Cinslerin her ikisi de kuluçkaya yatarlar.Les deux compères vont se coucher.
Bunların yaklaşık 50 bini hastanede yatarak tedavi şeklinde geçirildi.Et 1,5 fois plus se sont rendus à l'hôpital pour ce type de problème .
Bu ruh eşikte yatar.L'intérieur est de la même sobriété.
Yatarak uyumak atlar için daha sağlıklıdır.Dormir nous donne la santé.
Ekim'le Mart ayları arasında, taşların altında ya da yarıklarda kış uykusuna yatarlar.D’octobre à mars, ils hivernent dans des galeries ou sous des pierres.
Ay balıkları bazen, henüz bilinmeyen nedenlerden suyun yüzünde yan yatarlar.Comme les baleines, elles sautent parfois hors de l'eau, pour des raisons inconnues.
Ertesi gün ziyaretine gelen bir dostu, onu mutfakta yerde yatar buldu.Une jeune femme, qui se trouvait au bar la veille, l'invite dans sa famille.
Adam iyice dövülmüş halde yerde yatar.Elle doit être bien couchée sur le corps.
Avından dönüp yere çömelir, aslan gibi, dişi bir aslan gibi yatarsın.L'homme se lève de son lit et se dirige vers sa chambre tandis qu'elle lèche un bol de lait comme un chat.
11-14 gün kadar kuluçkaya yatarlar.Elle les couve seule durant 11 à 14 jours.
O da gidip Rosendo ile yatar.Elle souhaite coucher avec Narumi.
Yılda 3-4 defa kuluçkaya yatarlar.Messe 3 ou 4 fois par an.
Cezayir olaylarını protesto gösterilerinde yere yatar.Les députés kurdes quittent la séance en signe de protestation.
Genellikle saat kaçta yatarsın?¿A qué hora sueles irte a la cama?
Hasta yatakta yatar.El enfermo está tumbado en la cama.
Teddy yatağa tırmanır ve David ve Monica'yı birlikte yatarken izler.Teddy entra en la escena, sube a la cama y mira a David y Mónica descansar plácidamente juntos.
Tommy 11 adamın hepsini öldürür ancak polise yakalanır ve 15 yıl boyunca hapis yatar.Tommy logra asesinar a todos, sin embargo, es arrestado y encarcelado durante quince años.
Yatarak uyumak atlar için daha sağlıklıdır.También cree que dormir por el día es saludable.
Tommy bütün yaptıklarından dolayı bir süre hapiste yatar.Tras esto, Tommy es llevado a la cárcel por ocasionar disturbios.
Yuvasını ağaç üzerine veya yapılara kurar, sekiz yumurtaya kadar yumurtlar ve üzerine kuluçkaya yatar.Puede construir su nido tanto en árboles como en edificios poniendo hasta ocho huevos.
O da gidip Rosendo ile yatar.Va a letto con Ruby.
“Hayatın kutsallığı insanlara yapılan yardımlarda yatar.”Se ganaba la vida ofreciendo servicios domésticos a las personas".
Fok balıklarının buz tabakasındaki soluk alma deliklerinde pusuya yatar.A sus pies se extiende el glaciar del Brouillard.
3-5 yumurta bırakırlar ve 10-11 gün kuluçkaya yatarlar.Ponen de tres a cinco huevos e incuban 35 días.
Hayvan uyurken kıvrılarak yatar ve kuyruğunu gövdesinin üzerine örter.El tío está casi dormido cuando se siente los insectos caminando en su nariz.
Zerdüştlüğün temelinde iyilik ve kötülüğün savaşı yatar.Aparentemente el infierno ha ganado la batalla entre el Bien y el Mal.
Bu sahneden sonra şarkıcının yatarak şarkıyı söylediği bölüm gösterilir.Como resultado, el cantante escribió dicha canción en base a lo sucedido.
Kral akbabalar her iki yılda bir kuluçka yatarlar ve yuva inşa etmezler.Rendir cuentas ante el propietario de la cabaña, una o dos veces al año. No cuidaba directamente del ganado.
Kış uykusuna yatarlar.En invierno duermen en dormideros comunales.
Hastaneye yatar ve bu nedenle akademik çalışmalarından uzaklaşır.Debido a su trabajo, dejó los estudios académicos.
Gözlerinin ikisi de renkli olan üst taraflarında bulunur, beyaz renk olan kör tarafları ile yerde yatarlar.Questi, alla sua vista, gli corre incontro e i due si stringono in un caloroso abbraccio.
Tekvin 18:22 Kadınla yatar gibi bir erkekle yatma.18: 26) Come entrare nelle grazie di una ragazzina.
Kuluçkaya gündüzleri erkek de yardımcı olur ama geceleri yalnızca dişi yumurtalarla yatar.Al contrario la femmina vola esclusivamente di notte, per deporre le uova.
Hareketsiz kalarak pusuya yatar ve yavaşça avını takip eder.L'uomo si alza e si sfila lentamente il cappotto.
Asıl geceleri yere yatarak uyurlar.Con la notte tutta la terra dorme.
Benim adım Yatarou.Меня зовут Ятароу.
Yatakta o gün olan her şeyi düşünerek yatarım.Я лежал в постели, думая обо всём, что произошло в тот день.
Fefè planladığı gibi 3 yıl yatar ve hapisten çıkınca da Angela'yla evlenir.Через неполные три года Фефе выходит из тюрьмы и сочетается браком с Анжелой.
Ali, hicrette peygamberin yatağına yatarak kâfirleri şaşırttı.Потом Он приводит историю народа Ад и его пророка Худа и указывает на неразумность неверующих.
Her yıl Merkez'de 8000 hasta yatarak ve 16.000 ayakta tedavı ediliyor.Ежегодно через Центр проходят 8 000 стационарных и 16 000 амбулаторных пациентов.
Teddy yatağa tırmanır ve David ve Monica'yı birlikte yatarken izler.Робот-медвежонок Тедди залезает на кровать и смотрит на засыпающих Дэвида и Монику.
Yatağına yatar ama bir süre uyanık kalır.Они просыпаются на несколько часов, но затем снова надолго засыпают.
Yerde yaralı yatarken Arjuna ona Yudhishther olmayı kabullenmesini söyledi ve o da kabul etti.«Конечно, ты посоветовал ей одеть хиджаб», — он добавил.
O da gidip Rosendo ile yatar.Она выходит замуж за Ролана и уезжает с ним в Париж.
Bir putperestlik tanımının temeli, put kavramının tanımına yatar.Происхождение термина связано с самим методом выполнения трюка.
Ay balıkları bazen, henüz bilinmeyen nedenlerden suyun yüzünde yan yatarlar.Иногда, подобно китам, они по неизвестным причинам совершают прыжки над водой.
Fok balıklarının buz tabakasındaki soluk alma deliklerinde pusuya yatar.На леднике сушило рыбное бревенное з затвором...».
Her iki ebeveynde 40 gün boyunca kuluçkaya yatar.Насиживают оба родителя в течение 65 дней.
10 Mart 2018 tarihinde ise yoğun bakımda yatarken hayatını kaybetti.10 июня 1826 года он умирает, как он и говорил, в ночь на пятницу.
Erkek ile dişi kuluçkaya birlikte yatar.И пошли мы вдвоём с Димой искать такси.
Fakat hastalanır ve hastaneye yatar.لكنها مرضت وأدخلت المستشفى.
Dişiler 13-14 gün arasında kuluçkaya yatarlar.تحضن الام البيوض لمدة 13 - 14 يوم.
Gözlerinin ikisi de renkli olan üst taraflarında bulunur, beyaz renk olan kör tarafları ile yerde yatarlar."عينان لا تمسهما النار ، عين بكت من خشية الله ، وعين باتت تحرس في سبيل الله". "
Yatarak uyumak atlar için daha sağlıklıdır.وهؤلاء المرضى قد ينامون بشكل أفضل خارج منازلهم.
Lugosi 73 yaşındayken, 16 Ağustos 1956'da, Los Angeles'taki evinde bir kanepede yatarken öldü.مات لوغوسي متأثرا بنوبة قلبية في 16 أغسطس 1956، عندما كان يستند على أريكة في بيته في لوس أنجلس.
Asıl geceleri yere yatarak uyurlar.ولهذا ينامون خلال وقت الظهر .
İsmail ağa 10 yıl hapis yatar.ولبث يوسف في السجن عشر سنين.
Cezayir olaylarını protesto gösterilerinde yere yatar.هدوء بالجزائر بعد مظاهرات احتجاجية..
Yatağına yatar ama bir süre uyanık kalır.النوم المجموعة وضعت على السرير في حين أن مجموعة أخرى بقيت مستيقظا.
Yatay bisiklet, bisikletçinin arkasına yaslanır şekilde yatarak pedalladığı bisiklet çeşididir.ويوجد محرك الدراجة وبه تلتف الدراجة إلى الجهة التي نريدها.