Ana içeriğe geç
Sözlük

yavaş ile cümle

yavaş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
O yavaştı.It was slow.
Tom hediye paketini yavaşça açtı.Tom unwrapped the present very slowly.
Tom, Mary'nin çok yavaş olduğunu düşündüğünü söyledi.Tom said he thought Mary was too slow.
Tom biraz daha yavaş yürümemi istedi.Tom asked me to walk a little slower.
Tom eskisi kadar yavaş değil.Tom isn't as slow as he used to be.
Neden her zaman bu kadar yavaşsın?Why are you always so slow?
Tom neden bu kadar yavaş?Why is Tom so slow?
Neden çok yavaşsınWhy are you so slow?
Tom daha yavaş yemem gerektiğini söyledi.Tom told me I should eat more slowly.
Tom yavaş değil, ama Mary yavaş.Tom isn't slow, but Mary is.
Tom, Mary'nin göründüğü kadar yavaş gözükmüyordu.Tom didn't seem to be as slow as Mary seemed to be.
Tom, Mary'nin göründüğü kadar yavaş görünmüyor.Tom doesn't seem to be as slow as Mary seems to be.
Tom benim kadar yavaş değil.Tom isn't as slow as I am.
Soğuk kış aylarında çoğu balık yavaşlar ve dibe yakın yerlerde dinlenir.Most fish slow down and "rest" near the bottom during cold winter months.
Sami yavaşladı.Sami slowed down.
Sami yavaş ilerledi.Sami moved slow.
Sami yavaşça hareket etti.Sami moved slowly.
Sami'nin yavaşlaması gerekir.Sami should slow down.
Lütfen biraz yavaşla.Please slow down a bit.
Yavaşlaman gerek.You need to slow down.
Tom'un yavaş olduğunu biliyorum.I know Tom is slow.
Sen yavaşsın, değil mi?You're slow, aren't you?
Tom yavaş, değil mi?Tom is slow, isn't he?
Tom oldukça yavaş, değil mi?Tom is rather slow, isn't he?
Tom yavaş yer, değil mi?Tom is a slow eater, isn't he?
Tom yavaş bir yürüyüşçü, değil mi?Tom is a slow walker, isn't he?
Tom yavaş öğrenen biri, değil mi?Tom is a slow learner, isn't he?
Tom, Mary'nin muhtemelen çok yavaş olacağını söyledi.Tom said Mary will likely be too slow.
Tom yavaş yavaş Mary'e yaklaştı.Tom gradually moved closer to Mary.
Tatoeba bazen kağnı gibi yavaşlıyor.Sometimes Tatoeba is as slow as molasses in January.
Develer atlardan biraz daha yavaştır.Camels are slightly slower than horses.
Yemeğini yavaşça ye.Eat your food slowly.
Tom, Mary'den daha yavaş sürmesni istedi.Tom asked Mary to drive slower.
Tom yavaş araba kullanır.Tom is a slow driver.
Noel yavaş yavaş yaklaşıyor.Christmas is slowly approaching.
Çok yavaş yürüyor.He walks very slowly.
Yürümesi çok yavaş.He walks very slowly.
Yavaş ve acılı oldu.It was slow and painful.
Suyu yavaş yavaş içiyor.She drinks the water slowly.
Tom benden daha yavaş araç kullanıyor.Tom drives slower than me.
İnternet erişimim neden bu kadar yavaş?Why is my internet access so slow?
Biraz daha yavaş gidelim.Let's go a bit slower.
Yavaş yavaş iyileşiyor.She is gradually recovering.
Sis yavaş yavaş kalkmaya başladı.The fog gradually began to lift.
İnternetin eskiden ne kadar yavaş olduğu anımsıyor musunuz?Do you remember how slow the internet used to be?
Yavaşça kıyıya doğru yüzüp her kulaçta geriye doğru bakıyorum.Slowly I swim to the shore, looking back with each stroke.
İlaç sadece hastalığın ilerlemesini yavaşlatabilir, tamamen durduramaz.The medication can only slow the disease's progress; it can't bring it to a halt.
Robert yavaşça kapının kilidini açtı.Robert unlocked the door slowly.
Robert kapının kilidini yavaşça açtı.Robert unlocked the door slowly.
William, Sandra'nın kamyonuna yavaşça yaklaştı.William approached Sandra's truck slowly.
Felix yavaşça telefon kabinine yürümeye başladı.Felix slowly started walking to the phone booth.
FAT32 sürücüsü FAT16 sürücüsünden çok daha yavaştı.The FAT32 driver was much slower than the FAT16 driver.
Eski devlet çiftliklerinin yenilenmesi son derece yavaş bir süreçte olmuştur.The restructuring of former state farms has been an extremely slow process.
Her iki durumda da hacker yavaşlatılmış veya büyük ihtimalle yakalanmış olacaktır.Either way, the hacker will be slowed down or possibly caught.
Yavaş Hareketi'nin organize ve tek bir organizasyon tarafından kontrol edilen bir hareket değildir.The slow movement is not organised and controlled by a single organisation.
Onlarla en büyük sorun, son derece yavaş olmaları ve yıllarca sürebilmeleri.The biggest problem with them is they can be exceedingly slow, taking many years.
Yavaş yavaş genişledi, geleceğin Konstantinopolis bölgesinde inşa edilecek ilk liman oldu.Gradually enlarged, it was the first port to be built in the area of the future Constantinople.
Japonya bu ölçütlerin bazılarından yavaş yavaş uzaklaşmaya başlamıştır.Japan has begun to gradually move away from some of these norms.
1915 yılında 3. Ordu gücü yavaş yavaş geri getirildi.In 1915 the 3rd Army was slowly brought back up to strength.
Paisley filtresi 1804'te çalışmaya başladı ve erken tip bir yavaş kum filtresi idi.The Paisley filter began operation in 1804 and was an early type of slow sand filter.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod