Çünkü gelenler sayıldığında Yaveş-Gilattan kimsenin olmadığı anlaşılmıştı.Защото, като се преброиха людете, ето, нямаше там ни един от жителите на Явис галаадски.
Çünkü gelenler sayıldığında Yaveş-Gilattan kimsenin olmadığı anlaşılmıştı.И осмотрен народ, и вот, не было там ни одного из жителей Иависа Галаадского.
Çünkü gelenler sayıldığında Yaveş-Gilattan kimsenin olmadığı anlaşılmıştı.ויתפקד העם והנה אין שם איש מיושבי יבש גלעד׃
Çünkü gelenler sayıldığında Yaveş-Gilattan kimsenin olmadığı anlaşılmıştı.فعد الشعب فلم يكن هناك رجل من سكان يابيش جلعاد.
Çünkü gelenler sayıldığında Yaveş-Gilattan kimsenin olmadığı anlaşılmıştı.因 為 百 姓 被 數 的 時 候 、 沒 有 一 個 基 列 雅 比 人 在 那 裡
Çünkü gelenler sayıldığında Yaveş-Gilattan kimsenin olmadığı anlaşılmıştı.因 為百姓 被 數 的 時候 、 沒有 一 個 基列雅比人 在 那裡
Dediğimi anladıniz. Eric'in şansı yaver gitmiş.Anda tahu, Eric berhasil, hanya itu saja yang saya bisa katakan.
Dediğimi anladıniz. Eric'in şansı yaver gitmiş. (Gülüşmeler)Hình như mọi chuyện khá suông sẻ với Eric (Cười) tôi chả có khiếu đàn hát.
Dediğimi anladıniz. Eric'in şansı yaver gitmiş. (Gülüşmeler)Víte, říkám jen, že Erickovi to šlo. -
Dediğimi anladıniz. Eric'in şansı yaver gitmiş.Insomma, voglio dire, ha funzionato per Eric.
Dediğimi anladıniz. Eric'in şansı yaver gitmiş.Jemu to wyszło na dobre.
Dediğimi anladıniz. Eric'in şansı yaver gitmiş.에릭에게는 잘 맞았죠.
Dediğimi anladıniz. Eric'in şansı yaver gitmiş.Ni vet, det fungerade för Eric, det är allt jag säger.
Dediğimi anladıniz. Eric'in şansı yaver gitmiş.No, Eric oppi vieläpä soittamaankin sitä.
Dediğimi anladıniz. Eric'in şansı yaver gitmiş.Og det fungerede for Eric, det er alt jeg siger.
Dediğimi anladıniz. Eric'in şansı yaver gitmiş.Ştiţi, a ieșit bine pentru Eric, asta-i tot ce zic.
Dediğimi anladıniz. Eric'in şansı yaver gitmiş.Tudjátok, csak azt akarom mondani, hogy Eric-nek bejött.
Dediğimi anladıniz. Eric'in şansı yaver gitmiş.Veste, Ericu se je izšlo, samo to pravim.
Dediğimi anladıniz. Eric'in şansı yaver gitmiş.Viete, Erikovi to sadlo, poviem len toľko.
Dediğimi anladıniz. Eric'in şansı yaver gitmiş.Vous savez, ça a marché pour Eric, c'est ce que je peux dire.
Dediğimi anladıniz. Eric'in şansı yaver gitmiş.Weet je, voor Eric werd het een succes, dat is alles.
Dediğimi anladıniz. Eric'in şansı yaver gitmiş.Ya saben, todo salió bien para Eric, eso es todo lo que diré.
Dediğimi anladıniz. Eric'in şansı yaver gitmiş.Και στην περίπτωση του Ερικ Κλάπτον είχε αποτέλεσμα, αυτό μόνο λέω.
Dediğimi anladıniz. Eric'in şansı yaver gitmiş.Для Эрика это оказалось очень полезно — большего не скажу.
Dediğimi anladıniz. Eric'in şansı yaver gitmiş.Знаєте, це спрацювало для Еріка - це все, що я хочу сказати.
Dediğimi anladıniz. Eric'in şansı yaver gitmiş.Както знаете, тя проработи добре за Ерик, това искам да кажа.
Dediğimi anladıniz. Eric'in şansı yaver gitmiş.וכפי שאתם יודעים, זה עלה יפה עם אריק, זה כל מה שיש לי לומר.
Dediğimi anladıniz. Eric'in şansı yaver gitmiş.تعلمون، لقد سارت الأمور بشكل جيد بالنسبة لإريك، هذا كل ما أقوله.
Dediğimi anladıniz. Eric'in şansı yaver gitmiş.(笑)
Eğer işlerimizi doğru yaparsak ve şansımız yaver giderse, büyük sanat büyük bir ticaret olabilir.그리고 만약 저희가 일을 제대로 하고, 약간의 운만 따라준다면 대단한 작품이 엄청난 사업이 될 수 있죠
Eğer işlerimizi doğru yaparsak ve şansımız yaver giderse, büyük sanat büyük bir ticaret olabilir.Si hacemos bien nuestro trabajo y con un poco de suerte, el magnífico arte puede ser un magnífico negocio.
Eğer işlerimizi doğru yaparsak ve şansımız yaver giderse, büyük sanat büyük bir ticaret olabilir.Если мы правильно выполняем работу и становимся успешнее, великое искусство может быть великим бизнесом.
Eğer işlerimizi doğru yaparsak ve şansımız yaver giderse, büyük sanat büyük bir ticaret olabilir.ושאם נעשה את עבודתינו כהלכה ונהיה ברי מזל, אומנות גדולה יכולה להיות עסק טוב.
Eğer işlerimizi doğru yaparsak ve şansımız yaver giderse, büyük sanat büyük bir ticaret olabilir.وأنه إن أدينا وظائفنا كما يجب ومع قليل من الحظ، يمكن أن يكون الفن تجارة مربحة.
Eğer işlerimizi doğru yaparsak ve şansımız yaver giderse, büyük sanat büyük bir ticaret olabilir.素晴らしい芸術が素晴らしいビジネスになり得るのです これが私の物語です 続きがあります
Eğer şansınız varsa, kazmaya başladığınızda, bir kül yatağına ulaşabilirsiniz. Bizim şansımız yaver gitti.Dacă ai noroc, când sapi dai de stratul de cenuşă și noi am reușit.
Eğer şansınız varsa, kazmaya başladığınızda, bir kül yatağına ulaşabilirsiniz. Bizim şansımız yaver gitti.Jos olet onnekas, ja kaivat paikassa kuten tämä. voit löytää tuhkakerrostuman, josta kaivaa, ja me kaivoimme.
Eğer şansınız varsa, kazmaya başladığınızda, bir kül yatağına ulaşabilirsiniz. Bizim şansımız yaver gitti.Mit Glück finden Sie an diesem Ort tatsächlich das Aschenbett, und das taten wir.
Eğer şansınız varsa, kazmaya başladığınızda, bir kül yatağına ulaşabilirsiniz. Bizim şansımız yaver gitti.Si tienes suerte, y escavas un lugar como ese, y encuentras la capa de cenizas para excavarla, y lo hacemos.
Eric'in şansı yaver gitmiş.E mais não digo.
Eric'in şansı yaver gitmiş.Für Eric hat das funktioniert.
Erkeklerle şansım zaten hiç yaver gitmez ki!Anh rất lo cho em, Boeun. Em có biết anh đang nghĩ gì không? Em có biết không?
Erkeklerle şansım zaten hiç yaver gitmez ki!Cơ duyên của tôi với những chàng trai, Tôi đang nghĩ gì cơ chứ?
Erkeklerle şansım zaten hiç yaver gitmez ki!Co jsem si se svým štěstím na muže vůbec myslela.
Erkeklerle şansım zaten hiç yaver gitmez ki! Çok büyüksün.Dengan keberuntunganku dengan laki-laki, apa yang aku pikirkan? kamu sangat besar.
Erkeklerle şansım zaten hiç yaver gitmez ki! Çok büyüksün.Dengan keberuntunganku dengan laki-laki, apa yang aku pikirkan? kamu sangat besar.
Erkeklerle şansım zaten hiç yaver gitmez ki!¿Con mi suerte con los hombres, que estaba pensando?
Erkeklerle şansım zaten hiç yaver gitmez ki!Con mi suerte con los hombres, ¿qué estaba pensando?
Erkeklerle şansım zaten hiç yaver gitmez ki!Én igazán aggódom. Igazán aggódni miattad, Boeun. Tudod, mit gondolok?
Erkeklerle şansım zaten hiç yaver gitmez ki!Eu realmente me preocupo com você, Boeun. Você sabe o que eu estou pensando? E você?
Erkeklerle şansım zaten hiç yaver gitmez ki!Ich bin wirklich besorgt. Ich wirklich Sorgen um dich, Boeun. Weißt du, was ich denke?
Erkeklerle şansım zaten hiç yaver gitmez ki!Ja naprawdę martwię się o ciebie, Boeun. Czy wiesz, co mam na myśli? Czy?
Erkeklerle şansım zaten hiç yaver gitmez ki!Ja som naozaj strach. Naozaj sa o teba, Boeun. Viete, čo mám na mysli?
Erkeklerle şansım zaten hiç yaver gitmez ki!Jeg virkelig bekymret for dig, Boeun. Ved du, hvad jeg tænker? Gør du?
Erkeklerle şansım zaten hiç yaver gitmez ki!Je pensais à quoi, avec ma chance avec les hommes ?
Erkeklerle şansım zaten hiç yaver gitmez ki!Med min tur med män, vad tänkte jag på?
Erkeklerle şansım zaten hiç yaver gitmez ki!Met mijn geluk met mannen, wat ik zat te denken?
Erkeklerle şansım zaten hiç yaver gitmez ki!-Mi fac griji cu adevarat despre tine, Boeun. Știi ce mă gândesc? Do you?
Erkeklerle şansım zaten hiç yaver gitmez ki!Notre classe a été choisie pour faire la décoration du festival de l'école. Non ! Silence !
Erkeklerle şansım zaten hiç yaver gitmez ki!Olen todella huolissani sinusta, Boeun. Tiedätkö mitä ajattelen? Onko?