yatkın ile cümle

yatkın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Insanların farklı yatkınlıklari vardır.Oamenii au aptitudini diferite.
Insanların farklı yatkınlıklari vardır.Orang-orang memiliki kemampuan yang berbeda-beda.
Insanların farklı yatkınlıklari vardır.Οι άνθρωποι έχουν διαφορετικά χαρίσματα.
Insanların farklı yatkınlıklari vardır.Люди мають дуже різні схильності.
Insanların farklı yatkınlıklari vardır.У людей очень разные способности.
Insanların farklı yatkınlıklari vardır.Хората имат много различни способности.
Insanların farklı yatkınlıklari vardır.לאנשים יש כישורים מאוד שונים.
Insanların farklı yatkınlıklari vardır.الناس لديهم مواهب مختلفة جداً.
Insanların farklı yatkınlıklari vardır.最近分かったことがあります
JN: dünya barışından çok daha akla yatkın, ve kesinlikle daha yakın.Het is meer tastbaar dan vrede op aarde, en het is zeker sneller haalbaar.
JN: dünya barışından çok daha akla yatkın, ve kesinlikle daha yakın.JN: C'est plus tangible que la paix dans le monde, et certainement plus immédiat.
JN: dünya barışından çok daha akla yatkın, ve kesinlikle daha yakın.JN: Điều này vô hình hơn cả hòa bình thế giới, và chắc chắn là nó có tác động tức thời hơn.
JN: dünya barışından çok daha akla yatkın, ve kesinlikle daha yakın.JN: è più tangibile della pace del mondo, e certamente più immediato.
JN: dünya barışından çok daha akla yatkın, ve kesinlikle daha yakın.JN: Es más tangible que la paz mundial, y seguro que es más inmediato.
JN: dünya barışından çok daha akla yatkın, ve kesinlikle daha yakın.JN: Este mai tangibilă decât pacea mondială și cu siguranță mai imediată.
JN: dünya barışından çok daha akla yatkın, ve kesinlikle daha yakın.JN: Je to hmatatelnější než světový mír. A nastane určitě v bližší době.
JN: dünya barışından çok daha akla yatkın, ve kesinlikle daha yakın.JN: 그건 세계 평화보다도 더 실재하는 것이고 그건 확실히 더 가까이에 있어요.
JN: dünya barışından çok daha akla yatkın, ve kesinlikle daha yakın.To bardziej osiągalne niż pokój na świecie, a na pewno szybsze.
JN: dünya barışından çok daha akla yatkın, ve kesinlikle daha yakın.ДН: Това е по-постижимо, отколкото световния мир и със сигурност е по-бързо.
JN: dünya barışından çok daha akla yatkın, ve kesinlikle daha yakın.Д.Н.: Этот день реальнее, чем мир во всём мире. И его точно можно сделать уже сейчас.
JN: dünya barışından çok daha akla yatkın, ve kesinlikle daha yakın.ג.נ. זה יותר מוחשי משלום עולמי, וזה בוודאי הרבה יותר מיידי.
JN: dünya barışından çok daha akla yatkın, ve kesinlikle daha yakın.جيهان: إنه أمر ملموس أكثر من السلام العالمي، وهو بالتأكيد أكثر إلحاحاً.
JN: dünya barışından çok daha akla yatkın, ve kesinlikle daha yakın.その日 世界が映像の力によって
Kimse tam olarak bilmiyor, ama dört açıklama okudum ki, bence hepsi bir miktar akla yatkın.Beh, perché la violenza é diminuita?
Kimse tam olarak bilmiyor, ama dört açıklama okudum ki, bence hepsi bir miktar akla yatkın.Bom, por que terá a violência diminuído?
Kimse tam olarak bilmiyor, ama dört açıklama okudum ki, bence hepsi bir miktar akla yatkın.Dlaczego więc przemoc zmalała?
Kimse tam olarak bilmiyor, ama dört açıklama okudum ki, bence hepsi bir miktar akla yatkın.Dobře, proč tedy násilí klesalo?
Kimse tam olarak bilmiyor, ama dört açıklama okudum ki, bence hepsi bir miktar akla yatkın.Dus, waarom is geweld afgenomen?
Kimse tam olarak bilmiyor, ama dört açıklama okudum ki, bence hepsi bir miktar akla yatkın.자, 폭력은 왜 줄어들게 된것일까요? 진실은 아무도 알 수 없겠지만,
Kimse tam olarak bilmiyor, ama dört açıklama okudum ki, bence hepsi bir miktar akla yatkın.Nos, miért csökkent az erőszak?
Kimse tam olarak bilmiyor, ama dört açıklama okudum ki, bence hepsi bir miktar akla yatkın.Nun, warum hat die Gewalt abgenommen?
Kimse tam olarak bilmiyor, ama dört açıklama okudum ki, bence hepsi bir miktar akla yatkın.Pourquoi la violence est-elle en déclin ?
Kimse tam olarak bilmiyor, ama dört açıklama okudum ki, bence hepsi bir miktar akla yatkın.Prečo miera násilia poklesla?
Kimse tam olarak bilmiyor, ama dört açıklama okudum ki, bence hepsi bir miktar akla yatkın.Е, защо насилието е спаднало?
Kimse tam olarak bilmiyor, ama dört açıklama okudum ki, bence hepsi bir miktar akla yatkın.Хорошо, почему же насилие сокращается?
Kimse tam olarak bilmiyor, ama dört açıklama okudum ki, bence hepsi bir miktar akla yatkın.ובכן, מדוע באמת פחתה האלימות? איש לא יודע לבטח,
Kimse tam olarak bilmiyor, ama dört açıklama okudum ki, bence hepsi bir miktar akla yatkın.حسناً , لماذا تناقص العنف ؟ لا أحد فعلا يعرف ,
Kimse tam olarak bilmiyor, ama dört açıklama okudum ki, bence hepsi bir miktar akla yatkın.ある程度うなずけるものです
Kültürel kalıtımımız genelde dönüp geriye bakmaya yatkındır, geçmişi romantikleştirerek.A maior parte da nossa herança cultural olha para o passado, de maneira demasiado optimista.
Kültürel kalıtımımız genelde dönüp geriye bakmaya yatkındır, geçmişi romantikleştirerek.Duża część naszego dziedzictwa kulturowego zwraca się ku przeszłości, idealizując ją.
Kültürel kalıtımımız genelde dönüp geriye bakmaya yatkındır, geçmişi romantikleştirerek.Hầu hết giá trị di sản văn hóa của chúng ta có khuynh hướng xét lại lãng mạn hóa quá khứ.
Kültürel kalıtımımız genelde dönüp geriye bakmaya yatkındır, geçmişi romantikleştirerek.Het meeste van ons culturele erfgoed had de neiging naar het verleden te kijken, het verleden te romantiseren.
Kültürel kalıtımımız genelde dönüp geriye bakmaya yatkındır, geçmişi romantikleştirerek.우리 문화 유산의 대부분은 과거를 회상하고, 과거를 미화하는 작품입니다.
Kültürel kalıtımımız genelde dönüp geriye bakmaya yatkındır, geçmişi romantikleştirerek.Kulturális örökségünk legnagyobb része hajlamos visszafelé tekinteni, idealizálva a múltat.
Kültürel kalıtımımız genelde dönüp geriye bakmaya yatkındır, geçmişi romantikleştirerek.La maggior parte del nostro patrimonio culturale ci spinge a guardare all'indietro a romanzare il passato.
Kültürel kalıtımımız genelde dönüp geriye bakmaya yatkındır, geçmişi romantikleştirerek.La mayor parte de la herencia cultural ha tendido a mirar atrás, idealizando el pasado.
Kültürel kalıtımımız genelde dönüp geriye bakmaya yatkındır, geçmişi romantikleştirerek.La plupart de notre héritage culturel a eu tendance à regarder en arrière, à idéaliser le passé.
Kültürel kalıtımımız genelde dönüp geriye bakmaya yatkındır, geçmişi romantikleştirerek.Meistens tendiert das kulturelle Erbe in uns dazu, zurückzublicken und die Vergangenheit zu romantisieren.
Kültürel kalıtımımız genelde dönüp geriye bakmaya yatkındır, geçmişi romantikleştirerek.Sebagian besar warisan budaya kita cenderung untuk melihat ke belakang, rmeromantisasi masa lalu.
Kültürel kalıtımımız genelde dönüp geriye bakmaya yatkındır, geçmişi romantikleştirerek.Väčšina našeho kultúrneho dedičstva má tendencie sa obzerať dozadu, romantizovať minulosť.
Kültürel kalıtımımız genelde dönüp geriye bakmaya yatkındır, geçmişi romantikleştirerek.Vanligtvis har vår kultur haft en tendens att se bakåt och romantisera det förflutna.
Kültürel kalıtımımız genelde dönüp geriye bakmaya yatkındır, geçmişi romantikleştirerek.Většina našeho kulturního dědictví má tendenci dívat se zpět, romantizuje si minulost.
Kültürel kalıtımımız genelde dönüp geriye bakmaya yatkındır, geçmişi romantikleştirerek.Στην πλειοψηφία η πολιτιστική μας κληρονομιά τείνει να κοιτά προς το παρελθόν, μέσα από ένα ρομαντικό πρίσμα.
Kültürel kalıtımımız genelde dönüp geriye bakmaya yatkındır, geçmişi romantikleştirerek.Більша частина нашого культурного спадку змушує озиратися назад, ідеалізуючи минуле.
Kültürel kalıtımımız genelde dönüp geriye bakmaya yatkındır, geçmişi romantikleştirerek.Большая часть нашего культурного наследия заставляет оглядываться назад, идеализируя прошлое.
Kültürel kalıtımımız genelde dönüp geriye bakmaya yatkındır, geçmişi romantikleştirerek.Повечето от културното ни наследство се обръща към миналото, придавайки му романтичен характер.
Kültürel kalıtımımız genelde dönüp geriye bakmaya yatkındır, geçmişi romantikleştirerek.רוב המסורת התרבותית שלנו נטתה להביט לאחור מייפה את העבר
Kültürel kalıtımımız genelde dönüp geriye bakmaya yatkındır, geçmişi romantikleştirerek.معظم ثراثنا الثقافي يميل للنظر الى الوراء يحن الى الماضي
Kültürel kalıtımımız genelde dönüp geriye bakmaya yatkındır, geçmişi romantikleştirerek.ロマンチックに描いてきました 西洋の宗教はみな楽園の概念から始まり
Kutsal kitapların yerini kültüre vermek istediler. Bu oldukça akla yatkın bir fikir.De ville ersätta bibelskriften med kultur, och det är en väldigt rimlig idé.

İlgili Sayfalar