yatağın ile cümle
yatağın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Tom yatağını toplamadan bıraktı.Том оставил постель незаправленной.
Credence, evlatlık kardeşi Modesty'nin yatağının altında bir asa bulur.Криденс находит палочку под кроватью своей сестры Модести.
Ali, hicrette peygamberin yatağına yatarak kâfirleri şaşırttı.Потом Он приводит историю народа Ад и его пророка Худа и указывает на неразумность неверующих.
Başlamak için hasta yatağını bile terk edemedi, oku, yaz, dik, konuş besle onu.Пациент не может даже встать с постели, читать, писать, шить, разговаривать или кормить себя.
Yatağına yatar ama bir süre uyanık kalır.Они просыпаются на несколько часов, но затем снова надолго засыпают.
Monet, onu ölüm yatağında resmetti.Моне изобразил её на смертном одре.
Sonra yatağına girip hemen uykuya dalar.Зайдя внутрь, он сразу же пошёл спать.
Amalrik, 1174 yılında ölüm yatağında Nablus'u dul eşi Maria'ya bağışlamıştır.В 1174 году Амори скончался, даровав Марии на смертном одре Наблус.
Aniden bağırır, güler, oynar, şaka yapar, uyuyan insanı yatağından alıp başka yere taşır.Они смеются над ним и корчат рожи, после чего человек просыпается, успокаивается и снова ложится спать.
Şato içinde bir oda Melisande çocuğuna doğum yaptıktan sonra hasta yatağında uyumaktadır.Найдя спящего Эндрюса в своей комнате, он убивает его.
Sucre elbiseyi yatağın altına saklar.Торс прикрывала куртка ниже пояса.
Betty'ye dönüşen Diane Selwyn (Naomi Watts) yatağından kalkar.فتصحوا "ديان سلوين" (تجسدها ناعومي واتس) في سريرها.
Yatağının yanına yaklaştıklarında, yastığın yanında bir yılan belirince dehşet içinde kaçtılar.وعندما اقتربوا من جانب السرير ، ظهر بجانبه ثعبان فعندما راه فر هاربا.
Bu esnada genç kız onun yatağında uyuyakalmıştır.فجاء ذات يوم فنام على فراشها.
Yatağına yatar ama bir süre uyanık kalır.النوم المجموعة وضعت على السرير في حين أن مجموعة أخرى بقيت مستيقظا.
Ünlü sanatçı yatağında ölü bulundu.قتل شهيد وهو في فراش المرض.
Göl yatağına bir tünel kazıldı ancak plan başarısız oldu.Foi escavado um túnel no leito do lago, mas o plano fracassou.
Hindu tanrısı Ganeş genellikle svastikalar yatağının içinde çıkan bir nilüfer çiçeğinin içinde gösterilir.O deus Ganesh muitas vezes é feito sentado sobre uma flor de lótus, numa cama de suásticas.
Ölüm yatağında kocasına bir daha evlenmeyeceğine yemin ettirmişti—kocası da bu yemini tutmuştur.Ele jurou jamais se casar de novo para não dividir o afeto da filha com outra pessoa.
O gece Alex uyurken, Wyatt battaniyeyi yatağından çeker ve onu havaya uçurur.Naquela noite, Wyatt entra no quarto de Alex e a levita enquanto dorme.
Yatağına yatar ama bir süre uyanık kalır.Ele deverá ficar de cama e não mais se levantará.
Kurban yatağına yatar ve sağlıklı bir şekilde uykuya dalar.Het slachtoffer gaat naar bed en slaapt gezond.
Evlendikleri gün Von Bohm yürüyüşe çıktığında, Schuckert Lola'nın yatağına girer.Wanneer Von Bohm een wandeling maakt, gaan Schuckert en Lola samen naar bed.
Ünlü sanatçı yatağında ölü bulundu.De naaister werd dood gevonden in haar bed.
Monet, onu ölüm yatağında resmetti.Ze verzorgt Tom op zijn sterfbed.
Yatağına uzanır, yorganını başına çeker.Hij gaat met haar naar bed onder de invloed van drugs.
Gerçekte ise El Cid savaş sırasında aldığı ok yarasından dolayı Valencia’da yatağında ölmüştür.Vermoedelijk stierf El Cid in zijn bed een natuurlijke dood.
Yatağına yatar ama bir süre uyanık kalır.Ze valt op een bed en komt in een diepe slaap.
Hindu tanrısı Ganeş genellikle svastikalar yatağının içinde çıkan bir nilüfer çiçeğinin içinde gösterilir.De hindoegod Ganesha wordt vaak afgebeeld als zittend op een lotusbloem op een bed van swastika's.
O, güllerden bir yatağın içinde değildi.Hij ligt niet in een bed van rozen.
Yatağında uzanıyor.Hij ligt in zijn bed.
Kurban yatağına yatar ve sağlıklı bir şekilde uykuya dalar.Ofiara choroby kładzie się spać i śpi w dobrym zdrowiu.
Ali, hicrette peygamberin yatağına yatarak kâfirleri şaşırttı.Oto My uczyniliśmy szatanów opiekunami tych, którzy nie wierzą! (7:27) O proroku!
Derine aşındırma akarsuyun yatağını derine doğru kazmasıdır.Głos kobiety odpowiada jej, że głębokim snem.
İniltiler duyan babası van Gogh'u yatağında kıvrılmış yatarken bulur.Żona piekarza opowiadała, że słyszała jak van Gogh szlochał całą noc w baraku.
Sonra yatağına girip hemen uykuya dalar.Po powrocie do domu natychmiast zasnął.
Yatağına yatar ama bir süre uyanık kalır.Zostaje jednak odurzona i po pewnym czasie budzi się w chacie na odludziu.
Elio ayrıca Oliver'ın evde kaldığı süre boyunca kendi yatağından olduğu için de alınır.Elio opiera się przed oddaniem swojej sypialni Oliverowi na czas jego wizyty.
Bu esnada genç kız onun yatağında uyuyakalmıştır.Po czym udaje, że zasypia przy jej łóżku.
Hasta yatağından İran içlerine akıncılar gönderdi.Z Egiptu sprowadził rzemieślników.
Hasta yatağında Halifeliğin kime geçeceğini düşünmeye başladı.Det blir genast bråk om vem som ska få ligga i fönstersängen...
Diana Bertram'ı alıp yatağına sokar ama yatakta Helena vardır.Diana skall uppmana Bertram att möta henne i hennes sovrum där den förklädda Helena istället väntar.
Kurban yatağına yatar ve sağlıklı bir şekilde uykuya dalar.Жертва хвороби йде в ліжко і засинає у доброму стані.
Başlamak için hasta yatağını bile terk edemedi, oku, yaz, dik, konuş besle onu.Пацієнт не може навіть встати з ліжка, читати, писати, шити, розмовляти або годувати себе.
Yatağına yatar ama bir süre uyanık kalır.Його витягли на берег, але він заснув і спав досить тривалий час.
Bu esnada genç kız onun yatağında uyuyakalmıştır.В таких випадках молодь спала зверху.
1994'te kan kanserine yakalanan Esin Engin, film müziklerinin çoğunu hasta yatağında besteledi.Есін Енґін, який захворів на рак крові в 1994 році, склав більшість своїх саундтреків у своєму ліжку.
Ünlü sanatçı yatağında ölü bulundu.Ve své posteli je nalezena mrtvá modelka.
Kurban yatağına yatar ve sağlıklı bir şekilde uykuya dalar.Oběť jde spát a když usíná, těší se dobrému zdraví.
Yatağın üzerindeki her şey yanmış ve küllerle kaplanmıştır.Vše včetně fotografií je spáleno na popel.
Yatağın baş tarafında bir yatak başı bulunabilir.Do vyklenutí zapadá přední část lůžka.
Evine geldiğinde yatağına yattı ve "Beni örtün!" dedi.A sosit acasă obosit și transpirat și i-a spus soției: „Acoperă-mă, acoperă-mă!”.
Oyuncaklarını yatağın altına sakladı.El și-a ascuns jucăriile sub pat.
Yatağın uzunluğunu ölçtü.A măsurat lungimea patului.
Yatağın altına saklandım.M-am ascuns sub pat.
Yatağın altında.Sub pat.
Fare yatağın altına kaçtı.Șoarecele a fugit sub pat.
Yatağın altına bak.Uită-te sub pat.
Yatağının altındaki ne?Ce e sub patul tău?
Kız yatağın üzerinde atlıyor.Fata sare în pat.