Ana içeriğe geç
Sözlük

yatağa ile cümle

yatağa kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Yatağa yakın çekim.Súbete un rato a mi cama.
1881 yılının Ocak ayında bir ciğer kanaması geçirerek yatağa düştü ve 28 Ocak 1881 tarihinde öldü.En 1888 se retira a la vida privada donde por enfermedad se agrava y el 17 de enero de 1888 fallece.
O, çocukları yatağa koydu.Mise a letto i bambini.
Çocukları yatağa koyabilir misin?Puoi mettere a letto i bambini?
Çocuk zaten yatağa gitti.Il bambino è già andato a letto.
Yatağa gidiyorum.Vado a letto.
Dale, hayatta kalmayı başaran diğerleri tarafından kiliseye taşınır ve bir yatağa yatırılır.Dale viene trasportato dagli altri sopravvissuti all'interno della chiesa, e messo a letto.
Salgınlar yapar ve yatağa düşürür.Il contatto causa la febbre e obbliga a stare a letto.
Bunları hatırlamıyorum ama hiçbir zaman yatağa gitmek, uyumak istemediğimi hatırlıyorum.Ricordo e non dimenticherò mai quella notte.
Yılın sonunda ise Maria Luisa yatağa düşmüştü.Una volta in viaggio, fu Maria Luisa che si ammalò.
Yorgunluktan yatağa bavul gibi düştüm.Mi fermai, mi appoggiai stanco morto ad una palizzata.
Sonunda beklemekten yorulup yatağa giriyor.Infine, esausto, si addormenta per l'ultima volta.
Sonra yine yatağa düştü.Dopodiché tornano a letto.
Anne bebeğini yatağa yatırdı.Мать положила ребёнка на кровать.
Doktor beni yatağa yatırdı.Доктор положил меня на кровать.
Tom yatağa uzandı.Том лгал в постели.
Eve gelir gelmez yatağa yığıldım ve uyuyakaldım.Придя домой, я повалился на кровать и тут же уснул.
Teddy yatağa tırmanır ve David ve Monica'yı birlikte yatarken izler.Робот-медвежонок Тедди залезает на кровать и смотрит на засыпающих Дэвида и Монику.
Temmuz 1492'de VIII. İnnocentius yüksek bir ateşle yatağa düştü.В июле 1492 года Папа Иннокентий VIII впал в лихорадку.
Ancak bu arada 1946 seçimlerinin evrakı da Yatağan’a gönderilecektir.Документы до 1946 года хранятся в Берегово.
Yatağa yatırıyorlar maketleri, üstlerini de örtüyorlar.Малыши сжимали, обнимали покрывала, укутывались в них.
Kadın artık yatağa düşmüştür ancak bilgilerini eşine öğretmeyi sürdürür.Она опять идёт в школу и опять вынуждена скрывать свою магию.
Hayatının son günlerinde yatağa bağlı hale geldi ve doktoruyla hemşireleri dışında hiç kimseyi kabul etmedi.وفي نهاية حياتها كانت طريح الفراش ولم تلتقي بأي زائر عدا طبيبها والممرضات.
Mezarı ise Yatağan ilçesi şehir mezarlığındadır.وهذا لا شيء، بل قبرها بالمدينة.
Yatağa yatırıyorlar maketleri, üstlerini de örtüyorlar.«وكذلك يجب الإيمان بكتبهم وما نزل عليهم.
Ayrıldığı zaman yatağa elbisesiz girecek kadar fakir olduğu söylenir.ولدى مغادرته وقيل أنه كان الفقراء حتى أنه كثيرا ما اضطر إلى البقاء في السرير نقص الملابس.
1886'da nehir önceden de kullandığı başka bir yatağa çevrilmiştir.بني مبنى حجري جديد للمستشفى في 1688، كما بني غيره لاحقا.
Eklem iltihabı onu yatağa gitmeye zorladı.إطفاء الأنوار في زنزانته لمساعدته على النوم.
Bu bıçağın yapıldığı yerler Yatağan ismini alırdı.كان المكان الذي توضع فيه تلك الساعة يعرف باسم خانه فنجان.
Rick bir süre sonra uyanır ve kendisini yatağa bağlanmış olarak bulur.Rick mais tarde acorda amarrado em uma cama.
Hayatının son günlerinde yatağa bağlı hale geldi ve doktoruyla hemşireleri dışında hiç kimseyi kabul etmedi.Ao final de sua vida, ela estava acamada e não recebia nenhum visitante além dos médicos e enfermeiras.
Yılın sonunda ise Maria Luisa yatağa düşmüştü.No fim do dia, Monica deita em sua cama.
Sonra yine yatağa düştü.Em seguida, ele caiu no sono de novo.
Papa yatağa düştü.Wyatt deitado na cama.
Giysilerinin bazı kısımlarını çıkarıyor ve sonra yatağa uzanıyor.Vader trekt zijn laarzen uit en gaat naar bed.
Walter, Frances'in odasına döner ve Danny'yi yatağa bırakır.Daarna pakt hij Danny op en rent hij naar Frances' kamer.
Yatağa yakın çekim.Ook rond het bed wordt gezogen.
Rick bir süre sonra uyanır ve kendisini yatağa bağlanmış olarak bulur.Jeff ontwaakt een tijd later en is dan vastgebonden.
Yatağa geri dön.Ga terug naar bed.
Uykum gelmişti, o yüzden yatağa gittim.Ik had slaap, daarom ging ik naar bed.
Salgınlar yapar ve yatağa düşürür.Czuje się niezdrów i kładzie do łóżka.
Yatağa yakın çekim.Zamyślona siada na łóżku.
Ben Bodrum'dayken Yatağan adlı bir kayığım vardı.W Tours znajduje się basen nazwany imieniem Bozona.
Yılın sonunda ise Maria Luisa yatağa düşmüştü.W półfinale uległ Marcelo Ríosowi.
Ayrıldığı zaman yatağa elbisesiz girecek kadar fakir olduğu söylenir.Vid denna tidpunkt sades han vara så fattig att han ofta stannade till sängs i brist på kläder.
Papa yatağa düştü.Elisabet ligger på en säng.
1104'te Dukak hastalanıp yatağa düştü.1507 sägs han vara sjuk och ligga sängbunden.
Bunun yanı sıra, belli bir saatte yatağa gidip, belli bir saatte uyanmak da gerekir.Потрібно лягати спати і прокидатися о певній годині.
Yatağa yakın çekim.Біля ліжка.
Papa yatağa düştü.А дідуся положили в ліжко.
Eklem iltihabı onu yatağa gitmeye zorladı.Хвороба Бехтерева прикувала його до ліжка.
Anne bebeğini yatağa yatırdı.Мати покала дитину на ліжко.
Bir gün o güzel kız hastalanmış, yatağa düşmüş.Při tomto velkém vypětí brzy onemocněl a byl upoután na lůžko.
Yılın sonunda ise Maria Luisa yatağa düşmüştü.Až v semifinále ji zastavila Maria Šarapovová.
Sonra yine yatağa düştü.Klesá zpět na lože.
Sonra yine yatağa düştü.A căzut din nou la pat.
Sonunda beklemekten yorulup yatağa giriyor.După aceea, fiind prea obosiți, se duc la culcare.
1881 yılının Ocak ayında bir ciğer kanaması geçirerek yatağa düştü ve 28 Ocak 1881 tarihinde öldü.În 1872 a răcit într-o călătorie cu trenul și a murit la 9 iunie 1872.
Gözleri açık şekilde yatağa uzandı.S-a așezat pe pat cu ochii deschiși.
Yorgunluktan yatağa bavul gibi düştüm.Kimerült, torokgyulladása miatt ágynak esett.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod