Ana içeriğe geç
Sözlük

yataklar ile cümle

yataklar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Madencilik: Kireç, kum yataklarının yanı sıra taş ocaklarının kullanımı vardır.Mining: there are deposits of lime, sand as well as use of quarries.
Rulmanlı yataklarda arıza tespitiRolling-element bearing outer race fault detection
Bilyalı ve makaralı yataklarda bunun nedeni bilyenin ve yatağın gerinmesidir(elastik deformasyon).With rolling element bearings this is due to the strain of the ball and race.
Planlanan kuşağın bölgesi petrol yatakları ve verimli tarım arazileri bakımından zengindir.The region of the planned belt are rich in oil deposits and fertile agricultural land.
Aynı zamanda bölgeyi maden yatakları ve su için araştırdı.At the same time he investigated the area for mineral deposits and water.
Boraks ilk olarak Tibet'teki kuru göl yataklarında keşfedilmiştir.Borax was first discovered in dry lake beds in Tibet.
Bilinen en büyük yataklar, bor minerallerinin en büyük üreticisi olan Türkiye'de bulunmaktadır.The largest known deposits are in Turkey, the largest producer of boron minerals.
Bu birikintilere bazen volkanik kayaç içinde gelişen masif sülfit (VHMS) yatakları da denir.These deposits are also sometimes called volcanic-hosted massive sulfide (VHMS) deposits.
Mafik ilişkili - Kıbrıs tipi VMS YataklarıMafic associated
Altaussee günümüzde halen Avusturya'nın en büyük tuz yataklarına sahiptir.Das Salzbergwerk Altaussee ist die größte Salzabbaustätte Österreichs.
Gece olduğunda herkes yataklarına gider.Am Abend legen sich alle wie gewohnt zu Bett.
Yataklarınızda basılarak öleceğinize, mevzide çarpışarak ölünüz.Um ihn herum in den Betten sterben Verwundete.
Ayrıca dünyanın en zengin petrol yataklarının bir kısmı da buradadır.Daneben liegen einige der reichsten Gold- und Diamantenminen der Welt im Freistaat.
Yalnız tuz yatakları önemlidir.Weiterhin sind Salzlecken sehr wichtig.
Mozambik birkaç maden hammadde yataklarına sahiptir.Mosambik verfügt über einige mineralische Rohstofflagerstätten.
Maden yatakları zengin bir alman şehridir.Frutillar ist eine sehr deutschgeprägte Stadt.
Poltava'nın birçok yerinde doğal gaz ve petrol yatakları vardır.In der Umgebung von Punta Loyola gibt es einige Erdöl- und Erdgasquellen.
Dünya bakır üretiminin %17'si bu yataklardan sağlanır.Über 70 % der Haushalte nutzen diese Fleischlieferanten.
Yatakları yapıyordum.Je faisais les lits.
Marie yatakları toplamayacak.Marie ne fera pas les lits.
Nadir toprak elementleri 1948 yılına kadar Hindistan ve Brezilya’daki plaser yataklarından elde edilmekteydi.Jusqu'en 1948, la plupart des sources de terres rares provenait de dépôts de sable en Inde et au Brésil.
Tarihsel öneminin antik altın madeni yataklarından kaynaklandığı sanılmaktadır.Quant au nom même de l’Orgère, il fait penser à la présence d’anciennes mines d’or.
Bazı maden yatakları çok önemlidir.Les Réserves minières y sont importantes.
Zengin maden yataklarına sahip olan Yakutsk, 1632'de Lena Nehri kıyısında kuruldu.Iakoutsk a été fondé par un détachement de cosaques en 1632 sur la rive droite de la Léna.
Ana madde: Japonya'da madencilik Japonya'nın madencilik üretimi azdır ve Japonya'da maden yatakları çok azdır.La province abritait des mines d'or, très peu nombreuses au Japon.
Dokuz ay yataklara düştü ve defalarca ölümden döndü.La maison est alors emmenée dans les nuages, ses occupants endormis risquant de tomber à maintes reprises.
Maden yatakları zengin bir alman şehridir.Dorsten est une ville allemande.
Bu küçük ötücü kuşlara ait kuş, çalılıklarla saz yataklarında bulunan bir türdür.Un motif bien particulier est un drôle de petit singe couché dans un panier.
URL: YataklarıAyto. de Camas.
Gece olduğunda herkes yataklarına gider.Por ejemplo los regalos en la cama cada noche.
Maden arama çalışmaları hızla devam etmekte ve yeni maden yatakları bulunmaktadır.La antigua mina de plata abre sus puertas y necesita nuevos trabajadores.
Bu solukluk dudaklarda ya da tırnak yataklarında da izlenebilir.Las llagas también pueden ocurrir en los labios y en la boca.
Artvin önemli maden yataklarına sahiptir.Vannes posee un importante patrimonio de casas con entramado de madera.
Geleneksel Kore bahçelerinde teraslı çiçek yatakları yaygın bir özelliktir.I letti di fiori a terrazza sono una caratteristica comune nei giardini coreani tradizionali.
Saz yataklarında gizlenebildikleri için zor görülürler.È facile trovarlo sotto le foglie di cui si nutre.
Daha çok serin bölgelerde ve nemli dere yataklarının bulunduğu yerlerde görülür.È presente anche nelle zone più fredde e umide della Pianura Padana.
(Dere yataklarının ıslah edilmesi, çarpık kentleşme vb.)(Tempera su tavolo di legno, cm.
Geniş mermer yatakları bulunmaktadır.Il margine delle foglie è intero.
Ayrıca dünyanın en zengin petrol yataklarının bir kısmı da buradadır.Nella città è situata la miniera di diamanti più ricca del mondo.
Aynı zamanda Koobi Fora yataklarında dünyada benzersiz olan fosiller barındırır.Contiene anche fossili nei depositi di Koobi Fora che sono unici al mondo.
Gece olduğunda herkes yataklarına gider.Presente: è notte quando tutti stanno dormendo.
İl sınırları içerisinde 1943 yılında demir madeni yatakları keşfedilmiştir.В 1944 году в местных горах были обнаружены залежи железной руды.
Şehir, zengin demir cevheri yatakları yanında kurulmuştur.Город был основан рядом с железными шахтами.
URL: YataklarıURL: растений
Dere yataklarında ve su kenarlarında yetişir.Их жилища и скарб уносила с собой вода.
Park, dünyanın en zengin dinozor fosil yataklarından biri olduğu için meşhurdur.Парк знаменит тем, что это одно из крупнейших хранилищ окаменелостей динозавров в мире.
İkincil olarak ise, plaser yataklarda gözlenirler.А уже в следующую секунду мы видим, как те стискивают кровать.
Ayrıca kent yakınlarında altın ve tuz yatakları bulunmuştur.Населяет солёные и солоноватые воды вблизи Гонконга.
Bu dinozorların çamur yataklara yuva yaptıkları tahmin edilir.Для нас было большой неожиданностью, что эти динозавры жили стадами.
Şap (alunit) yatakları Gediz-Şaphane ilçelerinde bulunur.Они спят в пещерах на земле, устланной древесными листьями.
Tarihsel öneminin antik altın madeni yataklarından kaynaklandığı sanılmaktadır.Это самая распространенная гипотеза о происхождении возможных сокровищ Денежной шахты.
Hasta yatakları özel olarak, yatan hastalar için tasarlanmıştır.صُممت قاعدة التسعات خصيصًا للمرضى البالغين.
Deri hücreleri, saç telleri, giysiler ve ortak kullanılan yataklar bulaş kaynağı olabilir.وتُعتبر خلايا الجلد والشعر والملابس وأغطية الفراش مصادر شائعة للتلوث.
Kabartılmış dikim yatakları iyi akaçlamayı sağlamak için kullanılan geleneksel bir yöntemdir.لكن الأدلة الحالية ير كافية لتبرير الاستخدام الروتيني.
Aynı zamanda Koobi Fora yataklarında dünyada benzersiz olan fosiller barındırır.Também contém fósseis no depósito de Koobi Fora que são únicos no mundo.
Ana madde: Japonya'da madencilik Japonya'nın madencilik üretimi azdır ve Japonya'da maden yatakları çok azdır.A produção mineradora do Japão tem sido mínima e o país possui poucos depósitos de minas.
Kalay kaynakları bol miktarda bulunur ve oldukça zengin altın yatakları vardır.Os depósitos de estanho são abundantes, e há depósitos razoavelmente ricos de ouro.
Dundasit, kurşun cevheri yataklarının okside bölgesinde meydana gelen nadir bir sekonder mineraldir.A dundasita é um incomum mineral secundário ocorrendo na região oxidada de depósitos de minério de chumbo.
Bunun nedeni zengin petrol yataklarının bulunmasıdır.Isto deve-se à presença de óleos essenciais.
Gece olduğunda herkes yataklarına gider.Todas as cenas se passam no quarto durante as noites.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod