Ben ölü gibi yatarım.Nukun kuin tukki.
Ben stajyer doktor programını yürütüyordum, ki tıbbın geleceği de aslında burada yatar."미래의 수련의 과정을 통해 진정한 의학의 미래를 고민하느라 바빴다네."
Ben stajyer doktor programını yürütüyordum, ki tıbbın geleceği de aslında burada yatar."Yo estaba dirigiendo el futuro del programa de residencia el cual, es realmente el futuro de la medicina."
Ben stajyer doktor programını yürütüyordum, ki tıbbın geleceği de aslında burada yatar."אני ניהלתי את העתיד של תוכנית ההתמחות שהיא בעצם העתיד של הרפואה."
Ben stajyer doktor programını yürütüyordum, ki tıbbın geleceği de aslında burada yatar."كنت في الخارج لإقامة مستقبل مشروع الإقامة الذي هو حقيقةً مستقبل الطب."
Ben stajyer doktor programını yürütüyordum, ki tıbbın geleceği de aslında burada yatar."これこそ医学の将来ですね」 笑顔を浮かべてほめ合いながら
Bir adam geliniyle yatarsa, ikisi de kesinlikle öldürülecektir. Rezillik etmişler, ölümü hak etmişlerdir.Ha valaki az õ menyével hál, halállal lakoljanak mindketten, fertelmességet követtek el; vérök rajtok.
Bir adam geliniyle yatarsa, ikisi de kesinlikle öldürülecektir. Rezillik etmişler, ölümü hak etmişlerdir.In ako kdo leži s snaho svojo, oba morata umreti: grdo oskrumbo sta storila; njiju kri bode nad njima.
Bir adam geliniyle yatarsa, ikisi de kesinlikle öldürülecektir. Rezillik etmişler, ölümü hak etmişlerdir.Kdož by pak obcoval s nevěstou svou, smrtí umrou oba dva. Mrzkosti se dopustili, krev jejich bude na ně.
Bir adam geliniyle yatarsa, ikisi de kesinlikle öldürülecektir. Rezillik etmişler, ölümü hak etmişlerdir.누구든지 그 자부와 동침하거든 둘 다 반드시 죽일지니 그들이 가증한 일을 행하였음이라 그 피가 자기에게로 돌아가리라
Bir adam geliniyle yatarsa, ikisi de kesinlikle öldürülecektir. Rezillik etmişler, ölümü hak etmişlerdir.Если кто ляжет с невесткою своею, то оба они да будут преданы смерти: мерзость сделали они, кровь их на них.
Bir adam geliniyle yatarsa, ikisi de kesinlikle öldürülecektir. Rezillik etmişler, ölümü hak etmişlerdir.ואיש אשר ישכב את כלתו מות יומתו שניהם תבל עשו דמיהם בם׃
Bir adam geliniyle yatarsa, ikisi de kesinlikle öldürülecektir. Rezillik etmişler, ölümü hak etmişlerdir.واذا اضطجع رجل مع كنّته فانهما يقتلان كلاهما. قد فعلا فاحشة. دمهما عليهما.
Bir adam geliniyle yatarsa, ikisi de kesinlikle öldürülecektir. Rezillik etmişler, ölümü hak etmişlerdir.與 兒 婦 同 房 的 、 總 要 把 他 們 二 人 治 死 、 他 們 行 了 逆 倫 的 事 、 罪 要 歸 到 他 們 身 上
Bir adam geliniyle yatarsa, ikisi de kesinlikle öldürülecektir. Rezillik etmişler, ölümü hak etmişlerdir.與兒婦 同 房 的 、 總要 把 他 們二 人 治 死 、 他 們行 了 逆倫 的 事 、 罪 要 歸到 他 們身上
Bu eyvanların altında kör, kötürüm, felçli hastalardan bir kalabalık yatardı.En ellos yacía una multitud de enfermos, ciegos, cojos y paralíticos que esperaban el movimiento del agua
Bu eyvanların altında kör, kötürüm, felçli hastalardan bir kalabalık yatardı.Ezekben feküvék a betegek, vakok, sánták, aszkórosok nagy sokasága, várva a víznek megmozdulását.
Bu eyvanların altında kör, kötürüm, felçli hastalardan bir kalabalık yatardı.I dem lå der en Mængde syge, blinde, lamme, visne, (som ventede på, at Vandet skulde røres.
Bu eyvanların altında kör, kötürüm, felçli hastalardan bir kalabalık yatardı.i dem lå en mengde syke: blinde, halte, visne.
Bu eyvanların altında kör, kötürüm, felçli hastalardan bir kalabalık yatardı.I dessa lågo många sjuka, blinda, halta, förtvinade.
Bu eyvanların altında kör, kötürüm, felçli hastalardan bir kalabalık yatardı.În pridvoarele acestea zăceau o mulţime de bolnavi, orbi, şchiopi, uscaţi, cari aşteptau mişcarea apei.
Bu eyvanların altında kör, kötürüm, felçli hastalardan bir kalabalık yatardı.in welchem lagen viele Kranke, Blinde, Lahme, Verdorrte, die warteten, wann sich das Wasser bewegte.
Bu eyvanların altında kör, kötürüm, felçli hastalardan bir kalabalık yatardı.Kdežto leželo množství veliké neduživých, slepých, kulhavých, suchých, očekávajících hnutí vody.
Bu eyvanların altında kör, kötürüm, felçli hastalardan bir kalabalık yatardı.그 안에 많은 병자 소경 절뚝발이 혈기 마른 자들이 누워 (물의 동함을 기다리니
Bu eyvanların altında kör, kötürüm, felçli hastalardan bir kalabalık yatardı.Những kẻ đau ốm, mù quáng, tàn tật, bại xuội nằm tại đó rất đông, chờ khi nước động;
Bu eyvanların altında kör, kötürüm, felçli hastalardan bir kalabalık yatardı.Những kẻ đau_ốm , mù_quáng , tàn_tật , bại xuội nằm tại đó rất đông , chờ khi nước động ;
Bu eyvanların altında kör, kötürüm, felçli hastalardan bir kalabalık yatardı.sotto i quali giaceva un gran numero di infermi, ciechi, zoppi e paralitici
Bu eyvanların altında kör, kötürüm, felçli hastalardan bir kalabalık yatardı.tes jazia grande multidão de enfermos, cegos, mancos e ressicados [esperando o movimento da água.]
Bu eyvanların altında kör, kötürüm, felçli hastalardan bir kalabalık yatardı.v ktorých ležalo veliké množstvo nemocných: slepých, kuľhavých, vyschlých, očakávajúcich hnutie vody.
Bu eyvanların altında kör, kötürüm, felçli hastalardan bir kalabalık yatardı.V teh je ležala množica bolnikov, slepih, hromih, sušičnih, ki so pričakovali gibanja vode.
Bu eyvanların altında kör, kötürüm, felçli hastalardan bir kalabalık yatardı.W tych leżało mnóstwo wielkie niedołężnych, ślepych, chromych, wyschłych, którzy czekali poruszenia wody.
Bu eyvanların altında kör, kötürüm, felçli hastalardan bir kalabalık yatardı.В них лежало велике множество недужих, слїпих, кривих, сухих, що дожидали движення води.
Bu eyvanların altında kör, kötürüm, felçli hastalardan bir kalabalık yatardı.В них лежало великое множество больных, слепых, хромых, иссохших, ожидающих движения воды,
Bu eyvanların altında kör, kötürüm, felçli hastalardan bir kalabalık yatardı.שמה שכבו חולים ועורים ופסחים ויבשי כח לרב והמה מיחלים לתנועת המים׃
Bu eyvanların altında kör, kötürüm, felçli hastalardan bir kalabalık yatardı.في هذه كان مضطجعا جمهور كثير من مرضى وعمي وعرج وعسم يتوقعون تحريك الماء.
Bu eyvanların altında kör, kötürüm, felçli hastalardan bir kalabalık yatardı.裡 面 躺 著 瞎 眼 的 、 瘸 腿 的 、 血 氣 枯 乾 的 、 許 多 病 人 。 〔 有 古 卷 在 此 有 等 候 水 動
Bu eyvanların altında kör, kötürüm, felçli hastalardan bir kalabalık yatardı.裡面 躺著 瞎眼 的 、 瘸腿 的 、 血氣枯乾 的 、 許多 病人 。 〔 有 古 卷 在 此 有 等候 水動
Bunlar güzel şeyler ve umarım bunların hepsinin nasıl birbirine uyduğu aklınıza yatar.A to je všechno hezké a doufám, že vám to dává smysl. jak to všechno sedí dohromady.
Bunlar güzel şeyler ve umarım bunların hepsinin nasıl birbirine uyduğu aklınıza yatar.En dat is allemaal mooi en het hopelijk het zinvol om te u hoe al deze in elkaar passen.
Bunlar güzel şeyler ve umarım bunların hepsinin nasıl birbirine uyduğu aklınıza yatar.I mam nadzieję, że ma to dla was sens, i że wiecie jak to wszystko działa i do siebie pasuje.
Bunlar güzel şeyler ve umarım bunların hepsinin nasıl birbirine uyduğu aklınıza yatar.Und das ist alles schön und es hoffentlich ist es sinnvoll Sie wie alle diese zusammenpassen.
Çıplak yatarken. Hey, hey, hey. Webcam şovu mu yapıyorsun sen?Schläft im bed. whao, whao, whao.
Çıplak yatarken.Όταν κοιμάται γυμνός.
Çıplak yatarken.ちょっと、あんたのウェブカムページ?
Cristina ve Maria Elena ile yatarken aklına gelmemiştir eminim.Acho que não pensavas quando fazias amor com a Cristina ou com a Maria Elena...
Cristina ve Maria Elena ile yatarken aklına gelmemiştir eminim.De nyilván nem gondoltál rá, amíg szeretkeztél Cristinával, vagy Maria Elenával.
Cristina ve Maria Elena ile yatarken aklına gelmemiştir eminim.Estoy segura de que no pensabas en eso cuando... ...le hacías el amor a Cristina, o a María Elena.
Cristina ve Maria Elena ile yatarken aklına gelmemiştir eminim.Ik weet zeker dat je er niet aan dacht toen je de liefde bedreef met Cristina of Maria Elena.
Cristina ve Maria Elena ile yatarken aklına gelmemiştir eminim.Je suis sûre que tu y pensais pas quand tu faisais I'amour avec Cristina ou Maria Elena.
Cristina ve Maria Elena ile yatarken aklına gelmemiştir eminim.Sunt sigură că nu te gândeai la asta când făceai amor cu Cristina sau cu Maria.
Cristina ve Maria Elena ile yatarken aklına gelmemiştir eminim.أنا واثق أنك لم تكن تفكر به حين كنت تمارس الحب مع كريستينا أو ماري إيلينا
Çünkü bu konunun altında erotizmin gizemi yatar.Bởi vì .nó nằm trong bí mật của ham muốn..............
Çünkü bu konunun altında erotizmin gizemi yatar.Bo w tym leży tajemnica erotyzmu.
Çünkü bu konunun altında erotizmin gizemi yatar.Denn darin liegt das Geheimnis der Erotik.
Çünkü bu konunun altında erotizmin gizemi yatar.Deri ligger erotikkens mysterie.
Çünkü bu konunun altında erotizmin gizemi yatar.Här är erotikens mysterium.
Çünkü bu konunun altında erotizmin gizemi yatar.바로 그곳에 에로티시즘의 미스터리가 있습니다.
Çünkü bu konunun altında erotizmin gizemi yatar.Koska juuri siinä piilee eroottisuuden salaisuus.
Çünkü bu konunun altında erotizmin gizemi yatar.Mert ebből adódik az erotika rejtélye.
Çünkü bu konunun altında erotizmin gizemi yatar.Parce que c'est là que réside le mystère de l'érotisme.