Sami bir yatak odasına kaçtı.Sami fled into a bedroom.
Sami yürüyerek yatak odasından çıktı.Sami walked out of the bedroom.
Yatakta okumayı seviyorum.I love reading in bed.
Sami yataktan hopladı.Sami hopped from the bed.
Sami yataktan sıçradı.Sami hopped from the bed.
Sami boş yatak odasına dikkatlice girdi.Sami carefully entered the empty bedroom.
Sami yatakta oturuyordu.Sami was sitting in bed.
Sami yatak odasının kapısını açtı.Sami opened the bedroom door.
Sami yatakta yatıyordu.Sami was lying in bed.
Sami yataktan bir yastık aldı.Sami took a pillow off the bed.
Sami'nin yatak odası bir suç mahalli haline geldi.Sami's bedroom became a crime scene.
Sami yatak odasındaydı.Sami was in the bedroom.
Sami o yatak odasına gidemez.Sami can't go in that bedroom.
Sami'nin yastığı Leyla'nın yatak odasındadır.Sami's pillow is in Layla's bedroom.
Sami yatakta uyuyordu.Sami was asleep in bed.
Sami yataktaydı.Sami was in bed.
Sami yatak odasını boyuyordu.Sami was painting the bedroom.
Yatak odanda bir bilgisayar var mı?Is there a computer in your bedroom?
Yatak odanda bir müzik seti var mı?Is there a stereo in your bedroom?
Yatak odanda bir klima var mı?Is there an air conditioner in your bedroom?
Sami ve Leyla aynı yatakta bile uyumadılar.Sami and Layla didn't even sleep in the same bed.
Sami yatak odasında uyukluyordu.Sami was napping in his bedroom.
Sami yatak odasında kestiriyordu.Sami was napping in his bedroom.
Tom üç yatak odalı bir ev kiralıyor.Tom rents a house with three bedrooms.
Sami ve Leyla o gece aynı yatakta uyudular.Sami and Layla slept in the same bed that night.
Sami, Leyla'nın yanında yataktaydı.Sami was in bed next to Layla.
Tom'un annesi yatakta onun yanına oturdu ve ona bir hikaye okudu.Tom's mother sat down on the bed next to him and read him a story.
Tom denize yakın dört yatak odalı büyük bir ev kiralıyor.Tom rents a large four-bedroom house near the sea.
Tom bazı kıyafetler almak için yatak odasına girdi.Tom walked into the bedroom to get some clothes.
Benim yatak odam erkek kardeşiminkin daha temiz.My bedroom is cleaner than my brother's.
Yataklar rahatsız.The beds are uncomfortable.
İyi günler, tatlım! Neden hala yataktasın? Hasta mısın?Good day, my sweetheart! Why are you still in bed? Are you sick?
Tom bazen yatak odasında yemek yiyor.Tom sometimes eats in his bedroom.
Tom üç gündür yatakta hastaydı.Tom was sick in bed for three days.
Tom'un burada olmamasının sebebi, yatakta hasta olduğu içindir.The reason Tom isn't here is because he's sick in bed.
Tom'un yatak odası benimkinden çok daha büyük.Tom's bedroom is much larger than mine.
Tom yatakta, değil mi?Tom is in bed, isn't he?
Yatakta olman gerekiyor, değil mi?You're supposed to be in bed, aren't you?
Tom yatakta hasta, değil mi?Tom is sick in bed, isn't he?
Tom yatakta hasta olduğu için yolculuğumu erteleyeceğim.Since Tom is sick in bed, I'm going to postpone my trip.
Tom yatakta uyuyor, değil mi?Tom is asleep in bed, isn't he?
Bu sabah yataktan çıkman zordu, değil mi?It was hard for you to get out of bed this morning, wasn't it?
Yatak odanda kaç tane pencere var?How many windows are in your bedroom?
Tom yatakta kitap okuyor değil mi?Tom is in bed reading, isn't he?
Tom yatakta, uyuyor, değil mi?Tom is in bed, asleep, isn't he?
Köpekler yeni yataklarında mutlular.The dogs are happy with their new beds.
Tom, çalıştığı yere yakın üç yatak odalı bir daire arıyor.Tom is looking for an apartment with three bedrooms near where he works.
Yataktan çıkmanın zamanı geldiğini düşünmüyor musun?Don't you think it's time to get out of bed?
Dışarısı aşırı soğuk olduğundan dolayı yatakta dinleniyorum.I'm staying in bed, because it's too cold outside.
Yataklarını yaptılar.They made their beds.
Yataklarını topladılar.They made their beds.
Tüm gün yatakta durmak istedim.I wanted to stay in bed all day.
Bütün gün yataktan çıkasım gelmedi.I wanted to stay in bed all day.
Tom ebeveyn yatak odasında yatıyor.Tom sleeps in the master bedroom.
Odamda iki yatak var.There are two beds in my room.
O çocuğun yatakta olması gerekir.That child ought to be in bed.
Çoktan yatakta olman gerekir.You should already be in bed.
Babam hâlâ yatakta.My father is still in bed.
Evimizin iki yatak odası var.Our house has two bedrooms.
Tüm günü yatakta bir şeyler okuyarak geçirdi.She spent the whole day reading in bed.