yatakları ile cümle
yatakları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Geleneksel Kore bahçelerinde teraslı çiçek yatakları yaygın bir özelliktir.I letti di fiori a terrazza sono una caratteristica comune nei giardini coreani tradizionali.
Saz yataklarında gizlenebildikleri için zor görülürler.È facile trovarlo sotto le foglie di cui si nutre.
Daha çok serin bölgelerde ve nemli dere yataklarının bulunduğu yerlerde görülür.È presente anche nelle zone più fredde e umide della Pianura Padana.
(Dere yataklarının ıslah edilmesi, çarpık kentleşme vb.)(Tempera su tavolo di legno, cm.
Geniş mermer yatakları bulunmaktadır.Il margine delle foglie è intero.
Ayrıca dünyanın en zengin petrol yataklarının bir kısmı da buradadır.Nella città è situata la miniera di diamanti più ricca del mondo.
Aynı zamanda Koobi Fora yataklarında dünyada benzersiz olan fosiller barındırır.Contiene anche fossili nei depositi di Koobi Fora che sono unici al mondo.
Gece olduğunda herkes yataklarına gider.Presente: è notte quando tutti stanno dormendo.
İl sınırları içerisinde 1943 yılında demir madeni yatakları keşfedilmiştir.В 1944 году в местных горах были обнаружены залежи железной руды.
Şehir, zengin demir cevheri yatakları yanında kurulmuştur.Город был основан рядом с железными шахтами.
URL: YataklarıURL: растений
Dere yataklarında ve su kenarlarında yetişir.Их жилища и скарб уносила с собой вода.
Park, dünyanın en zengin dinozor fosil yataklarından biri olduğu için meşhurdur.Парк знаменит тем, что это одно из крупнейших хранилищ окаменелостей динозавров в мире.
Ayrıca kent yakınlarında altın ve tuz yatakları bulunmuştur.Населяет солёные и солоноватые воды вблизи Гонконга.
Şap (alunit) yatakları Gediz-Şaphane ilçelerinde bulunur.Они спят в пещерах на земле, устланной древесными листьями.
Tarihsel öneminin antik altın madeni yataklarından kaynaklandığı sanılmaktadır.Это самая распространенная гипотеза о происхождении возможных сокровищ Денежной шахты.
Hasta yatakları özel olarak, yatan hastalar için tasarlanmıştır.صُممت قاعدة التسعات خصيصًا للمرضى البالغين.
Kabartılmış dikim yatakları iyi akaçlamayı sağlamak için kullanılan geleneksel bir yöntemdir.لكن الأدلة الحالية ير كافية لتبرير الاستخدام الروتيني.
Aynı zamanda Koobi Fora yataklarında dünyada benzersiz olan fosiller barındırır.Também contém fósseis no depósito de Koobi Fora que são únicos no mundo.
Ana madde: Japonya'da madencilik Japonya'nın madencilik üretimi azdır ve Japonya'da maden yatakları çok azdır.A produção mineradora do Japão tem sido mínima e o país possui poucos depósitos de minas.
Kalay kaynakları bol miktarda bulunur ve oldukça zengin altın yatakları vardır.Os depósitos de estanho são abundantes, e há depósitos razoavelmente ricos de ouro.
Dundasit, kurşun cevheri yataklarının okside bölgesinde meydana gelen nadir bir sekonder mineraldir.A dundasita é um incomum mineral secundário ocorrendo na região oxidada de depósitos de minério de chumbo.
Bunun nedeni zengin petrol yataklarının bulunmasıdır.Isto deve-se à presença de óleos essenciais.
Gece olduğunda herkes yataklarına gider.Todas as cenas se passam no quarto durante as noites.
Hasta yatakları sadece hastanelerde kullanılmamaktadır.Estão de fora da lista os antibióticos usados exclusivamente em hospitais.
Zengin petrol ve doğal gaz yatakları vardır.Há jazidas de petróleo e gás natural.
Son sahnede Marge ve kocası Norm yataklarında televizyon izlerken doğacak çocuklarından bahsederler.In de laatste scène is te zien dat Marge en haar man Norm televisie kijken in bed.
Tarihsel öneminin antik altın madeni yataklarından kaynaklandığı sanılmaktadır.Anderen denken dat het oude goudmijnen betreft.
Şap (alunit) yatakları Gediz-Şaphane ilçelerinde bulunur.Schapen lijken uiterlijk wel op de verwante geiten (geslacht Capra).
Bölge çakmaktaşı yatakları yönünden zengindir.De streek is rijk aan zoutbedden.
Ayrıca, onların ara sıra yataklarından kalkıp tekrar yattığına bile şahit olur.Hij neemt het dode dier zelfs af en toe mee naar bed.
Bölgede zengin kömür yatakları da mevcuttur.In het gebied zijn rijke kalksteenreserves.
Üst taraflarda taş yatakları ve dağ tundraları vardır.W wyższych partiach występują rumowiska skalne i tundra górska.
Bu bölgelerde daha sonra çok zengin bakır yatakları bulundu.W tej części obszaru spotykane były bogate zadrzewienia grondowe.
Abdopus aculeatus çoğunlukla kıyıya yakın deniz çayırı yataklarında bulunur.Abdopus aculeatus żyje głównie w przybrzeżnych trawach morskich.
Hasta yatakları sadece hastanelerde kullanılmamaktadır.W Polsce zabieg wykonywany jest wyłącznie w warunkach szpitalnych.
Gece olduğunda herkes yataklarına gider.O zmroku cała grupa idzie spać.
Kıyı boyunca kumtaşı yatakları uzanır.Wzdłuż wybrzeży ciągną się piaszczyste plaże.
Filibe'de zengin demir yatakları bulunmaktadır.W Beninie występują gleby bogate w żelazo.
Maden yataklarında en çok kömür çıkarılır.Najbardziej boi się, że skończy jako górnik w kopalnie węgla.
Adada değerli fosfat yatakları vardır.Na wyspach występują złoża fosforanów.
İkincisi ise, ana minerali pentlandit (Ni, Fe)9S8 olan magmatik sülfit yataklarıdır.De andra är magmatiska svavelfyndigheter där det främsta malmmineralet är pentlandit: (Ni,Fe)9S8.
Dere yataklarında ve su kenarlarında yetişir.De förekommer bara i haven (och i bräckvatten).
Maden yatakları zengin bir alman şehridir.Železná Ruda är en stad i Tjeckien.
Altaussee günümüzde halen Avusturya'nın en büyük tuz yataklarına sahiptir.Gruvan är idag Österrikes största saltgruva.
Buna ek olarak, daha geliştirilmiş ve kullanışlı yeni lastik mil yatakları kullanılmıştır.Det byggs eller planeras också för många nya skyskrapor.
Poltava'nın birçok yerinde doğal gaz ve petrol yatakları vardır.В околицях Биткова є родовища нафти і природного газу.
Dünya kehribar yataklarının %90'ı Rusya'nın Kaliningrad Bölgesinde bulunmaktadır.Odhaduje se, že devadesát procent světových zásob se nachází v okolí ruského Kaliningradu.
Şirket masaj yatakları satmaktadır.Radnice rozprodává činžáky.
Geleneksel Kore bahçelerinde teraslı çiçek yatakları yaygın bir özelliktir.Sdružení květů v květenství je běžným jevem.
Tarihsel öneminin antik altın madeni yataklarından kaynaklandığı sanılmaktadır.Starší lidé vzpomínají, že tento materiál pocházel z dřívějších textilních továren.
Poltava'nın birçok yerinde doğal gaz ve petrol yatakları vardır.Na mnoha místech Předkavkazí jsou naleziště ropy a zemního plynu.
Ayrıca bakır ve tabiî gaz yatakları da mevcuttur.Jsou zde též naleziště ropy a zemního plynu.
Maden yatakları zengin bir alman şehridir.Němčičky jsou obcí s bohatou vinařskou historií.
Bunun nedeni zengin petrol yataklarının bulunmasıdır.Așa se explică existența zăcămintelor de petrol și gaze naturale.
Aynı zamanda Koobi Fora yataklarında dünyada benzersiz olan fosiller barındırır.De asemenea, regiunea conține fosile înăuntrul zăcămintelor Koobi Fora, unice în lume.
Üst taraflarda taş yatakları ve dağ tundraları vardır.A csúcsokon hegyi tundra és kőtörmelék található.
Bu arada yabancı şirketler Amazon'a yakın yerlerde petrol yatakları keşfetti.Közben külföldi társaságok olajat fedeztek fel az Amazonas-medence Ecuadorhoz tartozó részén.
Petrol yataklarınca zengindir.A folyó kétéltűekben igen gazdag.
Yalnız tuz yatakları önemlidir.A Kárpát-medence fontos telelőhelyük.