Ben bir çocukken babamın evinde, Annemin körpecik tek yavrusuyken,Mijn vader hield veel van mij; teder was hij en in mijn moeders ogen was ik een enig kind.
Ben bir çocukken babamın evinde, Annemin körpecik tek yavrusuyken,Olinhan minäkin isäni poika, hento ja äitini ainokainen.
Ben bir çocukken babamın evinde, Annemin körpecik tek yavrusuyken,Pues yo también fui hijo de mi padre, tierno y singular delante de mi madre
Ben bir çocukken babamın evinde, Annemin körpecik tek yavrusuyken,Quando eu era filho aos pés de meu, pai, tenro e único em estima diante de minha mãe,
Ben bir çocukken babamın evinde, Annemin körpecik tek yavrusuyken,Tudi jaz sem bil sin pri očetu svojem, nežen in edinec v varstvu matere svoje.
Ben bir çocukken babamın evinde, Annemin körpecik tek yavrusuyken,Ty själv har jag varit barn och haft en fader, varit späd och för min moder ende sonen.
Ben bir çocukken babamın evinde, Annemin körpecik tek yavrusuyken,Διοτι και εγω εσταθην υιος του πατρος μου, αγαπητος και μονογενης ενωπιον της μητρος μου
Ben bir çocukken babamın evinde, Annemin körpecik tek yavrusuyken,Защото и аз бях син на баща си, Гален и безподобен на майка си,
Ben bir çocukken babamın evinde, Annemin körpecik tek yavrusuyken,Ибо и я был сын у отца моего, нежно любимый и единственный у матери моей,
Ben bir çocukken babamın evinde, Annemin körpecik tek yavrusuyken,כי בן הייתי לאבי רך ויחיד לפני אמי׃
Ben bir çocukken babamın evinde, Annemin körpecik tek yavrusuyken,فاني كنت ابنا لابي غضّا ووحيدا عند امي.
Ben bir çocukken babamın evinde, Annemin körpecik tek yavrusuyken,我 在 父 親 面 前 為 孝 子 、 在 母 親 眼 中 為 獨 一 的 嬌 兒
Ben bir çocukken babamın evinde, Annemin körpecik tek yavrusuyken,我 在 父親 面前 為 孝子 、 在 母親 眼中 為獨 一 的 嬌兒
Benim kardeşim de öyleydi. 'Karınca gidip yavrularını besleyecek.' derdi.Mi madre solía ser así, solía decir: "las hormigas vienen a casa para alimentar a sus crías"
Benim kedin dört yavru doğurdu, doğum bıyunca da guruldadı.A macskám négy kölyköt szült, végig dorombolva.
Benim kedin dört yavru doğurdu, doğum bıyunca da guruldadı.Il mio gatto ha dato alla luce quattro gattini, facendo le fusa tutto il tempo.
Benim kedin dört yavru doğurdu, doğum bıyunca da guruldadı.제 고양이는 그르렁거리며 네마리를 낳았습니다.
Benim kedin dört yavru doğurdu, doğum bıyunca da guruldadı.Meine Katze gebar vier - sie schnurrte die ganze Zeit.
Benim kedin dört yavru doğurdu, doğum bıyunca da guruldadı.Mi gata tuvo cuatro gatitos, que ronronean todo el tiempo
Benim kedin dört yavru doğurdu, doğum bıyunca da guruldadı.Mijn kat kreeg vier jongen, de hele tijd rustig snorrend.
Benim kedin dört yavru doğurdu, doğum bıyunca da guruldadı.Moja kotka urodziła cztery kocięta, mrucząc przez cały czas.
Benim kedin dört yavru doğurdu, doğum bıyunca da guruldadı.Moje kočka porodila čtyři koťata a celou dobu předla.
Benim kedin dört yavru doğurdu, doğum bıyunca da guruldadı.Mon chat a donné naissance à quatre châtons en ronronnant.
Benim kedin dört yavru doğurdu, doğum bıyunca da guruldadı.Pisica mea a dat naştere la 4 pisicuţe, torcând tot timpul.
Benim kedin dört yavru doğurdu, doğum bıyunca da guruldadı.Η γάτα μου γέννησε τέσσερα γατάκια, γουργουρίζοντας συνέχεια.
Benim kedin dört yavru doğurdu, doğum bıyunca da guruldadı.Котката ми роди четири котенца, мъркаше през цялото време.
Benim kedin dört yavru doğurdu, doğum bıyunca da guruldadı.Моя кошка, не переставая мурлыкать, родила четырех котят.
Benim kedin dört yavru doğurdu, doğum bıyunca da guruldadı.החתולה שלי המליטה 4 גורים וגירגרה כל הזמן.
Benim kedin dört yavru doğurdu, doğum bıyunca da guruldadı.قطتي ولدت أربع قطط.. يخرخرون طول الوقت
Benim kedin dört yavru doğurdu, doğum bıyunca da guruldadı.えっと 少々違いますね
Benim kendi yavrum, ben de izin verdim bunun olmasına.Đứa con của tôi, tôi để nó bị đối xử như vậy
Benim kendi yavrum, ben de izin verdim bunun olmasına.Ho lasciato che tutto questo accadesse alla mia bambina.
Benim kendi yavrum, ben de izin verdim bunun olmasına.제 아이를요. 저는 그냥 그 일이 일어나도록 냅두었죠.
Benim kendi yavrum, ben de izin verdim bunun olmasına.Mijn eigen kind, ik liet het gebeuren.
Benim kendi yavrum, ben de izin verdim bunun olmasına.Mi propia hija, dejé que esto le pasara.
Benim kendi yavrum, ben de izin verdim bunun olmasına.Moje dziecko. Ja na to pozwoliłam.
Benim kendi yavrum, ben de izin verdim bunun olmasına.Mon propre enfant, et j'ai laissé faire ça aussi.
Benim kendi yavrum, ben de izin verdim bunun olmasına.Propriului meu copil am lăsat să i se întâmple și asta.
Benim kendi yavrum, ben de izin verdim bunun olmasına.Моего ребенка, я дала этому случиться с ней.
Benim kendi yavrum, ben de izin verdim bunun olmasına.Позволих това да се случи на собственото ми дете.
Benim kendi yavrum, ben de izin verdim bunun olmasına.את הילדה שלי, שנתתי לזה לקרות לה.
Benim kendi yavrum, ben de izin verdim bunun olmasına.تركت ذلك يحدث لطفلتي
Benim kendi yavrum, ben de izin verdim bunun olmasına.これはマイナスの想像力についての調査事例でした
Ben kaybolmuş yavru kediler üzerine bir hikaye hazırlıyorum.Aku membuat artikel tentang kucing hilang.
Ben kaybolmuş yavru kediler üzerine bir hikaye hazırlıyorum.Jeg laver en historie om de savnede katte.
Ben kaybolmuş yavru kediler üzerine bir hikaye hazırlıyorum.사라진 고양이들에 대해서 기사를 쓰고 있는 중이지
Ben kaybolmuş yavru kediler üzerine bir hikaye hazırlıyorum.Sto scrivendo un articolo sulla scomparsa dei gattini.
Ben kaybolmuş yavru kediler üzerine bir hikaye hazırlıyorum.انا اقوم بعمل مقال عن القطط المفقودة .
Ben kaybolmuş yavru kediler üzerine bir hikaye hazırlıyorum.おお僕は彼らを救うつもりだよ
"Ben onunla oynayabilir bir kuzgun ya da bir tilki yavrusu olsaydı," dedi Mary."Als ik een raaf of een vos cub Ik kon mee spelen had," zei Mary.
"Ben onunla oynayabilir bir kuzgun ya da bir tilki yavrusu olsaydı," dedi Mary."Če bi imel krokar ali lisice mladič sem lahko igrala z njim," je dejal Mary.
"Ben onunla oynayabilir bir kuzgun ya da bir tilki yavrusu olsaydı," dedi Mary."Dacă aş avea un corb sau un pui de vulpe am putut juca cu el", a spus Maria.
"Ben onunla oynayabilir bir kuzgun ya da bir tilki yavrusu olsaydı," dedi Mary."Gdybym miał się kruk albo lisa cub mogłem grać z nim," powiedziała Mary.
"Ben onunla oynayabilir bir kuzgun ya da bir tilki yavrusu olsaydı," dedi Mary."Ha volt egy holló, vagy a róka kölyök tudtam játszani vele", mondta Mary.
"Ben onunla oynayabilir bir kuzgun ya da bir tilki yavrusu olsaydı," dedi Mary."Hvis jeg havde en ravn eller en ræv jeg kunne lege med det," sagde Mary.
"Ben onunla oynayabilir bir kuzgun ya da bir tilki yavrusu olsaydı," dedi Mary."Jika aku punya seekor burung gagak atau anak rubah aku bisa bermain dengan itu," kata Mary.
"Ben onunla oynayabilir bir kuzgun ya da bir tilki yavrusu olsaydı," dedi Mary."Jos olisin korppi tai ketun pennun voisin pelata sitä", sanoi Mary.
"Ben onunla oynayabilir bir kuzgun ya da bir tilki yavrusu olsaydı," dedi Mary."Kdybych měl havran nebo lištička můžu si s ním hrát," řekla Mary.
"Ben onunla oynayabilir bir kuzgun ya da bir tilki yavrusu olsaydı," dedi Mary."Keby som mal havran alebo líštička môžem si s ním hrať," povedala Mary.
"Ben onunla oynayabilir bir kuzgun ya da bir tilki yavrusu olsaydı," dedi Mary."내가 그걸로 플레이 수있는 까마귀 또는 여우 새끼있다면,"메리 고 말했다.