Ana içeriğe geç
Sözlük

yaver ile cümle

yaver kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Şansın yaver giti..... لقد كنت محظوظا
Şansın yaver gitti, değil mi?Daar heb je geluk mee gehad, of niet?
Şansın yaver gitti, değil mi?Da hast du Glück gehabt, was?
Şansın yaver gitti, değil mi?Der var du heldig, var du ikke?
Şansın yaver gitti, değil mi?Du hade tur där, eller hur?
Şansın yaver gitti, değil mi?Jó nagy mázlid volt akkor, nem?
Şansın yaver gitti, değil mi?그때 참 운이 좋았지, 그렇지 않니?
Şansın yaver gitti, değil mi?Měl jsi štěstí, ne?
Şansın yaver gitti, değil mi?Miałeś wtedy szczęście, co?
Şansın yaver gitti, değil mi?Sei stato fortunato allora, non credi?
Şansın yaver gitti, değil mi?Siinä kävi tuuri, eikö?
Şansın yaver gitti, değil mi?Tu as eu de la chance, non ?
Şansın yaver gitti, değil mi?Ευτυχώς τη γλίτωσες, ε;
Şansın yaver gitti, değil mi?Повезло, правда?
Şansın yaver gitti, değil mi?لقد حالفك الحظ هناك، أليس كذلك؟
Şansın yaver gitti, değil mi?本当に成長したよ 去年ぐらいから
Şansı yaver giderse sonsuz sayıda bilet de satabilir,ki bir noktada çok gerçekdışı olur .Han kunne i princippet sælge uendeligt mange lodder, men det er nok lidt urealistisk.
Şansı yaver giderse sonsuz sayıda bilet de satabilir,ki bir noktada çok gerçekdışı olur .거의 무한에 가깝게 팔 수도 있어요 좀 비현실적이긴 하지만
Şansı yaver giderse sonsuz sayıda bilet de satabilir,ki bir noktada çok gerçekdışı olur .Предполагам, че той може да продава безкраен брой билети. В някакъв момент, това става нереалистично.
Şansı yaver giderse sonsuz sayıda bilet de satabilir,ki bir noktada çok gerçekdışı olur .اعتقد انه يمكنه ان يبيع عدد لا نهائي من البطاقات ولحد ما فإن هذا الامر غير واقعي
Şansı yaver giderse sonsuz sayıda bilet de satabilir,ki bir noktada çok gerçekdışı olur .いくつかの点でそれは非現実的です。 しかし、間違いなく負数のチケットを売ることができません。
Sonuçta Tel Aviv'in güneyine ulaşmış, talihi yaver gitmemiş, ve onu alacak olan kişiyle karşılaşamamıştır.Hij belandde in het zuiden van Tel Aviv en had niet het geluk om opgehaald te worden door een [onduidelijk].
Sonuçta Tel Aviv'in güneyine ulaşmış, talihi yaver gitmemiş, ve onu alacak olan kişiyle karşılaşamamıştır.Il a fini au sud de tel-Aviv et n'a pas eu la chance d'être recueilli par un [inaudible].
Sonuçta Tel Aviv'in güneyine ulaşmış, talihi yaver gitmemiş, ve onu alacak olan kişiyle karşılaşamamıştır.텔아비브 남단에 도착했지만 불행히도 카렌 탈(역주 : 불우청소년 교육 운동가)의 품에 안기지 못하고
Sonuçta Tel Aviv'in güneyine ulaşmış, talihi yaver gitmemiş, ve onu alacak olan kişiyle karşılaşamamıştır.Он попал в южный Тель-Авив. Ему не повезло - его не подобрал Карен Тал.
Sonuçta Tel Aviv'in güneyine ulaşmış, talihi yaver gitmemiş, ve onu alacak olan kişiyle karşılaşamamıştır.והוא הגיע לדרום תל-אביב ולא היה לו המזל הטוב להאסף על ידי קארן טל
Sonuçta Tel Aviv'in güneyine ulaşmış, talihi yaver gitmemiş, ve onu alacak olan kişiyle karşılaşamamıştır.وإنتهى به الامر في جنوب تل أبيب ولم يحالفه الحظ بأن يستقبله مستوطن
Sonuçta Tel Aviv'in güneyine ulaşmış, talihi yaver gitmemiş, ve onu alacak olan kişiyle karşılaşamamıştır.運はあまり味方してくれず 通りを うろついたりするうちに 通りを うろついたりするうちに
Umarım şansın benden yaver gider ama bundan şüpheliyim."Ich hoffe du hast mehr Glück als ich, aber ich denke nicht."
Umarım şansın benden yaver gider ama bundan şüpheliyim.Spero che sarai pių fortunata di me... ma ne dubito.
Yani bir açıdan şansımız gerçekten yaver gidiyor, ama her an tepemizden başka bir kuş uçabilir.Dunque, in un certo senso siamo fortunati ma un uccello selvatico potrebbe volare da noi in ogni momento.
Yani bir açıdan şansımız gerçekten yaver gidiyor, ama her an tepemizden başka bir kuş uçabilir.En ce sens, nous avons eu de la chance, mais vous savez, un autre oiseau pourrait revenir à tout moment.
Yani bir açıdan şansımız gerçekten yaver gidiyor, ama her an tepemizden başka bir kuş uçabilir.Jadi, kira kira, nasib baik kita masih bertahan, tapi, burung liar lainnya dapat terbang melintas kapan saja.
Yani bir açıdan şansımız gerçekten yaver gidiyor, ama her an tepemizden başka bir kuş uçabilir.그리고 어떤 면에서는 우리의 운이 버티고 있습니다. 그러나 아시다시피, 어떤 야생 조류가 언제든지 날아들 수 있습니다.
Yani bir açıdan şansımız gerçekten yaver gidiyor, ama her an tepemizden başka bir kuş uçabilir.Şi într-un fel, am avut iar noroc, însă o altă pasăre sălbatică ar putea apărea, în orice moment.
Yani bir açıdan şansımız gerçekten yaver gidiyor, ama her an tepemizden başka bir kuş uçabilir.Tym razem wystarczyło nam szczęścia, ale w każdym momencie może do nas wrócić jak bumerang.
Yani bir açıdan şansımız gerçekten yaver gidiyor, ama her an tepemizden başka bir kuş uçabilir.Zdi se, da se nas zaenkrat drži sreča, a kadarkoli lahko prileti mimo nova divja ptica.
Yani bir açıdan şansımız gerçekten yaver gidiyor, ama her an tepemizden başka bir kuş uçabilir.И така, в известен смисъл, късметът ни издържа, но знаете ли, по всяко време може да долети друга дива птица.
Yani bir açıdan şansımız gerçekten yaver gidiyor, ama her an tepemizden başka bir kuş uçabilir.Итак, в этом смысле, удача от нас не отвернулась, но знаете, мимо может пролететь другая дикая птица.
Yani bir açıdan şansımız gerçekten yaver gidiyor, ama her an tepemizden başka bir kuş uçabilir.Отже, в цьому сенсі, удача від нас не відвернулася, але знаєте, може пролетіти інша дика птиця.
Yani bir açıdan şansımız gerçekten yaver gidiyor, ama her an tepemizden başka bir kuş uçabilir.וכך, במובן מסויים, המזל הטוב שלנו עדיין מחזיק מעמד, אבל כידוע, ציפור בר אחרת יכולה לעוף מעלינו בכל רגע.
Yani bir açıdan şansımız gerçekten yaver gidiyor, ama her an tepemizden başka bir kuş uçabilir.إذا, بشكل ما, مازال الحظ في جانبنا, و لكن أتعلمون,يمكن أن يطير فوقنا طائر برِّي في أي وقت.
Yani bir açıdan şansımız gerçekten yaver gidiyor, ama her an tepemizden başka bir kuş uçabilir.これまでは 運がよかったのです しかし いつ別の野鳥が飛び込んでくるかもしれません こんどはHIVを見てみましょう
Yaveri de... Filmore adında bir deniz kamplumbağası.A jego pomocnik to żółw morski imieniem Filmore.
Yaveri de... Filmore adında bir deniz kamplumbağası.A pak jeho společník, je to želva, kterou jsem tu už zmínil, jmenuje se Filmore.
Yaveri de... Filmore adında bir deniz kamplumbağası.E il suo braccio destro è una tartaruga marina, come ho già detto, di nome Filmore.
Yaveri de... Filmore adında bir deniz kamplumbağası.En zijn beste vriend is een zeeschildpad, zoals ik eerder zei, die Filmore heet.
Yaveri de... Filmore adında bir deniz kamplumbağası.És a haverja, egy tengeri teknős, amint már említettem, akinek neve Filmore.
Yaveri de... Filmore adında bir deniz kamplumbağası.Et ensuite son acolyte est une tortue de mer, comme je l'ai mentionné auparavant, nommé Filmore.
Yaveri de... Filmore adında bir deniz kamplumbağası.O seu amigo é uma tartaruga marinha, como já mencionei, chamada Filmore.
Yaveri de... Filmore adında bir deniz kamplumbağası.Și prietenul lui cum am menționat mai devreme, e o țestoasă de mare pe nume Filmore.
Yaveri de... Filmore adında bir deniz kamplumbağası.Und sein Kumpel ist eine Meeresschildkröte, wie ich bereits erwähnte, mit dem Namen Filmore.
Yaveri de... Filmore adında bir deniz kamplumbağası.Y su compañero es una tortuga marina, como dije antes, llamado Filmore.
Yaveri de... Filmore adında bir deniz kamplumbağası.А вот его закадычный друг, морская черепаха, как я упоминал раньше, по имени Филмор.
Yaveri de... Filmore adında bir deniz kamplumbağası.И после неговия помощник е морска костенурка, както споменах и преди, на име Филмор.
Yaveri de...그리고 그의 조수.
Yaveri de...ואז בן הלוויה שלו
Yaveri de...ومن ثم صديقه
Yaveri de...ウミガメのフィルモア
Yaverim olacaksan daha sert olmalısın!Jeśli chcesz być moim adjutantem, musisz być twardsza.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod