Ayrıca iki kişi birlikte yatarsa, birbirini ısıtır. Ama tek başına yatan nasıl ısınabilir?再 者 、 二 人 同 睡 、 就 都 煖 和 . 一 人 獨 睡 、 怎 能 煖 和 呢
Ayrıca iki kişi birlikte yatarsa, birbirini ısıtır. Ama tek başına yatan nasıl ısınabilir?再者 、 二 人 同 睡 、 就都 煖和.一 人 獨 睡 、 怎能 煖 和 呢
Bankada yatan para, risksiz getiri, %10.10% bezrizikový úrok v bance.
Başkasının karısıyla yatan adamın durumu budur. Böyle bir ilişkiye giren cezasız kalmaz.Also gehet's dem, der zu seines Nächsten Weib geht; es bleibt keiner ungestraft, der sie berührt.
Başkasının karısıyla yatan adamın durumu budur. Böyle bir ilişkiye giren cezasız kalmaz.Así sucede con el que se enreda con la mujer de su prójimo; no quedará impune ninguno que la toque
Başkasının karısıyla yatan adamın durumu budur. Böyle bir ilişkiye giren cezasız kalmaz.Assim será o que entrar � mulher do seu proximo; não ficará inocente quem a tocar.
Başkasının karısıyla yatan adamın durumu budur. Böyle bir ilişkiye giren cezasız kalmaz.Così chi si accosta alla donna altrui, chi la tocca, non resterà impunito
Başkasının karısıyla yatan adamın durumu budur. Böyle bir ilişkiye giren cezasız kalmaz.Így van, valaki bemegy felebarátjának feleségéhez, nem marad büntetlen, valaki illeti azt!
Başkasının karısıyla yatan adamın durumu budur. Böyle bir ilişkiye giren cezasız kalmaz.Il en est de même pour celui qui va vers la femme de son prochain: Quiconque la touche ne restera pas impuni.
Başkasının karısıyla yatan adamın durumu budur. Böyle bir ilişkiye giren cezasız kalmaz.Itu sama bahayanya dengan menggauli istri orang lain. Siapa melakukannya tak akan luput dari hukuman
Başkasının karısıyla yatan adamın durumu budur. Böyle bir ilişkiye giren cezasız kalmaz.Kẻ nào đi tới cùng vợ người lân cận mình cũng vậy; Phàm ai đụng đến nàng ắt chẳng được khỏi bị phạt.
Başkasının karısıyla yatan adamın durumu budur. Böyle bir ilişkiye giren cezasız kalmaz.Kẻ nào đi tới cùng vợ người lân_cận mình cũng vậy ; Phàm ai đụng đến nàng ắt chẳng được khỏi bị phạt .
Başkasının karısıyla yatan adamın durumu budur. Böyle bir ilişkiye giren cezasız kalmaz.남의 아내와 통간하는 자도 이와 같을 것이라 무릇 그를 만지기만 하는 자도 죄 없게 되지 아니하리라
Başkasının karısıyla yatan adamın durumu budur. Böyle bir ilişkiye giren cezasız kalmaz.Så er det at gå ind til sin Næstes Hustru; ingen, der rører hende, slipper for Straf.
Başkasının karısıyla yatan adamın durumu budur. Böyle bir ilişkiye giren cezasız kalmaz.Samoin käy sen, joka menee lähimmäisensä vaimon luo: ei jää rankaisematta kukaan, joka häneen kajoaa.
Başkasının karısıyla yatan adamın durumu budur. Böyle bir ilişkiye giren cezasız kalmaz.Så sker ock med den som går in till sin nästas hustru; ostraffad bliver ingen som kommer vid henne.
Başkasının karısıyla yatan adamın durumu budur. Böyle bir ilişkiye giren cezasız kalmaz.Slik blir det med den som går inn til sin næstes hustru; ingen blir ustraffet som rører henne.
Başkasının karısıyla yatan adamın durumu budur. Böyle bir ilişkiye giren cezasız kalmaz.Tak i ten, ktorý vchádza k žene svojho blížneho; nebude bez viny, ktokoľvek by sa jej dotknul.
Başkasının karısıyla yatan adamın durumu budur. Böyle bir ilişkiye giren cezasız kalmaz.Tak kdož vchází k ženě bližního svého, nebudeť bez viny, kdož by se jí koli dotkl.
Başkasının karısıyla yatan adamın durumu budur. Böyle bir ilişkiye giren cezasız kalmaz.Tak kto wchodzi do żony bliźniego swego, nie będzie bez winy, ktokolwiek się jej dotknie.
Başkasının karısıyla yatan adamın durumu budur. Böyle bir ilişkiye giren cezasız kalmaz.Tako, kdor se shaja z bližnjega svojega ženo, kdorkoli se je dotakne, ne ostane brez kazni.
Başkasının karısıyla yatan adamın durumu budur. Böyle bir ilişkiye giren cezasız kalmaz.Ουτω και ο εισερχομενος προς την γυναικα του πλησιον αυτου οστις εγγιζει αυτην, δεν θελει αθωωθη.
Başkasının karısıyla yatan adamın durumu budur. Böyle bir ilişkiye giren cezasız kalmaz.Така е с оня, който влиза при жената на ближния си; Който се допре до нея не ще остане ненаказан.
Başkasının karısıyla yatan adamın durumu budur. Böyle bir ilişkiye giren cezasız kalmaz.То же бывает и с тем, кто входит к жене ближнего своего: кто прикоснется к ней, не останется без вины.
Başkasının karısıyla yatan adamın durumu budur. Böyle bir ilişkiye giren cezasız kalmaz.כן הבא אל אשת רעהו לא ינקה כל הנגע בה׃
Başkasının karısıyla yatan adamın durumu budur. Böyle bir ilişkiye giren cezasız kalmaz.هكذا من يدخل على امرأة صاحبه. كل من يمسّها لا يكون بريئا.
Başkasının karısıyla yatan adamın durumu budur. Böyle bir ilişkiye giren cezasız kalmaz.親 近 鄰 舍 之 妻 的 、 也 是 如 此 . 凡 挨 近 他 的 、 不 免 受 罰
Başkasının karısıyla yatan adamın durumu budur. Böyle bir ilişkiye giren cezasız kalmaz.親近 鄰舍 之 妻 的 、 也是 如此 . 凡 挨近 他 的 、 不免 受罰
Bence bu şamanizmin kökeninde yatan olay, çoktanrılılık ve ve tektanrılılık'ın kökenlerinde de var.Cred că stă la baza animismului și a politeismului și a monoteismului.
Bence bu şamanizmin kökeninde yatan olay, çoktanrılılık ve ve tektanrılılık'ın kökenlerinde de var.Credo che si tratti della base dell'animismo e del politeismo e monoteismo.
Bence bu şamanizmin kökeninde yatan olay, çoktanrılılık ve ve tektanrılılık'ın kökenlerinde de var.Creo que es la base del animismo, el politeísmo y el monoteísmo.
Bence bu şamanizmin kökeninde yatan olay, çoktanrılılık ve ve tektanrılılık'ın kökenlerinde de var.Ik denk dat dat de basis is van het animisme, het polytheïsme en het monotheïsme.
Bence bu şamanizmin kökeninde yatan olay, çoktanrılılık ve ve tektanrılılık'ın kökenlerinde de var.Jag tror att det är basen till animism och polyteism och monoteism.
Bence bu şamanizmin kökeninde yatan olay, çoktanrılılık ve ve tektanrılılık'ın kökenlerinde de var.Jeg mener det er basen af animisme og polyteisme og monoteisme.
Bence bu şamanizmin kökeninde yatan olay, çoktanrılılık ve ve tektanrılılık'ın kökenlerinde de var.Je pense que c'est la base de l'animisme, du polythéisme et du monothéisme.
Bence bu şamanizmin kökeninde yatan olay, çoktanrılılık ve ve tektanrılılık'ın kökenlerinde de var.저는 이것이 정령신앙, 다신론, 유일신론의 근본이라고 생각합니다.
Bence bu şamanizmin kökeninde yatan olay, çoktanrılılık ve ve tektanrılılık'ın kökenlerinde de var.Myślę, że jest to podstawa animizmu, politeizmu i monoteizmu.
Bence bu şamanizmin kökeninde yatan olay, çoktanrılılık ve ve tektanrılılık'ın kökenlerinde de var.Myslím, že je to základ animizmu a polyteizmu a monoteizmu.
Bence bu şamanizmin kökeninde yatan olay, çoktanrılılık ve ve tektanrılılık'ın kökenlerinde de var.Myslím, že to je základ animismu, polyteismu a monoteismu.
Bence bu şamanizmin kökeninde yatan olay, çoktanrılılık ve ve tektanrılılık'ın kökenlerinde de var.Penso que seja a base do animismo, do politeísmo e do monoteísmo.
Bence bu şamanizmin kökeninde yatan olay, çoktanrılılık ve ve tektanrılılık'ın kökenlerinde de var.Siihen perustuvat animismi, polyteismi ja monoteismi.
Bence bu şamanizmin kökeninde yatan olay, çoktanrılılık ve ve tektanrılılık'ın kökenlerinde de var.Tôi nghĩ đây là nền tảng của thuyết duy linh thuyết đa thần và thuyết độc thần.
Bence bu şamanizmin kökeninde yatan olay, çoktanrılılık ve ve tektanrılılık'ın kökenlerinde de var.Úgy gondolom, ez az alapja az animizmusnak, illetve a több- és egyistenhitűségnek.
Bence bu şamanizmin kökeninde yatan olay, çoktanrılılık ve ve tektanrılılık'ın kökenlerinde de var.Νομίζω ότι αποτελούν τη βάση του ανιμισμού και του πολυθεϊσμού και του μονοθεϊσμού.
Bence bu şamanizmin kökeninde yatan olay, çoktanrılılık ve ve tektanrılılık'ın kökenlerinde de var.Мисля, че това е в основата на анимизъма и политеизма и монотеизма.
Bence bu şamanizmin kökeninde yatan olay, çoktanrılılık ve ve tektanrılılık'ın kökenlerinde de var.Я думаю, это является предпосылкой анимизма и политеизма и монотеизма.
Bence bu şamanizmin kökeninde yatan olay, çoktanrılılık ve ve tektanrılılık'ın kökenlerinde de var.אני חושב שזה הבסיס לאנימיזם פוליתאיזם ומונותאיזם.
Bence bu şamanizmin kökeninde yatan olay, çoktanrılılık ve ve tektanrılılık'ın kökenlerinde de var.اعتقد انه اصل الروحانية و الشرك والتوحيد
Bence bu şamanizmin kökeninde yatan olay, çoktanrılılık ve ve tektanrılılık'ın kökenlerinde de var.多神教や一神教の根源でしょう 宇宙人はなぜか
Böylece, odaya girerek o odada hasta yatan kişiye hitaben bir mesaj yazmanız mümkün. Harika bence.Man konnte also in das Zimmer gehen und Botschaften für den Kranken hinterlassen, was toll ist.
Böylece, odaya girerek o odada hasta yatan kişiye hitaben bir mesaj yazmanız mümkün. Harika bence.Podíamos entrar no quarto e escrever mensagens para o doente nesse quarto, o que era amoroso.
Böylece, odaya girerek o odada hasta yatan kişiye hitaben bir mesaj yazmanız mümkün. Harika bence.Takže jste mohli přijít a napsat nemocnému vzkaz, což bylo milé.
Böylece, odaya girerek o odada hasta yatan kişiye hitaben bir mesaj yazmanız mümkün.Így lehetőséged nyílt arra, hogy bemenj a szobába, és üzeneteket hagyj a kórteremben fekvő betegnek
Böylece, odaya girerek o odada hasta yatan kişiye hitaben bir mesaj yazmanız mümkün.그래서 만약 여러분이 실제로 그 방을 방문하게 되면 그 방에서 치료받고 있는 환자에게 메시지를 남길수 있는 것입니다.
Böylece, odaya girerek o odada hasta yatan kişiye hitaben bir mesaj yazmanız mümkün.Nu kon je dus berichtjes schrijven voor de patiënt in die kamer.
Böylece, odaya girerek o odada hasta yatan kişiye hitaben bir mesaj yazmanız mümkün.אז מה שבעצם יכולתם לעשות זה להכנס לחדר ולכתוב מסרים לחולה שהיה בחדר,
Böylece, odaya girerek o odada hasta yatan kişiye hitaben bir mesaj yazmanız mümkün.بحيث أصبح بإمكانك أن تذهب إلى الغرفة وتكتب رسائل للشخص المريض في تلك الغرفة ،
Böylece, odaya girerek o odada hasta yatan kişiye hitaben bir mesaj yazmanız mümkün.その部屋の患者に メッセージを書き残すことができます すばらしいことです
Bu Amerika'nın denizler altında yatan bir parçası.Aceasta este America ce se află sub apă.
Bu Amerika'nın denizler altında yatan bir parçası.Das ist der Teil der Vereinigten Staaten, der unterhalb der Meere liegt.