Önümüzdeki araba neden bu kadar yavaş sürüyor?Why is the car in front of us driving so slowly?
Lütfen biraz daha yavaş konuş, Tom.Please speak a little slower, Tom.
Tom mikrofona yavaşça konuştu.Tom spoke quietly into the microphone.
Tom yavaşça kahvesini yudumladı.Tom sipped his coffee slowly.
Tom yavaşça kapıyı açtı.Tom slowly opened the door.
Tom kapıyı yavaşça açtı.Tom opened the door slowly.
Tom yavaş yürüyordu.Tom was walking slowly.
Tom yavaşça geriye çekildi.Tom slowly backed away.
Yavaş ol, tamam mı?Take it easy, OK?
Tiyatro yavaş yavaş insanlarla doluyordu.The theater was slowly filling with people.
Yavaşla, Tom! Yangın nerede?Slow down, Tom! Where's the fire?
Sıra çok yavaş ilerliyor.The line is moving very slowly.
Kuyruk çok yavaş ilerliyor.The line is moving very slowly.
Tom, Mary'den daha yavaş sürer.Tom drives more slowly than Mary.
Tatoeba en yavaş sitedir.Tatoeba is the slowest site.
Lütfen yavaş ve açıkça konuşun.Please speak slowly and clearly.
Tom yavaş.Tom is slow.
Yavaş konuşabilir misin, lütfen?Can you speak slowly, please?
Tom odanın etrafında yavaş yavaş yürüdü.Tom walked slowly around the room.
Tom caddede arabayı yavaşça sürdü.Tom drove slowly down the street.
Tom yavaşça Mary'ye doğru yürüdü.Tom slowly walked towards Mary.
Sigara içmek yavaş ve ağrılı bir ölüme neden olabilir.Smoking can cause a slow and painful death.
Onu daha yavaş tekrarlayabilir misiniz?Could you repeat that slower?
Daha yavaş git lütfen.Please go slower.
O, yavaş yavaş yeni duruma alışıyor.She's gradually getting used to the new situation.
Sırbistan'da, trenler çok yavaştır.In Serbia, the trains are very slow.
Yavaş sürünüz.Please drive slowly.
O güçlü bir Teksas aksanıyla yavaşça konuştu.He spoke slowly, with a strong Texas accent.
Seni doğru dürüst duyamıyorum, lütfen daha yavaş konuş.I can't hear you properly, please speak more slowly.
Ben yavaş öğrenen biriyim.I'm a slow learner.
Sadece onu yavaş yavaş götürün.Just take it slowly.
Yavaşla, tamam mı?Slow down, will you?
Biraz daha yavaş gitmek isterim.I'd like to go a bit slower.
Biraz daha yavaş yürümek istiyorum.I'd like to walk a bit slower.
İnternet bağlantım neden bu kadar yavaş?Why is my Internet connection so slow?
Tom daha yavaş konuşmamı istedi.Tom asked me to speak more slowly.
Tom kapıyı yavaşça kapattı.Tom gently closed the door.
Posta yavaşlığı için demiryolu suçlanmayacak.The railroad isn't to blame for the slowness of the mail.
Lütfen biraz daha yavaş konuşur musunuz?Would you please speak a little bit more slowly?
Tom yavaşlamaya karar verdi.Tom decided to slow down.
Tom çok yavaş araç kullanıyor.Tom is driving too slow.
Bu hafta zaman çok yavaş geçti.Time passed very slowly this week.
Saatim bir saat yavaş.My watch is an hour slow.
Tom sanki müzakereleri yavaşlatmaya çalışıyor gibi görünüyor.It looks as if Tom is trying to slow down the negotiations.
Bu yavaş bir tren mi?Is it a slow train?
Biraz daha yavaşça süremez misin?Can't you drive a little more slowly?
Buradaki nemli iklime yavaş yavaş alışıyorum.I'm slowly getting used to the humid climate here.
Bu yöntem, yavaş ama emin.This method is slow but sure.
Tom tokmağı yavaşça çevirdi ve kapıyı açtı.Tom slowly turned the knob and opened the door.
Bilgisayarım çok yavaş.My computer is very slow.
İnternet bağlantım yavaştır.My Internet connection is slow.
İnternet bağlantım yavaş.My Internet connection is slow.
İnternet bağlantım yavaş ama Tatoeba daha yavaş.My Internet connection is slow, but Tatoeba is slower.
Tom bastonunu kullanarak yavaşça yoldan aşağıya doğru yürüdü.Tom walked slowly down the road using his cane.
Tom, Mary'yi yavaşça itti.Tom gave Mary a gentle push.
Cankurtaranlar kırmızı ışıklarda durmak zorunda değiller ama genellikle yavaşlarlar.Ambulances don't have to stop at red lights, but they usually slow down.
Tom çok yavaştır.Tom is too slow.
Yavaş yavaş yemek kendinizi daha tok hissetmenize yardımcı olacaktır.Eating slowly will help you feel more full.
Tom bana daha yavaş konuşmamı söyledi.Tom told me to speak more slowly.
Tom yavaş bir öğrenci olduğu için okulda alay edildi.Tom was teased at school because he was a slow learner.