Çünkü bu konunun altında erotizmin gizemi yatar.Pentru că acolo se află misterul erotismului.
Çünkü bu konunun altında erotizmin gizemi yatar.Perché è lì che sta il mistero dell'erotismo.
Çünkü bu konunun altında erotizmin gizemi yatar.Porque ahí radica el misterio del erotismo.
Çünkü bu konunun altında erotizmin gizemi yatar.Porque é aí que está o mistério do erotismo.
Çünkü bu konunun altında erotizmin gizemi yatar.Protože tam leží ono mystérium erotiky.
Çünkü bu konunun altında erotizmin gizemi yatar.V tem leži skrivnost erotike.
Çünkü bu konunun altında erotizmin gizemi yatar.Want daarin ligt het mysterie van erotiek.
Çünkü bu konunun altında erotizmin gizemi yatar.Διότι εκεί κρύβεται το μυστικό του ερωτισμού.
Çünkü bu konunun altında erotizmin gizemi yatar.В этом и заключается тайна эротики.
Çünkü bu konunun altında erotizmin gizemi yatar.Защото там е тайната на еротизма.
Çünkü bu konunun altında erotizmin gizemi yatar.У цьому і полягає таємниця еротичності.
Çünkü bu konunun altında erotizmin gizemi yatar.כי כאן בדיוק טמון המסתורין של הארוטיות.
Çünkü bu konunun altında erotizmin gizemi yatar.لأن في ذلك سرّ الإثارة الجنسية .
Çünkü bu konunun altında erotizmin gizemi yatar.「愛」をうける動詞があるなら 「have (所有する)」で
Davut çocuk için Tanrıya yalvarıp oruç tuttu; evine gidip gecelerini yerde yatarak geçirdi.A Dávid hľadal Boha prosiac za chlapca a postil sa, vošiel a ležal cez noc na zemi.
Davut çocuk için Tanrıya yalvarıp oruç tuttu; evine gidip gecelerini yerde yatarak geçirdi.Da søgte David Gud for Barnet, holdt Faste og gik hen og lagde sig om Natten på Jorden i Sæk.
Davut çocuk için Tanrıya yalvarıp oruç tuttu; evine gidip gecelerini yerde yatarak geçirdi.Davide allora fece suppliche a Dio per il bambino e digiunò e rientrando passava la notte coricato per terra
Davut çocuk için Tanrıya yalvarıp oruç tuttu; evine gidip gecelerini yerde yatarak geçirdi.David pria Dieu pour l`enfant, et jeûna; et quand il rentra, il passa la nuit couché par terre.
Davut çocuk için Tanrıya yalvarıp oruç tuttu; evine gidip gecelerini yerde yatarak geçirdi.David rogó a Dios por el niño. David ayunó, entró y pasó la noche acostado en el suelo
Davut çocuk için Tanrıya yalvarıp oruç tuttu; evine gidip gecelerini yerde yatarak geçirdi.David smeekte Hem het kind te sparen; hij at niets en lag de hele nacht voor de HERE op de kale vloer.
Davut çocuk için Tanrıya yalvarıp oruç tuttu; evine gidip gecelerini yerde yatarak geçirdi.Ða - vít vì con cầu_khẩn Ðức_Chúa_Trời và kiêng ăn ; đoạn , người trở vào nhà , trọn đêm nằm dưới đất .
Davut çocuk için Tanrıya yalvarıp oruç tuttu; evine gidip gecelerini yerde yatarak geçirdi.Ða-vít vì con cầu khẩn Ðức Chúa Trời và kiêng ăn; đoạn, người trở vào nhà, trọn đêm nằm dưới đất.
Davut çocuk için Tanrıya yalvarıp oruç tuttu; evine gidip gecelerini yerde yatarak geçirdi.És könyörge Dávid az Istennek a gyermekért, és bõjtöle is Dávid, és bemenvén, a földön feküvék éjjel.
Davut çocuk için Tanrıya yalvarıp oruç tuttu; evine gidip gecelerini yerde yatarak geçirdi.I modlil se David Bohu za to dítě a postil se, a všed, ležel přes noc na zemi.
Davut çocuk için Tanrıya yalvarıp oruç tuttu; evine gidip gecelerini yerde yatarak geçirdi.In David je iskal Boga zavoljo dečka in se je postil in prišel in ležal vso noč na tleh.
Davut çocuk için Tanrıya yalvarıp oruç tuttu; evine gidip gecelerini yerde yatarak geçirdi.다윗이 그 아이를 위하여 하나님께 간구하되 금식하고 안에 들어가서 밤새도록 땅에 엎드렸으니
Davut çocuk için Tanrıya yalvarıp oruç tuttu; evine gidip gecelerini yerde yatarak geçirdi.Tedy się modlił Dawid Bogu za dziecięciem i pościł, a wszedłszy do pokoju, leżał przez noc na ziemi.
Davut çocuk için Tanrıya yalvarıp oruç tuttu; evine gidip gecelerini yerde yatarak geçirdi.Und David suchte Gott um des Knäbleins willen und fastete und ging hinein und lag über Nacht auf der Erde.
Davut çocuk için Tanrıya yalvarıp oruç tuttu; evine gidip gecelerini yerde yatarak geçirdi.Давид, прочее, се моли Богу за детето; и Давид пости, па влезе та пренощува легнал на земята.
Davut çocuk için Tanrıya yalvarıp oruç tuttu; evine gidip gecelerini yerde yatarak geçirdi.И молился Давид Богу о младенце, и постился Давид, и, уединившись провел ночь, лежа на земле.
Davut çocuk için Tanrıya yalvarıp oruç tuttu; evine gidip gecelerini yerde yatarak geçirdi.ויבקש דוד את האלהים בעד הנער ויצם דוד צום ובא ולן ושכב ארצה׃
Davut çocuk için Tanrıya yalvarıp oruç tuttu; evine gidip gecelerini yerde yatarak geçirdi.فسأل داود الله من اجل الصبي وصام داود صوما ودخل وبات مضطجعا على الارض.
Davut çocuk için Tanrıya yalvarıp oruç tuttu; evine gidip gecelerini yerde yatarak geçirdi.所 以 大 衛 為 這 孩 子 懇 求 神 、 而 且 禁 食 、 進 入 內 室 、 終 夜 躺 在 地 上
Davut çocuk için Tanrıya yalvarıp oruç tuttu; evine gidip gecelerini yerde yatarak geçirdi.所以 大衛為這 孩子 懇 求神 、 而且 禁食 、 進入 內室 、 終夜 躺 在 地上
Denizin yüzeyinde yatarlar.Ils adorent se dorer la pilule, et on peut le comprendre.
Denizin yüzeyinde yatarlar.그냥 해수면에 누워있어요
Denizin yüzeyinde yatarlar.Sencillamente flotan en la superficie del mar
Denizin yüzeyinde yatarlar.Они просто лежат на поверхности моря.
Denizin yüzeyinde yatarlar.הם פשוט שוכבים על פני הים
Denizin yüzeyinde yatarlar.انها تستلقي على سطح البحر
Denizin yüzeyinde yatarlar.病気か怠け者と思われがちですが
Dişlerini fırçalarken Sırtını tıraş ederken ve, ahh ahh Çıplak yatarken.Мы смотрим, как он чистит зубы, бреет себе спину, спит в своей берлоге.
- Dört beţ sene yatar çýkar.- Four or five years to get out of.
‹‹Eğer bir adam kentte başka biriyle nişanlı erden bir kızla karşılaşır ve onunla yatarsa,A jeźli nie będziesz ślubował, nie będzie na tobie grzechu.
‹‹Eğer bir adam kentte başka biriyle nişanlı erden bir kızla karşılaşır ve onunla yatarsa,Byla-li by děvečka panna zasnoubená muži, a nalezna ji někdo v městě, obýval by s ní:
‹‹Eğer bir adam kentte başka biriyle nişanlı erden bir kızla karşılaşır ve onunla yatarsa,Če je mladenka, devica, zaročena možu in jo kdo zalotí v mestu in leži pri njej,
‹‹Eğer bir adam kentte başka biriyle nişanlı erden bir kızla karşılaşır ve onunla yatarsa,Dacă o fată fecioară este logodită, şi o întîlneşte un om în cetate şi se culcă cu ea,
‹‹Eğer bir adam kentte başka biriyle nişanlı erden bir kızla karşılaşır ve onunla yatarsa,Ha szûz leány van jegyben egy férfiúval, és megtalálja azt valaki a városban, és vele hál:
‹‹Eğer bir adam kentte başka biriyle nişanlı erden bir kızla karşılaşır ve onunla yatarsa,Jos joku neitsyt on kihloissa miehen kanssa ja toinen tapaa hänet kaupungissa ja makaa hänen kanssaan,
‹‹Eğer bir adam kentte başka biriyle nişanlı erden bir kızla karşılaşır ve onunla yatarsa,Khi một con gái đồng trinh đã hứa gả cho một người nào, và có một người khác gặp nàng trong thành và nằm cùng,
‹‹Eğer bir adam kentte başka biriyle nişanlı erden bir kızla karşılaşır ve onunla yatarsa,처녀인 여자가 남자와 약혼한 후에 어떤 남자가 그를 성읍중에서 만나 통간하면
‹‹Eğer bir adam kentte başka biriyle nişanlı erden bir kızla karşılaşır ve onunla yatarsa,Når en Mand inde i Byen træffer en Jomfru, der er trolovet med en anden, og har Samleje med hende,
‹‹Eğer bir adam kentte başka biriyle nişanlı erden bir kızla karşılaşır ve onunla yatarsa,Når en pike som er jomfru, er trolovet med en mann, og en annen mann treffer henne i byen og ligger hos henne,
‹‹Eğer bir adam kentte başka biriyle nişanlı erden bir kızla karşılaşır ve onunla yatarsa,Om en jungfru är trolovad med en man, och en annan man träffar henne i staden och lägrar henne,
‹‹Eğer bir adam kentte başka biriyle nişanlı erden bir kızla karşılaşır ve onunla yatarsa,Quando una fanciulla vergine è fidanzata e un uomo, trovandola in città, pecca con lei
‹‹Eğer bir adam kentte başka biriyle nişanlı erden bir kızla karşılaşır ve onunla yatarsa,Se houver moça virgem desposada e um homem a achar na cidade, e se deitar com ela,
‹‹Eğer bir adam kentte başka biriyle nişanlı erden bir kızla karşılaşır ve onunla yatarsa,Si une jeune fille vierge est fiancée, et qu`un homme la rencontre dans la ville et couche avec elle,
‹‹Eğer bir adam kentte başka biriyle nişanlı erden bir kızla karşılaşır ve onunla yatarsa,"Si un hombre halla en la ciudad a una joven virgen desposada con otro hombre, y se acuesta con ella
‹‹Eğer bir adam kentte başka biriyle nişanlı erden bir kızla karşılaşır ve onunla yatarsa,Wenn eine Dirne jemand verlobt ist, und ein Mann kriegt sie in der Stadt und schläft bei ihr,
‹‹Eğer bir adam kentte başka biriyle nişanlı erden bir kızla karşılaşır ve onunla yatarsa,Εαν νεα τις παρθενος ηναι ηρραβωνισμενη μετα ανδρος, και ευρη τις αυτην εν τη πολει και κοιμηθη μετ' αυτης,