Ana içeriğe geç
Sözlük

yatar ile cümle

yatar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Yatar kedileri çizmek için daha iyi bir yol.Better draw more slug cats.
Karşımızdaki zorlukların kalbinde yapabilirliğimizi ve zekamızı yeni baştan tanımlayabilmemiz yatar.At the heart of the challenge is to reconstitute our sense of ability and of intelligence.
Ancak yine de sırt üstü yatarken de birçok farklı yöntem vardır.However, there are lots of different ways your babies can sleep on their back.
Ama pratik olsun diye havuzda yüzüstü yatarak yapıyordum.But in practice, I would do it face down, floating on the pool.
Bunlar güzel şeyler ve umarım bunların hepsinin nasıl birbirine uyduğu aklınıza yatar.And that's all nice and it hopefully it makes sense to you how all of these fit together.
Çünkü bu konunun altında erotizmin gizemi yatar.Because therein lies the mystery of eroticism.
"girmesinden korktuğunuz mağarada, aradığınız hazine yatar"Joseph Campbell said, "In the cave you fear to enter lies the treasure you seek."
Ve o gece yatarken düşünüyordum, bu insanlar bu kadar az şeye sahip.And I lay there thinking, these people have so little.
Ben böyle yatakta yatarken bazen ţey oluyorum... kâbus görüyorum.It is not going to be the same when you leave Sometimes when i am in the bed like this
Kadınla yatar gibi bir erkekle yatma. Bu iğrençtir."'You shall not lie with a man, as with a woman. That is detestable.
Toprakta birlikte yatarlar, Üzerlerini kurt kaplar.They lie down alike in the dust. The worm covers them.
Zengin olarak yatar, ama bu öyle sürmez, Gözlerini açtığında hepsi yok olup gitmiştir.He lies down rich, but he shall not do so again. He opens his eyes, and he is not.
Rüyada, geceleyin görümde, İnsanları ağır uyku basınca, Yatakta yatarlarken,In a dream, in a vision of the night, when deep sleep falls on men, in slumbering on the bed;
Hünnap çalıları altında, Kamışlarla örtülü bir bataklıkta yatar.He lies under the lotus trees, in the covert of the reed, and the marsh.
Yatar uyurum, Uyanır kalkarım, RAB destektir bana.I laid myself down and slept. I awakened; for Yahweh sustains me.
Esenlik içinde yatar uyurum, Çünkü yalnız sen, ya RAB, Güvenlik içinde tutarsın beni.In peace I will both lay myself down and sleep, for you, Yahweh alone, make me live in safety.
Güneş doğunca İnlerine çekilir, yatarlar.The sun rises, and they steal away, and lay down in their dens.
Korkusuzca yatar, Tatlı tatlı uyursun.When you lie down, you will not be afraid. Yes, you will lie down, and your sleep will be sweet.
Kâh sokakta, kâh meydanlardadır. Sokak başlarında pusuya yatar.Now she is in the streets, now in the squares, and lurking at every corner.
Ayrıca iki kişi birlikte yatarsa, birbirini ısıtır. Ama tek başına yatan nasıl ısınabilir?Again, if two lie together, then they have warmth; but how can one keep warm alone?
Yeşil yastıklarda, emsalsiz döşekler üzerinde yatarlar yan.Reclining on green cushions and rich carpets excellent.
Ve onlar ki, Rablerine secdeler ve kıyamlar ederek yatarlar.And those who spend their nights bowed and standing before their Lord;
Namazı bitirdiğinizde, Allah'ı ayaktayken, otururken ve yan yatarken zikredin.When you have performed the prayer, remember God, standing and sitting and on your sides.
Namazı kıldıktan başka, Allah'ı ayakta iken, otururken, yan yatarken de anın.When you have performed the prayer, remember God, standing and sitting and on your sides.
Namazı bitirince de ayakta, otururken ve yanınız üzerinde yatarken (daima) Allah'ı anın.When you have performed the prayer, remember God, standing and sitting and on your sides.
Gece yatarlarken, yahut gündüz uyurlarken, azabımız onlara geliverdi.Our might came upon it at night, or while they took their ease in the noontide,
İnsanlara zorluk dokunduğu zaman; yan yatarken, otururken, ayaktayken bize yalvarır.And when harm touches man, he invokes Us, lying down on his side, or sitting or standing.
İnsana bir zarar dokundu mu, yanı üzerine yatarken veya ayaktayken veya oturmuşken bizi çağırır.And when harm touches man, he invokes Us, lying down on his side, or sitting or standing.
Nice kent(ler)i helak ettik; gece yatarlarken, yahut gündüz uyurlarken, azabımız onlara geliverdi.How many a town have We destroyed? Our might came upon them by night, or while they were napping.
Arkadaşlarıyla dalış yapan Rene heykeli 45m derinlikte kayaların arasında yatarken gördü.He was diving with friends and spotted it lying between rocks at a depth of 45m.
Gerçekçi durumlar için, zaman sabiti genellikle 1-100 milisaniye aralığında yatar.For realistic situations, the time constant usually lies in the 1—100 millisecond range.
Yarışna 2016 50 metre tüfek yüzüstü yatarak 01 ! Altın 627.8+209.5Event 2016 50 metre rifle prone 01 !Gold 627.8+209.5
Yılda iki kez kuluçkaya yatarlar. [1]They may raise two brood in a year.[4]
Airbus 330-200, Boeing 737-800 ve Boeing 737-600 koltukları 118° derece yatar.In the Airbus A330-200, reclining Seats 118°.
Çatıda yatarken ve eve girerken insanların Karaçuka'yı selamlaması gerektiği belirtilmektedir.It is noted that when he was lying on the roof and entering the house he should greet Karachukha.
Solanum chilense sağlam, çok yıllık, otsu bir bitkidir ve önce dikleşir, sonra yatar.Solanum chilense is a robust, perennial, herbaceous plant that at first grows erect, later lying.
Yatarken, bir kişinin ağırlığı çok daha geniş bir alana dağıtılır.When lying down, a person's weight is distributed over a much larger area.
Tavuklar düzenli olarak kuluçkaya yatar ve iyi bakıcılar ve özenli anneler olarak bilinirler.The hens are regularly broody and are known to be good sitters and attentive mothers.
Yerel efsaneye göre, gölün dibinde altın bir beşikte altın dudaklı bir çocuk yatar.According to local legend, a golden-lips child is lying in a golden crib on the bottom of the lake.
Demeter yeni sürülmüş saban izi olan yere sırtüstü yatarken ilişkiye girerler.They had intercourse as Demeter lay on her back in a freshly plowed furrow.
Baba, kızını ipin üzerinde baygın ve kanlar içinde yatarken buldu.The father found his daughter lying on the string unconscious and bleeding.
Fraktalların matematiksel güzelliği, üretken sanat ile bilgisayar sanatının kesiştiği noktada yatar.The mathematical beauty of fractals lies at the intersection of generative art and computer art.
Yatarak tedavi gören bir hasta bir psikiyatri hastanesinde tedavi edilebilir.An inpatient may be treated in a psychiatric hospital.
Yatarak uyumak atlar için daha sağlıklıdır.Fohlen schlafen wesentlich mehr als adulte Pferde.
Akşam olunca yan gelip yatar mı?Wer reitet so spät durch Nacht und Wind?
Yatağına yatar ama bir süre uyanık kalır.Sie steigt zu ihm ins Bett, doch er schläft ein.
Ardından Romeo, Juliet'in yanına yatarak zehri içer ve ölür.Julia erwacht in dem Moment, wo Romeo das Gift trinkt.
11-14 gün kadar kuluçkaya yatarlar.Sie werden 11 bis 13 Tage lang bebrütet.
Kış uykusuna yatarlar.Den Winter überstehen Hüpfmäuse schlafend.
12-16 gün boyunca kulaçkaya yatar ve bu süre boyunca erkek onu yuvada besler.Das Weibchen bebrütet sie 16–20 Tage, während der es vom Männchen gefüttert wird.
Bu yaklaşımın merkezinde, devletin toplumunkinden ayrı çıkarları olduğu düşüncesi yatar.In diesem Schauspiel machte sich die Gesellschaft über die Schwächen des eigenen Staates lustig.
Fakat hastalanır ve hastaneye yatar.Dennoch überlebt sie und wacht im Krankenhaus auf.
Tommy bütün yaptıklarından dolayı bir süre hapiste yatar.Anschließend verbringt Hagen lange Zeit im Gefängnis.
Ekim'le Mart ayları arasında, taşların altında ya da yarıklarda kış uykusuna yatarlar.Man findet die Tiere von März bis Oktober unter Steinen oder im Erdboden.
Genelde saat ondan önce yatarım.J'ai l'habitude d'aller au lit avant 10 heures.
Deb rehabilitasyon görmek için tekrar bir kliniğe yatar.Pamela rechigne à retourner en clinique.
Yatay bisiklet, bisikletçinin arkasına yaslanır şekilde yatarak pedalladığı bisiklet çeşididir.La selle de bicyclette est la pièce sur laquelle le cycliste s'assoit.
Ardından Yener, yatağında yatarken görülür ve sisler etrafını kaplar.Il s'éteint dans son sommeil, entouré des siens.
‘Kimse sana bir şey yapamaz, ben senin önüne yatarım’ denmiştir.Et ne dis jamais, à propos d'une chose : « Je la ferai sûrement demain ».
Akşam olunca yan gelip yatar mı?Que cherchez-vous au soir tombant ?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
yatar ile cümle - Sayfa 3 - yatar kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App