yatağın ile cümle

yatağın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Değerli orman bozkırlarını ve taşkın yatağını korumak için kurulmuştur.It was created to protect valuable forest-steppe and floodplain habitat.
Kalmius Nehri'nin taşkın yatağında yer alan kayalık bozkırlar (560 milyon yıllık granit).Rocky steppe (560 million year old granite) on floodplain of the Kalmius River.
Nehir yatağının önemli bölümü vadi boyunca uzanmaktadır.A significant part of the river bed runs along the gorge.
Daha sonra Aristaios ve Autonoe'nin yatağından Aktaion (Actaeon) ortaya çıktı.Afterwards from the bed of Aristaios and Autonoe, arose Aktaion (Actaeon).
Bir yatağın parçaları da yerinde bulunmuştur. [5]Parts of a bed were also found onsite.[5]
En küçük çocuk, dışarı çıkar ve Jin ona yatağına geri dönmesini söyler.The youngest child, a little boy, comes out, and Jin tells him to go back to bed.
Bilyalı ve makaralı yataklarda bunun nedeni bilyenin ve yatağın gerinmesidir(elastik deformasyon).With rolling element bearings this is due to the strain of the ball and race.
10 milyon yıl önce Ova, Idaho Gölü'nün yatağını oluşturdu.10 million years ago, the Plain formed the bed of Lake Idaho.
Kapattı ve yatağına döndü.She hung up and returned to bed.
Bir duvar yatağının katlanmasıFolding a Murphy bed
Çoğu duvar yatağında yaylı divan yoktur.Most Murphy beds do not have box springs.
Murphy, duvar yatağının ilk patentlerini alma için 1900'lerde başvurda bulunmuştur.Murphy applied for his first patents around 1900.
Çeşitli optik dürbünleri monte etmek için yeni bir Kırlangıç kuyruğu ray yatağına sahiptir.It features a new Dovetail rail mount for mounting various optical sights.
Bunu, burada yatağının altında buldum.Ich habe das hier unter deinem Bett gefunden.
Kedi yatağın altında.Die Katze ist unter dem Bett.
Tom uzaktayken yatağında uyudum.Ich schlief in Toms Bett, während er weg war.
12 Temmuz'da ölüm yatağında bu yeni anayasayı imzalamıştır.Er unterzeichnete die neue Verfassung am 12. Juli auf dem Sterbebett.
Bir başka zamansa, ninesi, onun yatağının altında bir .357 Magnum'a rastladı.Denn in dessen Wohnung wird gut versteckt im Bettkasten eine .357 Magnum gefunden.
17. yüzyılda Venedik'teki nehirlerin sapmaya uğramaları Piave Nehri'nin de yatağını değiştirdi.Im 17. Jahrhundert wurde im Zuge der venezianischen Flussumleitungen auch der Piave in ein neues Bett verlegt.
Fakat Micaela'nin annesinin ölüm yatağında olduğunu açıklamasından sonra fikrini değiştirir.Als Micaëla ihm eröffnet, dass die Mutter im Sterben liege, ändert er seinen Entschluss.
Yatağına yatar ama bir süre uyanık kalır.Sie steigt zu ihm ins Bett, doch er schläft ein.
Bu esnada genç kız onun yatağında uyuyakalmıştır.Ein Frau war schlafend in ihrem Bett.
Aarberg ile Büren arasındaki orijinal nehir yatağına "Alte Aare" (Eski Aare) denir.Der alte Verlauf der Aare zwischen Aarberg und Büren wird als Alte Aare bezeichnet.
Ateş yatağın kenarında yakılırdı.Der Revolver des Mannes lag neben dem Bett.
Tırnak yatağının onarılması gerekebilir.Der Dachstuhl müsste erneuert werden.
Hasta yatağındayken varisinin kim olacağı, Halifeliğin kime geçeceği üzerine düşünmeye başladı.Nach dem Tod des kranken Kapitäns auf See stellt sich die Frage, wer dessen Posten übernehmen soll.
Yağışın nedeni, yatağın altındaki nemli havanın yakınsama nedeniyle yükselmesidir.Vermutlich liegt dies an der erhöhten Feuchtigkeit nahe am Boden.
Çünkü babanın yatağına girip Onu kirlettin.Man brachte ihn ins Bett im Haus ihres Vaters und sie pflegte ihn während seiner Krankheit.
Dört gündür hasta yatağında.Il est alité depuis quatre jours.
Yatağını topluyordun.Tu faisais ton lit.
Bir başka zamansa, ninesi, onun yatağının altında bir .357 Magnum'a rastladı.Sa grand-mère découvre un .357 Magnum sous son lit.
12 Temmuz'da ölüm yatağında bu yeni anayasayı imzalamıştır.Le 12 juillet, il signe cette nouvelle Constitution sur son lit de mort.
Ardından Yener, yatağında yatarken görülür ve sisler etrafını kaplar.Il s'éteint dans son sommeil, entouré des siens.
Walter yatağında kitap okurken uyuyakalır.Albert s'endort en lisant un livre sur les indiens.
Göl yatağına bir tünel kazıldı ancak plan başarısız oldu.On a même construit toute une série d'écluses sur la rivière, mais le plan a échoué.
Yatağına uzanır, yorganını başına çeker.Il se couche auprès d'elle mais a la gueule de bois.
Ayrıca, kanatlara giren sıvı su türbin milinin taşıyıcı yatağına zarar verebilir.Également, l'eau liquide entrant dans les lames peut endommager les paliers de butée de l'arbre de la turbine.
Bu esnada genç kız onun yatağında uyuyakalmıştır.Le petit garçon dort dans sa chambre.
Walter yatağın altına baktığında bir el Walter'ı yatağın altına çeker.À la demande de la famille, Walter va voir Eva à son chevet.
Ateş yatağın kenarında yakılırdı.Elle fut placée sur le bûcher à ses côtés.
Yatağın altında bir kedi var.Hay un gato debajo de la cama.
Tom yatağında uyuyordu.Tom estaba durmiendo en su cama.
Tom yatağında en son ne zaman yalnız uyuduğunu hatırlayamıyor.Tom no logra recordar cuándo fue la última vez que durmió solo en su cama.
Gördüğü rüyaları unutmamak ve daha sonra analizini yapmak için yatağının yanında bir rüya günlüğü tutuyor.Tiene un diario de sueños al lado de la cama para no olvidar los sueños que tiene y después analizarlos.
İlk haftada Donghae’nin yatağının yanında köşede oturan tuhaf bir figür CCTV’de görünüyor.En la primera semana, una figura extraña aparece en el CCTV en una esquina al lado de la cama de Donghae.
Elio ayrıca Oliver'ın evde kaldığı süre boyunca kendi yatağından olduğu için de alınır.Elio también se resiente de desocupar su habitación mientras dure la estancia de Oliver.
"Fi: Her güzel kadın karakterin yolu Can Manay'ın yatağından geçecek!".Oh, Siria, qué hermosa tierra serás para las manos del enemigo.”
Tırnak yatağının onarılması gerekebilir.Puede ser útil la realización de rehabilitación vestibular.
Walter yatağın altına baktığında bir el Walter'ı yatağın altına çeker.Cuando Danny golpea a Walter con un balón, Walter baja a Danny al sótano de la casa.
Ateş yatağın kenarında yakılırdı.Fue quemado en la hoguera.
Tom, orada ne olduğunu görmek için yatağın altına baktı.Tom guardò sotto il letto per vedere cosa ci fosse.
Tom diğer terliğin orada olup olmadığını görmek için yatağın altına baktı.Tom guardò sotto il letto per vedere se l'altra ciabatta era lì.
12 Temmuz'da ölüm yatağında bu yeni anayasayı imzalamıştır.Il 12 luglio firma la nuova Costituzione dal suo letto di morte.
Bu esnada genç kız onun yatağında uyuyakalmıştır.Mike, intanto, si è addormentato nel suo letto.
O gece Alex uyurken, Wyatt battaniyeyi yatağından çeker ve onu havaya uçurur.Quella notte, mentre Alex dorme, Robbie entra in camera sua e la fa levitare per aria.
Ölümü ordudan gizlendi ve sanki yatağında emirler verdi.Il suo esercito fu messo in rotta e lui stesso trovò la morte nella battaglia.
Tırnak yatağının onarılması gerekebilir.La base può essere legnosetta.
Credence, evlatlık kardeşi Modesty'nin yatağının altında bir asa bulur.Aeryn porta Creis sul piccolo di Moya.
Tom yatağını yapılmamış olarak bıraktı.Том оставил постель незаправленной.
Tom yatağını dağınık bıraktı.Том оставил постель незаправленной.

İlgili Sayfalar