yatağın ile cümle
yatağın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Tom yatağın altından bir kutu çıkardı.Tom a scos o cutie de sub pat.
Çünkü babanın yatağına girip Onu kirlettin.Odaszalad az alvó apjához, és felriasztja.
Yatağına uzanır, yorganını başına çeker.Feküdjön az ágyra, simogassa magát.
Yatağına yatar ama bir süre uyanık kalır.Egy ideig még a földön fekszik, aztán talpra áll.
Yatağın üstünde oturup tesbih çekerek kendi kendine bir şeyler söylüyordu.Élete utolsó pillanatában ágya mellett térdelt és imádkozott.
Ferris'in yatağının arkasında Bryan Ferry posteri görülmektedir.Ebben a hátsó szobában látható a Bory család családfája is.
Ünlü sanatçı yatağında ölü bulundu.A művet halálos ágyán adta sajtó alá.
Bu esnada genç kız onun yatağında uyuyakalmıştır.Ebben az időszakban Csikatilo az anyjával aludt egy ágyban.
Yatağına geri git.Feküdj vissza az ágyadba.
Yatağına uzanır, yorganını başına çeker.Hän kahlitsee itsensä sänkyyn ja asettaa päänsä ruuvinpuristimeen.
O çiçek toplarken kurt büyük annenin evine varıp onu yutar; büyük annenin geceliğini giyip yatağına girer.Susi menee oikotietä isoäidin talolle, syö isoäidin ja pukeutuu tämän vaatteisiin.
Ateş yatağın kenarında yakılırdı.Palaneen käryä balkongilla.
Karakterimiz yatağından fırlar, bıçağı ve tabancayı alır.Vyöllään hänellä on ruoska ja revolveri.
Kurban yatağına yatar ve sağlıklı bir şekilde uykuya dalar.Το θύμα πηγαίνει στο κρεβάτι και κοιμάται με καλή υγεία.
Yatağına yatar ama bir süre uyanık kalır.Για την ακρίβεια πήγε για έναν υπνάκο, αλλά δεν ξύπνησε ποτέ...
Ünlü sanatçı yatağında ölü bulundu.Ο 63χρονος ηθοποιός βρέθηκε νεκρός στο σπίτι του.
Sonra yatağına girip hemen uykuya dalar.Όταν πήγαινε για ύπνο και όταν σηκωνόταν απ' τον ύπνο.
Ateş yatağın kenarında yakılırdı.Το λείψανό της πετάχτηκε στη φωτιά.
Ölüm yatağında kocasına bir daha evlenmeyeceğine yemin ettirmişti—kocası da bu yemini tutmuştur.Hun svor da, at hun aldrig ville underskrive en dødsdom og holdt løftet.
Yatağın baş tarafında bir yatak başı bulunabilir.Der kan være servering ved bordet.
Bu esnada genç kız onun yatağında uyuyakalmıştır.Tjeneren fandt ham sovende i sin seng.
O çiçek toplarken kurt büyük annenin evine varıp onu yutar; büyük annenin geceliğini giyip yatağına girer.Ulven banker på hos hendes bedstemor, efterligner pigens stemme, finder bedstemoren i sengen og æder hende.
Göl yatağına bir tünel kazıldı ancak plan başarısız oldu.En tunnel ble gravd gjennom bunnen av innsjøen, men planen ble en fiasko.
Yatağına yatar ama bir süre uyanık kalır.Han setter seg på senga, og etter hvert så sovner han.
Çünkü babanın yatağına girip Onu kirlettin.For da du steg opp i din fars seng, vanæret du den – i mitt leie steg han opp.»
Lucia'nin ölüm yatağında oldugu haberini almıştır.Hun fant Liston død i sin seng.
Bir başka zamansa, ninesi, onun yatağının altında bir .357 Magnum'a rastladı.Dermed fikk patronen navnet .357 SIG.
Yatağının yanına yaklaştıklarında, yastığın yanında bir yılan belirince dehşet içinde kaçtılar.Tenk at du våkner opp i sengen ved siden av en berømt fiolinist.
Ölüm yatağında kocasına bir daha evlenmeyeceğine yemin ettirmişti—kocası da bu yemini tutmuştur.Hennes død gikk sterkt inn på Bolívar, og han sverget på aldri mer gift seg, noe han også holdt.
Elio ayrıca Oliver'ın evde kaldığı süre boyunca kendi yatağından olduğu için de alınır.Elio juga enggan mengosongkan kamarnya selama Oliver tinggal di rumahnya.
Evine geldiğinde yatağına yattı ve "Beni örtün!" dedi.Setelah itu dia duduk seraya berkata kepadaku, "Ambillah buahnya."
Kurban yatağına yatar ve sağlıklı bir şekilde uykuya dalar.Para penderita bersiap ke tempat tidur dan istirahat dalam kondisi kesehatan yang baik.
Bu esnada genç kız onun yatağında uyuyakalmıştır.Lúc đó em bé đang nằm trên giường.
Elio ayrıca Oliver'ın evde kaldığı süre boyunca kendi yatağından olduğu için de alınır.Elio cũng chán ghét công việc nhường phòng ngủ của mình cho Oliver trong khoảng thời gian anh ở lại.
Ölüm döşeğinde iken yatağının zümrüt yeşili ve safir mavisi denizi görebileceği bir yere taşınmasını istedi.彼は臨終の際、ベッドをエメラルド色とサファイア色の海の見える場所へと移すように頼んだという。
Credence, evlatlık kardeşi Modesty'nin yatağının altında bir asa bulur.クリーデンスは同じく養子である妹モデスティのベッドで魔法の杖を見つける。
Bir başka zamansa, ninesi, onun yatağının altında bir .357 Magnum'a rastladı.続いて、同モデルをベースに.357マグナム弾に対応したM13が採用された。
Lucia'nin ölüm yatağında oldugu haberini almıştır.死の床でグラビーナは言った。
Sucre elbiseyi yatağın altına saklar.裾は下衣の下に入れる。
Tarihsel dönüm noktası 1948 ilkbaharı başlarında oldu, Pauling nezle oldu ve yatağına girdi.決定的瞬間は、1948年1月にポーリングが風邪を引いて寝ている時に訪れた。
Ateş yatağın kenarında yakılırdı.一面が炎に包まれた。
Ölürken yatağının başında Siyah Kare asılıydı.彼はまた鳥の死骸をベッドの下に保管していた。
Çocukluğu yatağında annesinin anlattığı İrlanda masalları ve korku hikâyelerini dinlemekle geçti.幼いころは、病床で母の読む小説や神話をよく聞いていたという。
Lütfen yatağını yap.ベッドを整えなさい。
Tom'un acelesi vardı bu yüzden yatağını yapılmamış olarak bıraktı.トムは急いでいたので、ベッドメイキングをしなかった。
Tom'un acelesi vardı bu yüzden yatağını yapılmamış olarak bıraktı.トムは急いでいたので、ベッドを直さず、放置した。
O gece Alex uyurken, Wyatt battaniyeyi yatağından çeker ve onu havaya uçurur.在那天晚上,当亚历克斯因吃了安眠药睡着的时候,怀亚特让毯子从床上飞起来并将她悬浮在半空中。
Öldüğü zaman yatağında gülümsemesi ise onun insanlara sevgisinin kanıtıdır.當我們讀到那微笑的嘴唇,如何為她的情人所吻。
Bu esnada genç kız onun yatağında uyuyakalmıştır.女孩就在這張床上睡了一夜。
Ateş yatağın kenarında yakılırdı.刑罰是在火刑柱上燒死。
10 Ocak 1971'de 30 yıldır yaşadığı Paris Ritz'deki odasında yatağında ölmüştür.這樣的事情在他為巴黎里茨酒店工作的十一年裏,經常發生。
Ölüm yatağında kocasına bir daha evlenmeyeceğine yemin ettirmişti—kocası da bu yemini tutmuştur.妻子以为不免改嫁的命运,于是割掉自己的耳朵发誓。
Jerry yatağında uyuyordu, rüyasında Tom onu yakalıyordu ve onun kafasına vuruyordu.헨리는 꿈을 꾸는데, 꿈에서 헨리의 머리는 터져서 날아가버리고 머리가 있던 자리에 아기의 머리가 솟아난다.
Bu esnada genç kız onun yatağında uyuyakalmıştır.침대 위에서는 어제의 그 소녀가 잠자고 있었다.
Credence, evlatlık kardeşi Modesty'nin yatağının altında bir asa bulur.בינתיים, קרידנס מוצא שרביט צעצוע מתחת למיטתה של מודסטי, אחותו המאומצת.
Mezarının tahminen tuna nehrinin yatağında olduğu bilinmektedir.גרסה מאוחרת: In her tomb by the sounding sea.
Ölçülen derece olarak krem yatağının derinliği sütün kalitesini belirler.גובה הקרם קובע את איכות החלב.
Yatağına yatar ama bir süre uyanık kalır.Тя оцелява, но е принудена да лежи на легло за известно време.
Monet, onu ölüm yatağında resmetti.Моне я рисува на смъртния ѝ одър.
Sonra yatağına girip hemen uykuya dalar.Например: Ще отидеш и веднага ще си легнеш!