Antilop orada ölü yatarken, onu yemek isteyen insanların 50 mil (80 km) uzakta olması anlamsız.Tidak masuk akal kalau saat kijang itu mati yang ingin memakannya tertinggal 50 mil di belakang.
Antilop orada ölü yatarken, onu yemek isteyen insanların 50 mil (80 km) uzakta olması anlamsız.אין הגיון שתהיה לנו אנטילופה מתה כאן, והאנשים שרוצים לאכול אותה במרחק של 80 ק"מ.
Antilop orada ölü yatarken, onu yemek isteyen insanların 50 mil (80 km) uzakta olması anlamsız.ولا منطق بان يكون لديك ظبي ميت .. ومن سيأكله على بعد 50 ميل منه
Antilop orada ölü yatarken, onu yemek isteyen insanların 50 mil (80 km) uzakta olması anlamsız.離れていては行く気になれませんね 皆 まとまって行動する必要があります
Aslında bir gece yatakta yatarken düşünüyordum.Igazából egyik éjszaka gondolkodtam.
Aslında bir gece yatakta yatarken düşünüyordum.때때로 연구를 하였는대 -- 나는 어느 한밤에 생각에 잠긴채 침대에 누워있었다.
Aslında bir gece yatakta yatarken düşünüyordum.Op een avond dacht ik na in bed.
Aslında bir gece yatakta yatarken düşünüyordum.Однажды ночью я лежал в постели и думал.
Aslında bir gece yatakta yatarken düşünüyordum.אבל לא כ"כ מבחינה טכנית - ולילה אחד פשוט שכבתי במיטה וחשבתי.
Aslında bir gece yatakta yatarken düşünüyordum.و ليس كثيرا بشكل تقني, و كنت مستلقي في الفراش ذات ليلة, أفكر.
Aslında bir gece yatakta yatarken düşünüyordum.子供のおもちゃについて考えたのです タイトルとも関係があるのですが
Ayrıca iki kişi birlikte yatarsa, birbirini ısıtır. Ama tek başına yatan nasıl ısınabilir?Auch wenn zwei beieinander liegen, wärmen sie sich; wie kann ein einzelner warm werden?
Ayrıca iki kişi birlikte yatarsa, birbirini ısıtır. Ama tek başına yatan nasıl ısınabilir?Cũng vậy , nếu hai người ngủ chung thì ấm ; còn một_mình thì làm_sao ấm được ?
Ayrıca iki kişi birlikte yatarsa, birbirini ısıtır. Ama tek başına yatan nasıl ısınabilir?Cũng vậy, nếu hai người ngủ chung thì ấm; còn một mình thì làm sao ấm được?
Ayrıca iki kişi birlikte yatarsa, birbirini ısıtır. Ama tek başına yatan nasıl ısınabilir?De même, si deux couchent ensemble, ils auront chaud; mais celui qui est seul, comment aura-t-il chaud?
Ayrıca iki kişi birlikte yatarsa, birbirini ısıtır. Ama tek başına yatan nasıl ısınabilir?Hogyha együtt feküsznek is ketten, megmelegszenek; az egyedülvaló pedig mimódon melegedhetik meg?
Ayrıca iki kişi birlikte yatarsa, birbirini ısıtır. Ama tek başına yatan nasıl ısınabilir?Inoltre, se due dormono insieme, si possono riscaldare; ma uno solo come fa a riscaldarsi
Ayrıca iki kişi birlikte yatarsa, birbirini ısıtır. Ama tek başına yatan nasıl ısınabilir?두 사람이 함께 누우면 따뜻하거니와 한 사람이면 어찌 따뜻하랴
Ayrıca iki kişi birlikte yatarsa, birbirini ısıtır. Ama tek başına yatan nasıl ısınabilir?Likaledes, om två ligga tillsammans, så hava de det varmt; men huru skall den ensamme bliva varm?
Ayrıca iki kişi birlikte yatarsa, birbirini ısıtır. Ama tek başına yatan nasıl ısınabilir?Likeledes når to ligger sammen, så blir de varme; men hvorledes kan den som ligger alene, bli varm?
Ayrıca iki kişi birlikte yatarsa, birbirini ısıtır. Ama tek başına yatan nasıl ısınabilir?Myös, jos kaksi makaa yhdessä, on heillä lämmin; mutta kuinka voisi yksinäisellä olla lämmin?
Ayrıca iki kişi birlikte yatarsa, birbirini ısıtır. Ama tek başına yatan nasıl ısınabilir?Og når to ligger sammen, bliver de varme; men hvorledes kan den ensomme blive varm?
Ayrıca iki kişi birlikte yatarsa, birbirini ısıtır. Ama tek başına yatan nasıl ısınabilir?Také budou-li dva spolu ležeti, zahřejí se, ale jeden jak se zahřeje?
Ayrıca iki kişi birlikte yatarsa, birbirini ısıtır. Ama tek başına yatan nasıl ısınabilir?Także będąli dwaj społu leżeć, zagrzeją się; ale jeden jakoż się zagrzeje?
Ayrıca iki kişi birlikte yatarsa, birbirini ısıtır. Ama tek başına yatan nasıl ısınabilir?Também, se dois dormirem juntos, eles se aquentarão; mas um só como se aquentará?
Ayrıca iki kişi birlikte yatarsa, birbirini ısıtır. Ama tek başına yatan nasıl ısınabilir?También si dos duermen juntos, se abrigarán mutuamente. Pero, ¿cómo se abrigará uno solo
Ayrıca iki kişi birlikte yatarsa, birbirini ısıtır. Ama tek başına yatan nasıl ısınabilir?Tiež ak ležia dvaja spolu, zahrejú sa; ale jeden akože sa zahreje?
Ayrıca iki kişi birlikte yatarsa, birbirini ısıtır. Ama tek başına yatan nasıl ısınabilir?Tot aşa, dacă se culcă doi împreună, se încălzesc unul pe altul, dar cum are să se încălzescă dacă e singur?
Ayrıca iki kişi birlikte yatarsa, birbirini ısıtır. Ama tek başına yatan nasıl ısınabilir?Tudi kadar dva vkup ležita, se grejeta; a kako se hoče kdo zgreti, ko je sam?
Ayrıca iki kişi birlikte yatarsa, birbirini ısıtır. Ama tek başına yatan nasıl ısınabilir?Παλιν, εαν δυο πλαγιασωσιν ομου, τοτε θερμαινονται ο εις ομως πως θελει θερμανθη;
Ayrıca iki kişi birlikte yatarsa, birbirini ısıtır. Ama tek başına yatan nasıl ısınabilir?И ако легнат двама заедно ще се стоплят; А един как ще се стопли самичък?
Ayrıca iki kişi birlikte yatarsa, birbirini ısıtır. Ama tek başına yatan nasıl ısınabilir?Также, если лежат двое, то тепло им; а одному как согреться?
Ayrıca iki kişi birlikte yatarsa, birbirini ısıtır. Ama tek başına yatan nasıl ısınabilir?גם אם ישכבו שנים וחם להם ולאחד איך יחם׃
Ayrıca iki kişi birlikte yatarsa, birbirini ısıtır. Ama tek başına yatan nasıl ısınabilir?ايضا ان اضطجع اثنان يكون لهما دفء. اما الوحد فكيف يدفأ.
Ayrıca iki kişi birlikte yatarsa, birbirini ısıtır. Ama tek başına yatan nasıl ısınabilir?再 者 、 二 人 同 睡 、 就 都 煖 和 . 一 人 獨 睡 、 怎 能 煖 和 呢
Ayrıca iki kişi birlikte yatarsa, birbirini ısıtır. Ama tek başına yatan nasıl ısınabilir?再者 、 二 人 同 睡 、 就都 煖和.一 人 獨 睡 、 怎能 煖 和 呢
Ayrıca özel sektör de bazı ülkelerde, özellikle yatarak bakım konusunda, faaliyet göstermektedir.In alcuni paesi anche il settore privato può partecipare al sistema, soprattutto in regime ospedaliero.
Ayrıca özel sektör de bazı ülkelerde, özellikle yatarak bakım konusunda, faaliyet göstermektedir.Joissain maissa myös yksityinen sektori voi osallistua hoitoon, pääasiassa laitoshoitoon.
Babamın bir otomobil ve sanayi tamirhanesi vardı. Etrafta bir sürü eski otomotiv parçası öylece yatardı.Apámnak volt egy szerelő műhelye, ahol mindig szanaszét hevertek a régi autó alkatrészek.
Babamın bir otomobil ve sanayi tamirhanesi vardı. Etrafta bir sürü eski otomotiv parçası öylece yatardı.Můj otec vlastnil podnik na opravu aut a přístrojů, a všude se válela spousta součástek.
Beni korkutan bir düş gördüm. Yatağımda yatarken düşüncelerimle görümlerim beni ürküttü.(4:2) Но я видел сон, который устрашил меня, и размышления на ложе моем и видения головы моей смутили меня.
Beni korkutan bir düş gördüm. Yatağımda yatarken düşüncelerimle görümlerim beni ürküttü.Da hadde jeg en drøm; den forferdet mig, og tankene på mitt leie og synene i mitt indre skremte mig.
Beni korkutan bir düş gördüm. Yatağımda yatarken düşüncelerimle görümlerim beni ürküttü.Entonces tuve un sueño que me espantó, y las fantasías sobre mi cama y las visiones de mi cabeza me turbaron
Beni korkutan bir düş gördüm. Yatağımda yatarken düşüncelerimle görümlerim beni ürküttü.한 꿈을 꾸고 그로 인하여 두려워하였으되 곧 내 침상에서 생각 하는 것과 뇌 속으로 받은 이상을 인하여 번민하였었노라
Beni korkutan bir düş gördüm. Yatağımda yatarken düşüncelerimle görümlerim beni ürküttü.Maar op zekere nacht had ik een vreselijke droom. Voor mijn geestesoog zag ik dingen, die mij verschrikten.
Beni korkutan bir düş gördüm. Yatağımda yatarken düşüncelerimle görümlerim beni ürküttü.видях сън, който ме уплаши; и размишленията ми на леглото ми и виденията на главата ми ме смутиха.
Beni korkutan bir düş gördüm. Yatağımda yatarken düşüncelerimle görümlerim beni ürküttü.חלם חזית וידחלנני והרהרין על משכבי וחזוי ראשי יבהלנני׃
Beni korkutan bir düş gördüm. Yatağımda yatarken düşüncelerimle görümlerim beni ürküttü.رأيت حلما فروّعني والافكار على فراشي ورؤى راسي افزعتني.
Beni korkutan bir düş gördüm. Yatağımda yatarken düşüncelerimle görümlerim beni ürküttü.我 作 了 一 夢 、 使 我 懼 怕 . 我 在 床 上 的 思 念 、 並 腦 中 的 異 象 、 使 我 驚 惶
Beni korkutan bir düş gördüm. Yatağımda yatarken düşüncelerimle görümlerim beni ürküttü.我 作 了 一 夢 、 使我 懼怕 . 我 在 床上 的 思念 、 並腦 中 的 異象 、 使我 驚惶
Ben ölü gibi yatarım.Я очень даже спокойно сплю.
Ben ölü gibi yatarım.Aku ini tipe orang yang tidur dengan lelap.
Ben ölü gibi yatarım.Alors que je dors comme une princesse!
Ben ölü gibi yatarım.Dorm foarte linistita in pat.
Ben ölü gibi yatarım.Ich schlafe total ruhig.
Ben ölü gibi yatarım.Ik ben altijd rustig als ik slaap.
Ben ölü gibi yatarım.Io dormo completamente immobile.
Ben ölü gibi yatarım.Jag sover jätte lugnt.
Ben ölü gibi yatarım.Jestem zupełnie spokojna kiedy śpię.
Ben ölü gibi yatarım.Mình ngủ toàn nằm yên mà.