Yaveri de... Filmore adında bir deniz kamplumbağası.Și prietenul lui cum am menționat mai devreme, e o țestoasă de mare pe nume Filmore.
Yaveri de... Filmore adında bir deniz kamplumbağası.Und sein Kumpel ist eine Meeresschildkröte, wie ich bereits erwähnte, mit dem Namen Filmore.
Yaveri de... Filmore adında bir deniz kamplumbağası.Y su compañero es una tortuga marina, como dije antes, llamado Filmore.
Yaveri de... Filmore adında bir deniz kamplumbağası.А вот его закадычный друг, морская черепаха, как я упоминал раньше, по имени Филмор.
Yaveri de... Filmore adında bir deniz kamplumbağası.И после неговия помощник е морска костенурка, както споменах и преди, на име Филмор.
Yaveri de...그리고 그의 조수.
Yaveri de...ואז בן הלוויה שלו
Yaveri de...ومن ثم صديقه
Yaveri de...ウミガメのフィルモア
Yaverim olacaksan daha sert olmalısın!Jeśli chcesz być moim adjutantem, musisz być twardsza.
Yaverim olacaksan daha sert olmalısın!Men hvis du skal være min adjudant, må du strammere dig op.
Yaverim olacaksan daha sert olmalısın!Om du ska vara min adjutant måste du vara hårdare.
Yaverim olacaksan daha sert olmalısın!Se vai ser minha ajudante, tem de mostrar mais firmeza!
Yaverim olacaksan daha sert olmalısın!Se vuoi diventare il mio braccio destro, devi essere più forte!
Yaverim olacaksan daha sert olmalısın!Sinun on oltava lujempi, jos olet adjutanttini.
Yaverim olacaksan daha sert olmalısın!¡Si vas a ser mi ayudante, tendrás que ser más dura!
Yaverim olacaksan daha sert olmalısın!Αν θες να γίνεις υπασπιστής μου, πρέπει να είσαι πιο ανθεκτική!
Yaverim olacaksan daha sert olmalısın!Если хочешь быть моим адъютантом, надо быть более твёрдой!
Yaveş-Gilat halkı Filistlilerin Saula yaptıklarını duydu.Ale keď počuli o tom obyvatelia Jabeš-gileáda, o tom, čo urobili Filištíni Saulovi,
Yaveş-Gilat halkı Filistlilerin Saula yaptıklarını duydu.Ale keď počuli všetci obyvatelia Jabeš-Gileáda všetko, čo urobili Filištíni Saulovi,
Yaveş-Gilat halkı Filistlilerin Saula yaptıklarını duydu.Cînd au auzit locuitorii Iabesului din Galaad ce au făcut Filistenii lui Saul,
Yaveş-Gilat halkı Filistlilerin Saula yaptıklarını duydu.Cînd au auzit toţi locuitorii din Iabesul din Galaad tot ce au făcut Filistenii lui Saul,
Yaveş-Gilat halkı Filistlilerin Saula yaptıklarını duydu.Cuando todos los de Jabes, en Galaad, oyeron todo lo que los filisteos habían hecho con Saúl
Yaveş-Gilat halkı Filistlilerin Saula yaptıklarını duydu.Cuando todos los habitantes de Jabes, en Galaad, oyeron lo que los filisteos habían hecho con Saúl
Yaveş-Gilat halkı Filistlilerin Saula yaptıklarını duydu.Da aber alle die zu Jabes in Gilead hörten alles, was die Philister Saul getan hatten,
Yaveş-Gilat halkı Filistlilerin Saula yaptıklarını duydu.Da die zu Jabes in Gilead hörten, was die Philister Saul getan hatten,
Yaveş-Gilat halkı Filistlilerin Saula yaptıklarını duydu.Da hele Jabes i Gilead fikk høre alt det filistrene hadde gjort med Saul,
Yaveş-Gilat halkı Filistlilerin Saula yaptıklarını duydu.Da innbyggerne i Jabes i Gilead fikk høre hvad filistrene hadde gjort med Saul,
Yaveş-Gilat halkı Filistlilerin Saula yaptıklarını duydu.De inwoners van Jabes in Gilead hoorden echter wat de Filistijnen hadden gedaan
Yaveş-Gilat halkı Filistlilerin Saula yaptıklarını duydu.I cittadini di Iabes di Gàlaad vennero a sapere quello che i Filistei avevano fatto a Saul
Yaveş-Gilat halkı Filistlilerin Saula yaptıklarını duydu.Ketika penduduk Yabes di Gilead mendengar apa yang telah dilakukan oleh orang Filistin terhadap Saul
Yaveş-Gilat halkı Filistlilerin Saula yaptıklarını duydu.Khi dân cư Gia-be ở Ga-la-át nghe những điều dân Phi-li-tin đã làm cho Sau-lơ,
Yaveş-Gilat halkı Filistlilerin Saula yaptıklarını duydu.Khi dân_cư Gia-be ở Ga-la-át nghe những điều dân Phi-li-tin đã làm cho Sau-lơ ,
Yaveş-Gilat halkı Filistlilerin Saula yaptıklarını duydu.길르앗야베스 모든 사람이 블레셋 사람의 사울에게 행한 모든 일을 듣고
Yaveş-Gilat halkı Filistlilerin Saula yaptıklarını duydu.길르앗 야베스 거민들이 블레셋 사람들의 사울에게 행한 일을 듣고
Yaveş-Gilat halkı Filistlilerin Saula yaptıklarını duydu.Ko pa slišijo prebivalci v Jabesu v Gileadu, kaj so storili Filistejci Savlu,
Yaveş-Gilat halkı Filistlilerin Saula yaptıklarını duydu.Ko so pa slišali vsi v Gileadskem Jabesu vse, kar so bili storili Filistejci Savlu,
Yaveş-Gilat halkı Filistlilerin Saula yaptıklarını duydu.Kun Gileadin Jaabeksen asukkaat kuulivat, mitä filistealaiset olivat tehneet Saulille,
Yaveş-Gilat halkı Filistlilerin Saula yaptıklarını duydu.Kun koko Gileadin Jaabes kuuli, mitä kaikkea filistealaiset olivat tehneet Saulille,
Yaveş-Gilat halkı Filistlilerin Saula yaptıklarını duydu.Lorsque les habitants de Jabès en Galaad apprirent comment les Philistins avaient traité Saül,
Yaveş-Gilat halkı Filistlilerin Saula yaptıklarını duydu.Maar toen de inwoners van de stad Jabes in Gilead hoorden wat de Filistijnen met Saul hadden gedaan,
Yaveş-Gilat halkı Filistlilerin Saula yaptıklarını duydu.Men da alle de, som boede i Gilead, hørte alt, hvad Filisterne havde gjort ved Saul,
Yaveş-Gilat halkı Filistlilerin Saula yaptıklarını duydu.Men da Indbyggerne i Jabesj i Gilead hørte, hvad Filisterne havde gjort ved Saul,
Yaveş-Gilat halkı Filistlilerin Saula yaptıklarını duydu.Men när allt folket i Jabes i Gilead hörde allt vad filistéerna hade gjort med Saul,
Yaveş-Gilat halkı Filistlilerin Saula yaptıklarını duydu.Men när invånarna i Jabes i Gilead hörde vad filistéerna hade gjort med Saul,
Yaveş-Gilat halkı Filistlilerin Saula yaptıklarını duydu.Mikor pedig értesültek felõle Jábes-Gileád lakói, hogy mit cselekedtek a Filiszteusok Saullal:
Yaveş-Gilat halkı Filistlilerin Saula yaptıklarını duydu.Mikor pedig meghallotta az egész Jábesgileád, hogy mit cselekedtek a Filiszteusok Saullal:
Yaveş-Gilat halkı Filistlilerin Saula yaptıklarını duydu.Nhưng khi dân sự Gia-be ở Ga-la-át hay điều dân Phi-li-tin đã làm cho Sau-lơ,
Yaveş-Gilat halkı Filistlilerin Saula yaptıklarını duydu.Nhưng khi dân_sự Gia-be ở Ga-la-át hay điều dân Phi-li-tin đã làm cho Sau-lơ ,
Yaveş-Gilat halkı Filistlilerin Saula yaptıklarını duydu.Quando gli abitanti di Iabes vennero a sapere ciò che i Filistei avevano fatto a Saul
Yaveş-Gilat halkı Filistlilerin Saula yaptıklarını duydu.Quando, pois, toda a Jabes-Gileade ouviu tudo quanto os filisteus haviam feito a Saul,
Yaveş-Gilat halkı Filistlilerin Saula yaptıklarını duydu.Tedy uslyšavše o tom obyvatelé Jábes Galád, co učinili Filistinští Saulovi,
Yaveş-Gilat halkı Filistlilerin Saula yaptıklarını duydu.Tedy uslyšavše všickni v Jábes Galád všecko, což učinili Filistinští Saulovi,
Yaveş-Gilat halkı Filistlilerin Saula yaptıklarını duydu.Tedy usłyszawszy o tem obywatele Jabes Galaad, co uczynili Filistynowie Saulowi;
Yaveş-Gilat halkı Filistlilerin Saula yaptıklarını duydu.Tetapi penduduk Yabesh di Gilead mendengar apa yang telah dilakukan orang Filistin kepada Saul
Yaveş-Gilat halkı Filistlilerin Saula yaptıklarını duydu.Tout Jabès en Galaad ayant appris tout ce que les Philistins avaient fait à Saül,
Yaveş-Gilat halkı Filistlilerin Saula yaptıklarını duydu.Usłyszawszy tedy wszyscy mężowie Jabes Galaad wszystko, co uczynili Filistynowie Saulowi,
Yaveş-Gilat halkı Filistlilerin Saula yaptıklarını duydu.Ακουσαντες δε παντες οι κατοικοι της Ιαβεις-γαλααδ παντα οσα εκαμον οι Φιλισταιοι εις τον Σαουλ,
Yaveş-Gilat halkı Filistlilerin Saula yaptıklarını duydu.Ακουσαντες δε περι τουτου οι κατοικοι της Ιαβεις-γαλααδ, τι εκαμον οι Φιλισταιοι εις τον Σαουλ,
Yaveş-Gilat halkı Filistlilerin Saula yaptıklarını duydu.А като чуха жителите на Явис-галаад това, което филистимците направиха на Саула,