Ana içeriğe geç
Sözlük

yave ile cümle

yave kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
13
ORT. KELİME
Şansın yaver gitti, değil mi?本当に成長したよ 去年ぐらいから
Şansı yaver giderse sonsuz sayıda bilet de satabilir,ki bir noktada çok gerçekdışı olur .Han kunne i princippet sælge uendeligt mange lodder, men det er nok lidt urealistisk.
Şansı yaver giderse sonsuz sayıda bilet de satabilir,ki bir noktada çok gerçekdışı olur .거의 무한에 가깝게 팔 수도 있어요 좀 비현실적이긴 하지만
Şansı yaver giderse sonsuz sayıda bilet de satabilir,ki bir noktada çok gerçekdışı olur .Предполагам, че той може да продава безкраен брой билети. В някакъв момент, това става нереалистично.
Şansı yaver giderse sonsuz sayıda bilet de satabilir,ki bir noktada çok gerçekdışı olur .اعتقد انه يمكنه ان يبيع عدد لا نهائي من البطاقات ولحد ما فإن هذا الامر غير واقعي
Şansı yaver giderse sonsuz sayıda bilet de satabilir,ki bir noktada çok gerçekdışı olur .いくつかの点でそれは非現実的です。 しかし、間違いなく負数のチケットを売ることができません。
Sonra kemiklerini toplayıp Yaveş'teki ılgın ağacının altına gömdüler ve yedi gün oruç tuttular.A vzavše kosti jejich, pochovali je pod stromem v Jábes, a postili se sedm dní.
Sonra kemiklerini toplayıp Yaveş'teki ılgın ağacının altına gömdüler ve yedi gün oruç tuttular.A wziąwszy kości ich, pogrzebli je pod drzewem w Jabes, i pościli siedm dni.
Sonra kemiklerini toplayıp Yaveş'teki ılgın ağacının altına gömdüler ve yedi gün oruç tuttular.Csontjaikat pedig felszedték, és eltemették a tamaris fa alatt Jábesben; és bõjtölének hét napig.
Sonra kemiklerini toplayıp Yaveş'teki ılgın ağacının altına gömdüler ve yedi gün oruç tuttular.Daarna begroeven zij de beenderen onder de eikeboom bij Jabes en vastten zeven dagen.
Sonra kemiklerini toplayıp Yaveş'teki ılgın ağacının altına gömdüler ve yedi gün oruç tuttular.Depois tomaram os seus ossos, e os sepultaram debaixo da tamargueira, em Jabes, e jejuaram sete dias.
Sonra kemiklerini toplayıp Yaveş'teki ılgın ağacının altına gömdüler ve yedi gün oruç tuttular.Deres ben tok de og begravde under tamarisken i Jabes, og så holdt de faste i syv dager.
Sonra kemiklerini toplayıp Yaveş'teki ılgın ağacının altına gömdüler ve yedi gün oruç tuttular.ils prirent leurs os, et les enterrèrent sous le tamarisc à Jabès. Et ils jeûnèrent sept jours.
Sonra kemiklerini toplayıp Yaveş'teki ılgın ağacının altına gömdüler ve yedi gün oruç tuttular.In vzamejo njih kosti in jih pokopljejo pod tamarisko v Jabesu in se postijo sedem dni.
Sonra kemiklerini toplayıp Yaveş'teki ılgın ağacının altına gömdüler ve yedi gün oruç tuttular.그 뼈를 가져다가 야베스 에셀나무 아래 장사하고 칠일을 금식하였더라
Sonra kemiklerini toplayıp Yaveş'teki ılgın ağacının altına gömdüler ve yedi gün oruç tuttular.lấy cốt của họ mà chôn dưới cây liễu xủ tơ , ở gần Gia-be , và kiêng ăn trong bảy ngày .
Sonra kemiklerini toplayıp Yaveş'teki ılgın ağacının altına gömdüler ve yedi gün oruç tuttular.lấy cốt của họ mà chôn dưới cây liễu xủ tơ, ở gần Gia-be, và kiêng ăn trong bảy ngày.
Sonra kemiklerini toplayıp Yaveş'teki ılgın ağacının altına gömdüler ve yedi gün oruç tuttular.le-au luat oasele, şi le-au îngropat subt stejarul din Iabes. Şi au postit şapte zile
Sonra kemiklerini toplayıp Yaveş'teki ılgın ağacının altına gömdüler ve yedi gün oruç tuttular.Luego tomaron sus restos y los sepultaron debajo del tamarisco en Jabes, y ayunaron siete días
Sonra kemiklerini toplayıp Yaveş'teki ılgın ağacının altına gömdüler ve yedi gün oruç tuttular.Poi presero le loro ossa, le seppellirono sotto il tamarisco che è in Iabes e fecero digiuno per sette giorni
Sonra kemiklerini toplayıp Yaveş'teki ılgın ağacının altına gömdüler ve yedi gün oruç tuttular.Potom vzali ich kosti a pochovali ich pod tým stromom v Jabeši a postili sa sedem dní.
Sonra kemiklerini toplayıp Yaveş'teki ılgın ağacının altına gömdüler ve yedi gün oruç tuttular.Så tog de deres Ben og jordede dem under Tamarisken i Jabesj og fastede syv Dage.
Sonra kemiklerini toplayıp Yaveş'teki ılgın ağacının altına gömdüler ve yedi gün oruç tuttular.Sedan togo de deras ben och begrovo dem under tamarisken i Jabes och fastade så i sju dagar.
Sonra kemiklerini toplayıp Yaveş'teki ılgın ağacının altına gömdüler ve yedi gün oruç tuttular.und nahmen ihre Gebeine und begruben sie unter den Baum zu Jabes und fasteten sieben Tage.
Sonra kemiklerini toplayıp Yaveş'teki ılgın ağacının altına gömdüler ve yedi gün oruç tuttular.και ελαβον τα οστα αυτων και εθαψαν υπο το δενδρον εν Ιαβεις και ενηστευσαν επτα ημερας.
Sonra kemiklerini toplayıp Yaveş'teki ılgın ağacının altına gömdüler ve yedi gün oruç tuttular.И взеха костите им та ги закопаха под дървото в Явис, и постиха седем дена.
Sonra kemiklerini toplayıp Yaveş'teki ılgın ağacının altına gömdüler ve yedi gün oruç tuttular.и взяли кости их, и погребли под дубом в Иависе, и постились семь дней.
Sonra kemiklerini toplayıp Yaveş'teki ılgın ağacının altına gömdüler ve yedi gün oruç tuttular.ויקחו את עצמתיהם ויקברו תחת האשל ביבשה ויצמו שבעת ימים׃
Sonra kemiklerini toplayıp Yaveş'teki ılgın ağacının altına gömdüler ve yedi gün oruç tuttular.واخذوا عظامهم ودفنوها تحت الاثلة في يابيش وصاموا سبعة ايام
Sonra kemiklerini toplayıp Yaveş'teki ılgın ağacının altına gömdüler ve yedi gün oruç tuttular.將 他 們 骸 骨 葬 在 雅 比 的 垂 絲 柳 樹 下 、 就 禁 食 七 日
Sonra kemiklerini toplayıp Yaveş'teki ılgın ağacının altına gömdüler ve yedi gün oruç tuttular.將 他 們 骸骨 葬在雅 比的 垂絲柳 樹下 、 就 禁食 七日
Sonuçta Tel Aviv'in güneyine ulaşmış, talihi yaver gitmemiş, ve onu alacak olan kişiyle karşılaşamamıştır.Hij belandde in het zuiden van Tel Aviv en had niet het geluk om opgehaald te worden door een [onduidelijk].
Sonuçta Tel Aviv'in güneyine ulaşmış, talihi yaver gitmemiş, ve onu alacak olan kişiyle karşılaşamamıştır.Il a fini au sud de tel-Aviv et n'a pas eu la chance d'être recueilli par un [inaudible].
Sonuçta Tel Aviv'in güneyine ulaşmış, talihi yaver gitmemiş, ve onu alacak olan kişiyle karşılaşamamıştır.텔아비브 남단에 도착했지만 불행히도 카렌 탈(역주 : 불우청소년 교육 운동가)의 품에 안기지 못하고
Sonuçta Tel Aviv'in güneyine ulaşmış, talihi yaver gitmemiş, ve onu alacak olan kişiyle karşılaşamamıştır.Он попал в южный Тель-Авив. Ему не повезло - его не подобрал Карен Тал.
Sonuçta Tel Aviv'in güneyine ulaşmış, talihi yaver gitmemiş, ve onu alacak olan kişiyle karşılaşamamıştır.והוא הגיע לדרום תל-אביב ולא היה לו המזל הטוב להאסף על ידי קארן טל
Sonuçta Tel Aviv'in güneyine ulaşmış, talihi yaver gitmemiş, ve onu alacak olan kişiyle karşılaşamamıştır.وإنتهى به الامر في جنوب تل أبيب ولم يحالفه الحظ بأن يستقبله مستوطن
Sonuçta Tel Aviv'in güneyine ulaşmış, talihi yaver gitmemiş, ve onu alacak olan kişiyle karşılaşamamıştır.運はあまり味方してくれず 通りを うろついたりするうちに 通りを うろついたりするうちに
Umarım şansın benden yaver gider ama bundan şüpheliyim."Ich hoffe du hast mehr Glück als ich, aber ich denke nicht."
Umarım şansın benden yaver gider ama bundan şüpheliyim.Spero che sarai pių fortunata di me... ma ne dubito.
Yani bir açıdan şansımız gerçekten yaver gidiyor, ama her an tepemizden başka bir kuş uçabilir.Dunque, in un certo senso siamo fortunati ma un uccello selvatico potrebbe volare da noi in ogni momento.
Yani bir açıdan şansımız gerçekten yaver gidiyor, ama her an tepemizden başka bir kuş uçabilir.En ce sens, nous avons eu de la chance, mais vous savez, un autre oiseau pourrait revenir à tout moment.
Yani bir açıdan şansımız gerçekten yaver gidiyor, ama her an tepemizden başka bir kuş uçabilir.Jadi, kira kira, nasib baik kita masih bertahan, tapi, burung liar lainnya dapat terbang melintas kapan saja.
Yani bir açıdan şansımız gerçekten yaver gidiyor, ama her an tepemizden başka bir kuş uçabilir.그리고 어떤 면에서는 우리의 운이 버티고 있습니다. 그러나 아시다시피, 어떤 야생 조류가 언제든지 날아들 수 있습니다.
Yani bir açıdan şansımız gerçekten yaver gidiyor, ama her an tepemizden başka bir kuş uçabilir.Şi într-un fel, am avut iar noroc, însă o altă pasăre sălbatică ar putea apărea, în orice moment.
Yani bir açıdan şansımız gerçekten yaver gidiyor, ama her an tepemizden başka bir kuş uçabilir.Tym razem wystarczyło nam szczęścia, ale w każdym momencie może do nas wrócić jak bumerang.
Yani bir açıdan şansımız gerçekten yaver gidiyor, ama her an tepemizden başka bir kuş uçabilir.Zdi se, da se nas zaenkrat drži sreča, a kadarkoli lahko prileti mimo nova divja ptica.
Yani bir açıdan şansımız gerçekten yaver gidiyor, ama her an tepemizden başka bir kuş uçabilir.И така, в известен смисъл, късметът ни издържа, но знаете ли, по всяко време може да долети друга дива птица.
Yani bir açıdan şansımız gerçekten yaver gidiyor, ama her an tepemizden başka bir kuş uçabilir.Итак, в этом смысле, удача от нас не отвернулась, но знаете, мимо может пролететь другая дикая птица.
Yani bir açıdan şansımız gerçekten yaver gidiyor, ama her an tepemizden başka bir kuş uçabilir.Отже, в цьому сенсі, удача від нас не відвернулася, але знаєте, може пролетіти інша дика птиця.
Yani bir açıdan şansımız gerçekten yaver gidiyor, ama her an tepemizden başka bir kuş uçabilir.וכך, במובן מסויים, המזל הטוב שלנו עדיין מחזיק מעמד, אבל כידוע, ציפור בר אחרת יכולה לעוף מעלינו בכל רגע.
Yani bir açıdan şansımız gerçekten yaver gidiyor, ama her an tepemizden başka bir kuş uçabilir.إذا, بشكل ما, مازال الحظ في جانبنا, و لكن أتعلمون,يمكن أن يطير فوقنا طائر برِّي في أي وقت.
Yani bir açıdan şansımız gerçekten yaver gidiyor, ama her an tepemizden başka bir kuş uçabilir.これまでは 運がよかったのです しかし いつ別の野鳥が飛び込んでくるかもしれません こんどはHIVを見てみましょう
Yaveri de... Filmore adında bir deniz kamplumbağası.A jego pomocnik to żółw morski imieniem Filmore.
Yaveri de... Filmore adında bir deniz kamplumbağası.A pak jeho společník, je to želva, kterou jsem tu už zmínil, jmenuje se Filmore.
Yaveri de... Filmore adında bir deniz kamplumbağası.E il suo braccio destro è una tartaruga marina, come ho già detto, di nome Filmore.
Yaveri de... Filmore adında bir deniz kamplumbağası.En zijn beste vriend is een zeeschildpad, zoals ik eerder zei, die Filmore heet.
Yaveri de... Filmore adında bir deniz kamplumbağası.És a haverja, egy tengeri teknős, amint már említettem, akinek neve Filmore.
Yaveri de... Filmore adında bir deniz kamplumbağası.Et ensuite son acolyte est une tortue de mer, comme je l'ai mentionné auparavant, nommé Filmore.
Yaveri de... Filmore adında bir deniz kamplumbağası.O seu amigo é uma tartaruga marinha, como já mencionei, chamada Filmore.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod