Ana içeriğe geç
Sözlük

yatar ile cümle

yatar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
İnsan da öyle, yatar, bir daha kalkmaz, Gökler yok oluncaya dek uyanmaz, Uyandırılmaz.والانسان يضطجع ولا يقوم. لا يستيقظون حتى لا تبقى السموات ولا ينتبهون من نومهم
İnsan da öyle, yatar, bir daha kalkmaz, Gökler yok oluncaya dek uyanmaz, Uyandırılmaz.人 也 是 如 此 、 躺 下 不 再 起 來 、 等 到 天 沒 有 了 、 仍 不 得 復 醒 、 也 不 得 從 睡 中 喚 醒
İnsan da öyle, yatar, bir daha kalkmaz, Gökler yok oluncaya dek uyanmaz, Uyandırılmaz.人 也是 如此 、 躺下 不再 起來 、 等到 天沒 有 了 、 仍 不得復醒 、 也不得從 睡 中 喚醒
İnsanları fMRI içine sokuyorlar, ve onlar orada yatarken, tüp içinde, bir yudum şarap tadıyorlar.Alávetettek embereket egy fMRI vizsgálatnak, és amíg ott feküdtek, kaptak bort, egy csövön keresztül.
İnsanları fMRI içine sokuyorlar, ve onlar orada yatarken, tüp içinde, bir yudum şarap tadıyorlar.De lægger folk i en fMRI skanner, og mens de ligger derinde, gennem et rør, får de lov til at sippe til vinen.
İnsanları fMRI içine sokuyorlar, ve onlar orada yatarken, tüp içinde, bir yudum şarap tadıyorlar.De lägger folk i en datortomograf, och medan de ligger där får de, genom ett rör, smutta på vin.
İnsanları fMRI içine sokuyorlar, ve onlar orada yatarken, tüp içinde, bir yudum şarap tadıyorlar.그들은 사람들을 dMRI 스케너에 넣고 그곳에 누워있는 동안 튜브를 통해서 와인을 조금씩 마시게 했습니다.
İnsanları fMRI içine sokuyorlar, ve onlar orada yatarken, tüp içinde, bir yudum şarap tadıyorlar.Ihmisiä laitettiin fMRI-skanneriin ja heidän siellä maatessaan, he siemailivat viiniä putken kautta.
İnsanları fMRI içine sokuyorlar, ve onlar orada yatarken, tüp içinde, bir yudum şarap tadıyorlar.Lidé byli položeni do dMRI skeneru, a během toho, co leželi v tunelu, se měli napít vína.
İnsanları fMRI içine sokuyorlar, ve onlar orada yatarken, tüp içinde, bir yudum şarap tadıyorlar.Ljudi namestijo v fMRI skener in medtem ko v njem ležijo, skozi cevko srkajo vino.
İnsanları fMRI içine sokuyorlar, ve onlar orada yatarken, tüp içinde, bir yudum şarap tadıyorlar.Pusieron a la gente en un escáner dMRI, y mientras estaban allí, con un tubo, les daban sorbos de vino.
İnsanları fMRI içine sokuyorlar, ve onlar orada yatarken, tüp içinde, bir yudum şarap tadıyorlar.Robia ľuďom vyšetrenie magnetickou rezonanciou a kým tam ležia, cez trubičku popíjajú víno.
İnsanları fMRI içine sokuyorlar, ve onlar orada yatarken, tüp içinde, bir yudum şarap tadıyorlar.Wkładają ludzi w skaner fMRI i podczas gdy oni tam leżą, przez rurkę podaje im się wino.
İnsanları fMRI içine sokuyorlar, ve onlar orada yatarken, tüp içinde, bir yudum şarap tadıyorlar.Ze leggen mensen in een FMRI scanner, en terwijl ze daar liggen, krijgen ze door een buisje wijn te proeven.
İnsanları fMRI içine sokuyorlar, ve onlar orada yatarken, tüp içinde, bir yudum şarap tadıyorlar.Вкарали хора в фМРТ скенер, и докато те си лежали там, чрез тръбичка, им наливали вино.
İnsanları fMRI içine sokuyorlar, ve onlar orada yatarken, tüp içinde, bir yudum şarap tadıyorlar.Вони помістили людей в камеру МРТ-сканера і, коли вони лежали там, через трубочку давали відпити трішки вина.
İnsanları fMRI içine sokuyorlar, ve onlar orada yatarken, tüp içinde, bir yudum şarap tadıyorlar.Людей поместили в fMRI сканер, и пока они в нём находились, через трубочку, они потягивали вино.
İnsanları fMRI içine sokuyorlar, ve onlar orada yatarken, tüp içinde, bir yudum şarap tadıyorlar.הם הכניסו אנשים לסורק fMRI, ובזמן שהם שכבו שם, היה עליהם לשתות יין דרך צינור.
İnsanları fMRI içine sokuyorlar, ve onlar orada yatarken, tüp içinde, bir yudum şarap tadıyorlar.寝た状態でチューブから ワインを少しずつ飲んでもらいます 目の前の画面にはワインの情報があり
İşte eve döndüğüm her gece soğuk zemine uzanırdım O da benim yanıma yatar veGdy wracałam z pracy i kładłam się na zimnej podłodze, ona kładła się obok mnie i mówiła:
İşte eve döndüğüm her gece soğuk zemine uzanırdım O da benim yanıma yatar veΚάθε βράδυ που ερχόμουν από τη δουλειά και ξάπλωνα στο κρύο πάτωμα, εκείνη ξάπλωνε δίπλα μου και έλεγε,
Joseph Combpell dedi ki, "girmesinden korktuğunuz mağarada, aradığınız hazine yatar"Joseph Cambpell dijo: "en la cueva a la que temes entrar yace el tesoro que buscas".
Kadın evine gittiğinde çocuğunu cinden kurtulmuş, yatakta yatar buldu.A gdy ona odeszła do domu swego, znalazła iż dyjabeł wyszedł, a córka leżała na łożu.
Kadın evine gittiğinde çocuğunu cinden kurtulmuş, yatakta yatar buldu.A odíduc do svojho domu našla dieťa ležať na posteli, a démon už bol vyšiel.
Kadın evine gittiğinde çocuğunu cinden kurtulmuş, yatakta yatar buldu.És haza menvén, úgy találá, hogy az ördög kiment, a leány pedig az ágyon feküvék.
Kadın evine gittiğinde çocuğunu cinden kurtulmuş, yatakta yatar buldu.Et, quand elle rentra dans sa maison, elle trouva l`enfant couchée sur le lit, le démon étant sorti.
Kadın evine gittiğinde çocuğunu cinden kurtulmuş, yatakta yatar buldu.E, voltando ela para casa, achou a menina deitada sobre a cama, e que o demônio já havia saído.
Kadın evine gittiğinde çocuğunu cinden kurtulmuş, yatakta yatar buldu.In odide na svoj dom ter najde otroka ležečega na postelji, in zli duh je bil odšel.
Kadın evine gittiğinde çocuğunu cinden kurtulmuş, yatakta yatar buldu.I odšedši do domu svého, nalezla děvečku, ana leží na loži, a ďábelství z ní vyšlo.
Kadın evine gittiğinde çocuğunu cinden kurtulmuş, yatakta yatar buldu.Ja vaimo meni kotiinsa ja havaitsi lapsen makaavan vuoteella ja riivaajan lähteneen hänestä.
Kadın evine gittiğinde çocuğunu cinden kurtulmuş, yatakta yatar buldu.Khi người trở về nhà, thấy đứa trẻ nằm trên giường, và quỉ đã bị đuổi khỏi.
Kadın evine gittiğinde çocuğunu cinden kurtulmuş, yatakta yatar buldu.Khi người trở_về nhà , thấy đứa trẻ nằm trên giường , và quỉ đã bị đuổi khỏi .
Kadın evine gittiğinde çocuğunu cinden kurtulmuş, yatakta yatar buldu.여자가 집에 돌아가 본즉 아이가 침상에 누웠고 귀신이 나갔더라
Kadın evine gittiğinde çocuğunu cinden kurtulmuş, yatakta yatar buldu.Och när hon kom hem, fann hon flickan ligga på sängen och såg att den onde anden hade farit ut.
Kadın evine gittiğinde çocuğunu cinden kurtulmuş, yatakta yatar buldu.Og hun gik bort til sit Hus og fandt Barnet liggende på Sengen og den onde Ånd udfaren.
Kadın evine gittiğinde çocuğunu cinden kurtulmuş, yatakta yatar buldu.Og hun gikk bort til sitt hus og fant at barnet lå på sengen, og at den onde ånd var faret ut.
Kadın evine gittiğinde çocuğunu cinden kurtulmuş, yatakta yatar buldu.Şi cînd a intrat femeia în casa ei, a găsit pe copilă culcată în pat; şi ieşise dracul din ea.
Kadın evine gittiğinde çocuğunu cinden kurtulmuş, yatakta yatar buldu.Toen zij thuiskwam, zag zij het meisje rustig in bed liggen en de boze geest was weg.
Kadın evine gittiğinde çocuğunu cinden kurtulmuş, yatakta yatar buldu.Tornata a casa, trovò la bambina coricata sul letto e il demonio se n'era andato
Kadın evine gittiğinde çocuğunu cinden kurtulmuş, yatakta yatar buldu.Und sie ging hin in ihr Haus und fand, daß der Teufel war ausgefahren und die Tochter auf dem Bette liegend.
Kadın evine gittiğinde çocuğunu cinden kurtulmuş, yatakta yatar buldu.Y cuando ella se fue a su casa, halló a su hija acostada en la cama y que el demonio había salido
Kadın evine gittiğinde çocuğunu cinden kurtulmuş, yatakta yatar buldu.Και οτε υπηγεν εις τον οικον αυτης, ευρεν οτι το δαιμονιον εξηλθε και την θυγατερα κειμενην επι της κλινης.
Kadın evine gittiğinde çocuğunu cinden kurtulmuş, yatakta yatar buldu.И като си отиде у дома, намери детето легнало на постелката, и бесът излязъл.
Kadın evine gittiğinde çocuğunu cinden kurtulmuş, yatakta yatar buldu.И, придя в свой дом, она нашла, что бес вышел и дочь лежит на постели.
Kadın evine gittiğinde çocuğunu cinden kurtulmuş, yatakta yatar buldu.І, пійшовши в домівку свою, знайшла, що біс вийшов, і дочка її лежить на постелї.
Kadın evine gittiğinde çocuğunu cinden kurtulmuş, yatakta yatar buldu.ותבא אל ביתה ותמצא את הילדה משכבת על חמטה והשד יצא ממנה׃
Kadın evine gittiğinde çocuğunu cinden kurtulmuş, yatakta yatar buldu.فذهبت الى بيتها ووجدت الشيطان قد خرج والابنة مطروحة على الفراش
Kadın evine gittiğinde çocuğunu cinden kurtulmuş, yatakta yatar buldu.他 就 回 家 去 、 見 小 孩 子 躺 在 床 上 、 鬼 已 經 出 去 了
Kadın evine gittiğinde çocuğunu cinden kurtulmuş, yatakta yatar buldu.他 就 回家 去 、 見 小孩子 躺在 床上 、 鬼 已 經 出去 了
Kadınla yatar gibi bir erkekle yatma. Bu iğrençtir.Älä makaa miehenpuolen kanssa, niinkuin naisen kanssa maataan; se on kauhistus.
Kadınla yatar gibi bir erkekle yatma. Bu iğrençtir.Chớ nằm cùng một người nam như người ta nằm cùng một người nữ; ấy là một sự quái gớm.
Kadınla yatar gibi bir erkekle yatma. Bu iğrençtir.Chớ nằm cùng một người nam như người_ta nằm cùng một người nữ ; ấy_là một sự quái gớm .
Kadınla yatar gibi bir erkekle yatma. Bu iğrençtir.Du skall icke ligga hos en man såsom man ligger hos en kvinna; det är en styggelse.
Kadınla yatar gibi bir erkekle yatma. Bu iğrençtir.Du sollst nicht beim Knaben liegen wie beim Weibe; denn es ist ein Greuel.
Kadınla yatar gibi bir erkekle yatma. Bu iğrençtir.Férfiúval ne hálj úgy, a mint asszonynyal hálnak: útálatosság az.
Kadınla yatar gibi bir erkekle yatma. Bu iğrençtir.Homosexualiteit is streng verboden, het is een gruwelijke zonde in de ogen van de HERE.
Kadınla yatar gibi bir erkekle yatma. Bu iğrençtir.Hos en Mand må du ikke ligge, som man ligger hos en Kvinde; det er en Vederstyggelighed.
Kadınla yatar gibi bir erkekle yatma. Bu iğrençtir.Hos en mann skal du ikke ligge som en ligger hos en kvinne; det er en vederstyggelighet.
Kadınla yatar gibi bir erkekle yatma. Bu iğrençtir.너는 여자와 교합함 같이 남자와 교합하지 말라 이는 가증한 일이니라
Kadınla yatar gibi bir erkekle yatma. Bu iğrençtir.Não te deitarás com varão, como se fosse mulher; é abominação.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod