Ana içeriğe geç
Sözlük

yatak ile cümle

yatak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Henüz yatakta değil misin?You're not in bed yet?
Yatak odası penceresini açık bırakma.Don't leave the bedroom window open.
Tom'un evinin üç tane yatak odası var.Tom's house has three bedrooms.
Tom'un yatak odası penceresinin dışında ayak izleri vardı.There were footprints outside Tom's bedroom window.
Yatak çok sertti.The bed was too hard.
Onlar yatak odamızı yağmaladılar.They ransacked our bedroom.
Tom yataktan kalktı ve hızla elbiselerini giydi.Tom got out of bed and quickly put on his clothes.
Tom ödevini yaparken yatak odasındaydı.Tom is in his bedroom doing his homework.
Tom her sabah 2.30'da yataktan kalktı.Tom got out of bed at 2:30 every morning.
Yatak odam karanlık.My bedroom is dark.
Yatak çok kısaydı.The bed was too short.
Çocukları yataktalar.Her kids are in bed.
Ben sık sık yatak odamın penceresinin dışında güvercinlerin öttüğünü duyabiliyorum.I can often hear pigeons cooing outside my bedroom window.
Tom yatakta Mary'yi harika buldu.Tom found Mary wonderful in bed.
Yataktan kalktı.She got out of bed.
Tom akşam yemeğinden sonra yatak odasına çekildi.Tom retreated to his bedroom after dinner.
Meryem akşam yemeğinden sonra yatak odasına çekildi.Mary retreated to her bedroom after dinner.
Bu sabah yataktan çıkmam zordu.It was hard for me to get out of bed this morning.
Bugün muhtemelen yatakta kalmam gerekiyor.I probably should just stay in bed today.
Bu sabah yataktan çıkmak zordu.Getting out of bed this morning was hard.
Tom'un ateşi var ve yatakta kalmalı.Tom has a fever and should stay in bed.
Tom yatakları düzeltecek.Tom will make the beds.
Yatak odasına giren davetsiz bir misafir olduğundan şüpheleniyorum.I suspect there was an intruder who got into the bedroom.
Çocuklar sık sık gece yataklarını ıslatırlar.Children often wet their beds at night.
Yatak bir sürü yer işgal etti.The bed took up a lot of space.
Yatak bir sürü yer işgal eder.The bed takes up a lot of space.
Tom yatakta atlamıyordu.Tom wasn't jumping on the bed.
Ben sabah 11.00'e kadar yatak odamda kaldım.I stayed in my bedroom until 11:00 am.
Kamp için yatak yapmak için bir çuvalı samanla doldurduk.To make a mattress for camping, we stuffed a sack with straw.
Eğer iyi hissetmiyorsan, belki de yatakta biraz daha dinlenmelisin.If you aren't feeling well, maybe you should rest in bed a little longer.
Bu yatak çok rahat.This bed is very comfortable.
Bu yatak rahat değil.This bed is not comfortable.
Babam bana yataktayken kitap okumamamı söyledi.My father told me not to read the book while in bed.
Tom küçücük yatak odasından nefret ediyor.Tom hates his tiny bedroom.
Bu çamaşır makinesi o kadar sessiz ki onu yatak odana koyabilirsin.This washer is so quiet that you could put it in your bedroom.
Tom masayı Mary'nin yatak odasına taşıdı.Tom moved the desk to Mary's bedroom.
Tom masayı Mary'nin yatak odasına taşıttı.Tom had the desk moved to Mary's bedroom.
Ben pencerenin yanındaki bir yatak istiyorum.I want a bed next to the window.
Annem soğuk algınlığından yatakta.Mom is in bed with a cold.
O zar zor yataktan kalkabildi.She barely was able to get out of bed.
Tom zar zor yataktan çıkabildi.Tom was barely able to get out of bed.
Dün saat kaçta yataktan çıktın?What time did you get out of bed yesterday?
Tom yatak odası kapısını kilitli tutar.Tom keeps his bedroom door locked.
Tom tüm öğleden sonra yatak odasında kaldı.Tom stayed in his bedroom all afternoon.
Onlar yatak yapmazlar.They don't make beds.
O, yatakta sırtüstü yatıyordu.He was lying in bed on his back.
Tom yatakta olmalıydı.Tom should've been in bed.
Yatakta olmam gerekiyor.I'm supposed to be in bed.
Başka bir yatakta iyi uyuyamam.I can't sleep well in a strange bed.
Tom üzerinde uyuduğu yatak çok kısa.The bed Tom sleeps on is too short.
Hiç kimse o yatakta uyumamıştı.No one had slept on that bed.
Evimde dört tane yatak odası vardır.There are four bedrooms in my house.
Ben hayatım boyunca pek çok evde yaşadım ve pek çok yatakta uyudum.I have lived in many houses and slept in many beds throughout my life.
Ben seni yatakta bulmayı umuyorum.I expected to find you in bed.
Boş yatak odasında uyuyabilirsin.You can sleep in the spare bedroom.
Yatak duvara katlanabilir.The bed folds into the wall.
Tom, Mary'nin yatak odası penceresini tıklattı.Tom knocked on Mary's bedroom window.
Bebeğim kaybolduğunda biz yataktaydık.We were in bed when my baby disappeared.
Bu yatak çok yumuşak.This bed is too soft.
Mary yatak odasının kapısını çarparak kapattı.Mary slammed her bedroom door shut.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod