Yatağa yakın çekim.Elhevert az ágyán.
Sonra yine yatağa düştü.Újra elaludtam.
Laurie bunun doğru olmadığını söyler ve Lindsey ile onu yatağa yatırır.Mani nevetségesnek tartja a történetet, és elmegy Ellievel aludni.
Sonunda beklemekten yorulup yatağa giriyor.Egy alkalommal a keresésben elfáradva lepihennek.
Bunun yanı sıra, belli bir saatte yatağa gidip, belli bir saatte uyanmak da gerekir.Gyakran egy órán belül jelentkezik és akár egy napig is fennmarad.
Yatağan Baba Tekkesi.Pápa, az alvó város.
Salgınlar yapar ve yatağa düşürür.He ottavat yliannokset lääkkeitä ja menevät makuulle.
Yatağa yakın çekim.Nurmi vuoteenaan.
1104'te Dukak hastalanıp yatağa düştü.Hän kuoli vuonna 444 sairasteltuaan ja heikennyttyään terveydellisesti.
Teddy yatağa tırmanır ve David ve Monica'yı birlikte yatarken izler.Ο Τέντι, σκαρφαλώνει στο κρεβάτι και παρακολουθεί καθώς ο Ντέιβιντ και η Μόνικα είναι ξαπλωμένοι μαζί.
Laurie bunun doğru olmadığını söyler ve Lindsey ile onu yatağa yatırır.Η Λόρι τον καθησυχάζει και τον στέλνει μαζί με την Λίντσει για ύπνο.
Eklem iltihabı onu yatağa gitmeye zorladı.Ο βάτραχος ζητάει να κοιμηθεί στο κρεβάτι της.
Abdi Bey de Yatağan'a yerleşti.Soba tilberedes dog også derhjemme.
Salgınlar yapar ve yatağa düşürür.Alle jomsvikingerne sværger og går så i seng.
Savaş sonrası Yatağan'a yerleşen Yatağan Baba, Yatağan Kasabası'nın kurucusudur.Byen tilhører Amt Schlieben med sæde i byen Schlieben.
Çocukları yatağa gönder.Send børnene i seng.
Yılın sonunda ise Maria Luisa yatağa düşmüştü.Mot slutten av livet ble Maria Luisa syk av tuberkulose.
Abdi Bey de Yatağan'a yerleşti.Det virker som om det tok Deuba på senga.
Lampe’nin 98 yaşında ölümünden sonra bir hastalıktan ötürü uzun yıllar yatağa bağlı kaldı.Hun døde i 2008 i en alder av 88 år på grunn av nyre-og leverkreft etter et langt liv med sykdom.
Eklem iltihabı onu yatağa gitmeye zorladı.Senere ba vesenet ham å osve i sengen.
Yatağan kılıcı ocağın simgesi sayılacak kadar önemliydi.Armbindet hadde solkors med sverd, som var hirdmerket.
Yatağanını yanından ayırmazmış..."Dia mengosongkan diri-Nya sendiri ..."
Daha sonra Yatağan olarak söylenmeye başlanmıştır.Juga diucapkan sebelum tidur.
Teddy yatağa tırmanır ve David ve Monica'yı birlikte yatarken izler.Teddy naik ke tempat tidur dan melihat keduanya berbaring bersama.
Bununla birlikte, çiftçiyi yatağa yatırdıkları karavanda kazara kayar, onu kentin her tarafına götürür.Setelah mengambil kemarahannya pada kamar tidurnya, ia mengikutinya di sekitar kota.
Bununla birlikte, çiftçiyi yatağa yatırdıkları karavanda kazara kayar, onu kentin her tarafına götürür.Tuy nhiên, xe đoàn mà họ để người nông dân lên giường ngủ lại lăn xuống núi, đưa ông ta thẳng đến thành phố.
Yatağa yakın çekim.Tú Xuất đành ngồi giường dưới.
Yatağan Baba Tekkesi.寝たきりの父親がいる。
Utağan, Yatağan kelimeleri Dölyatağı demektir.^ 寝床、寝所を意味する古語。
Sonra yine yatağa düştü.そして再び眠りにつく。
Ancak bu arada 1946 seçimlerinin evrakı da Yatağan’a gönderilecektir.1946年 進駐軍に住宅を接収され書庫に住む。
Yatağanını yanından ayırmazmış..."寝床の用意は、しなくていいよ」と言った。
Yatağan Termik Santrali zaman zaman kara duman yaymaktadır.この度に電火が黒煙の中にかすかに見える。
Dini liderleri de Yatağan Baba olması muhtemel görülmektedir.信長の祖父)の偏諱を受けていると考えられ、成政らの父に当たる可能性がある。
Yatağa yakın çekim.側臥位 横向きで寝る。
Her seferinde tekme tokat kaldırılmasına rağmen yine de yatağa dönmenin bir yolunu bulur.なお、ここではボールを1回でも落としてしまうと通常ステージに戻される。
Ortalık karışır ve Zaara'nın babası şok geçirip yatağa düşer.三島の家族らは動転し、瑤子夫人はショックで寝込んでしまった。
Hayatının son günlerinde yatağa bağlı hale geldi ve doktoruyla hemşireleri dışında hiç kimseyi kabul etmedi.他一度卧床数周,除妻子和医生外不与别人见面。
Bozüyük Muğla ili Yatağan ilçesi sınırları içinde bir mahalledir.加上獄中環境十分惡劣,吃喝拉睡都在同一個地方。
Sonra yine yatağa düştü.接著他在床上睡著了。
Fetih den sonra buraları bir prensle kumandana verilmiş ve vefatlarında Yatağan'a gömülmüşlerdir.及後,三公主被追封为端顺固伦公主,葬陈家门园寝。
Dayak yememek için sessizce soyunup yatağa girmeye çalışır.對床的整潔很執著,睡前一定會洗漱才上床。
Yatağa yakın çekim.플뤼겔 가의 서기.
Temmuz 1492'de VIII. İnnocentius yüksek bir ateşle yatağa düştü.1492년 7월 인노첸시오 8세는 열병에 걸려 자리에 몸져 누웠다.
Hayatının son günlerinde yatağa bağlı hale geldi ve doktoruyla hemşireleri dışında hiç kimseyi kabul etmedi.הוא היה מרותק למיטתו במשך שבועות, מבודד מכל אדם פרט לאשתו ולרופאו.
Yatağan Baba Tekkesi.דוד קיים שמיטה.
Yatağa yakın çekim.מנוחה במיטה.
Bir gün o güzel kız hastalanmış, yatağa düşmüş.Малко след убийството Разколников се разболява и ляга на легло.
Ben Bodrum'dayken Yatağan adlı bir kayığım vardı.В Пловдив е имало т. нар.
Yatağa yakın çekim.Добре лежащи към главата.
Yakın dövüşte balta, kılıç ve yatağan kullandılar.По-късно към въоръжението са добавени мечове, лъкове и бойни брадви.
Rick bir süre sonra uyanır ve kendisini yatağa bağlanmış olarak bulur.Richard stiže prvi i vidi kako netko leži u krevetu.
Yılın sonunda ise Maria Luisa yatağa düşmüştü.No, jedne je noći u snu vidio Mariju Goretti.
Bir gün o güzel kız hastalanmış, yatağa düşmüş.Neskôr vážne ochorela a bola pripútaná na lôžko.
Yorgunluktan yatağa bavul gibi düştüm.Riaditeľ Frank po prehýrenej noci prichádza unavený do väznice.
Yatağa yakın çekim.V izbe ale postele nehľadajte.
Temmuz 1492'de VIII. İnnocentius yüksek bir ateşle yatağa düştü.Julija 1492 je Inocenc dobil visoko vročino.
Yatağan kılıcı ocağın simgesi sayılacak kadar önemliydi.Njegov statusni simbol je bil pozlačen meč.
Ahi Sinan'ın mezarı Yatağan dağının zirvesindedir.Herzlov grob leži na vrhu hriba.
Sonra yine yatağa düştü.Nato leže v posteljo.