Ana içeriğe geç
Sözlük

yavaş ile cümle

yavaş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Atlardan daha yavaşlardır.Đuôi ngắn hơn ở ngựa nhà.
Şehir, bu şoktan sonra ancak yavaşça kendine gelebildi.Thành phố chỉ hồi phục chậm chạp sau đó.
Charmeleon'ın seviye atlama hızı orta yavaştır."Tốc độ swarm" tổng cộng và trung bình.
Yavaş yavaş büyüdü.Chúng lớn tương đối chậm.
Artık Norman'ın psikolojisi yavaş yavaş bozulmaya başlamıştır.Sức khỏe của Adam Rainer bắt đầu giảm dần.
Yapmaya değer bir şey varsa onu yavaşça yapmaya da değer.Nếu trì hoãn một chút thì khó lòng mà được nó".
Kız çocuk isimleri daha yavaş değişir.Các con của bà cũng phải đổi tên.
Sahra Çölü yavaş yavaş kurumaya devam ederken güneye yöneldiler.Cùng với sự mở rộng dần dần của sa mạc Sahara, họ tiến về phía nam.
En yavaş hareket eden aydır.Ràng buộc là hoạt động chậm nhất.
Bütünleme sağlamak için harekât yavaşlatıldı.Phương thức trên giảm nhẹ sự phức tạp.
Çünkü diğerleri hızlı biz ise yavaşız.Đây là nơi lũ về sớm nhưng lại rút chậm.
Ancak yine de bu hız, optikten daha yavaş olan bilgisayarların bir araya getirilmesiyle elde edilmektedir.Tuy nhiên, lợi ích như vậy được thiết lập trở lại bởi tốc độ in chậm hơn đòi hỏi kỹ thuật này.
Bu sezonda Peace'in çevresi yavaş yavaş acılarla dolmaya başlar.Vì đang mùa giông bão, cuộc hành trình vừa chậm vừa gian khổ.
Oyunun gidişatına göre oyunu yavaşlatmalı veya hızlandırmalıdır.Người chơi có thể tạm dừng trò chơi, tăng tốc, hoặc làm chậm thời gian tùy theo ý thích của mình.
Bir gölge ağacı olan yaygın porsuk, çok yavaş büyür.Phần ngọn của chồi cây ở thân cây một lá mầm thường phát triển dài ra.
Çok yavaş yürürler.Nó thường đi khá chậm.
Üreme hızı büyük oranda virüsler tarafından yavaşlatılır.Tốc độ co bóp giảm dần trong quá trình cực khoái.
Çok yavaş.とてもゆっくり。
Yakıt olarak odun ve kömürün kullanıldığı dönemde gece başlayarak sabaha kadar yavaş yavaş pişirilirdi.調理用の燃料として薪や石炭が用いられていた時代には、夜に調理を始め、翌朝までじっくり加熱を続けた。
Çatlaklar sonra yavaş yavaş büyür ve küçük bir mağara oluşturur.この割れ目は、徐々に広がり、そして小さな洞窟となる。
Onu yavaş yavaş takıma sokmak istiyorum.こちらをゆっくりと追尾してくる。
Çok yavaşdan çok hızlı kürlenmeye kadar birçok çeşit vardır.超高速から超低速まで多種多様なコーナーがある。
Sonra, o ve başkaları yavaş yavaş birçok gökada saptamaya başladılar.その後西人は老論と少論に分裂する。
Bu sürede yavaşça büyür.この頃から徐々に太りだす。
Buna rağmen 250MB’lık sürücüler 100MB’lık sürücülere göre daha yavaş yazmaktadır.ただし制限があり、250MBドライブは、100MBディスクへの書き込み速度が遅い。
Atlardan daha yavaşlardır.馬と略す。
Yavaş yavaş yükselmiştir.少し上がった。
Sonrasında büyüme yavaşlamıştır.その後の成長はかなり遅くなる。
Bu protokollerden bazılarının yakınlaşması (Convergence) yavaştır.これらのプロトコルのは、収束が遅い欠点がある。
Konvoylar en yavaş üyenin hızına göre yol alıyordu bu yüzden küçük konvoylar daha hızlı yol alabilirdi.船団はいちばん遅い船に合わせて移動するので、小さな船団の方が速力が速い。
Elindeki yayıyla yavaşça Kuru Kadı'nın arkasına dokundu. — Ahmak, dedi, neye gördüğünü halka söyledin?勝手に簾に触り天帝の顔を拝もうとした悟空を突き飛ばして凄むが、逆に悟空には「なんだ、すだれの番人か」と愚弄された。
Yavaşça acele et!スピードを出せ!
Bu işlem yavaş gerçekleşmektedir.この作業は漸進的に行われた。
Işık saydam maddelerin içinde boşluktaki hızından daha yavaş yayılır.光速は、物質中では真空中よりも遅くなる。
Karada hareketleri yavaştır.陸上での動きが遅い。
Büyümesi yavaştır.成長が遅い。
Gürboğa bu işi çok yavaşa almıştı.このため綱紀はおおいに弛緩した。
Sistem değişikliğinden kaynaklanan hızlanma veya yavaşlamaların sayısı.変形システムが簡略化されたことにより変形スピードは増した。
"Yapabileceğim bir şey var mı?" der yavaşça.何か差し上げますので、ゆっくりしていかれては』 『それは駄目だ。
Bu dikey çubuklar deniz seviyesinde yavaş yavaş bariyer ada oluştururlar.大型の海藻は干潮線付近でやっと出現する。
Ateşleme sistemi 60 km/s hızdan daha yavaş giden hedeflere kilitlenebilmekteydi.装置は、60km/hより低速で移動する目標に対して効果的である。
Çok ağır oldukları için uçarken çok zor yavaşlarlar.回転しながら飛んでいくため、当てるのは結構難しい。
Blum Blum Shub algoritmasının güçlü bir koşullu güvenlik kanıtı vardır ancak yavaş çalışmaktadır.Blum-Blum-Shub は、強力だが条件付きでセキュリティが証明されている、素因数分解の難しさに基づいたCSPRNG。
Kara kaplumbağaları çok yavaş hareket eder.亀なので動きがのろい。
Futbola yavaş yavaş yaklaşıyorum.試合の序盤は緩やかな立ち上がり。
Piyasa yavaşça büyüdü.テルクテは徐々に成長していった。
Fransızlar da takviye aldılar ama onların edinimi hayli yavaştı, rakam sadece 35,000'de kaldı.フランス軍も増援を受けたが、フランス側の動員は遅く、フランス軍は僅か3万5千人に止まっていた。
Ovadaki akış daha yavaştır.ウニラのスピードも遅い。
Bu gelişmeler son yıllardaki büyük ekonomik kriz nedeniyle çok yavaşlamış; hatta durmuştur.この影響力が衰え始め、晩年には急激に落ち込んでしまった。
Ve tempo: "Yavaşça hareket etmeye başlayın...ずんねに:「ゆっくりと」の意。
Böylece günler yavaş yavaş uzar.時間も緩やかに流れる。
Hareketleri yavaş yavaş ve karmaşıktır.運動は緩慢で、ゆっくりと這う。
Ebe saklanan cisime yaklaştıkça el çırpma kuvvetlenir, uzaklaştıkça yavaşlar.スピカ対決の際に封印が解かれ、主人公に一目惚れして憑依する。
Hephaestus; Yavaş hareket eder fakat dayanıklıdır.スケルツォは激しない、軽快だが落ち着いたもの。
Bunun sonucunda çevrelerine yavaş yavaş gaz salmak yerine bir anda salmış olurlar.一部のMODでは被曝が軽度になる代わりに通常プレイ時にランダムで発生するように設定を書き換えたものもある。
Ama yavaşlığın parçası olan tembelliği de çok ciddiye alıyorum."人を斬りそうな時も堪忍が大事だ」というものだそうだ。
Şiiri yaratma, yavaşça ara.うすくけ書きしを照信流と申。
Duracağı kata yaklaşırken de gene otomatik olarak yavaşlar ve kat kapısıyla aynı düzeye geldiğinde durur.動き自体は遅いが、同じラインに立つと近づいてくる。
İskelet kaslarından daha yavaş kasılır.落下の衝撃でよりきつく極まる。
87 bpm ile yavaşa daha yakın bir ritme sahiptir.BPM180とかなり速いテンポの楽曲である。
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
yavaş ile cümle - Sayfa 48 - yavaş kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App