"Ama beyhude bir yatakta kalamaz," Gregor kendi kendine söyledi."אבל אני לא חייבת להישאר במיטה ללא הועיל", אמר גרגור לעצמו.
"Ama beyhude bir yatakta kalamaz," Gregor kendi kendine söyledi.واضاف "لكن لا بد لي من البقاء في السرير بلا جدوى" ، وقال غريغور لنفسه.
"Ama beyhude bir yatakta kalamaz," Gregor kendi kendine söyledi.最初に彼は彼の体の下側部分にベッドから出ると思ったが、これより低い
Ama çiçek yatak, çıplak ve kış ve çeşme oynamıyordu.Aber die Blumenbeete waren nackt und winterlichen und der Brunnen war nicht zu spielen.
Ama çiçek yatak, çıplak ve kış ve çeşme oynamıyordu.Ale kwietniki były nagie i zimowych i fontanna nie grałem.
Ama çiçek yatak, çıplak ve kış ve çeşme oynamıyordu.Ale záhony jsou holé a chladný a kašna se nehraje.
Ama çiçek yatak, çıplak ve kış ve çeşme oynamıyordu.Ale záhony sú holé a chladný a fontána sa nehrá.
Ama çiçek yatak, çıplak ve kış ve çeşme oynamıyordu.Ampak cvet, postelje so bile gole in zimskih in vodnjak ni igral.
Ama çiçek yatak, çıplak ve kış ve çeşme oynamıyordu.Dar straturile de flori-au fost goale şi iarnă, iar fântâna nu a fost joc.
Ama çiçek yatak, çıplak ve kış ve çeşme oynamıyordu.De a virág-ágy volt csupasz, téli és a szökőkút nem volt játék.
Ama çiçek yatak, çıplak ve kış ve çeşme oynamıyordu.그러나 꽃 침대 맨과 겨울되었으며 분수는 재생되지 않았습니다.
Ama çiçek yatak, çıplak ve kış ve çeşme oynamıyordu.Maar de bloem-bedden waren kaal en winters en de fontein was niet te spelen.
Ama çiçek yatak, çıplak ve kış ve çeşme oynamıyordu.Mais les parterres étaient nus et en hiver et la fontaine ne jouait pas.
Ama çiçek yatak, çıplak ve kış ve çeşme oynamıyordu.Ma le aiuole erano nudi e invernali e la fontana non stava giocando.
Ama çiçek yatak, çıplak ve kış ve çeşme oynamıyordu.Mas os canteiros estavam nus e de inverno e da fonte não estava jogando.
Ama çiçek yatak, çıplak ve kış ve çeşme oynamıyordu.Men blomman-sängar var nakna och vintriga och fontänen var inte spela.
Ama çiçek yatak, çıplak ve kış ve çeşme oynamıyordu.Men blomsten-sengene var nøgne og vinterlige og springvandet var ikke spiller.
Ama çiçek yatak, çıplak ve kış ve çeşme oynamıyordu.Mutta kukka-sängyt olivat paljaat ja talvinen ja suihkulähde ei ollut pelissä.
Ama çiçek yatak, çıplak ve kış ve çeşme oynamıyordu.Sin embargo, los macizos de flores estaban desnudos y de invierno y la fuente no estaba jugando.
Ama çiçek yatak, çıplak ve kış ve çeşme oynamıyordu.Tapi bunga-tempat tidur yang gundul dan dingin dan air mancur itu tidak bermain.
Ama çiçek yatak, çıplak ve kış ve çeşme oynamıyordu.Tuy nhiên, những luống hoa trần và mùa đông và đài phun nước đã không được chơi.
Ama çiçek yatak, çıplak ve kış ve çeşme oynamıyordu.Όμως, το λουλούδι-κρεβάτια ήταν γυμνά και χειμερινό και το συντριβάνι δεν έπαιζε.
Ama çiçek yatak, çıplak ve kış ve çeşme oynamıyordu.Але клумби були голі і зимових, і фонтан не грав.
Ama çiçek yatak, çıplak ve kış ve çeşme oynamıyordu.Но клумбы были голые и зимних, и фонтан не играл.
Ama çiçek yatak, çıplak ve kış ve çeşme oynamıyordu.Но цветни лехи бяха голи и зимни и фонтана не играе.
Ama çiçek yatak, çıplak ve kış ve çeşme oynamıyordu.אבל את ערוגות הפרחים היו חשופות חורפיים המזרקה לא היה משחק.
Ama çiçek yatak, çıplak ve kış ve çeşme oynamıyordu.ولكن كانت أسرة الزهور العارية وشتوي ونافورة كان يلعب لا.
Ama çiçek yatak, çıplak ve kış ve çeşme oynamıyordu.これは黙っていた庭ではなかった。庭をどのように黙らされるだろうか?
Ama davranışlarımı değiştireceğim. Artık her gün yataktan kalkacağım ve onlarla savaşmak için işe gideceğim.لكنني سوف أغير تصرفاتي. فكلّ يوم سأستيقظ و أذهب إلى عملي لأحاربهم.
Ama kurak mevsimde akmayan, Sıcakta yataklarında tükenen dereler... İşte öyle aldattılar beni.auringon paahtaessa ne ehtyvät, ne häviävät paikastansa helteen tullen.
Ama kurak mevsimde akmayan, Sıcakta yataklarında tükenen dereler... İşte öyle aldattılar beni.Czasu którego topnieją, zaginą; a czasu gorącości niszczeją z miejsca swego.
Ama kurak mevsimde akmayan, Sıcakta yataklarında tükenen dereler... İşte öyle aldattılar beni.En el tiempo del calor son silenciados, y al calentarse desaparecen de su lugar
Ama kurak mevsimde akmayan, Sıcakta yataklarında tükenen dereler... İşte öyle aldattılar beni.따뜻하면 마르고 더우면 그 자리에서 아주 없어지나니
Ama kurak mevsimde akmayan, Sıcakta yataklarında tükenen dereler... İşte öyle aldattılar beni.ma al tempo della siccità svaniscono e all'arsura scompaiono dai loro letti
Ama kurak mevsimde akmayan, Sıcakta yataklarında tükenen dereler... İşte öyle aldattılar beni.men på den tid de treffes av solens glød, tørkes de ut; når det blir hett, svinner de bort.
Ama kurak mevsimde akmayan, Sıcakta yataklarında tükenen dereler... İşte öyle aldattılar beni.men som åter försvinna, när de träffas av hettan, och torka bort ifrån sin plats, då värmen kommer.
Ama kurak mevsimde akmayan, Sıcakta yataklarında tükenen dereler... İşte öyle aldattılar beni.men som svandt ved Solens Glød, tørredes sporløst ud i Hede;
Ama kurak mevsimde akmayan, Sıcakta yataklarında tükenen dereler... İşte öyle aldattılar beni.Mikor átmelegülnek, elapadnak, a hõség miatt fenékig száradnak.
Ama kurak mevsimde akmayan, Sıcakta yataklarında tükenen dereler... İşte öyle aldattılar beni.Nhưng trong khi giựt xuống , khe bèn khô cạn , Lúc nắng giọi , nó lại biến khỏi chỗ nó .
Ama kurak mevsimde akmayan, Sıcakta yataklarında tükenen dereler... İşte öyle aldattılar beni.Nhưng trong khi giựt xuống, khe bèn khô cạn, Lúc nắng giọi, nó lại biến khỏi chỗ nó.
Ama kurak mevsimde akmayan, Sıcakta yataklarında tükenen dereler... İşte öyle aldattılar beni.no tempo do calor vão minguando; e quando o calor vem, desaparecem do seu lugar.
Ama kurak mevsimde akmayan, Sıcakta yataklarında tükenen dereler... İşte öyle aldattılar beni.Ob času, ko solnce vanje pripeka, presihajo, in ko je vroče, izginejo s svojega kraja.
Ama kurak mevsimde akmayan, Sıcakta yataklarında tükenen dereler... İşte öyle aldattılar beni.v čase, keď sú ožehané slnkom, vysychajú; keď býva horúco, miznú zo svojho miesta.
Ama kurak mevsimde akmayan, Sıcakta yataklarında tükenen dereler... İşte öyle aldattılar beni.V čas horka vysychají; když sucho bývá, mizejí z místa svého.
Ama kurak mevsimde akmayan, Sıcakta yataklarında tükenen dereler... İşte öyle aldattılar beni.Viennent les chaleurs, et ils tarissent, Les feux du soleil, et leur lit demeure à sec.
Ama kurak mevsimde akmayan, Sıcakta yataklarında tükenen dereler... İşte öyle aldattılar beni.vine arşiţa vremii şi seacă, vine căldura soarelui, şi li se usucă albia.
Ama kurak mevsimde akmayan, Sıcakta yataklarında tükenen dereler... İşte öyle aldattılar beni.zur Zeit, wenn sie die Hitze drückt, versiegen sie; wenn es heiß wird, vergehen sie von ihrer Stätte.
Ama kurak mevsimde akmayan, Sıcakta yataklarında tükenen dereler... İşte öyle aldattılar beni.οταν θερμανθωσιν, εκλειπουσιν οταν γεινη θερμοτης, εξαλειφονται απο του τοπου αυτων.
Ama kurak mevsimde akmayan, Sıcakta yataklarında tükenen dereler... İşte öyle aldattılar beni.Когато се стоплят изчезват; Когато настане топлина изгубват се от мястото си;
Ama kurak mevsimde akmayan, Sıcakta yataklarında tükenen dereler... İşte öyle aldattılar beni.Когда становится тепло, они умаляются, а во времяжары исчезают с мест своих.
Ama kurak mevsimde akmayan, Sıcakta yataklarında tükenen dereler... İşte öyle aldattılar beni.בעת יזרבו נצמתו בחמו נדעכו ממקומם׃
Ama kurak mevsimde akmayan, Sıcakta yataklarında tükenen dereler... İşte öyle aldattılar beni.اذا جرت انقطعت. اذا حميت جفت من مكانها.
Ama kurak mevsimde akmayan, Sıcakta yataklarında tükenen dereler... İşte öyle aldattılar beni.天 氣 漸 暖 、 就 隨 時 消 化 . 日 頭 炎 熱 、 便 從 原 處 乾 涸
Ama kurak mevsimde akmayan, Sıcakta yataklarında tükenen dereler... İşte öyle aldattılar beni.天氣 漸暖 、 就 隨時 消化 . 日頭炎熱 、 便從 原 處乾涸
Aman Allah'ım, yatak odası!Bambusz föld. Ó, istenem. Mit akarnak csinálni?
Aman Allah'ım, yatak odası!La forêt de bambou. Oh, mon Dieu. Qu'ont-ils prévu de faire ?
Aman Allah'ım, yatak odası! Ne yapmayı düşünüyorlar?يالهي, الغابة ماذا يخططان ليتصرفا هكذا
Aman Allah'ım, yatak odası!Ω Θεέ μου, το δάσος!
Ama sonra her iki tarafta Bay ve Bayan Samsa, yataktan çok hızlı tırmandı.Aber dann Herr und Frau Samsa stieg sehr schnell aus dem Bett, einer auf jeder Seite.
Ama sonra her iki tarafta Bay ve Bayan Samsa, yataktan çok hızlı tırmandı.Ale pak pan a paní Samsa vyšplhala velmi rychle z postele, jedna na každé straně.