Ana içeriğe geç
Sözlük

yatar ile cümle

yatar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Tommy bütün yaptıklarından dolayı bir süre hapiste yatar.Han har avtjänat flera fängelsestraff i Sverige på grund av sin verksamhet.
İsmail ağa 10 yıl hapis yatar.Rimdahl dömdes till 10 års fängelse.
Sürekli tek maçtan yatar.Tävlingen spelas alltid på en linksbana.
Yuvalarında genelllikle 4 ya da 5 yumurta bulunur ve 20-22 gün kuluçaya yatarlar.Den lägger vanligtvis fyra till fem ägg som ruvas i 20–22 dagar.
Kurban yatağına yatar ve sağlıklı bir şekilde uykuya dalar.Жертва хвороби йде в ліжко і засинає у доброму стані.
Yatağına yatar ama bir süre uyanık kalır.Його витягли на берег, але він заснув і спав досить тривалий час.
Kış uykusuna yatarlar.На зиму впадає в сплячку.
11-14 gün kadar kuluçkaya yatarlar.Насиджують 11-14 днів.
Ay balıkları bazen, henüz bilinmeyen nedenlerden suyun yüzünde yan yatarlar.Не часто можна побачити місяць-рибу, що лежить на боці на поверхні води.
Esas olarak çiçek üzerinde pusuya yatarlar.Харчується переважно рослинами.
Yuvalarında genelllikle 4 ya da 5 yumurta bulunur ve 20-22 gün kuluçaya yatarlar.У кладці зазвичай 4-5 яєць, які самка насиджує 22 дні.
Ebeveynlerin ikisi de kuluçkuya yatar ancak dişi sığırcık erkekten daha fazla kuluçkada kalır.Годують пташенят обидва батьків, проте самка більше, ніж самець.
Kış uykusuna birçoğu bir nehir kenarlarında araya gelerek yatar.У природі на період зими впадає у сплячку у заглибинах нешвидких річок.
Tenimin tüyleri büyümemişken, denizde yatarak dilediğimi tutarım ben, sevdiğimi yerim ben.Kdyby tam byla voda, asi bych si šel zaplavat, protože to mám rád.
Kurban yatağına yatar ve sağlıklı bir şekilde uykuya dalar.Oběť jde spát a když usíná, těší se dobrému zdraví.
Günde yatarak geçirdikleri birkaç saat gündüzde gecede olabilir.Pijí několikrát denně, zbytek času prospí.
Karada yatarken vücudun iriliği ve tombul görünümü göze çarpar.Při spánku si tělo přikrývá svým dlouhým a huňatým ocasem.
Kış uykusuna yatarlar.V zimním období upadá do zimního spánku.
Yatarken ateşlenemez.K tikům nedochází ve spánku.
Yalnız dişiler kuluçkaya yatar.Děti usnou na lavičce.
Elinde ne varsa satar, bazı geceler aç yatardı.Obtíže začaly ustupovat a k ránu dokázal na několik hodin usnout.
Fakat hastalanır ve hastaneye yatar.Všeho nechává a utíká do nemocnice.
Dişileri genelde bir çift yumurta yumurtlayıp kuluçkaya yatar.Samičky zpravidla nosí vajíčka po párech na zadečku.
Vito babasının borçlarını ödedikten sonra polise yakalanır ve yaklaşık 10 yıl yatar.Po několika akcích pro něj je však Vito zatčen policií a poslán na 10 let do vězení.
Her yıl Merkez'de 8000 hasta yatarak ve 16.000 ayakta tedavı ediliyor.To umožňuje ročně pomoci či vrátit zdraví 16 000 pacientům z celého světa.
Yatarken birbirleriyle çok konuştukları için ancak saat 2'den sonra yatabilirler.Člověk například nemůže dlouho usnout a jde spát až v 6 hodin ráno.
Geceleri genç kızın deniz kenarındaki mezarına gider ve orada yatar.În fiecare noapte, el se culcă alături de ea în mormântul ei de lângă mare.
Çifti oluşturan kuşların ikisi de kuluçkaya yatar ve birlikte yavruları beslerler.Clocesc ambii părinți, care vor hrăni puii împreună, până când aceștia pot să zboare.
Bacaklar oturma durumda olduğu gibi kırılır ve patenci buza paralel olacak şekilde geriye yatar.Picioarele se desfac, apoi se apropie cu putere ca o foarfecă până când ajung paralele.
“Hayatın kutsallığı insanlara yapılan yardımlarda yatar.”Uită-te pe fereastră, vorbește cu oamenii...”
Oradan oraya savrularak, kimi zaman dışarıda, ormanda yatarak günlerini geçirdi.Au venit asemenea altora, să-și petreacă ziua de sărbătoare la aer liber, în pădure.
Amasya elması meyveye geç yatar ve 8-10 yaşından önce ürün vermez.Cățeii Amstaff nu se despart de mamă înainte de a împlinii vârsta de 8-10 săptămâni.
Kuluçkaya gündüzleri erkek de yardımcı olur ama geceleri yalnızca dişi yumurtalarla yatar.Mindkét szülő részt vesz a költésben, de éjjel csak a tojók melegíti a tojásokat.
Ardından Romeo, Juliet'in yanına yatarak zehri içer ve ölür.Ezután mérget vesz be, Júlia mellé fekszik és meghal.
Tommy bütün yaptıklarından dolayı bir süre hapiste yatar.Tonyt börtönbe fogják csukni a szabályszegéseiért, amiket a feleségéért tett.
4 hafta kuluçkaya yatar.Négy hetet töltött a slágerlistán.
Fakat hastalanır ve hastaneye yatar.Este megbetegszik, és kórházba kerül.
Yatağına yatar ama bir süre uyanık kalır.Egy ideig még a földön fekszik, aztán talpra áll.
11-14 gün kadar kuluçkaya yatarlar.A fiókákat még 11-13 napig gondozza.
Her yıl Merkez'de 8000 hasta yatarak ve 16.000 ayakta tedavı ediliyor.Évente a kórházban 20 ezer járó és 20 ezer fekvőbeteget látnak el.
Yuvalarında genelllikle 4 ya da 5 yumurta bulunur ve 20-22 gün kuluçaya yatarlar.A tojó rendszerint 4–5 tojást tojik, melyeken 20–22 napig kotlik.
Dişiler 13-14 gün arasında kuluçkaya yatarlar.A tojásokon csak a tojó kotlik 13-14 napig.
Erkek ve dişi birlikte kuluçkaya yatar.Az asszony és a gyerekek elalszanak a kocsiban.
Yatarak uyumak atlar için daha sağlıklıdır.A szekitorik később fekszenek le aludni, mint a többiek.
Bunların yaklaşık 50 bini hastanede yatarak tedavi şeklinde geçirildi.Loukkaantuneista noin 50 tarvitsi sairaalahoitoa.
Daha sonra Samantha'nın oda arkadaşı onları yurt odasında beraber yatarlarken bulur.Samanthan huonekaveri saapuu yllättäen ja löytää heidät huoneestaan.
11-14 gün kadar kuluçkaya yatarlar.Poikaset pysyvät pesässä 11–14 vuorokautta.
Yatarak uyumak atlar için daha sağlıklıdır.Kuolemista todennäköisempää on kuljettajan nukahtaminen.
Hareketsiz kalarak pusuya yatar ve yavaşça avını takip eder.Tämän jälkeen se rauhoittuu ja kävelee hitaasti, odottaen seuraavaa uhriaan.
Fok balıklarının buz tabakasındaki soluk alma deliklerinde pusuya yatar.Valehtelu jätti jäljet lumeen Kaleva.
Hastaneye yatar ve bu nedenle akademik çalışmalarından uzaklaşır.Hän jätti lukion kesken ja opiskeli sen sijaan näyttelijäntyötä.
Ardından Romeo, Juliet'in yanına yatarak zehri içer ve ölür.Romeo menee myös itse sisälle, juo myrkyn ja kuolee.
Bu arada doktor da sarışın hemşire (Carol Connors) ile yatar.Sen lisäksi Gilbertillä on suhde erään naimisissa olevan naisen, Betty Carverin (Mary Steenburgen), kanssa.
Türkiye'de yazın kuluçkaya yatarlar.He päättävät häipyä Kesäparatiisista Kööpenhaminaan.
Hem erkek hem de dişi kuluçkaya yatar ve yavruları besleyip korur.Pesintäaikana sekä naaras että koiras ruokkivat ja suojelevat poikasia.
Sırt üstü yüzme suyun üzerinde sırt üstü yatarak yapılmaktadır.Takaharjun Ankkalampi on syntynyt veden täyttämään suppaan.
Kurban yatağına yatar ve sağlıklı bir şekilde uykuya dalar.Το θύμα πηγαίνει στο κρεβάτι και κοιμάται με καλή υγεία.
Teddy yatağa tırmanır ve David ve Monica'yı birlikte yatarken izler.Ο Τέντι, σκαρφαλώνει στο κρεβάτι και παρακολουθεί καθώς ο Ντέιβιντ και η Μόνικα είναι ξαπλωμένοι μαζί.
Sürekli tek maçtan yatar.Δίνει συνέχεια στο παιχνίδι.
Yatağına yatar ama bir süre uyanık kalır.Για την ακρίβεια πήγε για έναν υπνάκο, αλλά δεν ξύπνησε ποτέ...
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod