Hapishanede yatarken altı hafta sonraMiután hat hetet töltött börtönben,
Hapishanede yatarken altı hafta sonraNa zes weken in de gevangenis bekende Van Meegeren.
Hapishanede yatarken altı hafta sonraPo sześciu tygodniach kary więzienia,
Hapishanede yatarken altı hafta sonraSeis semanas depois da sua sentença,
Hapishanede yatarken altı hafta sonraSeis semanas después de su condena,
Hapishanede yatarken altı hafta sonraTrong 6 tháng bị giam giữ,
Hapishanede yatarken altı hafta sonra Van Meegren itirafta bulundu.Nachdem er sechs Wochen seiner Gefängnisstrafe verbüßt hatte, gestand Van Meergen.
Hapishanede yatarken altı hafta sonra Van Meegren itirafta bulundu.Oltuaan kuusi viikkoa vankilassa van Meegeren tunnusti.
Hapishanede yatarken altı hafta sonra Van Meegren itirafta bulundu.Po šestih tednih zaporniške kazni je van Meegeren priznal.
Hapishanede yatarken altı hafta sonra Van Meegren itirafta bulundu.Po šiestich týždňoch vo väzení sa Van Meegeren priznal.
Hapishanede yatarken altı hafta sonra Van Meegren itirafta bulundu.Seks uger inde i sin fængselsstraf, tilstod van Meegeren.
Hapishanede yatarken altı hafta sonra Van Meegren itirafta bulundu.Šest týdnu před rozsudkem se Van Meergen přiznal.
Hapishanede yatarken altı hafta sonra Van Meegren itirafta bulundu.Sex veckor in på hans fängelsestraff så erkände Van Meegeren.
Hapishanede yatarken altı hafta sonra Van Meegren itirafta bulundu.Μετά από έξι εβδομάδες φυλάκισης, ο Βαν Μεέγκερεν ομολόγησε.
Hapishanede yatarken altı hafta sonra Van Meegren itirafta bulundu.Спустя шесть недель в заключении, ван Меегерен сознался.
Hapishanede yatarken altı hafta sonraПісля шести тижнів ув'язнення
Hapishanede yatarken altı hafta sonraШест седмици след началото на затворническата му присъда,
Hapishanede yatarken altı hafta sonraשישה שבועות מתחילת משפטו,
Hapishanede yatarken altı hafta sonraوبعد ستة اسابيع في السجن
Hapishanede yatarken altı hafta sonra彼は自白しましたが
Her ırktan adamla yatarım.Dormo con tutte le razze.
Her ırktan adamla yatarım.Je couche avec toutes les races.
Her ırktan adamla yatarım.Κοιμάμαι με όλες τις φιλές.
Her ırktan adamla yatarım.В постели я не разборчив.
Hey ben kimseye suçlama yöneltmem. Her ırktan adamla yatarım.Ich diskriminiere keine, ich schlafe mit jeder rasse.
Hey ben kimseye suçlama yöneltmem. Her ırktan adamla yatarım.助けて
Hünnap çalıları altında, Kamışlarla örtülü bir bataklıkta yatar.(40:16) Il se couche sous les lotus, Au milieu des roseaux et des marécages;
Hünnap çalıları altında, Kamışlarla örtülü bir bataklıkta yatar.( 40 : 16 ) Nó nằm ngủ dưới bông sen , Trong bụi sậy và nơi bưng .
Hünnap çalıları altında, Kamışlarla örtülü bir bataklıkta yatar.(40:16) Nó nằm ngủ dưới bông sen, Trong bụi sậy và nơi bưng.
Hünnap çalıları altında, Kamışlarla örtülü bir bataklıkta yatar.(40:16) он ложится под тенистыми деревьями, под кровом тростника и в болотах;
Hünnap çalıları altında, Kamışlarla örtülü bir bataklıkta yatar.Deita-se debaixo dos lotos, no esconderijo dos canaviais e no pântano.
Hünnap çalıları altında, Kamışlarla örtülü bir bataklıkta yatar.Er liegt gern im Schatten, im Rohr und im Schlamm verborgen.
Hünnap çalıları altında, Kamışlarla örtülü bir bataklıkta yatar.Ia berbaring di bawah belukar berduri, di antara gelagah di rawa-rawa ia bersembunyi
Hünnap çalıları altında, Kamışlarla örtülü bir bataklıkta yatar.Kan du mon stikke et Siv i dens Snude, bore en Krog igennem dens Kæber?
Hünnap çalıları altında, Kamışlarla örtülü bir bataklıkta yatar.Kan du sätta en sävhank i hans nos eller borra en hake genom hans käft?
Hünnap çalıları altında, Kamışlarla örtülü bir bataklıkta yatar.Kan du sette en sivline i dens nese og gjennembore dens kjeve med en krok?
Hünnap çalıları altında, Kamışlarla örtülü bir bataklıkta yatar.그것이 연 줄기 아래나 갈 밭 가운데나 못속에 엎드리니
Hünnap çalıları altında, Kamışlarla örtülü bir bataklıkta yatar.Kunt u hem met een touw door zijn neus in bedwang houden of zijn kaak met een pin doorboren?
Hünnap çalıları altında, Kamışlarla örtülü bir bataklıkta yatar.Líha pod tônistými stromami, v skrýši trsti a bahna.
Hünnap çalıları altında, Kamışlarla örtülü bir bataklıkta yatar.Pod cienistem drzewem lega w skrytościach trzciny i błota.
Hünnap çalıları altında, Kamışlarla örtülü bir bataklıkta yatar.Pod lotosovo drevje leže počivat, v skrivališča trstja in močvirja;
Hünnap çalıları altında, Kamışlarla örtülü bir bataklıkta yatar.Se culcă supt lotus, în mijlocul trestiilor şi mlaştinilor.
Hünnap çalıları altında, Kamışlarla örtülü bir bataklıkta yatar.Se recuesta debajo del loto en lo oculto del cañaveral y del pantano
Hünnap çalıları altında, Kamışlarla örtülü bir bataklıkta yatar.Sotto le piante di loto si sdraia, nel folto del canneto della palude
Hünnap çalıları altında, Kamışlarla örtülü bir bataklıkta yatar.Voitko kiinnittää kaislaköyden sen kuonoon ja väkäraudalla lävistää siltä posken?
Hünnap çalıları altında, Kamışlarla örtülü bir bataklıkta yatar.Zdali dáš kroužek na chřípě jeho, aneb hákem probodneš čelist jeho?
Hünnap çalıları altında, Kamışlarla örtülü bir bataklıkta yatar.Πλαγιαζει υποκατω των σκιερων δενδρων, υπο την σκεπην των καλαμων και εν τοις βαλτοις.
Hünnap çalıları altında, Kamışlarla örtülü bir bataklıkta yatar.Ляга под сенчестите дървета, В съкровището на тръстиката, и в блатата;
Hünnap çalıları altında, Kamışlarla örtülü bir bataklıkta yatar.תחת צאלים ישכב בסתר קנה ובצה׃
Hünnap çalıları altında, Kamışlarla örtülü bir bataklıkta yatar.تحت السدرات يضطجع في ستر القصب والغمقة.
Hünnap çalıları altında, Kamışlarla örtülü bir bataklıkta yatar.他 伏 在 蓮 葉 之 下 、 臥 在 蘆 葦 隱 密 處 、 和 水 窪 子 裡
Hünnap çalıları altında, Kamışlarla örtülü bir bataklıkta yatar.他 伏在 蓮葉 之下 、 臥 在 蘆葦隱 密處 、 和 水窪子裡
İnsan da öyle, yatar, bir daha kalkmaz, Gökler yok oluncaya dek uyanmaz, Uyandırılmaz.사람이 누우면 다시 일어나지 못하고 하늘이 없어지기까지 눈을 뜨지 못하며 잠을 깨지 못하느니라
İnsan da öyle, yatar, bir daha kalkmaz, Gökler yok oluncaya dek uyanmaz, Uyandırılmaz.ma l'uomo che giace più non s'alzerà, finché durano i cieli non si sveglierà, né più si desterà dal suo sonno
İnsan da öyle, yatar, bir daha kalkmaz, Gökler yok oluncaya dek uyanmaz, Uyandırılmaz.så lægger Manden sig, rejser sig ikke, vågner ikke, før Himlen forgår, aldrig vækkes han af sin Søvn.
İnsan da öyle, yatar, bir daha kalkmaz, Gökler yok oluncaya dek uyanmaz, Uyandırılmaz.tak i človek, keď ľahne, nevstane; dokiaľ len budú nebesia, neprebudia sa ani sa nezobudia zo svojho spánku.
İnsan da öyle, yatar, bir daha kalkmaz, Gökler yok oluncaya dek uyanmaz, Uyandırılmaz.tako leže človek in ne vstane; dokler bodo nebesa, se ne prebude in nič jih ne vzdrami iz spanja.
İnsan da öyle, yatar, bir daha kalkmaz, Gökler yok oluncaya dek uyanmaz, Uyandırılmaz.Úgy fekszik le az ember és nem kél fel; az egek elmúlásáig sem ébrednek, nem költetnek föl az õ álmukból.
İnsan da öyle, yatar, bir daha kalkmaz, Gökler yok oluncaya dek uyanmaz, Uyandırılmaz.так человек ляжет и не станет; до скончания неба он не пробудится и не воспрянет от сна своего.
İnsan da öyle, yatar, bir daha kalkmaz, Gökler yok oluncaya dek uyanmaz, Uyandırılmaz.ואיש שכב ולא יקום עד בלתי שמים לא יקיצו ולא יערו משנתם׃