Alın, belki sizin şansınız daha yaver gider.Tomen, quizás ustedes tengan mejor suerte.
Alın, belki sizin şansınız daha yaver gider.Tumáte, třeba budete mít větší štěstí.
Alın, belki sizin şansınız daha yaver gider.Ορίστε, ίσως εσείς έχετε περισσότερη τύχη.
Alın, belki sizin şansınız daha yaver gider.Ето, може би ще имате повече късмет.
Alın, belki sizin şansınız daha yaver gider.Ловите, может, Вам больше повезёт.
Alın, belki sizin şansınız daha yaver gider.(צחוק)
Alın, belki sizin şansınız daha yaver gider.إليكم بها .. ربما لديكم حظٌ أفضل مني
Alın, belki sizin şansınız daha yaver gider.(拍手)
Başkumandan'ın yaveri olmak rehin olmak gibi bir şey.Att vara Bradleys assistent är som att vara gisslan.
Başkumandan'ın yaveri olmak rehin olmak gibi bir şey.At være Bradleys assistent er som at være gidsel.
Başkumandan'ın yaveri olmak rehin olmak gibi bir şey.Być asystentką Najwyższego Dowódcy to jak być zakładniczką.
Başkumandan'ın yaveri olmak rehin olmak gibi bir şey.Essere la segretaria del Comandante Supremo è come essere in ostaggio.
Başkumandan'ın yaveri olmak rehin olmak gibi bir şey.Ser assistente do Comandante Supremo é como ser refém.
Başkumandan'ın yaveri olmak rehin olmak gibi bir şey.Ser la ayudante del General es como ser una rehén.
Başkumandan'ın yaveri olmak rehin olmak gibi bir şey.Ylipäällikön avustajana olet melkein panttivankina.
Başkumandan'ın yaveri olmak rehin olmak gibi bir şey.Ουσιαστικά είμαι όμηρος του Ανώτατου Διοικητή.
Başkumandan'ın yaveri olmak rehin olmak gibi bir şey.Помощник Главнокомандующего - всё равно что заложник.
Birşeyler bulma konusunda şansım yaver gitti.Am fost norocos în a găsi lucruri.
Birşeyler bulma konusunda şansım yaver gitti.Byłem dobry w znajdywaniu rzeczy.
Birşeyler bulma konusunda şansım yaver gitti.Ho avuto molta fortuna nel ritrovare oggetti.
Birşeyler bulma konusunda şansım yaver gitti.Ich hatte das Glück, Sachen zu finden.
Birşeyler bulma konusunda şansım yaver gitti.Ik had het geluk dat ik goed was in het vinden van dingen.
Birşeyler bulma konusunda şansım yaver gitti.Jag hade turen att hitta saker.
Birşeyler bulma konusunda şansım yaver gitti.Jeg var heldig med at finde ting.
Birşeyler bulma konusunda şansım yaver gitti.J'étais chanceux car je trouvais des choses.
Birşeyler bulma konusunda şansım yaver gitti.저는 무언가를 찾을 때 운이 좋았죠.
Birşeyler bulma konusunda şansım yaver gitti.May mắn trong việc tìm kiếm.
Birşeyler bulma konusunda şansım yaver gitti.Saya beruntung dalam menemukan berbagai hal.
Birşeyler bulma konusunda şansım yaver gitti.Šťastie na nachádzanie vecí.
Birşeyler bulma konusunda şansım yaver gitti.Štěstí na nalézání věcí.
Birşeyler bulma konusunda şansım yaver gitti.Szerencsés voltam a dolgok megtalálásában.
Birşeyler bulma konusunda şansım yaver gitti.Tive sorte em encontrar coisas.
Birşeyler bulma konusunda şansım yaver gitti.Tuve la suerte de encontrar cosas.
Birşeyler bulma konusunda şansım yaver gitti.Ήμουν τυχερός στο να βρίσκω πράγματα.
Birşeyler bulma konusunda şansım yaver gitti.Имах късмет в намирането на неща.
Birşeyler bulma konusunda şansım yaver gitti.Мне везло с находками.
Birşeyler bulma konusunda şansım yaver gitti.התמזל מזלי למצוא דברים.
Birşeyler bulma konusunda şansım yaver gitti.لقد كنت محظوظاً في إيجاد الأحافير
Birşeyler bulma konusunda şansım yaver gitti.掘り当てることが出来ました 読書は私の専門外で
Bizim şansımız yaver gitti.אתה בעצם מוצא שכבת אפר לחפור בתוכה, ואנחנו מצאנו.
Çünkü gelenler sayıldığında Yaveş-Gilattan kimsenin olmadığı anlaşılmıştı.A keď prehliadli ľud, zistilo sa, že hľa, nebolo tam nikoho z obyvateľov Jabeš-gileáda.
Çünkü gelenler sayıldığında Yaveş-Gilattan kimsenin olmadığı anlaşılmıştı.Au făcut numărătoarea poporului, şi nu era acolo nici unul din locuitorii din Iabes din Galaad.
Çünkü gelenler sayıldığında Yaveş-Gilattan kimsenin olmadığı anlaşılmıştı.Bo gdy liczono lud, tedy nikogo tam nie było z obywateli Jabes Galaad.
Çünkü gelenler sayıldığında Yaveş-Gilattan kimsenin olmadığı anlaşılmıştı.Cuando el pueblo fue contado, he aquí que no había allí ningún hombre de los habitantes de Jabes, en Galaad
Çünkü gelenler sayıldığında Yaveş-Gilattan kimsenin olmadığı anlaşılmıştı.Denn sie zählten das Volk, und siehe, da war kein Bürger da von Jabes in Gilead.
Çünkü gelenler sayıldığında Yaveş-Gilattan kimsenin olmadığı anlaşılmıştı.fatta la rassegna del popolo si era trovato che là non vi era nessuno degli abitanti di Iabes di Gàlaad
Çünkü gelenler sayıldığında Yaveş-Gilattan kimsenin olmadığı anlaşılmıştı.For da folket blev mønstret, viste det sig at ingen av innbyggerne i Jabes i Gilead var der.
Çünkü gelenler sayıldığında Yaveş-Gilattan kimsenin olmadığı anlaşılmıştı.Kajti ko so prešteli ljudstvo, glej, ni bilo ne enega iz prebivalcev v Gileadskem Jabesu.
Çünkü gelenler sayıldığında Yaveş-Gilattan kimsenin olmadığı anlaşılmıştı.Karena, ketika diperiksa daftar hadir, ternyata tidak terdapat di situ seorang pun dari Yabes
Çünkü gelenler sayıldığında Yaveş-Gilattan kimsenin olmadığı anlaşılmıştı.백성을 계수할 때에 야베스 길르앗 거민이 하나도 거기 없음을 보았음이라
Çünkü gelenler sayıldığında Yaveş-Gilattan kimsenin olmadığı anlaşılmıştı.Mert megszámlálá magát a nép, és ímé nem vala ott senki a Jábes-Gileád lakosai közül.
Çünkü gelenler sayıldığında Yaveş-Gilattan kimsenin olmadığı anlaşılmıştı.Nebo když sečten byl lid, a aj, nebylo tam žadného z obyvatelů Jábes Galád.
Çünkü gelenler sayıldığında Yaveş-Gilattan kimsenin olmadığı anlaşılmıştı.On fit le dénombrement du peuple, et il n`y avait là aucun des habitants de Jabès en Galaad.
Çünkü gelenler sayıldığında Yaveş-Gilattan kimsenin olmadığı anlaşılmıştı.Porquanto, ao contar-se o povo, nenhum dos habitantes de Jabes-Gileade estava ali.
Çünkü gelenler sayıldığında Yaveş-Gilattan kimsenin olmadığı anlaşılmıştı.Så blev Folket mønstret, og se, der var ingen af Indbyggerne fra Jabesj i Gilead.
Çünkü gelenler sayıldığında Yaveş-Gilattan kimsenin olmadığı anlaşılmıştı.Sillä kun kansasta pidettiin katselmus, niin katso, siellä ei ollut ketään Gileadin Jaabeksen asukkaista.
Çünkü gelenler sayıldığında Yaveş-Gilattan kimsenin olmadığı anlaşılmıştı.Ty när folket mönstrades, befanns det att ingen av invånarna i Jabes i Gilead var där.
Çünkü gelenler sayıldığında Yaveş-Gilattan kimsenin olmadığı anlaşılmıştı.vì khi tu bộ dân , thì chẳng thấy có người nào của dân Gia-be ở xứ Ga-la-át .
Çünkü gelenler sayıldığında Yaveş-Gilattan kimsenin olmadığı anlaşılmıştı.vì khi tu bộ dân, thì chẳng thấy có người nào của dân Gia-be ở xứ Ga-la-át.
Çünkü gelenler sayıldığında Yaveş-Gilattan kimsenin olmadığı anlaşılmıştı.Διοτι εγεινεν εξετασις του λαου, και ιδου, δεν ητο εκει ουδεις εκ των κατοικων της Ιαβεις-γαλααδ.