe göre, ebeveynler yavrularına öğretiyorlar.Induk mengajari anak-anaknya.
Görünüşe göre, ebeveynler yavrularına öğretiyorlar.부모가 자식을 가르치는 것으로 보입니다.
Görünüşe göre, ebeveynler yavrularına öğretiyorlar.Les parents semblent enseigner à leurs enfants.
Görünüşe göre, ebeveynler yavrularına öğretiyorlar.Los padres parecen enseñarlo a sus hijos.
Görünüşe göre, ebeveynler yavrularına öğretiyorlar.Ouders lijken het hun jongen te onderrichten.
Görünüşe göre, ebeveynler yavrularına öğretiyorlar.Parintii par sa isi invete puii.
Görünüşe göre, ebeveynler yavrularına öğretiyorlar.Quạ bố mẹ có vẻ như là dạy quạ con.
Görünüşe göre, ebeveynler yavrularına öğretiyorlar.Rodiče, zdá se, učí své mladé.
Görünüşe göre, ebeveynler yavrularına öğretiyorlar.Rodičia ako sa zdá, učia ich mladé.
Görünüşe göre, ebeveynler yavrularına öğretiyorlar.Sembra che i genitori lo stiano insegnando ai figli.
Görünüşe göre, ebeveynler yavrularına öğretiyorlar.Starši učijo mladiče.
Görünüşe göre, ebeveynler yavrularına öğretiyorlar.Vanhemmat näyttävät opettavan poikasiaan.
Görünüşe göre, ebeveynler yavrularına öğretiyorlar.Wygląda na to, że rodzice uczą swoje młode.
Görünüşe göre, ebeveynler yavrularına öğretiyorlar.Οι γονείς φαίνεται να διδάσκουν τα μικρά τους.
Görünüşe göre, ebeveynler yavrularına öğretiyorlar.Изглежда родителите обучават децата си.
Görünüşe göre, ebeveynler yavrularına öğretiyorlar.Пташині батьки навчають потомство.
Görünüşe göre, ebeveynler yavrularına öğretiyorlar.Родители, по видимому, обучают детей.
Görünüşe göre, ebeveynler yavrularına öğretiyorlar.הורים מלמדים את הדור הצעיר.
Görünüşe göre, ebeveynler yavrularına öğretiyorlar.يبدو أن الآباء يعلمون أبنائهم.
Görünüşe göre, ebeveynler yavrularına öğretiyorlar.仲間から学習し 敵からも学びます
Güçlenir, kırda büyür yavrular, Gider, bir daha dönmezler.(39:1) Tiedätkö sinä vuorikauristen poikimisajat, valvotko peurojen synnytyskipuja?
Güçlenir, kırda büyür yavrular, Gider, bir daha dönmezler.(39:7) Các con nhỏ nó trở nên mạnh mẽ, lớn lên trong đồng nội; Ðoạn lìa mẹ mình, chẳng còn trở lại nữa.
Güçlenir, kırda büyür yavrular, Gider, bir daha dönmezler.Anak-anaknya bertambah besar dan kuat di padang belantara; mereka pergi dan tak kembali kepada induknya
Güçlenir, kırda büyür yavrular, Gider, bir daha dönmezler.Ich mladé silnejú; rastú na poli; vyjdú a viacej sa nevrátia.
Güçlenir, kırda büyür yavrular, Gider, bir daha dönmezler.Ihre Jungen werden feist und groß im Freien und gehen aus und kommen nicht wieder zu ihnen.
Güçlenir, kırda büyür yavrular, Gider, bir daha dönmezler.Jako moc biorą dzieci ich, i odchowywują się po zbożach, a odszedłszy nie wracają się do nich.
Güçlenir, kırda büyür yavrular, Gider, bir daha dönmezler.Jak se zmocňují mladí jejich, i odchovávají picí polní, a vycházejíce, nenavracují se k nim?
Güçlenir, kırda büyür yavrular, Gider, bir daha dönmezler.Kender du Tiden, da Stengeden føder, tager du Vare på Hindenes Veer,
Güçlenir, kırda büyür yavrular, Gider, bir daha dönmezler.Kjenner du tiden når stengjetene føder, og gir du akt på hindenes veer?
Güçlenir, kırda büyür yavrular, Gider, bir daha dönmezler.그 새끼는 강하여져서 빈 들에서 길리우다가 나가고는 다시 돌아오지 아니하느니라
Güçlenir, kırda büyür yavrular, Gider, bir daha dönmezler.Njih mladiči se ojačujejo, rastó pod milim nebom, jih zapuste in se k njim več ne povrnejo.
Güçlenir, kırda büyür yavrular, Gider, bir daha dönmezler.Puii lor prind vlagă şi cresc supt cerul slobod, pleacă, şi nu se mai întorc la ele.
Güçlenir, kırda büyür yavrular, Gider, bir daha dönmezler.Robusti sono i loro figli, crescono in campagna, partono e non tornano più da esse
Güçlenir, kırda büyür yavrular, Gider, bir daha dönmezler.Seus filhos enrijam, crescem no campo livre; saem, e não tornam para elas: